Ömür Gedik

Ömür Gedik

ogedik@hurriyet.com.tr

Camide telefon yasaklansın

Her ünlü cenazesinde aynı senaryo, aynı manzara, aynı yakınmalar...

Haberin Devamı

En son Engin Çağlar’ın cenazesinde de benzer şeyler yaşandı.

Birileri, ünlülerle selfie ve fotoğraf çektirme yarışına girdi.

Zaten cenazeye de sırf bunun için gelmişlerdi.

Cep telefonları havadaydı.

“Bir fotoğraf çekebilir miyiz?”

Yanında kim var biliyor musun?

Cenazeye gelen başka bir ünlü.

Gözleri yaşlı, elleri bağlı ama yüzüne doğrultulmuş onlarca kamera.

Bir taziye değil, bir “anı yakalama” telaşı.Bir yitip gidenin ardından, bir “story” doğuyordu.

Yas bile bir tüketime dönüşmüşken diyorum ki, ünlü cenazelerinde cami girişinde telefonlar artık toplansa mı acaba?

Camiye telefonla girmek yasaklansa mı? Bu saygısızlık böylelikle bir son bulur belki.

Müzik filmleri festivali

Müziği duymak bir şeydir, onu görmek başka bir şey.

Bir nota bazen bir kelimeden daha çok şey anlatır; bir melodi, bir filmde duyulduğunda kalbin içine işler.

Haberin Devamı

İşte şimdi o duygunun sinemayla buluştuğu özel bir an başlıyor: Long Play Müzik Filmleri Festivali.

Yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran’ın öncülüğünde 5–7 Aralık günleri arasında İstanbul’un kalbinde gerçekleşecek bu festival, hem sinemaya hem müziğe inanan ruhları aynı salonda bir araya getirecek.

Sekiz finalist film, sekiz ayrı ses, sekiz farklı hikâye:

“Bir Orkestranın İzinde”, “Aşırı Kişisel Belgesel”, “Recife Tem Um Coraço”, “The Rhythm of Balance”, “Balkancisco”, “Bakırköy Underground”, “Return of the Creeps” ve “Bartók’un İzinde”.

Her biri müziği bir arka plan değil, bir karakter gibi anlatıyor.

3 gün sürecek festivalde film gösterimlerinin yanı sıra müzik ve sinema arasındaki yaratıcılığın tartışılacağı söyleşiler, atölyeler ve performanslar da yer alacak.

Şeffaf kadın

Seda Sayan, Hülya Duyar’ı konuk aldığı programında Meryem Uzerli’nin keşfedilme hikâyesini dinlerken, Uzerli’nin fotoğrafına bakıp bakıp güzelliğine övgüler yağdırdı.

Normalde bir kadın bir başka kadını överken bir yandan da içten içe kıskanırsa bu belli olur.Seda’nınki öyle değildi, hatta çok samimi geldi bana.

Şeffaf kadın ifadesini pek duymamıştım.

Çok alışık olduğum bir sıfat değil. “Şeffaf” sıfatı, birinin içtenliği, samimiyeti, rol yapmadan olması gibi anlamlar taşırmış.

Haberin Devamı

Yani Seda, Meryem’i sadece dış güzelliğiyle değil aynı zamanda “gerçek, samimi” bir kişiliğe sahip biri olarak gördüğünü ifade etmiş gibi görünüyor.

Çok sevdim ve sevindim.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları