Orkun Ün

Orkun Ün

orkun@hurriyet.com.tr

Bana 10 bilet protokol olsun

Ben bilet milet işlerini anlayamayanlardanım. Hafta sonu okudum, manken Aysu Baçeoğlu, Cem Yılmaz’ın gösterisine gitmek istemiş.

Haberin Devamı

Cem Yılmaz’ı aramış ve isteklerini sıralamış: “En ön olsun, protokol olsun ve 10 kişilik bir yer olsun.”

Cem Yılmaz da “5 dakika sonra seni arıyorum” demiş ve kapatmış telefonu.

Hahahahaa.

Ya ne yapsın adamcağız Allah aşkına?

10 kişilik bilet istemek nedir, Allah aşkına?

Bir de protokol falan.

İste bilet, arkadaşındır rica et ama 2 tane iste hadi bilemedim 3 hadi 4 de ya.

Zaten genelde ‘seni 5 dakika sonra arıyorum’ lafı bir kaçıştır biliyorsunuz. Böyle diyen biri olunca anlayın ki aramayacak.

Cem Yılmaz da aynısını yapmış. İyi de yapmış.

Aldı başını gidiyor 

Celal Karatüre...

Bir süredir herkesin dilinde.

Otururken, overthink’lerken aklımızdan bir anda “Kabe’de hacılar hu der Allah” ilahisi geçiyor.

Ben kendisi hakkında bir yazı yazıp inceden de eleştirmiştim. Ama eleştiri nedenim gittiği yerlerdi.

Haberin Devamı

Lahmacuncu, kuyumcu, galerici dükkânlarına gidip orada ilahi söylemesiydi.

Muhtemeldir ki bunun için para almasıydı.

Yoksa sevdirdi mi bize ilahiyi, evet.

Unutanlara hatırlattı mı eski günleri, o huzur verici ezgileri, evet...

Garip garip videolardan sosyal medya ‘timeline’ımızı kurtardı mı, evet.

Bence kendisi de artık gideceği yerleri seçiyor.

Herkesle iş birliği yapmıyor. İşte bu noktada alkışlarım ben kendisini.

Çünkü ben de o ilahiyi söylemeye başladım kendisi sayesinde.

Neler oldu öyle yahu 

Meksika’da uyuşturucu kartellerinden biri yapılan operasyonla öldürüldü.

Olayın hemen ardından ülke karıştı. Turistlik bölgeler yakıldı, otellere saldırıldı, havalimanlarında olaylar çıktı, yollar birbirine girdi...

Kartelin tehditleri halkı evlerine kapattı.

Bir de haberci haberin içinde kaldı Meksika’da.

Cüneyt Özdemir bölgenin tatil yerlerinden birindeydi.

Biz haberciler bazen çekeriz böyle olayları. Pat diye içinde bulursun kendini.

Ona da aynısı oldu. Kaldı alevlerin, ateşlerin arasında.

E ama tecrübelidir Cüneyt Özdemir.

Kendince anlatmaya çalıştı yaşananları, olanı biteni.

Ülkenin en büyük şehirlerinden Guadalajara’da büyük bir hayvanat bahçesi var.

Özdemir’in aktardığına göre geceyi binlerce kişi oranın otoparkında geçirmek zorunda kaldı.

Haberin Devamı

Turistler yerli halktan daha panikler. Hiç alışık olmadıkları bir durumun içindeler çünkü.

Özdemir en net haliyle anlattı olanı biteni ve anlatmaya da devam ediyor.

Tabii ki büyükelçilikle iletişim halindeler, tabii ki en uygun zamanda tahliye edilecekler ama nereden baksan can sıkıcı, korkutucu.

Allah yardımcıları olsun.

Keşke bir çizik atsaymış

UNICEF’in elçilerinden biriymiş Hadise.

Ramazan ayında yürütülen bir kampanya için kamera karşısına geçti bir şeyler söyledi.

İşte o video çok tepki çekti.

Çünkü o videoda, “Hiçbir çocuk aç kalmamalı. Türkiye’den Gazze’ye, Sudan’dan Afrika’ya çocuklar iftar sofrasında umuda ihtiyaç duyuyor” dedi.

Ve UNICEF’e yardım yapılmasını talep etti.

Haberin Devamı

Keşke “Türkiye’yi bu metinden çıkartalım” deseydi.

Çünkü verdiği örneklerdeki ülkelerle Türkiye’nin uzaktan yakından ilgisi yok.

Olay büyüyünce Hadise kaldırdı o videoyu ve bir açıklama yapma gereği duydu.

Ama işte ne gerek vardı?

Keşke olmasaydı, paylaşılmasaydı.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları