GeriNur Hande Başpınar Yaşamayı bilene, görmeyi isteyene güzel olan kent
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yaşamayı bilene, görmeyi isteyene güzel olan kent

Ankaralı oyuncu Fadik Sevin Atasoy, geçtiğimiz günlerde Twitter hesabından takipçilerine şöyle seslendi: “Ankaralı olmak nasıldır diye sordu bir arkadaşım, Ankaralı olmak, var mı fikri olan?” Ankaralılar ve yolu bir dönem buradan geçenlerse @FadikAtasoy’a cevap vermekte gecikmedi.

 

Yaşamayı bilene, görmeyi isteyene güzel olan kent

@ozunyeniaygrgl “Nasıl anlatsam nerden başlasam... Seven seviyor işte. Anlatmaya kalksam flood yapmak zorunda kalırım” derken, @gkhaneken1’in yorumu ise “Her İstanbullunun(?!) dönüşünü sevdiği şehir Ankara. Her gün yeniden tanırsın, gri görünür ama süt kadar beyazdır, lekeyi çabuk gösterir. Samimidir bir de” oldu. Kentli, Ankaralı olmak ne demektir, şu satırlarla anlattı:
@arizonakaktusu Garip bir güzelliktedir. Ankaralılar güzelin öznel olduğunu bilir sanırım. Seviyoruz bitti, çünküsü yok :) Galiba kendini sadece sevdiğini hissettirenlere gösteren kapalı bir kutu. Yaşamayı bilene, görmeyi isteyene güzel.

GİDERSEM AKLIM KALIR

@Cyhntmc Aralık ayazında Yüksel Caddesi’nde sevgilinle yürürken, elleriniz üşümesin diye montun/paltonun/gocuğun cebinde el ele tutuşmaktır...
@ernaky Göğe baktıran balkonlar.
@beyhanyeni Dostlukların mekân olduğu bir şehirdir. Sırları vardır. Gönlün kendisidir.
@dikmenintepesi Yalnız olmanın mutsuz olmana sebep olmadığı yerdir Ankara.
@bendnadamolmaz Ankara hem çok sevdiğim hem de ayrılamak isteyip de ayrılamadığım sevgili gibi. Gitmek istiyorum ama gidersem de aklım kalır biliyorum..
@gelbstein Martıların bir umutla hamsi kamyonlarının arkasından gelip kaybolduğu şehre Ankara denir.
@zelislekesif Bir rengi olsa gridir, kahverengidir turuncudur. En çok Yılmaz Erdoğan’ın şiirindeki gibi “Ankara’ya öyle yakışırdı ki kar, sokaklar ışıldar...” En çok yazı değil kışı özlerim.
@BEERHOME LA’nın notadan ibaret olmadığını bilmektir Ankara.
@staavn Ben çocukken Ankaralı dendiğinde nedense çok beyefendi/hanımefendi, diksiyonu muazzam, giyim kuşam temiz, statü sahibi biri gelirdi aklıma.

ÇOCUKLUĞUMA BASILAN DAMGA

Mevzuya ekşisözlük’ten bir linkle dahil olan @munekoza ise şu satırları paylaştı: “Az sıkışın ben de seveceğim Ankara’yı. Benim meftunluğum hamurumun yoğrulduğu yer olmasıyla alakalı. Her bir anısını pamuklara sarıp sakladığım çocukluğuma basılan damgadır Ankara.”
Atasoy’un gönderisini paylaşan alternatif Ankara hayatının takipçisi @lavarlaa, “Fadik Sevin Atasoy sormuş, Lavarla takipçilerinden alalım cevapları” derken, @S3b4h4t’nin yorumu, “Kendini güvende, evinde hissetmektir. Gri değildir. Sevene beyaz sevmeyene siyahtır” oldu.
@ToprakTurker, “Bildiğiniz şehir işte çok da kasmaya gerek yok” dedi. @cansuykocak, “Şehri başka bir benimsemektir, hangi bina yıkılmış yerine ne yapılmış bilmektir, Karanfil’in kaldırımları yapılınca duygulanmaktır. Çocukluk ve yarı gençliğimdir” yorumunu yaptı.

DAR GELDİ SANA ANKARA

AÜ Sözlük, geçtiğimiz aylarda web sitesi ve sosyal medya hesaplarıyla internet aleminde arzıendam etmeye başladı. Ankara Üniversitesi’nde okuyan mimarları AÜ Sözlük’ü, “Kendi halinde bir grup öğrencinin vakit geçirdiği interaktif sözlük” olarak tanımlarken, sözlük sakinleri de Ankara için ilginç teşbihler yapmış. Kenti kimi eski sevgilisine benzetmiş, kimiyse şehrin dar gelmesinden mütevellit, “Şaziye’nin Osman’a kaçmasına şaşmamalı” tespitinde bulunmuş. İşte sözlük sakinlerinin kaleminden Ankara:
@musti Yaşanması en zor şehirlerden biri fakat başkent olması ile gönlümüzde yeri başka.
@monach_opsis Benim genel ruh halime göre dizayn edilmiş bir şehir. Hep melankolik, hep karanlık bi tarafı var. Daha önce yaşadığım hiçbir şehre bu kadar bağlanmamıştım.
@mithrandir Kesinlikle depresyon yaşamalık bir yer.
@melakof Eski sevgilim gibi. Seviyorum, aklımın bir köşesinde ama birbirimize zarar veriyoruz.
@kuduruyoz mu Yalnız insanlar için sürgün yeridir.
@drballanli Dar geldi. Şaziye’nin Osman’a kaçmasına şaşmamalı.
@cayisallama Kasvetli ve netameli başkent. Aşırı botoks enjekte edilmiş kadın yüzü gibi.
Bir kullanıcının “Yollardaki kestaneleri yiyebiliyor muyuz” sorusu ise şaşırttı. Duruma açıklık getiren @hesoyam, Ankara’yı, “Kaldırımlarına düşen at kestaneleri yenilmeyecek olan güzide İç Anadolu şehri” olarak tanımlarken, sözlüğün didaktik yanını da gözler önüne serdi.
Kentin ayazı, dolmuşu, havası, kalesi, simidi gibi başlıkların da masaya yatırıldığı çiçeği burnunda AÜ Sözlük, büyüyüp serpilecektir. Yolu açık olsun.

Yaşamayı bilene, görmeyi isteyene güzel olan kent

MUTLU YILLAR KOCA KAFA

Sosyal medya ahalisinin yakından tanıdığı @Kooocakafa, geçtiğimiz günlerde doğum gününü kutladı. Kendisini tanımayan az sayıdaki kişiye Koca Kafa’nın hikâyesini şöyle özetleyeyim: İşitme engelli bir Van kedisi olan Koca Kafa, üç yıl önce bir köpek tarafından ısırılmış ve kulakları duymadığından kaçamamış. Felçli kalacağının söylenmesinin ardından, önceki ailesi Koca Kafa’nın uyutulmasını istemiş fakat Eren Güder bu güzel çocuğa sahip çıkmış.
Çektirdiği neşeli fotoğrafları Twitter hesabından takipçileriyle paylaşan Koca Kafa, yakın dostu Haçi’yle birlikte yer aldığı karelere de “Minik kuşum Haçi ile” notunu düştü. “Doğum günümü kutlayan herkese teşekkürler” diyen Koca Kafa’ya takipçilerinden yorum yağdı:
@madeinnheaven Mücadelenle hayatıma anlam katıyorsun Koca Kafa. İyi ki varsın.
@life_iko Daha nice yıllar bizimle ol koca kafam. Seviyoruz o güzel gözlerini.
@Delphin_NOah Çok yaşa sen, dünyanın en güzel kartopu. Sana baktıkça içim açılıyor.
@YasemnYg Mutlu yılların çok olsun canım benim. Seni yaşatan o güzel insanın da mutlu yılları çok olsun.
@birkadindiyorki Mutlu yıllar kar topu.
@melisabeko Eğleniyor muyuz gençler?
@mavim67 Haçi, küçülsün de cebimize girsin.
@Mesutvecevresi Ya sen niye bu kadar yakışıklısın oğlum ya.
@ebrukca İyi ki doğdun iyi ki varsın Koca Kafa.
@melojane_ Seni seviyorum Koca Kafa tüyün kadar ömrün olsun.

X

Nohut oda bakla sofa karşınızda Ankara

Alternatif Ankara hayatının takipçisi @lavarlaa, Twitter hesabından bir soru sordu ve yolu Ankara’dan geçenlerin duygu seli, sosyal medyayı etkisi altına aldı. @lavarlaa’nın “Tercih sonuçları açıklandı, Ankara’da üniversite kazananlar için eskilere soralım: Ankara’da öğrenci olmak nasıldı” tweet’ine çok sayıda yorum geldi. İşte, Ankara’ya gelmeye hazırlanan çiçeği burnunda öğrencilere yakın gelecekteki olası hissiyatlarıyla ilgili ışık olacak o paylaşımlar:

@kkivirciiik Ankara koskoca bir sevdadır. Her şeyiyle seversin bu şehri. Hepsinden de öte, sevgine neden bulamazsın. İçine alır, sarıp sarmalar. Daha kıymetlisi var mı yahu!
@DoganAtes Ankara’yı gönlünüzün haritasından çıkaramazsınız.
@rmmysa Okul bitince kalsan olmuyor, gitsen gönül razı değil... Bir süre sonra kendinizi tekrar Ankara’da yaşarken buluyorsunuz.
@nilflovver Ankara’da öğrenci olmaya gelinir ve Ankaralı olunur. Öyle güzeldi. Bir geldim 18 yıldır Ankara’dayım.
@burakktekerek Küfür ede ede gelip, ağlaya ağlaya dönmektir. Sonra dayanamayıp Ankara’ya yerleşmektir.
@erginilufer Ankara’da öğrenci olmak o kadar güzeldi ki Ankara’da öğrenci olmaya devam etmek için yüksek lisans yapıyorum.
@mertodabas Girdin mi çıkamıyorsun.

