Paylaş
O rapora göre 2026’da ‘Clear-Coding’ ve ‘Hot-take dating’ trend olacak.
Ne demek peki bu?
Yapılan araştırmalara göre insanlar artık aşktan değil, belirsizlikten yorulmuş. Yani artık belirsizliklerin yerini açık ve dürüstlük alacakmış...
Clear-coding, flört edenlerin niyetlerini baştan ve açık biçimde ifade etmesi anlamına geliyor. Yani artık, ‘bakıyoruz, akıştayız’ yok. Onun yerine ‘ben ciddi bir şey istiyorum/istemiyorum’ var.
Özetle Ghosting’e değil açıklığa yatırım dönemi geliyor.
Avantajlarına gelince...
◊ Zaman kaybı azalıyor.
◊ Duygusal manipülasyon zorlaşıyor.
Dezavantajları ise...
◊ Romantizmin gizemi azalıyor.
◊ ‘Hemen harekete geç’ baskısı artıyor.
Hot-take dating ise, net tutumlu bir flört yolu anlamına geliyormuş. Ezber bozan, yeri geldiğinde sert fikirlerinizi ortaya atmalısınız bu yöntemle.
Mesela...
◊ İlk mesajda ‘naber’ yazan biriyle devam etmem.
◊ Uzun süre yalnız kalan biri benim için asla ideal eş değildir.
Yani, özetle kalbiniz yerinize sınırlarınızı masaya koyuyorsunuz.
Amaç...
◊ Karşı tarafı test etmek.
◊ Benzer değerleri hızlıca ayırt etmek.
◊ Herkesle anlaşırım maskesini indirmek...
İtici algılanabilecek bir yöntem.
Ama gelin görün ki 2026 bize bunları konuşturacak deniyor.
Clear-coding’de, şeffaflık, netlik ve sakinlik varken...
Hot-take dating’de, provokasyon, meydan okunma ve keskinlik var.
İkisinin karışımını özümseyen biri ortalığı sallar benden söylemesi.
Bak sen şu zekilere!
Son zamanlarda çok konuşuldu, çok tartışıldı. Artık kuver, servis ücreti gibi şeyler adisyonlarda yer almayacak diye.
Bazı restoranlar daha uygulama devreye girmeden akıllarınca kendi önlemlerini almış...
Bir mekân adisyona ‘açılış sunumu’ yazmış.
Yani getirdi ufacık zeytinyağını, tulum peynirini, puf ekmeğini hooop oldu sana sunum...
Daha komik bir şey bulsaydınız da onu yazsaydınız bari. Yani masaya gelen hatta Anadolu mutfağını yerinde yediğimiz zamanlarda adına ‘yancı’ denen o ikramlıklara nasıl ‘açılış sunumu’ yazıyorsunuz...
Hem çirkin hem komik.
Oturun sıfır.
Oysa yurtdışında...
Bazı ülkelerde, hesap genellikle çıplak geliyor.
POS makinesini önünüze getirirler ve siz yüzde 5-10-15 gibi seçenekler görürsünüz.
Oraya basarak bahşişinizi kendiniz belirlersiniz.
Tabii bahşiş verme gibi bir zorunluluğunuz yok.
Sizlere dayatılan bir servis ücreti, kuver gibi maddeler de yok. Sanki en doğrusu o gibi.
İnsanın veresi yoksa bile inanın içinden o seçeneklerden birine basmak geliyor dayatma olmayınca.
Biz de seçenek sunalım.
Müşteri istediği oranı seçsin, hesaba eklensin ve ödeme yapılsın. Mis gibi yöntem.
Güzelliğe bak

Adı Keçi.
Bir kedi.
Ama tam bir türkü ve saz bağımlısı...
Sahibi sazın tellerine vuruyor o da kendinden geçiyor.
Kafasını bir sağa bir sola yatırıyor. Patisini kaldırıyor, böğrüne böğrüne götürüyor.
Bu hareketleriyle artık sadece Türkiye’de değil ülke dışında da tanınıyor çünkü milyon takipçili yabancı hesaplar onu paylaşıyor.
Saz sevilmez mi?
O tınısına insan büyülenmez mi zaten?
Ama baksanıza şu tatlı kedi bile büyüleniyor. Müzik hem evrensel hem sadece insanlar için değil.
Ben daha çok izlemek istiyorum Keçi’yi...
Daha fazla eser dinlemek istiyorum sahibinden.
Aç seyret sabah kadar asla sıkılmazsın, üzerine bir de mutluluk hormonu salgılarsın...
Paylaş