Koronanın ertelettiği filmler

2019 yılında yüzde 45’e varan izleyici düşüşü yaşayan sinema sektörüne bir darbe de koronadan geldi.

Üstelik sadece vizyon tarihlerine değil, setlere de.
Önce gösterim tarihleri ertelenen filmlerden bahsedeyim, sonra duran setlere geleceğim.
Daniel Craig’in James Bond’a son kez hayat verdiği “No Time to Die”, 3 Nisan’daki vizyon tarihinden oldu ve film kasım ayına, sonbahara bırakıldı.
20 Mart’ta vizyona girmesi planlanan “A Quiet Place Part II” bilinmeyen bir tarihe, 22 Mayıs için tarih alan “Fast and Furious 9” da 2 Nisan 2021’e ertelendi.
Disney ise ertelemeyeceğini duyurduğu “Mulan” için geri adım attı ve filmi erteledi.
Amerika’da nisan ayında vizyona girmesi planlanan “The New Mutants” ve “Antlers” da takvimden çıkarıldı.
Türkiye’de de ertelenen filmler oldu tabii.
Yakın zamanda vizyona girecek olan “Aslan Hürkuş: Kayıp Elmas”, “Malazgirt 1071” ve “Adanış: Kutsal Kavga” ertelendi.
İlk film için yeni tarih açıklanmazken, “Malazgirt 1071” 18 Eylül’e, “Adanış: Kutsal Kavga” ise 18 Aralık’a bırakıldı. Demet Akbağ, Haluk Bilginer, Elçin Sangu, Fırat Tanış, Alican Yücesoy gibi isimleri kadrosunda barındıran ve merakla beklenen Ezel Akay filmi “9 Kere Leyla” da ertelenen filmler arasında yer aldı.
Setler de durdu
Filmlerin vizyon tarihleri ertelenirken, yapım aşamasında olan filmlerin setleri de hastalık korkusu nedeniyle durmaya başladı.
Tom Hanks ve Rita Wilson’ın Avustralya’daki “Elvis Presley” filminin çekimleri sırasında koronaya yakalandığı haberlerinin ardından Warner Bros. “The Batman” filminin setini iki hafta boyunca durdurma kararı aldı. Filmin Haziran 2021’deki vizyon tarihi ise şimdilik geçerliliğini koruyor.
Disney ise hazırlık aşamasındaki tüm filmlerinin yapımlarını duyurdu. Bu karar kapsamında çekimleri devam eden Guillermo del Toro imzalı “Nightmare Alley” ve Ridley Scott imzalı “The Last Duet”in çekimlerine ara verildi.
Disney’in prodüksiyonunu durdurduğu diğer filmler arasında “The Little Mermaid”, “Shang-Chi and the Legend of the Ten Rings”, “Home Alone”, “Peter Pan & Wendy” ve “Shrunk” da yer alıyor.
Universal da “Jurassic World Dominion”, “Flint Strong” ve “The Man from Toronto” filmlerinin çekimlerine ara verdiğini duyurdu.
Evde bunları yapın
Korona salgını nedeniyle kısa sürede altüst olan hayatlarımız farklı bir yöne doğru ilerler ve evrilirken yeni bir yaşam şekline alışmaya çalışıyoruz.
Kendimiz kadar, hatta daha çok altta yatan hastalığı olan ve yaşı 70’in üstündeki yakınlarımız, annelerimiz, babalarımız için bu virüsü uzakta tutmamız gerekiyor.
Zorunlu olmadıkça evden çıkmıyor, hatta olası bir karantinanın provasını yapıyoruz.
Bu yeni yaşam şeklinin her anı aslında evi yaşamaktan ne kadar uzak olduğumuzu anlamakla geçiyor. Böyle dönemlerde moral ve zamanı olabildiğince güzel geçirmek önemli, evde yaşamı katlanır kılacak tavsiyeler istedim sosyal medyadaki takipçilerimden. Belki siz de ilham alır, denersiniz.
Gelen cevaplar şöyleydi:
Kitap okumak, hatta her gün bir kitap bitirmek, zamanım yok diyenler işte size bol bol zaman...
Dizi izlemek...
Ödüllü filmleri izlemek...
Play Station, PES, Fifa oynamak...
Monopol, scrabble oynamak, puzzle yapmak...
Radyo dinlemek...
Spotify, Apple ve Mood üzerinden müzik dinlemek...
Yemek tariflerine merak salıp, yeni denemeler yapmak...
Dolaptaki eşyaları çıkarıp kıyafetleri bir düzene sokmak, fazlalıklardan kurtulmak...
Evde olmak spor yapmaya engel değil, yer hareketleriyle vücudu zinde tutup, bağışıklık sistemini güçlendirmek...
Yoğun tempo nedeniyle vakit ayıramadığımız sevdiklerimizle daha fazla ve güzel vakit geçirmek. (Çin’de karantina sonrası boşanmaların arttığı haberlerine inat tabii!)
Uzaylı istilası
Korona ile en çok şunun farkına vardık, eskiden gerçekten çok basit dertlerimiz varmış.
Allah beterinden saklasın diyoruz yine tabii ama 2020’de galiba bir uzaylı istilası kaldı yaşamadığımız.
Karantina günleri
Dünya karantinada, eve kapandı.
Korkudan tir tir titriyor.
Evlerde hapis hayatı yaşar, canımızdan endişe ederken, özgürlüklerini, acısını, ızdırabını, canını hiçe saydığımız hayvanların yaşadıklarını biraz olsun hissettik mi acaba?
Daha önce hissedebilmiş olsaydık, bunlar başımıza gelmez, böyle bir dönem geçirmezdik belki de.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Sevaba girmek isteyen var mı?

Yarın ve sonraki günlerde, yani sokağa çıkma yasağının olduğu hafta sonunda hava yağışlı, belki karlı ve ne yazık ki buz gibi soğuk olacak. Geçen hafta sonundaki sokağa çıkma yasağında önce TEM kenarındaki köpekler, sonra da ara sokaklardaki kediler için mama dağıttım.

Nasıl aç, nasıl halsiz, nasıl zor durumda olduklarını anlatamam.

Hava da ılıktı üstelik.

Soğuk geçecek olan bu hafta sonunu düşünmek bile istemiyorum.

Siz de bu hafta sonu sokağınızdaki canları beslesenize. Hem değişiklik olur, kapının önüne çıkmış olursunuz.

İlla kuru mama almanıza gerek yok, bu hayvanlar sizin tabağınızdan artanlarla karınlarını doyurabilirler.

Soğukla baş ederken en azından açlık çekmemiş olurlar.

Apartmanınızın ya da evinizin kapısını onlara açarsanız çok daha şahane bir şey yapmış olursunuz tabii. Korona tehdidi ile yaşadığımız şu günlerde karın doyurarak ya da yuva olarak sevaba girmek istemez misiniz?

Milyonfest Online başladı

Yazının Devamını Oku

WhatsApp’ta fantezilere son

Ertuğrul Özkök “Erkek WhatsApp gruplarında karşılıklı çıplak kadın fotoğrafları atılıyor, erkek geyikleri yapılıyor” diye yazdı.

WhatsApp’ta konuşulan, paylaşılan WhatsApp’ta kalır” cümlesini de kurdu.

Tam da ben geçen hafta “Bu gruplara gıcık oluyorum, anında eşlerine ispiyonluyorum” demişken.

Yeni WhatsApp sözleşmesi ya da günün birinde ifşa olma ihtimali bile erkeklerin bu gruplardan vazgeçmelerini sağlayacaksa ne güzel aslında.

Vazgeçmeseler de ben 7/24, yerli yersiz, hunharca devam eden, evdeki kadınlara ayıp ve haksızlık edildiğini düşündüğüm bu erkek muhabbetine karşı savaşmaya devam edeceğim.

Bu arada bir dip not:

WhatsApp mesajlarıyla cinsel fantezilerini besleyenler, genelde uzun ilişkisi olanlar ve evli erkekler.

Yani erkek geyikleri gençler ve bekarlar arasında pek yok.

Benim asıl gıcık olduğum nokta işte tam da bu zaten.

Yazının Devamını Oku

Porno izleyen erkek ağır kusurlu

Yalan söyleyecek değilim; erkeklerin ‘erkek’ muhabbetine, birbirlerine gönderdikleri cinsel içerikli mesajlara, bu mesajlar, video ve fotoğraflarla dolu WhatsApp gruplarına fena halde gıcığım.

Erkekler hiç kusura bakmasınlar, yakaladığımı, gördüğümü ifşa ediyorum. Eşlerini, arkadaşlarını arayıp direkt ispiyonluyorum. 
İyi de yapıyormuşum.
Avukat Yıltay Günay’ın Instagram story’sinde Yargıtay kaynaklı şu habere denk geldim: “Porno sitesine giren erkek, boşanma davasında ağır kusurlu sayılır.”
Buyurun bakalım.
Eşiniz, sevgiliniz yanınızda değilken, bilgisayarda ya da elinizdeki o telefonda istediğiniz hayatı yaşayamazsınız.
Oralarda öyle serbestçe dolaşıp eşinizi ihmal edemezsiniz. Bu haklı bir boşanma sebebidir ve boşanmada suçlu sayılırsınız. Bayıldım ben bu karara. 
Ama tabii yargıda boşanma davalarındaki bu hassasiyetin kadın cinayetlerinde, tecavüz olaylarında ve hayvana şiddette de olmasını istiyoruz. Hatta bunu daha fazla istiyoruz.

Semptom olmasa da bulaştırıyor

Yazının Devamını Oku

Ya dağda ya teknede

Evde oturup karantina kurallarına uyarak biz mi yanlış yapıyoruz acaba?

Millet dağda, bayırda, plajda yeni yıl kutluyor, tatil yapıyor.

Bir de hani Amerika, Avrupa, İngiltere virüsten kırılmıyor olsa bu vurdumduymazlığı anlayacağım ama o da değil.

Yabancı ünlülerin tatil fotoğraflarına baktım da hep bir yerlerdeler.

Ama ben dünya bu haldeyken otelleri kayak tatillerini milletin gözüne sokarak ayıp da ettiklerini düşünüyorum. 

Paul McCartney eşi ile tekne turuna çıkmış.

Rihanna Barbados’ta tatilde.

Robbie Williams, eşi Ayda Field ve oğullarıyla St. Barts’ta tekne gezisinde.

Kylie, Kendall ve Kris Jenner

Yazının Devamını Oku

Ho ho ho

Yıllar sonra geri sayımı sahnede değil, evde yapacağım.

Kendime göre sıra dışı bir 31 Aralık-1 Ocak buluşması bekliyor beni.

Benzer durum çoğumuz için geçerli.

Yalnız ya da çekirdek grupla gireceksiniz yeni yıla. Uzun zaman sonra dışarıda arkadaşlarınızla ya da evlerde kalabalık buluşmalarla kutladığınız bir yılbaşı olmayacak bu kez. Kalabalık sofraları, hıncahınç dolu sokakları, eğlence mekanlarını da unutun. 

Evdeyiz yani...

Hazır mısınız peki? 

Ne planladınız? Ben biraz kendiminkilerden bahsedeyim, size de fikir verir belki... 

Yılbaşı havasını hissedebilmek için kapının üzerine yılbaşı konseptli bir kapı süsü astım bile.

Yılbaşı temalı bir paspasınız varsa onu da kullanmanın kesinlikle tam zamanı.  

Yazının Devamını Oku

Neden uyuyamıyoruz?

Kiminle konuşsam uyku düzeni yerle bir.

Karantina resmen gecemizi gündüzümüzü birbirine karıştırdı. 

Gece uyuyamayanlar, gündüz yataktan kalkamayanlar... 

Araştırmalar, teknoloji çağı ile birlikte normal uyku süremizden 1.5 saat çalınmış olduğunu söylerken diğer yandan da aman düzenli uyuyun, uykunuzu alın cümleleri ve tavsiyeleri havada uçuşmakta. 

Uykusuzluğun neden olduğu stres, obezite, dikkat eksikliği ya da performans düşüklüğünü falan geçtim, şu sıralar asıl sorun uykusuzluğun bağışıklığı düşürüp bizi virüslere yem edebilme olasılığı. 

Düzenli ve yeterli uyku tam bir koronasavar. Sağlıklı uyku için gerekenleri hem kendim hem de sizler için not aldım. 

İlk adım, yatış ve kalkış saatlerini sabitlemek olmalıymış. 

Biliyorum çok zor, o uyku gelmedi mi gelmiyor, uyurken de göz açılmadı mı açılmıyor ama birkaç gün bu işkenceyi çekerek bu saatleri sabitlemeye çalışalım. 

Uyku öncesi

Yazının Devamını Oku

İbrahim’den Justin Bieber’a

Kıtalar arası çok acayip bir olay gerçekleşti geçen gün.

Justin Bieber, ona güzel kızların profillerini gönderen İbrahim Tilaver’e DM’den mesaj attı.

Tanışıyorlar mı, hayır!

İbrahim Tilaver kim? Reynmen’in arkadaşı!

Zaten biz de olayı Reynmen’in story’sinden öğrendik. Justin, İbrahim’e “Bana, evli bir adama neden bunları gönderiyorsun” diye yazdı. Ben bunda kıskanç bir kadın parmağı görüyorum ama neyse, oraya geleceğim.

Önce olayı detaylandırayım.

İbrahim Tilaver, bir süredir Instagram’da beğendiği kızların fotoğraflarını, profillerini Justin Bieber’a DM’den gönderiyormuş.

“Neden?” diyeceksiniz.

Kendine arşiv yapıyormuş!

Yazının Devamını Oku

Pandemiye rağmen ölümüne konser verdi

Müzik sektörünün durumu ve konserler, pandeminin en çok konuşulanlarının başında geldi hep.

Koronanın bulaşma riskinin en fazla olduğu etkinlikler listelerinin en tepesinde konserler yer aldı.

Gelinen noktada hepimiz 1 yıldır evde oturuyoruz.

Sonunda çözüm olarak en fazla dijital konserlere evrildik.

Bu konuda gıkımızı da çıkarmadık. “Konser mekanlarını açın, her şeye rağmen kalabalıklara şarkı söyleyelim” diye tutturmadık, çünkü toplum sağlığını önemsedik. 

En azından ben ve yakın çevremde durum böyle oldu.

İşte tam da bu nedenle bu hafta sonu Madrid’den gelen videoyu dehşet içinde izledim.

İspanyol şarkıcı Raphael, 60’ıncı sanat yılını, Madrid’deki WiZink Konser Salonu’nda 5 bin kişinin izlediği bir konserle kutladı.

Üstelik bunu yaptığı gün İspanya sağlık bakanı “

Yazının Devamını Oku

Çocuklara bunu yapmayın

Tik Tok’ta Küçük Eymen’in kaplumbağasını satıldıktan sonra çektiği hüzün dolu video dolaşıyor.

Eymen 8-9 yaşlarında bir çocuk, okulda yaramazlık yapmış, annesi de ceza olsun diye kaplumbağasını satmış.
Çocuğu bağ kurduğu canlı ile cezalandırmış yani.
Bence cezaların en büyüğü.
Benim de küçükken civciv olarak aldığım ve büyüttüğüm 3 tavuk 1 de horozum vardı.
Horoz annemi sürekli gagalar, geceleri de olur olmaz saatte tiz sesiyle öter, apartmanı ayağa kaldırırdı.
Bir iki derken şikayetler gelmeye başladı.
Bizimkiler çaresiz kaldı.

Yazının Devamını Oku

2021’in renkleri belli oldu

Pantone Renk Enstitüsü, 2021’in renklerini ultimate gri ve parlak sarı olarak belirledi.

Normalde her yıla tek bir renk belirlerler.
Sadece 2016’da iki renk seçip, soluk pembe ve bebek mavisini yılın renkleri olarak duyurmuşlardı. Şimdi yine iki renkle geldiler.
Pantone’un açıklamasına göre sarı renk; iyimserlik ve canlılık ile ilişkilendirilirken gri rengi sakinlik, istikrar ve esneklik duygularını yansıtıyor.
Korkunç 2020’den sonra gerçekten de ihtiyacımız olan şeyler bunlar.
2020’nin rengi neydi diye durup bakmadan edemedim tabii.
Bu yılın rengi sakinliği temsil eden klasik mavi imiş.
Yaşadıklarımız maviden soğuma sebebimiz olabilir.

