Ömür Gedik

14 Şubat filozofları

16 Şubat 2021
Çoğu filozofun düzgün bir aşk hayatı yokmuş. Bazıları bu konuyu hiç konuşmaz, kimi ise aşağılayan tavırlarla yaklaşırmış.

14 Şubat Sevgililer Günü söz konusu olduğunda maşallah herkes filozof kesildi başımıza.
Bir beğenmemeler, bir üstten bakmalar!
Ben ise hiç de öyle bakmıyorum bu özel güne.
Ve Sevgililer Günü’nü yerden yere vuranlara, “kapitalizmin ürünü” diyerek kutlayanları eleştirenlere kızıyorum.
Bu kadar sevgisiz, bu kadar hoşgörüsüz zamanlarda öyle ya da böyle içinde sevgi barındıran günleri yok etmeyelim.
İnsanların birbirlerine sevgi sözcükleri söylemesi, bir çiçek, bir hediye almış olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor?
Bırakın sevgi, olabilen her yerden girsin hayatımıza.

Yazının Devamını Oku

Glütensiz ve ağrısız hayat

11 Şubat 2021
Otoimmün hastalığı olanların sayısının bu kadar fazla olduğunu hiç tahmin etmezdim.

Ne kadar da çokmuşuz. Ve ne kadar da dertliymişiz ama bir o kadar da bağlıymışız birbirimize.

Bana geçmiş olsun diyen, alternatif tedavilerden bahseden herkese çok teşekkürler.

Umarım hep birlikte içimizdeki düşmanlardan kurtulur, bağışıklık sistemimizin bize saldıran şaşkın askerlerine doğru yolu gösteririz.

İşte bu noktada çok soru geldiği için geçen yazımda bahsettiğim eliminasyon diyetini biraz daha açmak ve detaylı anlatmak istiyorum.

Bu diyet, kronik enflamatuar hastalıkların iyileştirilmesinde çok etkin bir rol oynuyor.

Adının diyet olduğuna bakmayın, fazla kiloların atılmasına katkı sağladığı doğru olsa da aslında kilo verdirmek gibi bir amacı yok.

Sadece bize zarar veren yiyecekleri tespit edip hayatımızdan çıkarmamıza yardımcı oluyor.

Belli grup yiyecekleri hayatınızdan bir süre (21 gün) çıkarıyor ve sonra yeniden ekliyorsunuz.

Yazının Devamını Oku

Eliminasyon diyeti yapın

9 Şubat 2021
Ben kendi kendine zarar verenlerdenim, yani otoimmün bir hastalığım var.

Bağışıklık sistemim olması gerekenden fazla çalışıyor ama bana iyilik yapacağına yanlışlıkla vücudumun normal dokularına ve organlarına saldırıyor.

Yani düşmanlarla savaşacak olan askerlerim gelip beni vuruyor.

Bunun nedenlerinden biri, normalde negatif olması gereken HLA-B27 geninin bende pozitif olması.

HLA-B27’nin pozitif olması, kişinin AIDS, Hepatit C, grip gibi virüslere yakalanmasını engelliyor ama diğer yandan da otoimmün hastalıklara yatkın olmasına neden oluyor.

Bendeki otoimmün hastalık romatoid artrit, yani iltihaplı romatizma kronik bir inflamatuar bozukluk aslında.

Bulaşıcı olmayan ve neden kaynaklandığı da bilinmeyen bu hastalıkta bağışıklık sistemi eklem, akciğer, kalp ve kan damarlarına saldırabiliyor.

Tedavisi yok!

Sadece bağışıklık sistemini baskılamak suretiyle etkileri azaltılabiliyor.

Yazının Devamını Oku

Hayvan Hakları Kanunu ne durumda?

4 Şubat 2021
Merakla ve artık iyice sabırsızlıkla beklediğimiz 5199 No’lu Hayvan Hakları Kanunu değişikliğinde son düzlüğe gelindiğini biliyoruz.

Az kaldı, yasa değişiminin eli kulağında. Meclis’in onayına gidecek yasa tasarısıyla ilgili umut da var, endişeler de.

Tasarı Meclis’e gidene dek, hayvan hakları için fayda sağlamak adına tüm hayvanseverler olarak yasayı bugünlerde sık sık gündeme getirmemiz ve kırmızı çizgilerimizi sık sık tekrarlamamız şart.

Bu noktada HAÇİKO Derneği Başkanı olarak altını çizmek istediğim konular var.

En önemlilerinin başında, 6’ncı maddenin korunması geliyor.  Kulislerde dolanan dedikodu, yeni çıkacak yasada okul, cami, park ve hastane gibi kalabalık yerlerde sokak hayvanlarının yaşamasına izin verilmeyeceği yönünde.

Bunun düşüncesi bile korkunç geliyor bana.

Mevcut yasada hayvanlar sokaklarda, bulundukları mahallelerde yaşarlar.

Belediye, kısırlaştırıp ya da tedavi edip, tekrar bulunduğu yere bırakır. Bu durumun altını çizen 6’ncı maddenin değiştirilerek sokaklarımızdaki hayvanların toplatılmasını, özetle kedi köpeklerin şehirlerden atılmasını kabullenmemiz mümkün olamaz. 

