Paylaş
Yarım ekmek arasına döneri koymuş ve diyor ki; “3 bin TL’cik. Yarım kilo civarı et var burada”.
Bir de diyor ki; “Dönerde iddiayı geçtik, gerçek dönerci biziz. İşimizi iyi yapıyoruz”.
E bakanlık harekete geçti ve ceza kesti işletmeye.
İyi de oldu.
3 bin TL’ye döner mi olur kardeşim?
Bir de “İşimizi iyi yapıyoruz” diyor. Siz işinizi iyi yapmıyorsunuz. Siz insanları güzelce kazıklıyorsunuz sadece.
Sizin gibiler yüzünden insanların ağzına “Yurtdışında yiyorum içiyorum, Türkiye’den daha az ödüyorum” lafı dolandı.
Siz YouTube yemek videolarında şaklabanlık yapmaya, sosyal medya hesaplarında
saçmalamaya devam edin.
Yıllardır devam eden işletmelerinizi rezil edeceksiniz böyle devam ederseniz.
Yeteneğe bak: Yemek yemek!
Böyle şımarmalarda, böyle saçma fiyat artışlarında, böyle yersiz özgüven patlamalarında bilinçsiz içerik üreticilerinin payı büyük.
Son zamanlarda birçok kişi izlenmek için yemek videoları çekiyor. Düşünsenize, yetenekleri yemek yemek!
Ne kadar zor, öyle
değil mi?
Ama sorsan en basit terimleri bilmezler. Telaffuz yetenekleri sıfırdır, kendilerine güldürürler.
Yemek videosu çekerler ama Michelin yıldızı ile Michelin tavsiye listesi arasındaki farktan haberleri yoktur.
Tavsiye listesindeki yere gidip “Michelin yıldızlı restoran” derler.
Çocukken annelerimizin bize yaptığı yemekleri yurtdışında görünce gözleri fal taşı gibi açılır. “Bunun adı neydi yaaaaa, ilk kez görüyorum” derler.
Yani kendi kültürlerinden de habersizdirler.
Birçok keyif kaçıran sahne sayarım size.
Neyse işte, bunlar yüzünden bazı mekânlar da saçmalamaya başladı.
Baksanıza iki YouTuber’ın gittiği dükkân döneri 3 bin liraya falan satıyor, bir de üzerine video çekip paylaşıyor. Hay Allah’ım!
Madem gönüllü o zaman yazma!
Bir adisyon dolaşıyor internette. Dolaşmasına da gerek yok, duyduklarımız, gördüklerimiz de var aslında.
Bir mekân, gelen hesaba ‘gönüllü bahşiş’ diye bir not eklemiş. 500 lira civarı da bir fiyat biçmiş o “gönüllü” eyleme.
Bunlar artık yasak, neden anlamıyorsunuz? Tamam canınız sıkıldı anlıyorum, çalışanlarınızın gelirleri azaldı biliyorum. Ama yasak işte!
Başka yolları var bunun. Gönüllü olması gereken bir eylemi hesaba zorla eklersen, bu iş iyi niyetten tamamen çıkar.
Hep diyorum şu pos makinelerine bahşiş seçenekleri getirilse, orada yüzde 0 da olsa, yüzde 5 de, 10 da... İsteyen verse bahşişi, istemeyen pas geçse...
O zaman tüm bu sorunlar ortadan kalkacak.
Benim müşterilere tavsiyem; böyle “gönüllü bahşiş”, “isteğe bağlı para ödeme”, “gönlünden ne koparsa ücreti” gibi saçma sapan şeyler yazan işletmelere gitmeyin.
Hadi diyelim gittiniz, peşini bırakmayın o mekânın. Bırakmayın ki yapamasınlar bir daha.
Ayıralım niyeti iyi olanları
Özellikle deprem zamanında AHBAP ile ilgili destek paylaşımı yapan bazı ünlüler şimdi özür açıklaması yapıyor.
Ben o isimleri suçlayan kesimden değilim. Daha doğrusu ‘ne kadar yardım etsem kârdır’ diye bakanlara kızamam.
Bu zihniyetle hareket edip en ufak yardımı esirgemek istemeyene, “Tek bir destek bile önemli” diyene eyvallah.
Ben “Devlet yok, AHBAP var” zihniyetine karşıyım. O zaman da karşıydım. Kaldı ki onlar da pişman. Ama bakın pişmanlık da önemlidir. O yüzden bu isimleri bir keseye koyup taşlamak bize yakışmaz. Hele ki dediğim gibi amacı devlete karşı koymak değil, yardım yapmak olanları tamamen ayırmalıyız.
İnsanların moralini bozup, açıklama yapmak zorunda bırakacak paylaşımlardan uzak durmalıyız. Ama bakıyorum halen kulağının üzerine yatanlar var. Sırf muhaliflik gömleğini çıkarmamak için halen susanlar var. Bakıyorum her gün paylaşım yapanlar, o konu senin bu konu benim konuşanlar girmiyor konuya. Girmeyin siz daha.
Siz susun biraz daha.
Böyle böyle ayrışacaksınız bizlerden umarım. Çünkü böyle böyle samimiyetsiz olduğunuz çıkacak gün yüzüne.
Paylaş