Ömür Gedik

Ömür Gedik

ogedik@hurriyet.com.tr

Bülbüller ötmüyor artık

Sarman Caddesi, Tekir Sokak’ta oturmak güzel olmaz mıydı?Bu konuya birazdan geleceğim.

Haberin Devamı

Bir ülkenin sokak isimleri, aslında o toplumun doğayla, hayvanlarla ilişkisini de ele veriyor.
İngiltere’de yakın zamanda bir araştırma yaptılar.
Buna göre yeni yerleşim yerlerindeki tabelalarda ağırlıklı olarak kuş isimleri göze çarpıyor, hatta son 20 yılda kuş isimli sokaklar patlama yaşamış.
Tarla kuşu adına sahip sokaklar yüzde 350, sığırcıklar yüzde 156, kıyı kuşlarının adları yüzde 104 artmış.
Kağıt üzerinde baktığınızda, şahane.
Bir ülke doğayı ne kadar seviyorsa sokaklarına da onu taşır, değil mi?
Keşke öyle olsaydı.
Aynı raporda bir detay var ki insanın içini acıtıyor: 1970’ten bu yana İngiltere’de tarla kuşlarının yüzde 53’ü, kıyı kuşlarının yüzde 62’si, bülbüllerin yüzde 89’u kaybolmuş.
Sokak tabelaları çoğalırken, o sokakların isim babası olan kuşlar gökyüzünden siliniyor.
Bu sadece İngiltere’nin değil, dünyanın ortak çelişkisi. Bir yandan Çayır Sokak tabelaları artıyor, bir yandan gerçek çayırlar yüzde 97 oranında yok oluyor.
Doğanın adını veriyoruz ama doğanın kendisini kaybediyoruz.
Sokaklara Bülbül Sokak tabelası
asacağız diye gece bir bülbülün şarkısını duyamıyoruz artık.
Sarman Sokak’ta yaşamak...
Sarman Caddesi, Tekir Sokak demiştik.
Bizde de aslında sokaklara isim verirken doğayı, hayvanları çok severiz.
Hele kediyi, köpeği, kuşu, sokak hayvanını.
Onlarla iç içe yaşayan bir ülkeyiz.
Ve umarım öyle olmaya devam edeceğiz.
Diyelim ki İngiltere’deki gibi yeni yapılan büyük sitelere isimler veriliyor; ne görürdük?
Pati Sokak, Kırlangıç Sitesi, Karabaş Caddesi, Tekir Geçidi, Pamuk Mahallesi, Martı Tepesi...
Bizde martı sesi, kedi mırlaması, çıtırdayan mama poşeti sesi sokak kültürünün bir parçası.
Yani isim koymak yetmez.
Sokak isimlerinden önce sokakların gerçek sahiplerini, yani o hayvanların yaşam hakkını korumamız gerekiyor.
Bir sokak kediye adanmışsa, o sokakta o kedinin güvende olması gerek.
Bir mahalle martının adını taşıyorsa, o martının yaşam alanlarının yok edilmemesi gerek.
Sokak tabelalarını korumak kolay, sokakların sesini korumak zor.
Önemli olan tabeladak kuş değil, havadaki kuş.
Biz de bülbülün şarkısını, martının çığlığını, kedinin mırlamasını
kaybetmeyelim diye, elimizden geleni bugünden yapmalıyız.

Haberin Devamı

Hediye seçme tüyoları

Haberin Devamı

Benim doğum günüm de (22 Aralık) yaklaşıyor, yeni yıl da.
Hediye dediğin, karşındaki insana “Seni düşündüm” hissi vermenin en zarif yolu.
Hediye seçme telaşına girecekler için üşenmedim bir ön çalışma yaptım.
Bir kere marka değil, his önemli. Marka yerine kişiye kendini özel hissettiren seçim her zaman kazanır.
Yerelden almak, yeni girişimcilere, özellikle de kadınlara fırsat tanımak bence çok değerli.
Zaman ya da deneyim hediye etmek de son zamanlarda hayli moda.
Yeni doğum yapmış bir arkadaşa bakım zamanı, çalışıp duran bir dosta da masaj randevusu alabilirsiniz mesela.
Tiyatro bileti, seramik workshop’u, konser, bunların vereceği anılar bir eşyadan daha uzun yaşar.
Var olanı yükseltmek de risksiz bir hediye.
Sevdiği bir kazağın daha iyisi, zaten kullandığı bir kahve makinesinin bir üst modeli tamamdır.
Kitap hediye etmeyi unutmayalım.
Çocuklara da büyüklerine de. Bir kitabın hayat değiştirdiği çok insan tanıdım.
En pahalı hediyeyi almak değil, karşındaki kişiyi gerçekten dinlemek, onun yılını, ihtiyaçlarını, zevklerini görmek önemli.
Başa dönersek, doğum günüm yaklaşıyor demiştim, kişiye yani bana özel bir hediye almak istiyorsanız lütfen HAÇİKO Derneği’ne mama ve tedavi bağışı yapın.
Beni en çok mutlu edecek şeyin bir hayvanın hayatına dokunmak olduğunu biliyorsunuz.

Yazarın Tüm Yazıları