Yazının Devamını Oku

Nazlı’yı Yolcu360’la taşıdık

İzmir depremi sonrasında yıkılan binalarda enkaz altında evcil hayvanlar da kalmıştı.

Onların çıkarılması, tedaviye alınması ve sonrasında ailelerine kavuşmaları için HAÇİKO’nun İstanbul’dan İzmir’e giden ekipleri ve İzmir temsilcimiz canla başla çalıştı.
Bu özverili çalışmada ve hatta sonrasında da bize Yolcu360 lojistik destek verdi.
Ağır hasarlı Cumhuriyet Apartmanı’nın 7’nci katındaki pencereden Nazlı kedimizi beslemiş, su vermiş ve sonunda kucaklayarak yakalamıştık.
Hatta o arada başka bir daireden de kanatlı bir canımızı kurtarmıştık.
Bu süreçte, güvenli bir transfer sağlayan Yolcu360 desteği ile Nazlı’mızı önce veteriner kontrolüne götürdük ve sağlığından emin olduk, ardından ailesine teslim ettik.
Kendisini sokaktan bulup sahiplenen, ona sıcacık bir yuva olan aile ile Nazlı’nın kavuşması hepimize büyük moral oldu.
Araç kiralama trendinin yükselmesi ile kullanıcılarla en uygun araçları buluşturan Yolcu360, depremzede canları hayatla buluşturmamıza yardım ederek örnek bir tavır sergiledi.

Yazının Devamını Oku

Konser sonrası büyük özür

Rita Ora, yüklü bir para karşılığında 21 Kasım’da özel jetle Mısır’a uçup Kahire’deki W Otel’de özel bir şirket için konser vermiş.

Konseri Mısır Cumhurbaşkanı Abdel Fattah al-Sisi de izlemiş.
Buraya kadar olabilir bir durum. 
Ama İngiltere yasaları gereği ülkeye döndükten sonra 14 gün karantinada kalması gerekirken, tam 1 hafta sonra 28 Kasım’da Casa Cruz adlı restoranda kendi doğum günü partisine katılmış.
Özür üzerine özür tabii:
“Hükümetin koyduğu yasağa ve tavsiyelere uymadım. Bu nedenle tekrar tekrar özür diliyorum. Bir pop yıldızının, kuralları böylesine yıktıktan sonra özür dilemesinin bir ağırlığı olmadığını biliyorum. İnsanlar benim yanlışımı örnek alabilirler. Onlara mesajım şu; lütfen yapmayın. Şu anda yaşadığım suçluluk ve utanç duygusunu anlatamam.
Hükümetin ve her biri birer kahraman olan sağlık çalışanlarının tavsiyelerini dinlemeye devam edin ve önlemlerinizi alın.”
Bizde kurallara uymayanların bu kadar derin özürler dilediğini pek görmedim ben.

Yazının Devamını Oku

Leslie ile yürüyün

Hafta sonu evdeyiz, karantinadayız.

Her sabah yürüyüşe çıkan biri olarak ne yapacağım diye düşünürken Leslie geldi aklıma.
Size de önereyim dedim.
Leslie için evde, dışarı çıkmadan yapılabilecek yürüyüş ve egzersizlerin kraliçesi diyebilirim. 
Güler yüzlü, enerji dolu, belki de manken gibi ya da çok fit olmadığı için pek çok kadının kendisine yakın hissettiği Leslie’nin YouTube’daki egzersiz videoları, özellikle korona sonrası dönemde çok popüler oldu.
Örneğin 30 dakikalık yürüyüş videosu, 1 yıl içinde 30 milyon kez izlendi.
“Walk at Home by Leslie Sansone” adlı kanalın 2.78 milyon abonesi var. 
Karantina günlerinde pek çok kadının en yakın arkadaşı olan Leslie ile siz de tanışın bence.

