GeriNoyan Doğan Yapılandırmadan yararlanamazsınız
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yapılandırmadan yararlanamazsınız

Soru: 3.5.1966 doğumluyum. 1988 yılında isteğe bağlı sigorta yatırmaya başladım, 1998 yılına kadar yatırdım. Yeni yasadan faydalanıp, yapılandırıp emekli olabilir miyim? 3413 ödenmiş primim var. Nurten T.

Cevap: Ödeme imkanı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primleri yapılandırma kapsamına alındı. Sizin durumunuzda sigortalılık süreniz bitmiş. Bundan dolayı da yapılandırmadan yararlanamazsınız. Yeniden isteğe bağlı sigortaya başvurup, eksik prim gününüzü doldurmanız gerekiyor.

GEÇMİŞE YÖNELİK TOPLU ÖDEME OLMAZ

Soru: 1967 doğumluyum, 2006 yılında Bağ-Kurlu oldum, ödemeleri her ay ödüyorum. 1995 yılında işyerim vardı, Bağ-Kura haber vermedim. Girişimi o tarihe yapar emekli hakkı elde edebilir miyim? Sinan Y.

Cevap: 1995 yılında Bağ-Kura tescil yapılması gerekiyordu, yaptırmamışsınız. Mevcut yapılandırmadan da yararlanamazsınız. Ayrıca geçmişe yönelik toplu para ödeyip, emeklilik hakkı elde etmek diye bir uygulama yok. Dolayısıyla emeklilik hakkını elde edemezsiniz.

EMEKLİ MAAŞINIZ DÜŞMEZ

Soru: 1977 doğumluyum. Sigorta başlangıcım 1.10.1995. 7415 günüm var. Sigortalı çalışıyorum. Emeklilikte maaşım düşer mi? Yasin Ç.

Cevap: Sigorta başlangıcınıza göre 25 yıl, çalışıp, 5675 prim gün ile 54 yaşında emekli olabiliyorsunuz. Prim gün sayınız ve çalışma yılınız yeterli ancak yaşı bekleyeceksiniz. Asgari ücret üzerinden primleri yatanların emekli maaşı düşer ancak asgari ücretin iki-üç katından fazla maaş alanlar emekli olmayıp, ne kadar uzun süre çalışırlarsa emekli maaşları da her ay ortalama 15-20 lira artar. Eğer asgari ücretin üzerinde maaşınız varsa emeklilikte alacağınız maaş düşmez.

ÇOCUK BORÇLANMASI İÇİN YAPILANDIRMA YOK

Soru: Borçların yapılandırması, yaşı dolmuş, prim eksiği olanları kapsıyor mu? Eksik primler için çocuk borçlanması yapılandırması var mı? Erol E.

Cevap: Bağ-Kurluysanız borç yapılandırmasından yararlanabilirsiniz. Ancak sigortalıysanız ve primleriniz emekliliğe yetmiyorsa bu haktan yararlanamazsınız. Çocuk borçlanması için yapılandırma yok ama çocuk borçlanması için başvurabilir, eksik primlerinizi borçlanarak tamamlayabilirsiniz.

2000 YILI ÖNCESİ TESCİL YAPAMAZSINIZ

Soru: Bağ-Kurda geçmişe dönük borçlarda, 2000 yılı öncesi tescili yapma imkânı var mı? Hüseyin T.

Cevap: Sadece Bağ-Kur değil, sigorta sisteminde geçmişe yönelik tescil imkânı bulunmuyor.

YENİ YASA SİZİ KAPSAMIYOR

Soru: Eşimin adına vergi karnesi çıkarıp, 1990 yılında Bağ-Kur üzerinden 1 ay prim ödedim ve kapattım. Eşimin adına ödemiş olduğum 1 aylık prime istinaden aradan geçen 31 yılı borçlanıp ödeyebilme şansımız var mı? Erdoğan I.

Cevap: Geçmişe yönelik borçlanıp ödeme gibi bir şansınız bulunmuyor. Yeni yasa geçmişe yönelik borçlar için yapılandırma hakkı tanısa da bu yasa sizi kapsamıyor.