Yazının Devamını Oku

Kafamda deli sorular

Tık Sokağı’nda bu hafta, her telden Ankaralı soru işaretleri var. Kimi ‘Bir Ankaralı’yı en çok ne mutlu eder’ diye soruyor, kimiyse neden koronavirüs öncesinde AŞTİ’de maske takılmadığını sorguluyor. İşte o cevapsız sorular:

@ankyranos Bir Ankaralı olarak anlayamadığım bir şeyi sormak istiyorum; İstanbul’da neden taksiler müşteri almıyor?
@samettekbas7 Korona bittikten sonra ülkenin her yerinde, eş zamanlı Ankara’nın Bağları çalıp oynamamız yok mu peki? Herkesin buna ihtiyacı varmış gibi hissediyorum.
@cerbozkurt Biz zaten neden normal zamanlarda AŞTİ’de maske takmıyorduk ki?
@onurhanersoy Ben Ankara’ya hiç gitmedim. Şimdi bu Ankara Barış Bıçakçı’nın falan anlattığı gibi bir yer mi yoksa Ankaralı Namık’ın anlattığı gibi bir yer mi yoksa Ezhel’in anlattığı gibi bir yer mi?
@twiitankara BİR ANKARALIYI EN ÇOK NE MUTLU EDER?
1-Ankara’ya dönüş yolculuğu.
2-Gurbetteyken Ankara’dan getirilen yiyecekler.

Yazının Devamını Oku

ODTÜ’de ilk şok

YKS tercih süreci devam ederken, @odtuye, Twitter hesabından “ODTÜ’de yaşadığınız ilk şok neydi” diye sordu. Kimi yaya geçidinde yol verilmesine şaşırmıştı, kimi sıraya girmek için bile sıraya girilmesine.

 

En çok kafa karıştıran ise ‘Hocam’ hitabı oldu. Genç dimağlar hoca sanıldığını sanarak şok yaşadı. İşte yorumlar:
@psychoavni Sıraya girmek için bile sıraya girdiğimiz zaman.
@Keleesssss Tuvalete gitmek için 2 kat inip 1 kat çıkmam gerektiği an anlamıştım bu okulun neler çektireceğini.
@pandispanya99 Yaya geçidinde birkaç kez üst üste yol verilmişti.
@ozgeaakar Okul tanıtımında dağıttıkları haritayla nerede olduğumuzu bulmaya çalışıyorduk. Tam bulduk, emin bir şekilde sağa döndük gidiyoruz, arkadan bir ses, ‘Hocam orası KKTC kampüsü.’

HOCA SANILDIĞINI SANANLAR

@cerenyalcin Taksiye otostop çekince taksinin durması.

Yazının Devamını Oku

Kent sakinlerinden Ankara önerileri

Odun Herif, geçtiğimiz günlerde Twitter hesabından, “Ankara’da yapılabilecek üç şeyi yazar mısınız? Ne yapılır bu şehirde, nereye gidilir, nerede gezilir” diye sordu. Paylaşıma çok sayıda yorum geldi. İşte önerilerden bazıları:

@ssinem06 Mis gibi şehirdir Ankara. Tunalı’da keyifle yürürsün, Kuğulu Park’ta vakit geçirirsin, Ankara Kalesi’ne gidersin, Beşevler’de alışveriş yaparsın. Tanısan çok seversin aslında.
@abozkurt06 Soğuksu’da piknik, Eymir’de yürüyüş ve bisiklet, Rahmi Koç Müzesi ziyareti.
@aquavit0642 Kızılcahamam tarafında doğa gezisi ve kamp yapabilirsin, Beypazarı gezilebilir.
@yazIverdim Hamamönü, Ulucanlar Cezaevi Müzesi, Nallıhan, Beypazarı ziyaret edilebilir.
@MelisKarakas3 Sadece Anıtkabir bile 3 seçeneğe yeterli bence.
@kuguvaga ‘Amerika’da’ diye okudum. Anlık bi tadım kaçtı ama şu an çok iyiyim.
@fatma65ekici Anıtkabir, Hamamönü, Çıkrıkçılar Yokuşu, Ankara Kalesi, Eymir ve Mogan Gölü ilk aklıma gelen yerler.

Yazının Devamını Oku

Ankara simidi ve diğerleri

Japon Youtuber @YoshiEnomoto_, geçtiğimiz günlerde Twitter hesabından paylaştığı simit fotoğrafına, “Bu dünyada sıcak simitten daha güzel bir şey var mı? Hiç sanmıyorum” notunu düştü. Fotoğrafı Ankara simidine ait olmadığından buraya taşımıyorum, fakat benim gözümde mevzu Ankaralı...

Paylaşıma çok sayıda yorum gelirken, kimi “Simitte marka Ordu’dur” dedi, kimi Samsun simidinin Ankara’yı geçeceğini iddia etti. Yorumlarda pek çok kentin adı geçti. Anlaşılan o ki her kentin simidi kendi sakinlerine güzel. Tabi ki Ankara simidinden sonra... İşte “Bu dünyada sıcak simitten daha güzel bir şey var mı” paylaşımına gelen yorumlar:
@berilKarabulut Var; Ankara simidi.
@uhtred_fb Sıcak 2 simit.
@metinsolmaz Ankara dışında yapılanlara mesela gevrek denebilir. Simit dünyada bir tek Ankara’da yapılıyor.
@tsselma Ankara sokak simidi diyeceksiniz.


Yazının Devamını Oku

Bol kepçe nostalji

Sosyal medya bu hafta karşıma, Ankara’yla alakalı çok sayıda siyah beyaz kare çıkardı. Bu bol kepçe nostalji karşısında ben de kendimi tozlu rafları değil ama dijital arşivi karıştırırken buldum.

 



Paylaşımlardan ilki @BurakBoysan2’ye aitti. Sophia Loren’in neredeyse yarım asır önceki Ankara ziyaretini Twitter hesabından takipçileriyle paylaşan @BurakBoysan2, paylaşıma, “Sophia Loren gelmiş 47 sene önce. Ankara Olgunlaşma Enstitüsü ziyaretinden kareler.(1974)” notunu düşmüş. Merak edip gazetemizin arşivini karıştırdığımda, Kelebek ekinde yer alan ve günlerce devam eden yazı dizisini buldum. Olgunlaşma Enstitüsü’nden bir karede, şu bilgiye yer verilmiş:


“Sophia Loren’in Ankara’daki günleri hayli hareketli geçti. Kokteyller, resepsiyonlar, basın toplantıları, film galaları... Olgunlaşma Enstitüsü de Sophia için bir defile düzenledi. Ünlü yıldız hayran kaldı kıyafetlere. “Bu elbiselerin yanında Christian Dior’unki bile solda sıfır kalır” dedi. Defileden sonra da mankenleri ayrı ayrı tebrik etti, bu hatıra fotoğrafını çektirdi.”

Yazının Devamını Oku

Bu üçlü çok tüylü

Ankara’nın ünlü kedilerinden @06khaleesi’ye kardeş geldi. “Selamun aleykum, mekanın sahibi olmaya geldim” tweet’iyle sosyal medyaya hızlı bir giriş yapan @bebe06_, kentlinin ilgisini topladı. 1 Mayıs’ta Twitter’da arzıendam eden @bebe06_’nın gündeminde Ankaragücü ilk sırada yer alıyor.

Öte yandan, “Evimizin yeni üyesiyle tanışın” notuyla @bebe06_’nın fotoğrafını paylaşan @06khaleesi, paylaşımın ardından, “Tiviti zorla attırdılar haberiniz olsun çaktırmayın hiç sevmedim bu pisiyi” dedi.

MİSAFİR DEĞİLMİŞ

Ailenin bir diğer üyesi ise @SkyAnkara. Mart ayında sosyal medyada boy göstermeye başlayan @SkyAnkara, Game of Thrones’tan ilhamla kendini şöyle tanımlıyor: “Hrrgil Hanesi’nden İsminin Birincisi, Bozkırın Sky’ı, Andallar’ın ve İlk İnsanların Kralı, Bizim Krallık’ın Hükümdarı, Diyarın Koruyucusu.” Twitter’da sık sık ev arkadaşı @06khaleesi ile atışan @SkyAnkara, futbolla yakından ilgileniyor. Bir süre önce @bebe06_’nın fotoğrafını “Bugün çok yoğunum misafir var evde” notuyla paylaşan @SkyAnkara’, ardından, “Misafir değilmiş” açıklamasıyla şaşkınlığını dile getirdi.

@06khaleesi: Arkadaşıma yarın saat fotoğrafımı çek diye yalvardıktan sonra verdiğim poz.


Yazının Devamını Oku

Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk

Cebeci’deki İltekin İlkokulu’ndayız, 90’ların başı.

