Ömür Gedik

Ömür Gedik

ogedik@hurriyet.com.tr

Baş Belaları ve Başyapıtları

Bugün size çıkar çıkmaz çok satanlar arasında yer alan Yiğit Aydın imzalı bir kitaptan, “Baş Belaları ve Başyapıtları”ndan söz edeceğim.

Haberin Devamı

Bu kitap fikri çok güçlü aslında. “Dâhi” diye kutsadığımız sanatçıların kırılganlıklarını, takıntılarını ve karanlık taraflarını anlatması merak uyandırıyor.

Özellikle sanat tarihini sadece akademik bir dille değil aynı zamanda dramatik hikâyeler üzerinden anlatması bence en güçlü yönü.

Leonardo da Vinci neden hiçbir şeyi tamamlayamıyordu?

Michelangelo’nun öfkesi eserlerine nasıl yansıdı?

Raffaello neden bu kadar kısa sürede bir efsaneye dönüştü?

Merak uyandırıyor, öyle değil mi?

Yiğit Aydın, “Baş Belaları ve Başyapıtları”nda sanat tarihinin kutsal kabul edilen dâhilerini kusurları, saplantıları ve delilikleriyle anlatıyor. 

Bu kitap, sizi müzelerin steril sessizliğinden çıkarıp boya kokan, krizlerle dolu atölyelere götürüyor.

Sanat tarihçisi, öğretim üyesi ve Redart Sanat Galerisi’nin kurucusu olan Yiğit Aydın kitabını şöyle özetliyor:

Haberin Devamı

“Tarihin en önemli sanatçılarının kusursuz eserler üretirken aslında nasıl kusurlu olduklarını, insani taraflarını anlattığım, gerçek yüzleriyle okuyucuyu tanıştırdığım, okurken sizleri onların yaşadığı yerlere ve zamanlara yolculuk yaptırdığım bir kitap oldu. ‘Baş Belaları ve Başyapıtları’ insan üstü yeteneklere sahip sanatçıların aslında ne kadar da insan olduklarını anlatan, sanki sanatçıların günlüğünü okuyormuşsunuz izlenimi veren, bir yandan da içerdiği bilgilerle akademide ders kitabı olabilecek bir kitap.”

Önümüzdeki uzun bayram tatilinde pek çoğumuzun başucu kitabı olacaktır.

İşte devlet kedisi

İngiltere’de başbakanlar değişiyor, seçimler yapılıyor ama biri hep yerinde kalıyor: Larry, kedi Larry.

Evet, bir kedi. 

Ama sıradan bir kedi değil. Dünyanın belki de en ünlü devlet kedisi.

Kedi Larry yaklaşık 19 yaşında ve hâlâ İngiltere Başbakanlık Konutu’nun resmi “fare avcısı”.

2011 yılında Battersea Hayvan Barınağı’ndan sahiplenilen Larry’nin görevi başlangıçta Downing Street’teki fare sorununu çözmekti. 

Ama zaman içinde o, İngiliz siyasetinin sessiz tanığına dönüştü.

Düşünsenize...

David Cameron’dan Boris Johnson’a, Liz Truss’tan Rishi Sunak’a kadar sayısız lider geldi geçti. 

Haberin Devamı

Kimileri birkaç ay dayanabildi, kimileri seçim kaybetti, kimileri istifa etti. Larry ise hiçbir yere gitmedi.

Belki de insanlar Larry’yi bu yüzden seviyor. Çünkü siyasetin sert, yorucu ve güven kaybettiren dünyasında o, değişmeyen tek şey gibi duruyor.

Bir ülkenin ortak maskotu haline gelen bu yaşlı kedi; tarafsız, sakin ve kendi halinde yaşamaya devam ediyor. 

Hanta virüsünden sonra “sokakta kedi de olmasın”cılar zaten geri adım atmış, farelere karşı kedilerin yanında olmaya mecbur kalmıştı.

İngilizler farelere karşı kedi Larry’yi yıllar önce görev başına getirmiş gördüğünüz gibi.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları