Orkun Ün

Orkun Ün

orkun@hurriyet.com.tr

Açıklama ilgi çekti

Kadıköy’de yaşanan çirkin olayda masada bulunan Mehmet Aslantuğ bir açıklama yapmış.

Haberin Devamı

Aslında bir çağrı yapıyor arkadaşı Ozan Güven’e:
“Yıllardır yüzüne yaptığım uyarı, eleştirimi son kez ve kamuoyu önünde bir abi olarak hatırlatıyorum. Bizlere yaptığın savunmayı, olayların önünü arkasını tüm detaylarıyla paylaş ve kamu vicdanıyla helalleş. Her şeyi onarmak dostlarına da, topluma da borcundur.”
O gün o masadan kalkmıştı Aslantuğ. Bunu söylediğimde birkaç arkadaşım “Ortamı sakinleştiriyor, o yüzden kalkmış” dedi.
Yani bilemiyorum... Mutlaka sakinleştirmek istemiştir ama sakinleştiremediğini görünce de masaya gidip arkadaşıyla oturması gerekmez miydi.
“Madem oraya onunla gitmekte sakınca görmedin, niye protestoda yanında değilsin” diye sorarlar adama.
Neyse açıklamaya dönelim...
İki ihtimal var.
İlki şu:
“Ozan bizleri de ateşe atıyorsun. Hatanı kabul et, toplum vicdanı seni affetsin. Özrünü dile. Sonrasına hep birlikte bakarız.”
İkinci ihtimal ise şu:
“Bize anlattığın gerçekleri neden insanlara da anlatmıyorsun? Neden sessizsin? Bu işten çok yara aldın. Tüm çıplaklığıyla anlat artık. Bak olaylar nereye gidiyor görmüyor musun? Haydi konuş yiğidim.”
Bu ikinci ihtimal bana daha sıcak geliyor.
Ama yine de sosyal medyadan yapılması ne kadar doğru, bunu tartışırım işte.
Bana kalsa gerek yok.
Çünkü bu yazıyı “Oooo Aslantuğ Bey dostunu satmış, zaten masadan da kaçmıştı” diye yorumlayanlar olacaktır.
Amaan neyse...
Tekrar söylüyorum, çok çirkin ve yaşanmaması gereken bir olaydı.

Haberin Devamı

Spor ayı geldi

Dolu dolu bir haziran yaşanacak. Bunu biliyorum, çünkü ben bazı şeyleri işaret olarak görürüm.
Mesela farkında mısınız bilmiyorum en çok methiyeler düzülen aylardan biridir normalde haziran.
Hoş geldin haziran.
Can haziran.
Evlat haziran.
Güzellikleri kulaklarımıza doldur haziran...
Bunlar gibi paylaşımlar olurdu hep. Mutlaka yine vardır ama azaldı.
İşte onlar azalınca gerçekçi bir bakış açısı doğuyor bende.
Diyorum ki artık dilek yerine zihinler çalışıyor, bedenen mücadele veriliyor, insanlar ter döküyor.
Bunların hepsi birleşince ortaya güzel şeyler çıkıyor işte.Neden dolu dolu bir haziran olacak biliyor musunuz...
Çünkü Dünya Kupası başlıyor.
Aynı zamanda Filenin Sultanları’nın eleme maçları da başlıyor.
Bir de Gazi Koşusu’nun 100’üncü yılı var bu yıl.
Onun da tarihi 28 Haziran. Daha ne olsun?
Bizde spor birleşmek demek, sarılmak, kucaklaşmak demek. O nedenle çok umutluyuz bu aydan.

Haberin Devamı

‘Az ve yerinde’ olana lafımız yok

Müzik piyasasında yapay zeka meselesi çok konuşuluyor.
Aleyna Tilki de “Birçok şarkıcının sesinde yapay zekâ var ama ben çok iyi şarkı söylüyorum ve ihtiyaç duymuyorum” demiş.
Hem katılıyorum hem katılmıyorum. Bir kere yüzde yüz yapay zekâ olan bir şarkının raf ömrü vardır. Birkaç gün bizi oyalar sonra çöpe atılır.
Ama işin içinde detone olmak da vardır. Olursun bazen.
Şimdi böyle durumlarda sesinin daha farklı çıkmasını ya da müziğinin farklı duyulmasını istediğin yerlerde kullan teknolojiyi lafım yok.
Ama şarkının hepsini, sanatının hepsini yapaylığa emanet etme.
Benim derdim bu.
Çünkü çok iyi bir müzik dinleyicisiyim ben.
Aleyna Tilki’nin “Sesim çok iyi, ihtiyacım yok” sözüne gelince...
Allah daha çok versin, böyle dersen, tamamen eksinle artınla bizlere müzik yaparsan, sana can kurban...

Yazarın Tüm Yazıları