Paylaş
Bir tarafta festivaller, ödüller ve eleştirmenlerin övgüsü vardır, diğer tarafta ise gişe rakamları ve seyircinin ilgisi.
Çoğu oyuncu bu iki dünyanın yalnızca birinde parlayabilir.
Renate Reinsve ise son dönemde her iki cephede de dikkat çekici bir yükseliş yaşıyor.
Ödül sezonunda adından sıkça söz ettiren oyuncu, Cannes Film Festivali’nde elde ettiği başarıyla uluslararası sinema çevrelerinin radarına daha güçlü bir şekilde girdi.
Yakın dönemde “Sentimental Value” filmindeki performansıyla Oscar’da en iyi kadın oyuncu adaylığı aldı, “Fjord” filmiyle Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazandı.
Şimdi ise korku filmi “Backrooms” ile çok daha geniş bir izleyici kitlesine ulaşıyor.
Bu geçiş aslında günümüz sinemasının da bir özeti.
Artık sanat sineması ile popüler sinema arasındaki sınırlar eskisi kadar keskin değil.
Dijital platformların etkisiyle seyirci farklı türlere daha açık hale gelirken, oyuncular da kariyerlerini tek bir kulvara hapsetmiyor.
Renate Reinsve’nin yükselişi bunun en güncel örneklerinden biri.
Hem eleştirmenlerin beğenisini kazanıyor hem de milyonlarca seyircinin izlediği yapımlarda yer alabiliyor.
Yarın IBAN’a atarız
Bu haber çok canımı sıktı.
Gerçekten olacak iş değil.
Bazı mekânlar emekçilerin, müzisyen arkadaşlarımın ücretlerini ödemediğinden sorun yaşanıyor.
Bu aslında yeni değil yılların sorunu.
Yaz ayları yaklaşırken Ege kıyıları yine müzikle dolup taşacak.
Oteller, beach’ler, restoranlar ve eğlence mekânları sahnelerini sanatçılara, müzisyenlere ve orkestralara açacak.
İzleyiciler güzel bir gece geçirecek, işletmeler müşteri kazanacak, sosyal medya paylaşımları yapılacak.
Ancak işin görünmeyen tarafında yıllardır çözülemeyen bir sorun var: Müzik emekçisi ücretini zamanında alamıyor ya da hiç alamıyor.
İzmir Müzisyenler Derneği’nin yaptığı açıklama tam da bu yaraya parmak basıyor.
Derneğe göre bazı işletmeler hâlâ müzisyenlerin hak edişlerini eksik ödüyor, geciktiriyor ya da meşhur “Yarın IBAN’a atarız” cümlesinin arkasına sığınıyor.
Bir işletme elektrik faturasını ertesi aya bırakabiliyor mu? Tedarikçisine “Yarın yollarız” diyerek aylarca ödeme yapmayabiliyor mu?
O halde neden konu müzisyen olduğunda aynı rahatlık gösterilebiliyor?
Üstelik mağdur olan sadece sahnenin önündeki sanatçı değil.
Arkada ses teknisyeni, ışıkçı, aranjör, yol ekibi ve çoğu zaman geçimini sadece bu işten sağlayan birçok emekçi bulunuyor.
Bir ödemenin gecikmesi, zincirleme şekilde birçok insanı etkiliyor.
İzmir Müzisyenler Derneği’nin “Sahne biter, ücret ödenir” çıkışı bu yüzden önemli. Çünkü mesele para değil, emeğe duyulan saygı.
Paylaş