X

Maaşınızın içinde ek ödeme var

Soru: SSK emeklisiyim. Ocak 2021’den bugüne kadar 6.570 TL emekli maaşı alıyordum, temmuz yüzde 8.45’lik zamla 7.128 TL geçti hesabıma. Ek ödeme bende gözükmüyor, 2014 yılından beri ek ödeme almıyorum. Neden ek ödeme yatırılmıyor? Talat M.

Cevap: Tüm emekliler ek ödeme alıyor. Emekliler genellikle maaş üzerinden değil bankaya yatan tutar üzerinden ek ödemesini hesaplıyor. Oysa bankaya yatan maaşınızın içinde ek ödeme de var. Yani, elinize geçen tutar ek ödemeli maaşınız.

EMEKLİLİK İÇİN 18 YIL ÇALIŞMALISINIZ

Soru: Yüzde 73 engelli raporum var. İlk işe giriş tarihim 14.11.2007. Emekli olabilmem için sigortalılık süresini doldurana kadar çalışmaya devam etmeli miyim? Şimdi işten çıkarsam sigortalılık süresi dolduğunda emekli maaşım daha mı düşük olur? Sercan Ş.

Cevap: Sigortalılık başlangıcı 2003 sonrası olup da yüzde 73 engeli olanlar 18 yıl çalışıp, 4 bin prim gün sayısı ile emekliliğe hak kazanıyor. Emekli maaşı alabilmeniz için prim gün sayısını doldursanız bile 18 çalışma yılını da doldurmanız
gerekiyor.

ASKERLİK BORÇLANMASI YAPABİLİRSİNİZ

Soru:

Yazının Devamını Oku

Ölüm aylıkları yüzde 8.45 arttı

Açıklanan enflasyon oranı ile birlikte yeni senede dul ve yetim aylıkları da yüzde 8.45 zamlandı. Buna göre, yüzde 75 hisse oranına göre en yüksek ölüm aylığı ek ödeme dahil 5 bin 641 lira olacak.

Açıklanan yeni zam oranları ile birlikte SSK ve Bağ-Kur, dul ve yetim aylıkları da arttı. Ölüm aylığı alanlar da ocak ve temmuz olmak üzere senede iki kere ve bir önceki 6 aylık dönemde gerçekleşen, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranına göre maaşlarını zamlı alıyor.

EK ÖDEME DAHİL 5 BİN 641 LİRA

Yeni açıklanan enflasyon oranına göre dul ve yetim aylıkları temmuz ayında yüzde 8.45 arttı. Zamlı maaşın üzerine ek ödeme de eklenecek. Buna göre de temmuz ayında yüzde 25 hisse oranına göre en düşük ölüm aylığı ek ödeme ile birlikte 491 lira olacak. Yüzde 75 hisse oranına göre de en yüksek ölüm aylığı ek ödeme dahil 5 bin 641 liraya çıkacak.

KİMLER ALABİLİYOR?

Ölüm aylığından, vefat eden sigortalının eşi, çocukları ve bazı şartlara göre de anne ve babası yararlanabiliyor. Vefat eden sigortalının dul eşine yüzde 50 oranında aylık bağlanırken, sigortalının çocuğu yoksa ve eşine kendi sigortalılığı nedeniyle gelir ya da aylık bağlanmamışsa yüzde 75’i oranında ölüm aylığı bağlanıyor.

YÜZDE 25 ORANINDA AYLIK BAĞLANIYOR

Çalışmayan ya da kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan; 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde de 20 yaşını, yükseköğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanlara maaşın yüzde 25 oranında aylık bağlanıyor. BİTTİ

Yazının Devamını Oku

En düşük memur maaşı 5 bin 200 TL

Açıklanan enflasyon rakamı ile birlikte görevdeki memurların da zam oranı netleşti. Buna göre memurlar, 2021’in temmuz ayında maaşlarını yüzde 8.45 zamlı alacaklar.

Görevdeki memurlar da emekliler gibi senede iki kere maaşlarını zamlı alıyor. Zam oranları ise toplu sözleşmeye göre önceden belirleniyor ve geçmiş 6 aylık enflasyondan kaynaklı fark oluşursa maaş zammına yansıyor.

Toplu sözleşmeye göre görevdeki memurlar 2021 Temmuz-Aralık döneminde alacakları zam oranı yüzde 3 olarak belirlendi. 2021’in ilk 6 ayında enflasyonun yüzde 3 geçmesi halinde de aşan tutar maaş zammının üzerine eklenecek. TÜİK, ocak-haziran enflasyonunu yüzde 8.45 olarak açıkladı. Buna göre, memur ve emeklileri için yüzde 5.45 enflasyon farkı oluştu. Böylece toplu sözleşmeden kaynaklı yüzde 3 zammın üzerine yüzde 5.45 de enflasyon farkı eklendiğinde, memur emeklileri temmuz ayında maaşlarını yüzde 8,45 zamlı alacak.

ÖĞRETMEN MAAŞI 6 BİN 587 LİRA

Alınacak zamla birlikte görevdeki memurların net maaşları belli oldu ancak aile yardımı, çocuk ödeneği ve memurların bulundukları illere göre aldıkları ücretler de farklılık gösterecek. Buna göre de en düşük memur maaşı 5.200 liraya çıkacak. Yeni zamlarla birlikte 1. derece 4. kademede (1/4) genel müdürün maaşı, aile yardımı ile birlikte 16.177 lira olurken, 1. derece 4. kademede öğretmenin maaşı 6.587 lira olacak. Yeni zamla bu yılın ocak ayında 1. derece 1. kademe araştırma görevlisinin eline 7.960 lira geçecek.

YARIN: ZAMLI DUL VE YETİM AYLIKLARI

NOT: 1/1-1/4-4/1-3/3-5/4-6/4-2/4 derece ve kademesine göre görevdeki öğretim görevlisi, öğretmen, profesör, araştırma görevlisi, polis memuru, hemşire, il müdürü, baş komiser, genel müdür, genel sekreter, hukuk müşaviri, araştırmacı, avukat, memur, asistan, daire başkanı, denetmen, eğitim görevlisi, ekonomist, gelir uzmanı, hizmetli, idare memuru, işletme müdürü, itfaiyeci, güvenlik görevlisi, müfettiş, mühendis, sağlık memuru, doktor, şoför, tekniker, teknisyen, uzman ve zabıta memurlarının 2021 Temmuz zamları yer alıyor. Tablodaki maaşlara aile yardım ve çocuk ödeneği ve memurların bulundukları illere göre aldıkları ücret farkları dahil değildir. Tablo, görevdeki tüm memurların ve tüm kademe ve derece maaşları kapsamamaktadır. 

Yazının Devamını Oku

En düşük emekli memur maaşı 3.100 lira

Açıklanan enflasyon rakamı ile birlikte memur emeklilerinin yılın ikinci yarısında alacakları zamlı maaşları da belli oldu. Buna göre, memur emeklileri temmuz ayında maaşlarını yüzde 8.45 zamlı alacak. Zamla birlikte her ay alınan ek ödeme tutarı da yükselecek.

Memur emeklileri, ocak-temmuz, temmuz-aralık olmak üzere senede iki kere maaşlarını zamlı alıyor. Zam oranları ise toplu sözleşmeye göre önceden belirleniyor. Üzerine, geçmiş 6 aylık enflasyondan kaynaklı bir fark oluşursa da bu fark maaş zammına yansıyor. Enflasyon farkının oranı da toplu sözleşmede yer alıyor. Toplu sözleşmeye göre de emeklilerin 2021 Temmuz-Aralık döneminde alacakları zam oranı yüzde 3 olarak belirlendi.

YÜZDE 8.45 ZAM

2021’in ilk 6 ayında enflasyonun yüzde 3 geçmesi halinde de aşan tutar maaş zammının üzerine eklenecek. TÜİK, ocak-haziran enflasyonunu yüzde 8.45 olarak açıkladı. Buna göre, memur ve emeklileri için yüzde 5.45 enflasyon farkı oluştu.

Böylece toplu sözleşmeden kaynaklı yüzde 3 zammın üzerine yüzde 5.45 de enflasyon farkı eklendiğinde, memur emeklileri temmuz ayında maaşlarını yüzde 8,45 zamlı alacak. En düşük memur emekli maaşı yeni zamla birlikte 3.200 liraya yükselecek. Memur emeklileri bu yılın başında toplu sözleşmedeki yüzde 3’lik zam ve enflasyon farkıyla birlikte 2021’in Ocak-Haziran döneminde maaşlarını yüzde 7,36 zamlı almışlardı. Memur emeklilerinin 2021 yılı maaş zamları toplamda yüzde 15.81 oldu.

Yeni zamla birlikte memur emeklilerinin her ay aldıkları ek ödeme de artacak. Zamla birlikte memur emeklileri maaş tutarlarına göre temmuz ayında itibaren en düşük 124 lira ile en yüksek 800 lira arasında ek ödeme alacaklar.

YARIN: GÖREVDEKİ MEMURLARIN ZAMLI MAAŞLARI

NOT:

Yazının Devamını Oku

Emeklinin zammı yüzde 8.45

Açıklanan enflasyon rakamı ile birlikte emeklilerin ve görevdeki memurların alacakları zamlı maaşlar da belli oldu. Memurlar ile memur emeklileri ve işçi, Bağ-Kur, tarım emeklileri maaşlarını yüzde 8.45 zamlı alacak. Yeni zamla birlikte tüm emeklilerin alacakları ek ödeme tutarı da arttı.

13 milyona yakın emeklinin beklediği zam oranı belli oldu. Temmuz ayında hem görevdeki memurlar ve memur emeklileri hem de SSK, Bağ-Kur ve tarım emeklileri maaşlarını yüzde 8.45 zamlı alacak.

Emekliler ile görevdeki memurlar ocak ve temmuz olmak üzere senede iki kere ve bir önceki 6 aylık dönemde gerçekleşen, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranına göre maaşlarını zamlı alıyor. TÜİK, 2021 ocak-haziran enflasyonunu açıkladı ve zamlar da netleşti. SSK, Bağ-Kur ve tarım emeklileri bu yılın temmuz-ağustos döneminde maaşlarını yüzde 8.45 zamlı alacak. Görevdeki memurlar ile memur emeklilerinin de temmuz-ağustos zam oranı yüzde 8.45 olacak.

EN DÜŞÜK MAAŞ 1987 LİRA

Yeni zamla birlikte en düşük SSK emeklisinin aylığı 2.750 liraya, düşük Bağ-Kur emeklisinin aylığı 2.466 liraya, en düşük tarım emeklisinin aylığı ise 1.987 liraya yükselecek.

Yeni zamla birlikte emeklilerin her ay aldığı ek ödeme tutarı da yükselmiş olacak. Temmuz ayından itibaren en düşük ek ödeme tutarı 77 liraya, en yüksek ek ödeme tutarı da 414 liraya çıkacak.

Bu yılın başında ise SSK, Bağ-Kur, tarım emeklileri maaşlarını yüzde 8.36 zamlı almıştı. Böylece işçi, Bağ-Kur ve tarım emeklilerinin 2021 yılı zam oranı yüzde 16.8 oldu.

Bugünden itibaren de tüm emekliler ile görevdeki memurların zamlı maaşlarını, ek ödemelerini ve temmuz ayında eline geçecek maaş tutarını kuruşu kuruşa yayımlayacağız.

Önce, SSK, Bağ-Kur ve tarım emeklilerinden başlıyoruz.

Yazının Devamını Oku

10 soruda BES’te yeni dönem

Bireysel Emeklilik Sisteminde (BES), milat denilecek düzenleme yapıldı ve uygulama 1 Temmuz’da başladı.

Yeni düzenleme ile emeklilik yatırım fonları merkezi bir platform olan Bireysel Emeklilik Fon Alım Satım Platformu (BEFAS) üzerinden alınıp satılabilecek. Böylece BES katılımcıları, birikimin bir kısmını veya tamamını BEFAS’ta işlem gören fona veya fonlara yönlendirilebilecek. Bu sayede de BES katılımcıları, tüm BES şirketlerinin fonlarını alıp satabilecek, kendi portföylerine ekleyebilecek. 1 Temmuz itibarıyla de emeklilik fonlarının, BES katılımcıları tarafından alım satımı başladı. Peki, katılımcılar, emeklilik fonlarını nasıl alıp satacak, yeni sistem nasıl işleyecek?

