Paylaş
Bilirsiniz, aralık ayında ‘Kelebekler’ sahiplerini bulur.
İyi bilirsiniz ki Türkiye’nin en köklü ödül törenidir Altın Kelebek.
Ve haklısınız... Bu dönemde sessiz kaldık. Ama nedeni var. İyi bir nedeni var.
Geçen sene 50’ncisini düzenlediğimiz Altın Kelebek Ödül Töreni’nde Türkiye’de ilklere imza attık.
Ve yarım asırlık bir ödül törenini gerçekleştirdik...
Bu sene hem yenilenmek hem de biraz değişikliğe gitmek istedik.
Evet, bu sene aralık ayında Altın Kelebek olmayacak. Yani 2025 senesinde olmayacak desek daha doğru olur.
Ama baharın bitişiyle, yazın başlamasıyla, yepyeni bir anlayışla 51’incisini yapacağız Altın Kelebek’in.
“Süre uzadı, 2025 yılı boşa mı gitti” diye düşünebilirsiniz.
Hayır. Aksine kategoriler daha genişleyecek, seçenekler daha da artacak ve listeler arasında kıyasıya rekabet olacak anlamına geliyor bu.
Diyorum ya yenileniyoruz.
Yenilik iyidir.
O yüzden biraz daha sabır. Desteklediğiniz oyuncular, şarkıcılar, içerik üreticileri, yönetmenler kim varsa siz arkalarında durmaya devam edin.
Çünkü biz birkaç ay gecikmeli de olsa onların hakkını sizlerin de yardımıyla teslim edeceğiz.
51’inci Altın Kelebek Ödül Töreni’nde havalar şöyle sıcacık olmaya başlayınca görüşmek üzere...
Müze şifresi: 1234
Biliyorsunuz Paris’teki Louvre Müzesi dakikalar içinde soyuldu. Film gibi bir soygunla üstelik.
Birileri yakalanıyor, birileri tutuklanıyor ama nerede o çalınan eserler belli değil. Bir iddia var ki, ‘Alice Harikalar Diyarı’ masalı gibi!
Doğruysa “Hak etmişler” dememek elde değil.
Müzede kritik işlemlerde kullanılan bir şifre varmış. O şifre de neymiş biliyor musunuz: ‘LOUVRE’!
Hahahaha...
Gerçekten 1234 yapsalardı aynı şeydi.
Şimdi millet işin geyiğinde.
“Şifreyi değiştirmişlerdir, onu da ‘Louvre1234’ yapmışlardır” diye dalga geçiyor. E haklılar.
Akıl alır gibi değil şu 2025 yılında olanlar.
Ne diyorsunuz bitse mi acaba?
Bir yüz kızarması da yok!
Bir sosyal medya kullanıcısı video çekip Teoman’la ilgili anısını anlatmış.
20’li yaşlardaymış, çok hayranıymış ve kulisine girme şansı bulmuş bilmem ne...
O videoyu çeken hanım diyor ki, “Kuliste bütün yasaklı maddeler kullanılıyordu. Şoke oldum”...
Şimdi aradan geçmiş 20, belki 25 yıl. Neden söylersin böyle bir şeyi?
Saçma.
Neyse sonra iddia o ki Teoman hanımefendiye “Otele gidecek miyiz” diye sormuş.
“En saf halimle ‘Yok ben arkadaşımda kalıyorum’ cevabını verdim” diyor videosunda.
Üzülmüş, “Pişmanım” diyor.
Ya yuh be kardeşim!
Çektiğin videonun saçmalığına mı isyan edelim, yoksa verdiğin bu saçma sapan tavsiye adı altındaki zırvalara mı?
Çözüm yakındır
Çok şükür sorunun herkes farkında.
Ve farkındalık kısa sürede çözüm getirecek, eminim.
Ben son zamanlarda çok eleştiriyordum trafikteki motosiklet terörünü.
Rakamlar var artık elimizde.
Mesela trafikteki beş araçtan biri motosikletmiş. Bu da korkunç rakamları ortaya çıkarmış.
Son 1 yılda 1584 kişi motosiklet kazalarında hayatını kaybetmiş.
Ve meydana gelen üç kazadan ikisinde kusurlu olanlar motosikletlilermiş.
Haydi şimdi bu verilere dayanarak o trafikte kafasına göre giden motosiklet sürücüleri “Ne alakası var” diye isyan etsinler!
“Biz değil asıl otomobil sürücüleri suçlu” diye bağırsınlar!
Ortada net bir gerçek var ki; motosikletler trafiği tehlikeye atıyor ve her gün çoğalıyorlar.
Bunların bir şekilde önüne geçmek lazım. Geçemiyorsak herkesin altına motor vermemek lazım.
Çünkü sanıyorlar ki onlara ters yöne girmek serbest, sanıyorlar ki emniyet şeridi onların, pat diye arabanın önüne kırmak olağan, duran trafikte kaldırıma çıkmak zaten işin doğası...
Değil, değil! Yok öyle bir dünya!
Hem kendi canınızı, hem diğer sürücülerin canını tehlikeye atıyorsunuz farkında değilsiniz!
Kadın gibisin?
Bir erkeğe “Kadın gibisin” diyenler...
Bunu diyen kadınlar özellikle...
Farkındalar mı hemcinslerini yerin dibine çektiklerinin...
Ne demek mesela kadın gibi...
Bence değil, bence olmamalı...
Bu yeni değil, çok eski bir alışkanlık bizler için.
Ağzımıza pelesenk olmuş. Bir hakaret gibi, bir küfür gibi ‘kadın gibisin’le başlayan cümleleri sıralıyoruz erkeklere.
Sıralıyoruz diyorum, çünkü bunu yazarken kendimi cinsiyetsiz düşünüp bir insan gibi yazıyorum.
Bunu bir kadın olarak diyorsanız, hemcinslerinizi birkaç gömlek aşağıda görüyor ve onları zararlı bir birey olarak kodlamışsınız demektir.
Çünkü “kadın gibi” sıfatı birine sadece gurur vermeli. Bir aşağılama sıfatı olarak kullanılmamalı.
Zor biliyorum bazıları için ama bir deneseler hiç değilse, belki o zaman daha da güzelleşir dünya...
Paylaş