Kuşadası’nda Altın Güvercin uçtu

Turkcell Fizy Liselerarası Müzik Yarışması, Antalya Altın Portakal Film Festivali derken son olarak Türkiye’nin ilk ve tek beste yarışması olan Kuşadası Altın Güvercin Şarkı Yarışması’nda jüri üyesi koltuğuna oturdum.

Haberin Devamı


İtiraf etmeliyim, şarkı yarışmalarında jüri olmak, film festivallerindekilerden daha keyifli.
Çünkü canlı izlediğiniz performanslardaki heyecan doğrudan size geçiyor.
Altın Güvercin Şarkı Yarışması, 6 yıllık uzun bir aranın ardından Gişe Organizasyon tarafından yeniden yapıldı, Altın Güvercin 22’nci kez kanatlanmış oldu.
Birbirinden güzel 10 eser ve yorumcu dinledik.
Tabii ki ilk üçü seçtik, birinciyi belirledik ama kendi adıma dinlediğim her şarkıdan keyif aldığımı söyleyebilirim, katılan tüm yarışmacıları tebrik ediyorum.
Birinci olan Gökçe Özgül, 25 yaşında olmasına rağmen 15 gösteren, kıpır kıpır, enerji dolu bir genç.
Söz ve bestesi kendine ait olan “Sen Bana Canlı Lazımsın” sıra dışı sözleri, akılda kalan melodisi ve modern, dinamik aranjesi ile sadece jüri değil, izleyenleri de etkiledi ve dile dolandı.
Başkanlığını Ali Rıza Türker’in yaptığı yarışmadan bir yıldız doğdu diyebiliriz.
Gökçe’yi önce yarışmada, sonra da Jade’deki after party’de izledim, sahne enerjisine bayıldım.
Bir albüm ve sonrasında konser serisi neden olmasın diyorum.
Altın Güvercin’in en büyük özelliği de yıldızlar yaratmak değil mi zaten...
Unutmadan, Kuşadası’nın en büyük markası Altın Güvercin’i uçuran Ömer Günel’in bir sonraki hedefinin de Ege mutfağını tanıtan bir lezzet festivali olduğunu şimdiden duyurayım.
Alaçatı’nın otu bile Kuşadası’ndan gittiğine göre lezzet festivali için en doğru adres burası olmalı.

Haberin Devamı

Kuşadası’nda Altın Güvercin uçtu

Hayvan mezarlığını açtık

Siyasetçilerde iyi kalp olunca sadece oy aldıkları insanları mutlu etmek için çalışmakla kalmıyor, belediyenin imkanlarını çevreye, doğaya ve hayvanlara katkı sağlamak için de kullanıyorlar.
Genç, dinamik, arı gibi ve bence en önemlisi iyi kalpli olan Kuşadası Belediye Başkanı Avukat Ömer Günel de bunlardan biri işte.
Bizden, önce faytonları kaldırdığı için alkış almıştı.
Sonra şehre inen yaban domuzları için önerilen sürek avına “hayır” dedi.
Domuzları şehirden uzak tutmak için sokak hayvanları beslemesinin azaltılmasını öneren afişlerle ilgili eleştirilerimize de kulak verdi ve onları kaldırttı.
Ve şimdi de pek çok büyük ilin bile özlemini çektiği “Can Dostlarımız Defin Yeri”ni yaptırdı.
Buranın açılışını Ömer Günel, kaymakam Sadettin Yücel, Volkan Severcan ve Kuşadası’ndaki hayvanseverler, hayvan hakları dernekleri temsilcileri ile birlikte yaptık.
Günel, buraya defnedilen her bir hayvan için bir ağaç dikme sözü de verdi açılışta.
Ailemizin fertleri olan can dostlarımızın ölümlerinden sonra çöp poşetlerine konup çöpe atılmasını engelleyecek, onları özlediğimizde ziyaret edebileceğimiz hayvan mezarlıklarının, hayvan defin alanlarının her ilimizde, her ilçemizde olması dileğiyle.

Haberin Devamı

Atatürk’ün İdeal Cumhuriyet Köyü

Nasıl ki ailemizden birini kaybettiğimizde onu mezarı başında anıyoruz, sık sık ziyarete gidiyoruz, hayvanlarımız için de aynı şeyi yapmak istememiz kadar normal bir şey yok.
Yattıkları yeri bilmek, mezarlarına oyuncaklarını bırakmak, ziyaretlerine gitmek isteyenler, onları defnedebilecekleri yerler de olsun istiyorlar. Ve bunu yıllar önce düşünmüş, içinde hissetmiş biri var, çok sevdiğimiz biri.
Mustafa Kemal Atatürk, ölümünden bir yıl önce, 1937’de, İdeal Cumhuriyet Köyü projesi yapmıştı.
Ve bu projedeki köyde bir hayvan mezarlığı da bulunuyordu.
İşte size ulu önderimizin duyarlılığına, insan, hayvan ve doğa sevgisini bir arada barındıran yüce gönüllülüğüne, zekasına hayran olmak için bir neden daha.

Yazarın Tüm Yazıları