23 Nisan yaklaşırken, yurt dışından çocukları misafir edebileceğimizi öğrenip, çok heyecanlanıyoruz. Ailelerse ikiye ayrılıyor: -Misafir olacak çocukla çat pat da olsa ortak bir dili bile konuşamamayı ve daha bir dolu imkânsızlığı mesele etmeyenler. -Emanet çocuğu Ankara’da tropikal örümcek sokabilme ihtimali dahil pek çok kötü olasılık aklına üşüşenler. Benim ailem ikinci gruba dahildi. Yaptığım hiçbir duygu sömürüsü işe yaramadı. Mavi elbiseli, saçları Afrika örgülü, siyahi bir kız hatırlıyorum. Hatta bu satırları yazarken aradığım fotoğrafını da buldum. Solda ben, arkada kıymetli öğretmenim Leman Özveren. O kızı misafir eden arkadaşım, vedalaşırken saçlarından bir örgüyü kendisine bıraktığını söylemiş, tüm ısrarlarımıza rağmen getirip göstermemişti. Bu tatlı misafirlik hepimizin hayaliydi. Anlattığı hikâye de öyle heyecan vericiydi ki yalan söylemiş olma ihtimalini düşünmedik bile... İşte bizim ağırlamadığımız, sadece 23 Nisan’da İltekin İlkokulu’nun bahçesinde bir araya geldiğimiz bir çocuk, benim anılarımda böyle yer etti. Tüm bunları hatırlamama ise @inantemelkuran’ın “80’lerde Ankara’da oturup, evlerine yurt dışından 23 Nisan gösterileri için gelen çocukları misafir eden arkadaşlar anlatabilir mi anılarını. Kulağımızın pası gitsin biraz” tweet’i vesile oldu. İşte yanıtlar:



BAHÇELİ BEBESİ TANIŞTIRMADI

@birnefeslikgun Çok istemiştim, ilkokulum Çinçin Mahallesi’nde olduğu için bizim okula vermemişlerdi. Bahçeli’de oturan bir akrabamıza vermişlerdi. Çok istememe hatta ağlamama rağmen tanıştırmadı Bahçeli bebesi bizi. Hâlâ sevmem o akrabamı. Sınıf farkını o 23 nisanda öğrendim.
@LeydiDapanvil Daniela. Moldovalıydı. Misafir etmiştik bir ay kadar. Ortak dil yok denecek kadar azdı ama biz çok iyi anlaşmıştık. Çok anı var ama en güzeli birbirimizin düğünlerine gitmemizdi. Onca yıl sonra birbirimizi ilk gördüğümüz an direkt gözyaşları pıt pıt.

Yazının Devamını Oku

Hayat kısa kentli uçuyor

Kentlinin can sıkıntısı, sanal aleme türlü şekillerde yansıyor. Son olarak Eskişehir Yolu’ndaki ilginç binanın fotoğrafını paylaşan @kendinesahip’in “Buradan kayma fikri çık artık aklımdan” demesiyle, çok sayıda kent sakininin aynı hayali kurduğu ortaya çıktı. İşte paylaşıma gelen yorumlardan bazıları:

 

@birdelimelodi Her gün iş çıkışı önünden geçiyorum ve aklımda sadece bu düşünce oluyor. Yalnız değilmişim teșekkürler.
@nurccicek Tüm Ankara’nın hayali.
@slothwr Bu şehre her gittiğimde sıkılmaktan benim de aklıma denemek geliyor eğlenirim belki diye.
@seek_there Ceki çen abimiz yaptı o işi yıllar önce.
@Atreyuna Jackie Chan misiniz acaba?

Yazının Devamını Oku

Cevapsız üç soru

Sosyal medya sakinleri, bu hafta üç soruya yanıt aradı. Kentin sürprizlerle dolu hava durumu, düşen cemrelerin akıbetini sorgulattı.

Cemrelerin koronavirüs karantinasında olduğu iddia edildi. Güneşe ateş ettikleri efsanesi dilden dile dolaşan hemşehrilerinin yöntemini Ankara ayazı üzerinde denemek isteyen Adanalı bir vatandaş, “Ankara’da soğuğa ateş eden ilk Adanalı olarak tarihe geçeceğim ama ateşli silahlara karşı olduğum için sadece hayal ediyorum” dedi. İkinci olarak, Ankaralının kullandığı ‘la’ ile popüler kültür ‘la’sının bir olup olmayacağı masaya yatırıldı. Popüler kültür ‘la’sı kulağı tırmalarken, ‘Ankara’nın kadim notası la’nın kentli tarafından kullanıldığında cümleye yedirildiği, var mı yok mu anlaşılmadığı tespiti yapıldı. Üçüncü soru ise; Başkent’in, ‘İllere Göre Risk Haritası’nda ‘çok yüksek riskli(kırmızı)’ iller arasında yer alması nedeniyle soruldu: ‘Gri diyenler utanıyor mu?’

