Paylaş
O sosyal medyadan gazı verenler kendileri inanıyorlar mıydı Safi’nin seçileceğine.
Ben dışarıdan bakıp takip eden biri olarak çok emindim mesela Aziz Yıldırım’ın seçileceğine.
Çünkü yanlış bir yol izledi Hakan Safi.
Sosyal medyadan algı yaratmak için servet dökmek işe yaramazdı ve yaramadı da...
Adı üzerinde yahu sanal bir dünya orası...
Herkes istediğini yazar, istediği algıyı aklınca yaratmaya çalışabilir.
Onu transfer ettim, bunu ettim vaatleri sökmezdi Fenerbahçe taraftarına, sökmedi de...
Kaldı ki Hakan Bey ‘onu aldım’ dedi, kulübü yalanladı.
‘Bununla anlaştım’ dedi, oyuncu ‘hayır’ dedi.
Yani olmadı be!
Zaten ben size açıkça söyleyeyim hitabeti de biraz zayıftı. Belki değişir, belki gelişir, belki iyi bir stratejiyle tekrar aday olur bilemem ama şu an zamanı değildi, bu da çok netti.
Olması gereken oldu.
Çağımızın trajedileri
◊ Vasıfsızların sadece video çekerek milyonlarca takipçiye ulaşması...
◊ Eskiden okul sıralarında ve sahnelerde ter dökülürken şimdi ter dökmeden sadece şaklabanlıkla şöhret olmaları...
◊ Çocukların eskiden yazar olacağım, mühendis olacağım, bilim insanı olacağım hayalleri varken şimdi fenomen olacağım hayali kurması...
◊ Yeteneksizlerin çektikleri bir iki dakikalık videolarla masalarda sanatkârmış gibi anlatılması...
◊ Gösterişli hayatlara özendirilmesi ve özenilmesi, tek hayalin bilmem ne kasa araba, bilmem ne marka saat olması...
◊ Ne yazıktır ki bazı
güçlü markaların bile reklamlarını yaptırmak için takipçi sayısının tek kıstas almaları...
Çağımızın en büyük trajedilerinden bazılarıdır.
Ama düzelecek midir?
Hak eden hakkını bulacak mıdır?
Muhakkak öyle olacaktır!
Kaldırır mı masadan?
Murat Dalkılıç takmış yapay zekâyla üretilen şarkılara. Hak da veriyorum. Yapay zekâyla şarkılar yapılmasın demiyorum, yapılsın ama bir ayarı olsun diyenlerdenim.
“Geçtiğimiz gün bir mekânda yemek yiyemedim. Sebebi yapay zekâ playlist’leri. Frekansları işkence gibi hepsinin” demiş Dalkılıç.
Tabii işin kolayına kaçmak isteyen yapay zekâyla kusursuz iş çıkartıyor sanıyor.
Mix’i mastering’i dört dörtlük yapıyor falan zannediyor. Yok yapmıyor.
Aksine artık müziği bilmeyenin bile ‘aa bu yapay zekâ’ diyeceği noktaya getiriyor durumu...
Şarkına ufak dokunmalar yap, müziğini düzelt, sesine ayar ver bir şey diyen yok.
Ama yüzde 100 yapay zekânın sanatta yeri yok.
Gerçi kime ne anlatıyoruz.
Her furyaya kapılıp giden insanlarız. Suyunu çıkartana kadar kullanıyoruz bize verilen nimetleri.
İşimize destek olsun diye kullanmıyoruz komple işi ona emanet ediyoruz.
Zor şarkıdır ama hakkını vermiştir!
Edis konserlerinde önce Rafet El Roman’ın “Yalancı Şahidim” şarkısını sonra Yıldız Tilbe’nin “Delikanlım” şarkısını canlı canlı söyledi.
Ve evet hakkını vermiş her iki şarkının da.
Zor böyle şarkıları söylemek.
Yıldız Tilbe’nin birçok şarkısı gibi “Delikanlım” da çok zor.
Herkes söyler ama iz bırakmaz.
Edis söyleyip iz bırakanlardan.
Zaten sağda solda Edis’in Harbiye konseri haberlerini görürseniz orada “Delikanlım” performansının ne kadar iyi olduğuna dair çokça yorum da okursunuz.
Sanırım Edis, bir ‘cover şarkılar’ albümü yapsa iyi olacak...
Paylaş