Yazının Devamını Oku

O mu bu mu?

Yeni normal eski normale karşıyken, bir karşılaştırma vakti gelmiştir.

WhatsApp grupları sağ olsun, pandemide daha fazla insanla tanıştık.

Herkesin artık yeni arkadaş grupları var.

Benim hayatıma Motivasyon Korona WhatsApp grubu insanları eklendi mesela.

Kara gün dostları onlar.

Hayatımızın belki de en kötü dönemi diye hatırlayacağımız 2020’yi birlikte geçirdiğimiz insanlar.

Diğer yanda gözünün içine bakarak dertlerini dinlediğimiz, bir akşam yemeğinde gülüp eğlendiğimiz arkadaşlarımızı da özlüyoruz tabii.

Şu anda bir soru sorsak ve “Şimdiki WhatsApp dostlukları mı, yoksa iki eski arkadaşla öğlen buluşması mı?” desek çoğumuz ikinci seçeneği kabul edebiliriz.

Ama o buluşmanın ortalarında kendimizi elimizde telefon, pandemi dönemindeki WhatsApp gruplarına bir şeyler yazarken bulursak da şaşırmayacağım.

Yazının Devamını Oku

Depp hayranları: Amber Heard da kovulsun!

Eşi Amber Heard tarafından kendisine şiddet uygulamakla suçlanan ve 7 milyon dolarlık tazminata mahkûm edildikten sonra “Fantastic Four” filminin kadrosundan da çıkarılan Johnny Depp’e hayranları sahip çıktı.

Şiddete sahip çıkılır mı diyeceksiniz ama Depp hayranları ikilinin kavgasında tek suçlunun Depp olmadığını, ikilinin karşılıklı olarak suçlu olduklarını düşünüyor.
Ünlü aktörün işini kaybedip eski eşinin kariyerine hiçbir şey olmamış gibi devam etmesini de kabullenemiyorlar.
Durum böyle olunca da göze göz dişe diş diyerek atağa geçmekte gecikmediler.
Amber Heard için “Aquman 2 kadrosundan çıkarılsın” kampanyası başlatıldı.
Change.org’da 1 milyondan fazla imzaya ulaşıldı.
Bu savaşta tek yaralı Johnny Depp mi kalmayacak gibi duruyor. Son olarak “Fantastic Four”da Johnny Depp’in yerine Mads Mikkelsen’in en güçlü aday olduğunu da söylemeden geçmeyeyim.

Korona tablosu karanlık

Hayatta Beşiktaş Radyo’daki programıma Göğüs Hastalıkları Profesörü Dr. Bülent Tutluoğlu konuk oldu.

Yazının Devamını Oku

5 yıldır kedi köpek kesiyor

5 yıldır kedi köpek kesip, “delidir ne yapsa yeridir” mantığıyla birkaç hafta akıl hastanesinde yattıktan sonra yeniden evine ve korkunç eylemlerine dönen Fatma Ç. cumartesi akşamı yine bir kedinin derisini yüzmüşken suçüstü yakalandı.

Ama kedicik sokak kedisi, yani kessen de biçsen de mevcut yasaya göre hapis cezası almıyorsun.
Ne güzel öyle değil mi? 
Şiddeti özendiren adalet sistemimiz hâlâ aynı, değişemiyor bir türlü.
HAÇİKO ekibi pazar günü karakolun önündeki eyleme katıldı.
Söyleyeceklerimizi söyledik.
Caninin serbest bırakılmadan akıl hastanesine gönderilmesine bile şükrettik.
Düştüğümüz hale bakar mısınız?

Yazının Devamını Oku

Alo, korona orada mı? Adamlar

Ey koronadan korkup telefonu yıkadığım zamanlarda benimle dalga geçenler, Irmak Ünal virüsü telefondan kaptığını söylediğinde ne hissettiniz?

