Paylaş
Büyük skandal tabii.
Olay, Tourette sendromu konusunda farkındalık çalışmaları yürüten John Davidson’ın tören sırasında istemsiz bir sözlü tik olarak “N kelimesi” kullanmasıyla yaşandı.
Söz konusu ifade, Michael B. Jordan ve Delroy Lindo en iyi görsel efekt ödülünü “Avatar: Fire and Ash” filmine takdim etmek üzere sahnede bulunduğu sırada duyuldu.
Sonra gelsin özürler. BAFTA ayrı, BBC ayrı özür diledi. Özür dilemekle her şey çözülürmüş gibi!
Anladık ki canlı yayın denen şey sadece kırmızı ışık yanınca başlayan bir iş değil.
BAFTA gibi dünyanın en prestijli ödül törenlerinden birinde “Prodüksiyon kamyonda çalışıyordu, duymadı” cümlesi olmaz.
Bu, teknoloji arızası değil, refleks arızası.
Çünkü mesele “duymamak” değil, duyulabilecek ihtimali bile yönetememek.
Canlı yayının doğası belli çünkü, riskli!
Bu tip organizasyonlar, milyonlara “sanat ve etik” dersi verirken perde arkasında en temel yayıncılık refleksini kaybetmiş gibi görünüyor.
Burada asıl yük ırkçı söylemin muhataplarına kaldı ne yazık ki.
İki oyuncunun omzuna “affetme” görevi bindirildi.
Toplumsal gerilim söndürücü olmak zorunda bırakıldılar.
Bir beyaz adamın kontrol dışı ırkçı kelime bağırması sonucu ortaya çıkan kriz, saniyeler içinde iki saygın sanatçının “anlayış göstermek zorunda kalacağı” bir sahneye dönüştü.
Tourette sendromu gerçek.
Davidson’ın kontrolsüz tikleri de gerçek.
Bu durumun kişinin ahlaki niyetinden bağımsız geliştiği de gerçek.
Ama başka bir gerçek daha var: Kurumlar, niyetten değil sonuçtan sorumludur.
Bu tür bir risk biliniyorsa, bu riskin gerçekleştiği anda “hasar”ın kimde kaldığını planlanmak zorundaydılar.
Çünkü “hassasiyet” sadece Davidson’a hassas olmak değil; aynı anda Lindo ve Jordan için de hassas olmak demek.
Tourette sendromu nedir?
BAFTA gecesinde yaşananlardan sonra herkes Tourette sendromunun ne olduğunu araştırmaya başladı.
Tourette sendromu çocukluk çağında başlayan, beynin hareket ve ses kontrol ağlarını etkileyen nörogelişimsel bir durum.
Tik’lerle anlatılıyor genelde, temel belirtileri kişinin isteyerek seçmediği istem dışı hareketler ve sesler.
Göz kırpma, omuz silkme, baş atma gibi motor tikler olabildiği gibi boğaz temizleme, homurdanma, tek kelime ya da kısa ünlemler çıkarma gibi vokal tikler de görülebiliyor.
Peki ya küfürler?
Bazen görülebiliyor olsa da, Tourette denince akla otomatik olarak küfür ya da hakaretin gelmesi doğru değil.
BAFTA örneği talihsiz bir istisna yani.
İstemsiz argo söz söyleme (coprolalia) Tourette’li bireylerin azınlığında görülüyor ve ortaya çıktığında da kişinin niyetini, karakterini temsil etmiyor.
Ödül gecesinde yaşanan şey, günlük hayatta okulda, işte, sosyal medyada da yaşanabilir.
Bir tik yüzünden etiketlenmek, dışlanmak ve yanlış anlaşılmak
Tourette’li bireylerin en ağır yüklerinden biri bence.
Yani BAFTA skandalında suç daha çok yayıncıda.
Paylaş