Paylaş
Her gün onlarca emoji kullanıyoruz.
Gülüyoruz, ağlıyoruz, alkışlıyoruz, kutluyoruz, âşık oluyoruz...
Bazen tek bir emoji, yazacağımız onlarca cümleden daha fazlasını anlatıyor.
Kalp var.
Akciğer var.
Beyin var.
Peki ya böbrek? Yok.
İlk duyduğumda ben de şaşırdım. Çünkü böbreklerimiz öyle sıradan organlar değil.
Günde yaklaşık 180 litre kanı süzüyor, vücudumuzdaki su ve mineral dengesini sağlıyor, toksinleri uzaklaştırıyor, tansiyonumuzun düzenlenmesinden kemik sağlığımıza kadar birçok hayati görevi üstleniyor.
Biz fark etmesek de onlar gece gündüz durmadan çalışıyor.
Belki de tam bu yüzden yeterince konuşulmuyorlar.
Sessiz çalıştıkları gibi, hastalıkları da sessiz ilerliyor.
Bugün dünyada 850 milyondan fazla insan kronik böbrek hastalığıyla yaşıyor.
Yani yaklaşık her 10 yetişkinden biri.
Türkiye’de ise neredeyse her altı-yedi kişiden biri bu hastalıktan etkileniyor.
Daha da düşündürücü olan şu; bu insanların önemli bir bölümü hasta olduğunun farkında bile değil.
Çünkü böbrek hastalıkları çoğu zaman ağrı yapmıyor. Bağırmıyor.
Kendini hissettirmiyor.
Ta ki iş işten geçene kadar...
İşte bu yüzden böbrek sağlığında en güçlü silah erken teşhis ve farkındalık.
Eskiden farkındalık afişlerle oluşturulurdu. Sonra televizyon kampanyaları geldi. Şimdi ise dünyanın dili değişti.
Artık sosyal medya var.
Artık emojiler var.
Bugün çocuklar da, gençler de, yetişkinler de, doktorlar da, hastalar da aynı dijital dili konuşuyor.
Bazen tek bir emoji, uzun bir makaleden daha fazla dikkat çekiyor.
Bir hashtag milyonlarca kişiye ulaşıyor.
Bir paylaşım insanların sağlık kontrolüne gitmesine bile vesile olabiliyor.
Tam da bu nedenle Türk Böbrek Vakfı’nın başlattığı girişimi çok değerli buluyorum.
Vakıf, 31 Temmuz’da Unicode Konsorsiyumu’na resmi “böbrek emojisi” başvurusu yapacak.
Umarım kabul görür.
Yarın Dünya Emoji Günü
Kimileri “Alt tarafı bir emoji” diyebilir.
Ama bence mesele bundan çok daha büyük. Bir emoji görünürlüktür.
Hatırlatmaktır. Konuşulmayanı konuşulur hale getirmektir.
Milyonlarca böbrek hastasının dijital dünyadaki sesi olmaktır.
Organ nakli bekleyen insanların umududur. Her gün diyalize giren hastaların görünürlüğüdür.
Doktorların, hemşirelerin ve sağlık çalışanlarının emeğinin simgesidir.
Geçmişte küçük sembollerin ne kadar büyük değişimler yarattığını defalarca gördük.
Neden böbreğin evrensel bir simgesi olmasın? Üstelik bu emoji yalnızca hastaları temsil etmeyecek.
Bol su içmeyi...
Düzenli sağlık kontrollerini...
Organ bağışını...
Erken teşhisin önemini...
Ve böbrek sağlığını da her gördüğümüzde bize hatırlatacak.
Yarın, 17 Temmuz Dünya Emoji Günü işte bunun için önemli.
Belki ilk kez milyonlarca insan aynı soruyu soracak:
“Gerçekten de böbreğin neden bir emojisi yok?”
Ben de bu sorunun cevabını merak ediyorum.
Çünkü dijital çağda görünür olmak sadece teknolojiyle ilgili değil.
Sağlıkla ilgili.
Farkındalıkla ilgili.
Hayatla ilgili.
Belki küçücük bir emoji, bir çocuğun merak edip böbreklerin ne işe yaradığını öğrenmesini sağlayacak.
Belki yıllardır check-up yaptırmayan bir yetişkinin doktora gitmesine vesile olacak.
Belki organ bağışı konusunda bir kişinin fikrini değiştirecek. Ve belki de milyonlarca böbrek hastasına “Sizi görüyoruz, sesinizi duyuyoruz” diyecek.
Bazen büyük değişimler, küçücük bir simgeyle başlar.
Belki de dijital dünyanın en büyük eksiklerinden biri, bugüne kadar hiç fark etmediğimiz o küçük böbrek emojisidir.
Paylaş