Saçları diken diken eden fıkra

Türkiye’nin siyasi gündemine çok uyan bir Kazakistan fıkrası bu aralar kulislerde pek popüler.

Haberin Devamı

Geçen günlerde Kazakistan’da yapılan anayasa referandumu için bir heyet, gözlemci olarak bu ülkeye gitti. Heyete ev sahipliği yapan Kazaklar, kendi ülkelerindeki siyasilerin duygu halini anlatan bir fıkrayı paylaştı. Fıkra özellikle iktidar milletvekillerinin ruh halini çok güzel özetlediği için şu sıralar çok revaçta. Kazakistan’da anlatılan fıkra şöyle: Bir milletvekili berbere gitmiş. Berber milletvekiline “Efendim, erken seçim olacak mı?” diye sormuş. Milletvekili “Yok” demiş. Berber saç kesmeye devam ederken, birkaç dakika sonra bir daha sormuş “Erken seçim var mı?” milletvekili yine “Yok” demiş. Berber üçüncü kez sorunca, milletvekili sinirlenerek, “Niye durup durup soruyorsun. Erken seçim yok dedik ya” demiş.

Bunun üzerine berber şu yanıtı vermiş: “Efendim, ben erken seçim dedikçe sizin saçlarınız diken diken oluyor. Kolay kesiyorum. Makasa geliyorlar.”

Haberin Devamı

Saçları diken diken eden “erken seçim olasılığı” seçilmeme kaygısı taşıyan vekillerin korkulu rüyası.

SIĞINMACILAR KONUSU BİTMEZ

SURİYELİ sığınmacılar konusu hız kesmeden devam ediyor. AK Parti’nin Kızılcahamam kampının ekonomiden sonraki en önemli başlığı bu oldu. Aynı şekilde, TBMM’de konunun ele alınmadığı gün yok gibi. Uzmanların ilginç önerileri de günlerdir tartışma konusu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kampta, “Biz sınırdaki güvenlik koridorunu genişletince, onlar da ülkelerine dönecekler. Daha öncekiler nasıl döndüyse bunlar da dönecek” dediğini ve vekillerin endişelerini gidermeye çalıştığını biliyoruz. TBMM Genel Kurulu’nda yapılan konuşmalarda, iktidar temsilcileri sınırlarda artırılan güvenlik önlemlerini günaşırı anlatıyor. 2021 yılında toplam 451 bin düzensiz göçmenin girişinin engellendiği, yılbaşından bu yana da engellenen sayısının 200 bini bulduğu belirtiliyor. Kaçak giriş yapan 40 bin kişinin de sınır dışı edildiği aktarılıyor.

Uzmanların ise geçici sığınmacılarla ilgili farklı önerileri bulunuyor. Geçici Koruma Yönetmeliği’nin ‘geçici koruma statüsünün sona ermesi’ başlıklı 11’inci maddesinin cumhurbaşkanına bunu sonlandırma yetkisi verdiği belirtiliyor. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile geçici korumanın sonlandırılabileceği dile getiriliyor. Çözüm bulmadan bu yetkiyi kullanmak kolay değil tabii.

Haberin Devamı

Tüm bunlara kafa yoruluyor. İktidar partisi konunun seçimde sonuçları olabileceğini görmeye başladı.

ÇOCUĞU TİCARİ ÜRÜN YAPMAK

DİJİTAL bağımlılıktan söz edildiğinde, çocukları koruma görevinin kamudan önce ailelerin sorumluluğunda olduğunu unutmayalım. Bunun için de farkındalık yaratmak ve toplumubilinçlendirmek gerekiyor.

Saçları diken diken eden fıkra

Bülent Sarıoğlu’nun aktardığına göre, YouTube ve Instagram gibi sayfalarda, çocuğunu ticari araç gibi kullanan ebeveynler sorunu TBMM’nin gündemine geldi. Dijital Mecralar Komisyonu’nun toplantısına katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, “Son zamanlarda maalesef ebeveynin çocuğunu bir ticari ürün gibi pazarladığı sayfalar var. Bu çocuğun istismarıdır, en iyi ihtimalle ihmaldir. Birini yakalıyoruz, kapattırıyoruz, bir başkasını açmış oluyor. 10 dakika sonra bakıyorsunuz başka bir isimle hesap açmış” dedi.

Haberin Devamı

Bunları takip etme ve kapattırmanın yanı sıra ilgili kurumların da harekete geçirildiğini aktaran Bakan, “Asıl mesele gerçekten bir farkındalık oluşturmak. Toplumun algısını, toplumun çocuğa bakışını, insana bakışını, yeni araçları kullanırken nasıl kullanması gerektiğini anlatmak” sözleriyle, bunun topyekûn bir mücadele olduğunu anlattı.

Bağımlılıkla mücadelede dijital bağımlılık yeni bir başlık. Madde bağımlılığı kadar çocuk ve gençler üzerinde yıkıcı etkisi olabilen dijital bağımlılık konusunda, sorumlu ve bilinçli ebeveynler gerekiyor.

Yazarın Tüm Yazıları