DÜŞEN CEMRELERİN AKIBETİ NE OLDU

Kent, sabahtan akşama dört mevsimi yaşatan hava durumuyla kendine sosyal medyada yine geniş yer buldu. @ince_named, ‘D vitamini almak için harika bir yer. OSTİM sanayi’ notunu düşerken, daha D vitaminin vücuttaki emilim süreci tamamlanmadan gelen kar yağışı, kentliyi bir kez daha şaşırttı. İşte Twitter’daki paylaşımlar:
@duayenn06 Ankara takıntılı eski sevgili gibi inatla kıştan çıkmak istemiyor.
@Ankaragibiyizz Ankara’nın hava durumu ruh halimden daha dengesiz resmen kış ile yaz kavga ediyor gibi.
@kilicogluali Ankara’ya düşen cemrelerin akıbetini bilen var mı? Korona karantinasındalar sanırım. Bu ne soğuk bir hava böyle.
@sheyda2 #Ankara aralıksız kar yağıyor. Ben kış uykusuna giriyorum. Yaz gelince uyandırırsınız.

Yazının Devamını Oku

Ödüllü dezenfeksiyon

Fotoğraf sanatçısı F. Dilek Uyar’ın Ankara metrosunda çektiği ‘Disinfection’ (Dezenfeksiyon) adlı fotoğraf, 2021 Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri ‘Sokak Fotoğrafçılığı’ kategorisinde birinci oldu.

 



National Geographic Türkiye resmi hesabı @natgeotvturkiye, paylaştığı fotoğrafa şu notu düştü: “@fdilekuyar’ın objektifinden / Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin dezenfeksiyon çalışmalarından bir kare. National Geographic Your Shot fotoğrafçısı Dilek Uyar, pandemi süreci boyunca gece gündüz toplu taşımaları ilaçlayan ekipleri fotoğrafladı.” Gönderiyi retweet’leyen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı @mansuryavas06 ise “Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak, Türk kadınının başarı karesinde yanında olmaktan gurur ve mutluluk duyuyoruz” dedi.

GÜZEL OLDUĞU KADAR ÜRKÜTÜCÜ

İşte Dilek’in başarısına sosyal medyadan gelen yorumlar:

Yazının Devamını Oku

Nöbetçi tasarımcı ayağınıza geldi

Uçan halısı için overlokçu, pencerenin önünde uçacak ateş böceği yahut astronot yogası hocası arayanlar, Muratgilin damından atlayamayanlar, işçi sınıfı yogası kursunda zincirlerini kırıp çakralarını açmak isteyenler, nöbetçi tasarımcı ayağınıza geldi...



Belki siz de kentin bir köşesinde karşılaşmışsınızdır bu ilginç ilanlarla. Görenleri şaşırtan ve gülümseten ilanların sahibi, Instagram hesabından takip edebileceğiniz @hikmeti_tabiyeci. Kentli de yavaş yavaş onu tanımaya ve sevmeye başladı. İşte aldığı yorumlardan bazıları:



DİREKLERE BAKARAK YÜRÜYORUM

@serdarsurucu68

Yazının Devamını Oku

Gelin Cebeci’den Kızılay’a yürüyelim

Kent sakinleri olarak, büyük kısmımızın çok sevdiği bir eylemdir ‘Cebeci’den Kızılay’a yürümek.



Darmadağın bir evi dip köşe temizleyip düzenlemek gibidir. Akıl karışıklığına iyi gelir, ruhu ferahlatır. Sorunları çözmese de kişinin üzerindeki etkisini azaltır. Tunalı’dan Kızılay’a tabanvayla gitmek de güzeldir ama aynı tadı vermez. Tunalı’dan Kızılay’a yürünen yol günübirlik bir seyahatse, Cebeci-Kızılay yürüyüşü bir haftalık yaz tatilidir. Her bahsi geçtiğinde bana ilk gençliğimin geçtiği Talatpaşa Bulvarı’ndaki Biberci Apartmanı’nı, Siyasal Bilgiler Fakültesi’ndeki İnek Bayramı’nı, sahnedeki Yeni Türkü’yü hatırlatır... Son olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi, “3 kilometrelik bir yolda hayatınızı sorguladınız mı hiç” sorusuyla başlayan bir gönderi paylaştı ve bana o günleri hatırlattı. @ankarabbld’nin paylaşımını Twitter hesabından okuyabilirsiniz. Özetle şunlar ifade edilmiş:



