Paylaş
“Yoğun geçen bir eğitim döneminin ardından verilen ara, öğrencilerin zihinsel olarak dinlenmelerine, enerji toplamalarına ve yeni döneme daha hazır başlamalarına yardımcı olacak. Ancak unutmamak gerekir ki tatil yalnızca derslere ara vermek değil aynı zamanda öğrenmenin farklı biçimlerde devam ettiği bir süreçtir. Çocuklar bu dönemlerde yeni deneyimler yaşar, merak ve ilgi alanlarına yönelme fırsatı bulurlar” diyen Prof. Dr. Zeynep Kızıltepe sözlerini şöyle sürdürüyor, “günümüzün dijital dünyasında sürekli bir uyaran bombardımanına maruz kalan çocuklar, kendi iç seslerini duymakta zorlanıyor. İşte bu ara tatil, onlara kendilerini keşfetme, yeteneklerini sorgulama ve bağımsız bireyler olma yolunda önemli adımlar atma imkânı sunabilir. Okulun kalıplarından sıyrılan çocuk, tatilde hayal gücünü özgür bırakabilir.” Zeynep hocanın tatili hem dinlenme açısından verimli hem de gelişimi destekleyecek şekilde geçirmek için çocuklara ve ailelere yönelik önerileri ise şöyle:

ÇOCUKLARA ÖNERİLER
Resim ve el işi: Sadece resim değil, evde bulunan karton kutu, ip, düğme, kumaş parçası gibi malzemelerle yeni oyuncaklar veya dekoratif objeler tasarlamak. Daha önce hiç bilmediğiniz mesela origami gibi bir tekniği öğrenip uygulamak. Önemli olan sonucun mükemmelliği değil, sürecin keyfidir. Elleriyle bir ürün oluşturan çocuk, aynı zamanda düşünmeyi, problem çözmeyi ve sabretmeyi öğrenir.
Yazma serüveni: Bir günlük tutmak, duygularını ve o gün yaşadıklarını oraya yazmak, çocuğun kendi iç dünyasının farkına varıp, onu anlamasına yardımcı olur. Daha yaratıcı çocuklar için kısa hikâyeler yazmak, bir çizgi roman kahramanı yaratmak ya da şiir denemeleri yapmak harika birer uğraş olabilir.
Müzik ve dans: Varsa bir enstrümanla yeni melodiler keşfetmek, yoksa bir şarkının sözlerini araştırıp söylemek veya müzik eşliğinde dans ederek enerji atmak bile başlı başına bir terapidir. Müziğin, çocukların duygusal zekâsını geliştirdiği, stresini azalttığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Hayal kurmak: Günümüz çocukları maalesef hayal kurmaya giderek daha az zaman ayırıyor. Yoğun ders programları, sürekli planlanan etkinlikler ve ekranların doldurduğu boş zamanlar, çocukların kendi iç dünyalarına dönüp hayal kurabilecekleri alanları daraltıyor. Oysa hayal gücü, yaratıcılığın ve problem çözme becerisinin temelidir. Unutmayalım ki bazen bugün kurulan küçük hayaller, yarının büyük fikirlerinin başlangıcı olabilir.
Kitap okumak: Tatil, ders kitapları dışındaki kitaplarla buluşmak için biçilmiş kaftandır. Çocuklar kendi seçecekleri macera, bilim kurgu, polisiye ya da hayvanlarla ilgili kitaplarla baş başa kalmalı. Bir kitap kahramanıyla özdeşlik kurmak, onun dünyasında yaşamak, empati yeteneğini geliştirir ve kelime dağarcığını zenginleştirir. Yapılan araştırmalar, düzenli kitap okuyan çocukların, okumayanlara göre sınavlarda daha başarılı olduğunu gösteriyor.
Dijital detoks: Günümüz çocuklarının en büyük sorunlarından biri, ekran bağımlılığı.Tatil, ‘dijital detoks’ için de bulunmaz bir fırsat. Evde ebeveynlerle birlikte ‘ekransız saatler’ uygulaması başlatabilir, örneğin akşam yemeğinden sonra tüm aile bireyleri telefonları, tabletleri hatta televizyonu bir kenara bırakıp sohbet edebilir, oyun oynayabilir veya kitap okuyabilirsiniz. Bu, aynı zamanda aile bağlarını da güçlendirir.
Yemek yapmak: Kendi başına basit bir kahvaltı hazırlamak, bir sandviç yapmak, hatta mesela bir kurabiye tarifi denemek hem el becerimizi geliştirir hem de özgüvenini artırır. "Ben de yapabiliyorum!" duygusu, kendinize olan inancı pekiştirir.
Kendi bakımını üstlenmek: Odanızı toplamak, yatağı düzeltmek günlük rutinleri, bir zorunluluk olarak değil, kendinize duyduğunuz saygının bir gereği olarak görebilirsiniz.
Yeni bir hobi edinmek: Tatil, merakların peşinden gitmek için sonsuz bir alandır. Belki basit bir teleskopla gökyüzünü gözlemlemek belki küçük bir saksıda bir bitkinin gelişme evrelerini takip etmek belki de satranç öğrenmek bu tatilin kazanımı olabilir.

