Ömür Gedik

Ömür Gedik

ogedik@hurriyet.com.tr

Spotify ile buluştuk

Bu hafta içinde Spotify ve Believe ekibiyle birlikte sanat-çılar, sanatçı ekipleri ve yapımcıların katıldığı sıcak bir buluşma ve çok yönlü bir masterclass yapıldı.

Haberin Devamı

Pek çok konuda bilgiler paylaşıldı, bir kısmına birazdan değineceğim.

Spotify’ın Türkiye’de ofis açacağını daha önce yazmıştım.

Dekorasyon aşamasındalar ve ofis muhtemelen haziran ayında açılmış olacak.

Spotify ekibi masterclass’ta yeni özelliklere dikkat çekti. 

Spotify ile buluştuk

Öne çıkan yeniliklerden biri sanatçı profillerine ‘Spotify tarafından doğrulandırozeti verilmesi. 

Bu yeşil tick dinleyiciler için sanatçının özgünlüğüne dair yeni ve güvenilir bir işaret. 

Sanatçının kapsamlı bir inceleme sürecinden geçtiğini ve doğruluğunu vurguluyor. 

Spotify’da bildiğiniz gibi müzik videoları da yayınlanıyor ve bunun hayran kitlesi oluşturmadaki öneminin büyük olduğuna bir kez daha değinildi.

Haberin Devamı

Spotify for Artists, biz sanatçılara özel bir panel ve yeni gelen özelliklerle burada takipçilerimize neler sunabileceğimiz detaylandırıldı.

Bir ev dekorasyonu gibi düşünmekte fayda var, içini ne kadar güzel dekore edersek ziyaretçiler de o kadar rahat ediyor, uzun kalıyor ve yenileri de kapıyı çalıyor.

Biz de bu panelde yeni gelen özelliklerle artık çok daha detaylı olarak dinleyicilerimiz hakkında bilgi edinebiliyoruz. Tüm bunlar sanatçı-dinleyici bağını güçlendiriyor.

Geniş bir sanatçı kitlesiyle gerçekleşen bu Spotify buluşmasında takipçileri süper dinleyicilere yani hayranlara (Spotify’da süper dinleyiciler bir sanatçının diyelim aylık dinleyicilerinin yüzde 2’sini oluştururken, aylık stream’lerin yüzde 18’inden fazlasını oluşturabiliyor) dönüştürmek için neler yapılması, nasıl bağlar kurulması konusunda güzel bilgiler aldık.

Spotify kullanıcıları da artık eminim platformda daha keyifli ve uzun vakit geçireceklerdir. 

Ve son olarak, yeni eklenen Spotify çalma listeleri, yani ‘Pop: Yeni Çıkanlar’, ‘Türkçe Rap: Yeni Çıkanlar’ ve ‘Arabesk Hits’in de müzik dünyasına heyecan getirdiğini söylemeden geçmeyeyim. 

Bu listeleri de takibe almayı unutmayın.

‘Aldığımız Nefes’e dikkat

Haberin Devamı

Sinema bazen büyük laflarla değil, boğazımıza düğümlenen o küçük suskunluklarla konuşur. 

Aldığımız Nefes” tam da o yerden sesleniyor, söylenemeyenlerin, bastırılanların, içimize çekip taşıdıklarımızın hikâyesi olarak çıkıyor karşımıza.

Şeyhmus Altun’un ilk uzun metrajı olması bir detay gibi durabilir ama aslında filmin ruhunu anlamak için anahtar. 

Çünkü bu film kişisel bir hafızanın sinemaya dönüşmüş hali gibi.

Yönetmenin kendi içinden çıkardığı bir hikâyenin izini sürüyorsunuz, bu yüzden her sahne biraz daha gerçek.

2000’lerin başında, bir Anadolu kasabasında geçen hikâye, bir kimya fabrikası patlamasıyla başlıyor. 

Ama aslında asıl patlama dışarıda değil içeride oluyor. 

Haberin Devamı

Defne Zeynep Enci’nin canlandırdığı 10 yaşındaki Esma dumanın sadece gökyüzünü değil, çocukluğunu da kapladığı bir yerde ayakta kalmaya çalışıyor.

Yangın dinmiyor, çünkü o yangın sadece fiziksel değil; travmanın, kaybın ve suskunluğun yangını.

Bu tür hikâyelerde en kolay tuzak, duyguyu abartmak olur. 

Ama “Aldığımız Nefes” tam tersini yapıyor. 

Bağırmıyor, fısıldıyor.

Ve belki de bu yüzden daha çok etkiliyor. 

Çünkü hepimiz biliyoruz: İnsanı asıl şekillendiren şeyler, yüksek sesle söyledikleri değil, içinde biriktirdikleridir.

İstanbul Film Festivali’nin en çok konuşulan filmlerinden olan, ulusal ve uluslararası pek çok ödül kazanan “Aldığımız Nefes” yalnızca bir felaket anlatısı değil; çocukluk, hafıza ve sessizlik üzerine bir yüzleşme. 

Haberin Devamı

Ve filmle birlikte özellikle 10 yaşındaki Defne Zeynep Enci’nin devleşen, samimi, derinden etkileyen oyunculuğuna dikkat çekmek istiyorum. 

İleride adını sıkça duyacağımıza eminim, sağlam bir oyuncunun ayak sesleri bunlar, takipte kalalım.

 

Yazarın Tüm Yazıları