Hayvanların mal kapsamından çıkarılıp can statüsüne alınması ve onlara yönelik öldürme, yaralama, işkence, cinsel istismar vb. fiillerin

Yazının Devamını Oku

Clubhouse’un esiri oldum

2 Şubat 2021
Kaydı yok, tekrarı yok, dolayısıyla “Acaba bir şey kaçırıyor muyum?” duygusunu fena halde besliyor.

Ve işte o zaman işi gücü, Twitter’ı, Instagram’ı, artık başka ne varsa tüm diğer sosyal mecraları, Netflix’te dizi izlemeyi ve hatta WhatsApp gruplarını falan bırakıp vaktinizi burada geçirmeye başlıyorsunuz.

Yeni popüler uygulama Clubhouse’dan söz ediyorum.

Beni DMC & Warner Music Türkiye CEO’su Samsun Demir davet etti.

Ona da Edis davetiye göndermiş.

Öyle ben geldim diye girilmiyor yani buraya.

Birinin sizi davet etmesi, referans olması gerekiyor.

Bunun iki özel anlamı var.

Birincisi; uygulama popülasyon açısından belli bir seviyeyi, kriteri korumuş oluyor.

Yazının Devamını Oku

Balon içinde konser

28 Ocak 2021
Çaresizlik bunu da yaptırdı sonunda.

Hayatımızda kocaman şeffaf balonlar içinde konser veren bir grup ve onları yine benzer kocaman şeffaf balonlar içinde izleyen seyircileri de görmüş olduk.
Pandemi nedeniyle yapılamayan konserleri bu şekilde yapılır hale getiren Amerikalı rock grubunun adı The Flaming Lips.
Grup üyeleri uzay balonları adını verdikleri balonlar sayesinde kapalı mekanda konserlerini yaptılar.
Bu, The Flaming Lips’in sahnedeki ilk çılgınlığı değil tabii.
Daha önce de cover’ladıkları şarkıların sözlerini değiştirmişlikleri ve sahnede mikrofon yerine megafon kullanmışlıkları var.
Ne diyeyim, severim böyle şeyleri, güzel kafalara devam.

Tweety dişi mi erkek mi?

Yüzü öyle güzeldi ki, mutlaka kız olmalıydı.

Yazının Devamını Oku

YenidenBiz ile işe geri dönün

26 Ocak 2021
Evlilik, çocuk, taşınma, ailevi ya da başka herhangi bir nedenle iş hayatına ara vermiş kadınların sayısı sandığınızdan çok daha fazla.

İşe geri dönmek istediklerinde ne hak ettikleri pozisyonu ne de maaşı alabiliyorlar.
Üstelik iyi eğitimli ve kariyer sahibi kadınlar bunlar.
Ne büyük bir değer kaybı öyle değil mi?
İşte YenidenBiz, bu nitelikli kadınları iş hayatına kazandırmak için kurulmuş bir oluşum. Bu oluşuma gerçekten hayran kaldım ve sonuna kadar destekliyorum...
YenidenBiz’i hemcinslerime duyurmak, sadece bir kez değil, yaptıkları her yeni projede yeniden duyurmak boynumun borcu.
Siz de işe ara vermiş bir kadınsanız lütfen YenidenBiz’e başvurun.
Onlarca büyük şirketle işbirliği halindeler ve sizin hakkınızı yedirmeden bu şirketlerde yeniden işe başlamanızı sağlayabilirler.

Yazının Devamını Oku

Ceyda Düvenci’yi anneliğinden vurmayın

21 Ocak 2021
Ceyda Düvenci’nin kızının regl olduğunu sosyal medyada paylaşması, gündemin ortasına düşüverdi geçen gün.

“Bu paylaşım, çocuğunun özeline tecavüzdür. Kızı, kendisini bu acımasız ortama savunmasız bir halde bıraktığı için ileride annesine dava açabilir” diyenler oldu...

“Regl olmak paylaşılır mı” dediler...

Ağır şekilde, acımasızca eleştirdiler Ceyda’yı.Kendin böyle bir paylaşım yapmak istemeyebilirsin ama paylaşanı da böylesine linç edemezsin.

Ben Ceyda’nın regl olmanın normal bir şey olduğunu, fizyolojik döngünün parçasından başka bir şey olmadığını vurgulamak ve sevincini göstermek için bu paylaşımı yaptığını düşünüyorum.

Evet, regl olmak utanılacak, gizlenecek, saklanacak ayıp bir şey değil. Medeni ülkeler kadın pedlerini artık sosyal ihtiyaç olarak sayıp bedava dağıtma seviyesine gelmiş durumda.

Markette ped alırken utanma, pedi saklama gereği duyma devri geçeli çok oldu.

“Bir kişi bu durum özelinde farkındalık yaratacaksa kızının değil iznini aldığı yetişkin birinin ya da kendisinin regl olmasını paylaşmalı” diyenlerle “Regl olmak paylaşılmalı mı?” sorusu üzerinden değil, “İnsanlar çocuklarını sosyal medyada paylaşmalı mı?” sorusu üzerinden tartışmak daha doğru.

Ama bu ayrı bir yazı konusu. Konumuza dönersek, üzerine titrediği kızının regl olabilmesine sevinmiş bir anneyi böylesine linç etmenin, kırmanın haksızlık olduğunu düşünüyorum.

Yazının Devamını Oku