YÖN VEREN DÜZLÜK

“Yokuşu bol olan şehrin öyle bir düzlüğü var ki, binlerce kişinin yaşamına yön verdi. Bunların büyük bir kısmı Ankara’ya okumaya gelmişti. Gelin Cebeci’den Kızılay’a yürüyelim... Kızılay’da yapılacak bir şey mutlaka bulunur diye düşünmüşsündür, hele bir yola koyulayım da... Cebeci’nin ara sokaklarından usul usul yürüyerek Cemal Gürsel’e çıkmış, o defalarca yürüdüğün güzergâhı yeniden adımlamaya başlamışsındır. Bu yolu belki beş yüzüncü kez yürüyorsundur; kaç insanın yanından geçmişsindir, aklındakiler kaçıncı kez gelişmiştir, kararların gene değişmiştir ama yol hep aynı yoldur. Seni sana bağlamıştır yeniden Cebeci’den Kızılay’a yürümek.”

Yazının Devamını Oku

Uçuç böceği Harika sana gözü gibi bakacak

Geçtiğimiz günlerde ‘tık’larım, Ziraat Mühendisi Harika Ayık’ın ilgi çekici Instagram hesabını çıkardı karşıma. Ayık’ın mesleği, uğur böceği üreticiliği. İnsanın aklına bir çocuk kitabındaki renkli kahramanın sihirli ormandaki gizemli fabrikasını getirse de işin aslı öyle değil. Ayık, Ankara’da, tarım ve eğitim alanlarında kullanılmak üzere uğur böceği üretiyor, insanları uğur böceğiyle ilgili bilgilendiriyor, yürüyen bir canlının uçan bir canlıya dönüşümünü (metamorfoz) gözler önüne seriyor.



2017 yılında TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı’nın 1512 Teknogirişim desteği ile Bioladybug şirketini kuran, ‘Gelin böceğinin yapay besinde kitle üretimi’ projesini başarılı bir şekilde tamamlayan Ayık, hem çocuklara hem sürdürülebilir tarıma dokunan mesleğinin hikâyesini anlattı:



“Tarımın ana hedefi, sadece birim alandan çok ürün almak olmayıp, aynı zamanda sürdürülebilir tarım tekniklerine uygun, çevreye, insan ve hayvan sağlığına duyarlı ürünler yetiştirmektir. Kimyasal mücadeleye alternatif yöntemlerden en ümit verici, çevre dostu, ucuz ve en sürdürülebilir olanı ise ‘Biyolojik mücadele’dir. Uğur böceği, birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de biyolojik mücadelenin simgesi durumundadır. Ülkemizde örtü altı, tarla ve bahçe tarımında ana zararlılardan olan kırmızı örümcekler, yaprak pireleri, beyaz sinekler, yaprak bitleri, kabuklu bitler, unlu bitler gibi birçok türün biyolojik mücadelesinde uğur böceğine ihtiyaç duyulur.

Yazının Devamını Oku

Gri şehrin renkli tarafı

Ankara Foreigner Community (Ankara Yabancılar Topluluğu) üyeleri, Anıtkabir ziyareti başta olmak üzere, Eymir’de bisiklet turu, şehir yürüyüşü, fotoğrafçılık, piknik, çöp toplama çalışması gibi etkinliklerde bir araya geliyor. Instagram’daki @ankaraforeigners hesabından etkinlik fotoğraflarını paylaşan oluşum, “Biz gerçeğiz, gri şehrin renkli tarafıyız. Ankara’da dünyanın her yanından yüz binlerce yabancı yaşıyor. Onlar bambaşka kültürleri, hikâyeleri ile bu şehrin eğlenceli, renkli tarafını oluşturuyor. Ankara onlarla daha güzel” diyor. İşte, “Ankara’daki ilk gününü hatırlıyor musun” diye soran @ankaraforeigners’a gelen yanıtlar:

@shivarezaei1997 Çok ağladım o gün. O zaman Ankara’yı hiç sevmedim. Ama şu an Ankara’ya aşığım.
@hebahkaya 3/9/2017 Hayatımın en kötü günü.
@d.maskovki 15 Kasım 2015. Tişört giyiyordum ve cehennem gibi kar yağıyordu.
@shabnamh8881 En güzel gündü ama işler ve yapılacaklar listesi ile dolu ve tabii ki çok soğuk bir gün.



Yazının Devamını Oku

Bize bu havalar ekmek aldırdı

Hafta sonu hava durumu yine kalpleri kırdı. Hemen hemen her hafta, sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu cumartesi ve pazar günleri yüzünü gösteren güneş, kent sakinlerine veryansın ettirdi.

Kimi “Ankara’da her yasak günü hava nasıl bu kadar güzel olabiliyor” diye sorarken, büyük bir çoğunluksa ekmek almaya gitti. İşte eviyle fırın, bakkal, market arasında mekik dokuyanların tweet’leri:
@twiitankara Hava süper bugün 7-8 kere ekmek alınır.
@banufidann Ekmek almak için çıkmıştım, 2 km yürüyüp #cemalsüreyaparkı’na kadar gelmişim. #ankara
@Ayssr3 Hava öyle güzel ki Ankaralıların en az 5 kere ekmek almaya gittiğine yemin edebilirim ama kanıtlayamam.
@Bozkurttcann5 Ulan Ankara yasak var diye bu kadar güzelsin ama en az 10 kez ekmek almaya gönderir bu hava.
@gorbagoy Ankara’da yaz havası var. Tam ekmek almaya gitmelik hava.
@ankarageddo Abi bu hava şaka mı?

Yazının Devamını Oku

Kısıtlamada kar takibi

Ankara Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz hafta, karla mücadele ekiplerinin çalışmalarını ‘kartakip.ankara.com.tr’ internet sitesi üzerinden canlı olarak paylaşmaya başladı.

İş makinesi izlemeye meftun insanımızın yoğun ilgisiyle karşılaşan uygulamayı, ilk 24 saatte 205 bin kişinin takip ettiği açıklandı. Kar takip uygulaması sosyal medyada masaya yatırılırken, ortak tepki ‘Fena sarıyor’ oldu. Kimi izlerken yemek için mısır patlatacağını söyledi, kimiyse ‘Terapi gibi’ benzetmesi yaptı. İşte yorumlar:
@Nihatefeisik Abonelik sistemi ücretli yayına geçmeyin siz de.
@coffee1ord Ankara kar takip izliyorum, fena sarıyor.
@yenilenicel Ankara’yı özlemiştim. İyi geldi, sürekli belediyenin kar küreme araçlarını takip ediyorum.

GEL DE İZLEME

@delititan Tam ders çalışıyordum gel de izleme şimdi.

Yazının Devamını Oku

Mario prensese nasıl kavuşacak

Ankara’nın en çok dijital manipülasyona uğrayan simgelerinden Atakule’nin kule kısmı uzunca bir süredir kapalı. Hâl böyleyken, @kentinsimgesi kullanıcı adlı bir Instagram hesabı ortaya çıktı.



Profiline ‘Ciddiye alınması gereken son Atakule hesabıdır. Resmi değil, aslını yaşatan bir taklittir’ notunu düşen @kentinsimgesi, bir de kuleacildimi.com web sitesini eklemiş. Siteye girdiğinizde ‘Hayır’ yanıtıyla karşılaşıyorsunuz. İlk paylaşımına “Şimdiden söyleyeyim, kule ne zaman açılacak bilmiyorum” notunu düşen @kentinsimgesi, Atakule’yi Super Mario ile birleştirdiği bir başka çalışmasını ise “Üzgünüm Mario! Prensese kavuşamazsın çünkü kule daha açılmadı” notuyla paylaşmış.



SAURON’UN GÖZÜ

Yazının Devamını Oku

Çok yakında sinemalarda

Zeynep Bostancı’nın çekip montajladığı ve YouTube hesabından paylaştığı ‘94 saniyede yaşadığım şehir’ videosu, sosyal medyada kentlinin beğenisini topladı.



Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da Twitter hesabından paylaştığı videoya, ‘Ankara’nın tanıtım filmi gibi olmuş’ benzetmesi yapıldı. İşte Zeynep’in kamerasından Ankara’ya gelen yorumlar:



@Gökyüzü Sanki Ankara diye bir film çıkacakmış da bu da fragmanı gibi olmuş.

Yazının Devamını Oku

Bırakalım sadece denizimiz olmasın

Ankara’nın soğuk kışları yavaş yavaş hatıralarımızda kalmaya başladı.

Kaldırımların buzunun aylarca çözülmediği, bir yerlerde mahsur kaldığımız, dolmuşların çıkmadığı Dikmen yokuşlarında yuvarlandığımız günleri birer birer gençlik anılarımızın durduğu sandığa kaldırdık. Bu kış şehrimizde kar, perhiz yemeğine atılan tuz kadar göründü. Yağmurlar terk-i diyar eyledi. Kentin meşhur ayazından da bir süredir haber alınamıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün, Ankara’da 1927-2019 yılları arası ocak ayı istatistikleri şöyle:
-Ortalama sıcaklık 0.1 derece.
-Ortalama en yüksek sıcaklık 4.1 derece.
-Ortalama en düşük sıcaklık -3.2 derece
-Ortalama yağışlı gün sayısı 12.3
Aynı yıllar arasında görülen en düşük sıcaklık -24.9 dereceyle 5 Ocak 1942’ye ait. Bu satırları yazdığım yılın ilk pazar günü ise 10 dereceyle sokağa çıkma yasağına veryansın ettiriyor.

Yazının Devamını Oku