Prof. Dr. Zeynep Kızıltepe
AİLELERE ÖNERİLER
Oyun geceleri: Haftanın bir gecesini ‘aile oyun gecesi’ ilan edin. Satranç, monopoly, Tabu gibi oyunlarla hem eğlenin hem de çocuğunuza sağlıklı rekabeti öğrenin. Bu oyunlar, çocuğun strateji geliştirme, sabretme ve kaybetmeyi kabullenme gibi becerilerini de geliştirir.
Birlikte film keyfi: Mısır patlatın, ışıkları kısın ve hep birlikte bir film izleyin. Film bittikten sonra, filmdeki olaylar, karakterler üzerine konuşun. Böyle bir sohbet çocuğunuzun duygu ve düşüncelerini anlamak için harika bir fırsattır.
Kısa doğa yürüyüşleri: Yakınlardaki bir parka, ormanlık alana veya gölete gidip doğayı keşfedin. Yaprak, taş, kozalak toplayabilir; kuşları gözlemleyebilirsiniz.
Müze ve bilim merkezi ziyaretleri: Birçok şehirde çocuklara özel müzeler, bilim merkezleri veya akvaryumlar bulunuyor. Bu yerleri ziyaret etmek, çocuğun eğlenirken öğrenmesini sağlar.
Mahalle keşfi: Birlikte mahallede yürüyüşe çıkıp yeni keşifler yapın. Yeni açılan bir pastaneye uğrayın, parkta salıncaklara birlikte binin, sahile gidip taş sektirin. Önemli olan gidilen yerin uzaklığı değil, birlikte olmanın keyfidir.

LİSELİ GENÇLERE VE AİLELERİNE ÖNERİLER
Lise çağındaki gençler bu tatili geleceğe yönelik olarak atacakları adımları için bir araştırma ve deneyim kazanma fırsatı olarak da görebilir. Bunun için örneğin hayal ettikleri üniversitelere gidebilir, gelecekte mensubu olmayı düşündükleri mesleği yakından tanımak için iş yeri ziyaretleri yapabilirler.
Kültürel ve sosyal aktiviteler de gençlerin kendilerini geliştirmesine ve kendi ilgi alanlarını keşfetmesine önemli katkılar sağlar. Bu tür deneyimler yalnızca bilgi kazandırmaz, aynı zamanda empati kurma, iletişim becerileri geliştirme ve kendini ifade etme yeteneğini de güçlendirir. Birlikte bir tiyatro oyununa veya konsere gitmek, gencin kültürel gelişimine katkıda bulunur ve ortak anılar biriktirmenizi sağlar. Belki de en önemlisi. Yoğun ders temposu içinde ihmal edilen uzun sohbetler için tatil biçilmiş kaftandır. Birlikte bir çay kahve eşliğinde sohbet ederek geçireceğiniz zamanlar, aranızdaki bağı güçlendirecektir.
Tatil, aynı zamanda kültürel mirasımızı çocuklarımıza aktarmak için de harika bir fırsattır. Bayram ziyaretleri, akraba buluşmaları, büyük ailenin bir araya gelmesi, çocuğun aidiyet duygusunu geliştirir.
Paylaş