Ömür biraz abartmış olsa da zamanında tehlikenin farkına varmış diye düşündünüz mü?
Arkadaşlar bu telefon işi sakat.
Yüzünüze götürdüğünüz, saatlerce yanağınıza yapıştırıp konuştuğunuz telefonlar mikrop yuvası.
Telefonu koyduğunuz zeminin, elinizin, sağın, solun kiri, mikrobu onda.
Elinizi yıkıyorsunuz, telefonu yıkadığında bozuluyor. Çok iyi saklamanız, dezenfekte etmeniz lazım. O da her zaman mümkün olmuyor işte. Bir de başkasının telefonuyla konuşmayı unutun.
Kimse kimseye telefonunu vermesin.
“Aaa falanca yanında mı, ver telefonu bir de ona merhaba diyeyim”leri de rafa kaldırın.

Yazının Devamını Oku

Alzhemier, hatıralar ve müzik

Tüm dünyada viral olan ve Tan Sağtürk tarafından paylaşıldıktan sonra bizim haber ve magazin sitelerinde de yer alan Alzheimer’lı balerin videosu, aslında bahsedildiği gibi yeni çekilmiş bir video değil.

Çaykovski’nin “Kuğu Gölü” balesinin müziğini duyar duymaz canlanan ve tekerlekli sandalyesinde dans etmeye başlayan Marta Cinta Gonzales Saldana, bu videonun çekildiği 2019 yılında hayatını kaybetmişti.

Videonun viral olması, müziğin Alzhemier’lı hastalar üzerindeki etkilerini araştıran İspanyol Music to Awaken organizasyonu tarafından paylaşılmasıyla oldu.

Viral videoda dans eden genç balerin ise Manta Cinta değil, Ulyana Lopatkina adlı balerin ve “Kuğu Gölü” değil “Kuğunun Ölümü” ile dans ediyor.
Bu hatalar, viralin anlatmak istediğini anlatmasına engel değil tabii.

Yazının Devamını Oku

Korona biterse tokalaşmaya başlar mısınız?

Korona aşısının bulunmasına az kaldığı yönündeki haberlere hepimiz sevindik.

Aşının, eğer bulunursa, buralara gelmesine biraz zaman var ama yine de gözümüzde eski normalimiz, güzel mazimiz canlanmadı değil.
Peki gerçekten eskiye dönebilecek miyiz?
Twitter’da bir adet “normal dönüş 101” sorusu sordum takipçilerime, “Korona aşısı çıkarsa yeniden tokalaşmaya başlar mısınız?” dedim.
Ortalık yıkıldı.
Fırsat bu fırsat, hazır bu alışkanlıktan kurtulmuşken tokalaşmayı maziye gömmek isteyenlerin sayısı hayli fazla çıktı.
Meğerse aslında pek çoğumuz tokalaşmaktan hoşlanmıyormuşuz.
“Böyle bir fırsat gelmiş hayatta başlamam. Kurtulduk rahatladık.” (oğuzhanturan)

Yazının Devamını Oku

Harika bir oyuncu

Dijital platformları kullananlar “The Queen’s Gambit” adlı mini diziden haberdardır, çünkü öyle ya da böyle bir şekilde önünüze çıkıyor.

Çıkmasa da WhatsApp gruplarında diziden o kadar çok bahsediliyor ki, sonunda teslim olup bir bakayım diyorsunuz.
Ve daha ilk bölümden “iyi ki de bakmışım” oluyorsunuz.
Bana da kızım Tayga önerdi, “Güzel dizi mutlaka izle” deyince başladım izlemeye.
Walter Tevis’in aynı adlı 1983 yılına ait romanından uyarlanan “The Queen’s Gambit”, yetimhanede satrançla tanışan, deha ile delilik arasında gidip gelirken adını uluslararası satranç turnuvalarına yazdıracak hale gelen bir kızın hikayesini anlatıyor.
Başrollerden birinde satrancın olduğu bu dizi, benim gibi
satranca geçmişte çok fazla ilgi duymamış birini bile böylesine içine çektiyse, satranç sevenlerin diziyle yaşadığı aşkı tahmin bile edemiyorum.
Mekan, kostüm, sanat, müzik ve kurgusuyla da hayran bırakan dizinin başrolündeki Anya Taylor-Joy’u “Split” ve “Glass” filmlerinden hatırlayanlar olacaktır.

Yazının Devamını Oku