1. Emeklilik fonlarının ortak platformda satılması ne demek?

Bugüne kadar bireysel emeklilik sistemindeki kişiler, hangi şirketten BES sözleşmesi yaptırmışsa o şirketin sunduğu emeklilik planlarının içindeki, o şirketin emeklilik fonlarında, birikimlerini değerlendirebiliyordu. Yeni değişiklikle; katılımcılar, birikimlerini, sisteme girdiği şirketin dışında diğer emeklilik şirketlerinin emeklilik fonlarında değerlendirebilecek. Başka emeklilik şirketlerinin emeklilik fonlarını alıp satabilecekler. Şöyle ki; yatırımcılar nasıl ki, herhangi bir bankanın mobil sistemi üzerinden başka şirketlerin fonlarını alıp satabiliyorlarsa, aynı uygulama BES için de başladı.

2. Başka şirketin emeklilik fonunun alınıp satılmasının faydası ne olacak?

Sistemdeki katılımcılar, emeklilik şirketinden memnun değilse emeklilik şirketini değiştirebiliyor. Katılımcı kendi emeklilik şirketinden ve şirketin verdiği hizmetlerden memnun olabilir, ancak bir başka emeklilik şirketinin de getirisi yüksek bir fonu olabilir. İşte katılımcı, o şirketin, o fonuna yatırım yapabilecek. Böylece, hizmet aldığı şirketinden ayrılmasına gerek kalmayacak. Yeni uygulama aynı zamanda emeklilik şirketleri ve fonları yöneten portföy yönetimi şirketleri arasında, katılımcılara yüksek getiri sağlama rekabetini de getirecek.

3. Fonların alınıp satılması ne demek?

BES katılımcısı, emeklilik şirketini değiştirmeden, BES’e ödeyeceği katkı paylarını kendi emeklilik şirketine talimat vererek, başka emeklilik şirketinin fonuna yönlendirmesi demek. Normal şartlarda, katılımcılar her ay BES için katkı payı ödüyor ve emeklilik şirketi bu katkı paylarını katılımcının seçtiği ve emeklilik şirketine ait fonlara yönlendiriyor. Yeni uygulama katılımcı katkı payı ödemesini kendi emeklilik şirketinin fonuna değil de başka şirketin fonuna yatırabilecek.

4. Fonlar nasıl alınıp satılacak?

Yazının Devamını Oku

10 maddede işsizlik maaşı

Koronavirüs sürecinde işveren ve işçilere verilen destekler 30 Haziran’da sona erdi; çalışanlarda işten çıkarılma endişesi başladı. İşsizlik maaşından kimlerin, nasıl yararlanacağını 10 maddede derledik.

Koronavirüs salgını nedeniyle geçen yılın mart ayından beri uygulanan kısa çalışma ödeneği, işvereni tarafından ücretsiz izne çıkartılanlara devlet tarafından verilen nakdi ücret desteği ve işverenin çalışanını işten çıkarma yasağı 30 Haziran itibariyle son buldu. Gerek çalışanlarda gerekse de işverenlerde desteklerin uzatılması yönünde bir beklenti vardı ancak, şimdilik uzatılmayacağı kesin gözüküyor. Hal böyle olunca da çalışanlarda işten çıkarılma endişesi başladı. Birkaç gündür de okuyuculardan, ‘işsizlik maaşından yararlanabilir miyim?’, ‘kısa çalışma ödeneği alanlar işsizlik maaşı alır mı?’ gibi benzeri sorular alıyorum. İşsizlik ödeneğinden, çalışanlar arasında bilinen adıyla da işsizlik maaşından kimlerin, nasıl yararlanacağını madde madde anlatayım.

10 AY MAAŞ BAĞLANIYOR

1. Kendi istek ve kusuru dışında işvereni tarafından işten çıkartılanlar işsizlik maaşından yararlanabiliyor. Kendi isteği ile işten ayrılanlar işsizlik maaşı alamıyor.

2. Çalışanın işten çıkarılmadan önceki son 3 yıl içinde en az 600 gün süre ile işsizlik sigortası primi ödemiş ve işten çıkarılmadan önceki son 120 gün sigortalı olarak çalışmış olması gerekiyor.

3. İşsizlik maaşı İŞKUR tarafından ödeniyor. İşsizlik maaşından yaralanabilmek için de çalışanın, iş sözleşmesinin iptalinden sonra 30 gün içinde İŞKUR’a başvurması gerekiyor. Başvurması ile iş arayan kaydı yapılıyor, böylece işsizlik sigortası fonundan yararlandırılıyor.

4. Çalışanlara, çalıştıkları süre içinde ödedikleri prim gün sayısına göre, 6 ay ile 10 arasında işsizlik maaşı ödeniyor. Şöyle ki; işten çıkarıldığı tarihten önceki son 3 yıl içinde 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olanlara 180 gün (6 ay), 3 yıl içinde 900 gün primi ödemiş olanlara 240 gün (8 ay), 3 yıl içinde 1080 gün prim ödemiş olanlara da 300 gün (10 ay) işsizlik maaşı ödeniyor.

EN DÜŞÜK 

Yazının Devamını Oku

Yapılandırmadan yararlanamazsınız

Soru: 1993 yılında vergi mükellefi oldum, 2000 yılı haziran ayında vergi borçlarımı ödeyip mükellefiyetimi kapattım. Bağ-Kur’a kayıt olmadım, hiç prim ödemedim. Emeklilik 58 yaşında görünüyor. Yapılandırmadan faydalanabilir miyim? Borçlanıp ödesem emeklilik yaşım geri gelir mi? Muhammed Ş.

Cevap: Bağ-Kur’a hiç kayıt olmadıysanız yeni yapılandırmadan faydalanamazsınız. Yapılandırmadan yararlanabilmek için Bağ-Kura daha önceki yıllarda kayıt olup, prim borcu olması gerekiyor.

DEVLET SİGORTA KAYBINI TELAFİ ETMEZ

Soru: Nakdi destekten yararlananlardanım, emeklilik için 1.5 yıl gibi bir kaybımız var. Bunlar nasıl telafi edilecek? Devlet bu sigorta kaybını yatırmayacak mı? Turgay Ü.

Cevap: Ücretsiz izinde olup da nakdi ücret desteği alanların iş sözleşmesi askıya alınıyor. Dolayısıyla emeklilik için primleri bu sürede işveren tarafından yatırılmıyor. Yatırılmadığı için de emeklilik süresi prim sayısı açısından uzayacak. İşveren ya da devlet bu kaybı gidermeyecek. Nakdi ücret desteği süresince ödenmeyen primler için çalışanlara bu primleri borçlanarak ödeme imkanı tanınmıyor.

GELİR TESTİNE GİREBİLİRSİNİZ

Soru: 2019’un nisan ayından bu yana genel sağlık sigortası primini yatırmadım. Genel sağlık sigortalısı olduğumdan bu yana gelir testine de girmedim. Gelir testine girersem prim borçlarımı devlet mi karşılayacak? Yapılandırma yapabilir miyim?

Yazının Devamını Oku

Çalışma hayatında 30 Haziran virajı

30 Haziran’da, salgının başından bu yana işverenlere ve çalışanlara verilen desteklerin tamamı son bulacak. Kimileri yeni dönemde işten çıkarma durumu ile karşı karşıya kalınırsa kıdem tazminatını nasıl alacağını, emekliliği gelenler ise emekli olup olamayacağını merak ediyor. İşte desteksiz yeni dönemin merak edilenleri...

KISA çalışma ödeneği, işten çıkarma yasağı devam edecek mi? Kısa çalışma ödeneği uzamazsa çalışanlar kıdem tazminatını nasıl alacak? Kısa çalışmada ve ücretsiz izinde olup da devletten nakdi ücret desteği alanların emeklilikleri uzayacak mı? Bu ve benzeri sorular son günlerde okuyuculardan çokça gelmeye başladı. Koronavirüs salgınında hem işverenlere hem de çalışanlara destek olmak üzere geçen yılın mart ayından bu yana uygulanan ve 3.7 milyondan fazla çalışanın yararlandığı kısa çalışma ödeneği, 30 haziran tarihinde bitiyor. Peki, uzar mı? Uzayacağı yönünde bir bilgi yok ki, 2020’nin sonunda İşsizlik Sigortası Fonu’nda değişiklik yapan kanun ile Cumhurbaşkanına kısa çalışma ödeneğini 30 Haziran 2021 tarihine kadar uzatma yetkisi verilmişti. 1 Temmuz itibariyle yasakların tamamen kalkacağı ve normalleşmeye dönüleceği hesaba katılacak olursa kısa çalışma ödeneğinin uzamaması ihtimali daha ağır basıyor.

ÇALIŞANLAR ENDİŞELİ

30 Haziran tarihi itibariyle sadece kısa çalışma ödeneği son bulmuyor; 2020’nin nisan ayında işvereni tarafından ücretsiz izne çıkartılan, kısa çalışma ödeneğinden ve işsizlik maaşından yararlanamayanlara ödenen nakdi ücret desteği ile birlikte işverenin, çalışanı işten çıkarma yasağı ya da bir başka isimle fesih yasağı süresi de haziran ayı sonunda bitiyor. Özetle, 30 Haziran’da, salgının başından bu yana işverenlere ve çalışanlara verilen desteklerin tamamı son bulacak. Hal böyle olunca da çalışanlar endişeli. Kimileri, işten çıkarma durumu ile karşı karşıya kalınırsa kıdem tazminatını nasıl alacağını, emekliliği gelenler ise emekli olup olamayacağını merak ediyor.

KIDEM NASIL HESAPLANACAK?

Kıdem tazminatı açısından değerlendirirsek, bu konuda bir netlik yok. 10 yıl önce, Yargıtay’ın, kısa çalışma ödeneği süresinin kıdem tazminatında hesaba katılacağı yönünde bir kararı var; ancak bu karar, kısa çalışmanın bir buçuk yıl sürmesi üzerine verilmiş bir karar değil. Maalesef, İş Kanunu’nda da bu konuda bir düzenleme bulunmuyor. Kimi hukukçular, bir buçuk yıl da olsa kısa çalışmanın kıdem tazminatında hesaba katılacağını söylese de çoğunluk ise hesaba katılmayacağı yönünde görüş belirtiyor. Kimileri de salgın döneminde tamamen kapanan işyerlerinde kısa çalışmada geçen sürenin hiçbir şekilde hesaba katılmayacağını savunuyor. İş Kanunu’nda bu konuya bir değişiklik yapılırsa durum netleşecek; yapılmazsa işter çıkartılan çalışanlar mahkemelere başvuracak. Duyduğuma göre başvuranlar olmuş ama kısa çalışmanın kıdemde hesaba katılması yönündeki talepler geri çevrilmiş. Özetleyecek olursam; kısa çalışma ödeneğini süresi kıdem tazminatında hesaba katılmayacağı yönündeki görüş ağır basıyor. Bu durumda da geçen senenin mart ayından bu yana kısa çalışma ödeneği alan bir çalışan, 1 Temmuz tarihinde işvereni tarafından işten çıkartılırsa, kıdem hesabı Mart 2020 tarihinden öncesi için yapılacak.

ÜCRETSİZ İZİNDEKİLERİN DURUMU

Tabi bu durum başka bir sorunu daha ortaya çıkarıyor. Kıdem tazminatı bir yıl üzerinden hesaplandığından; gerek 2020’nin mart ayından önceki bir yıl içinde işe girenler ile bu tarihten sonra işe girenlerin kıdem tazminatı alamaması sorununu yaratacaktır. Diyeceğim o ki, bu konuda bir düzenlemeye gidilmesi gerekiyor ki, mağduriyet yaşanmasın.

Benzer durum, ücretsiz izinde olanlar için de geçerli. Ücretsiz izin ile çalışanın iş sözleşmesi askıya alındığından bu süreler, kıdem tazminatı hesaplamasında dikkate alınmayacak. Bu durumda da çalışanın iş sözleşmesinin askıya alındığı tarihten itibaren kıdem tazminatı hesaplanacak.

Yazının Devamını Oku

Kısa çalışma ödeneği emekliliği uzatır

Soru: Kısa çalışma ödeneği varken SGK prim ya çok eksik ya da hiç ödenmiyor. Bu emeklilik zamanını ileriye atmakta. Ben bunu ödeyebilmek istiyorum, bu mümkün mü? SGK’ya gidip, ödenmeyen günleri ödeyebilir miyim? Emel T.

Cevap: Kısa çalışma ödeneğinde emeklilik primleri, bir başka ifadeyle de malullük, yaşlılık, ölüm primleri yatmıyor. Çalışanın emeklilik için prim gün sayısı sorunu yoksa, prim gün sayısı fazlaysa, emeklilik için yaşı bekliyorsa kısa çalışma ödeneğinde eksik prim yatması sorun olmaz. Ama çalışanın emeklilik için yaşı tutuyorsa, prim gün sayısı eksikse kısa çalışma ödeneği süresi sorun olur, çalışanın emekli olma süresi uzar. İş kanunu, kısa çalışma ödeneği süresince ödenmeyen primler için çalışanlara bu primleri borçlanarak ödeme imkânı tanımıyor.

SAĞLIK PRİM BORÇLARINI YAPILANDIRABİLECEKSİNİZ

Soru: 2019’dan beri genel sağlık sigortası primlerini yatırmıyorum. Bugüne kadar gelir testine girmedim. Yapılandırmadan yararlanabilir miyim? Yapılandırma mı
yapmalıyım, gelir testine mi girmeliyim? Bora K.

Cevap: Yapılandırmadan yararlanabilirsiniz. 30 Nisan 2021 tarihine kadarki geçmiş genel sağlık sigortası prim borçları olanlar bu borçlarını yapılandırabiliyor. Borcun tamamını 31 Aralık 2021 tarihine kadar öderseniz borca ilişkin gecikme faizi ve cezaların tamamı silinecek. Eğer sigorta primlerini ödeyemeyecek durumdaysanız ve geliriniz aylık 1.192 liranın
altındaysa gelir testine başvurabilirsiniz. Bu durumda prim ödemeyeceksiniz, devlet karşılayacak.

GERİYE DÖNÜK ÖDEME YAPAMAZSINIZ

Yazının Devamını Oku

Elektro market, havayolu şirketlerine sigorta sınırlaması geldi

Mal ve hizmet satışı ile birlikte yapılan sigortalara sınırlama getirildi. Son dönemde elektro marketlerin cep telefonu gibi elektronik ürünle birlikte sigorta satmaları veya konut şirketlerinin konut alan vatandaşlara özel sağlık sigortası vermeleri (konut sigortası yerine sağlık sigortası yapmalarını da aklım almıyor), havayolu şirketlerinin bilet satarken sigorta da yapmaları yaygınlaştı.

Bazı şirketler de bu sigortaları sanki kendi ürünleriymiş gibi sunuyor. Mahzuru var mı? Yok, ancak bu şekilde sigorta yaptıran tüketici kimden, hangi ürünü aldığını, sigortanın ne işe yaradığını bilmiyor. Böyle olunca da tüketici şikayetleri başlıyor. Tek şikâyet eden tüketici de değil; işi sigorta satmak olan acenteler de, ‘bizim dışımızda herkes poliçe satıyor’ diye şikâyet ediyor.

CEP TELEFONU ALIRKEN DİKKAT!

İşte, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), geçen hafta bir yönetmelik yayınlayarak, bu şekilde satılan sigortalara hem düzenleme hem de kısıtlama getirdi. Elektro marketler, havayolu şirketleri sigorta satmaya yine devam edecek ama belirli sınırlar içinde ve her sigorta ürününü de satamayacaklar. Yeni düzenlemeler ile neler değişti, anlatayım. Çünkü yeni düzenleme teknoloji marketlerinden konut ve araç olmak üzere her türlü mal satışına ve kiralanmasına aracılık eden internet sitelerine, telekom şirketlerinden gayrimenkul şirketlerine kadar tüm kesimleri yakından ilgilendiriyor.

Başta teknoloji marketleri olmak üzere cep telefonu, tablet, bilgisayar, beyaz eşya gibi ürünleri satanlar sadece bu ürünlerin kırılması, çalınması, zarar görmesine yönelik sigorta sunabilecek. Yani satılan sigortanın cihazla bağlantılı olması gerekiyor. Bunun dışında bu kurumlar başka hiçbir sigorta ürününü satamayacak.

UÇAK BİLETLERİNE DÜZENLEME

Tabi, bu sigortayı satarken de kendi sigorta ürünüymüş gibi gösteremeyecek. Tüketiciye; hangi sigorta şirketinin poliçesini aldığı, herhangi bir olay gerçekleştiğinde tazminatın o sigorta şirketi tarafından ödeneceği bildirilecek. Bu şekilde yapılan sigorta poliçelerinden şirket ücret veya komisyon da alamayacak. Şöyle ki, tekno market, cep telefonu satarken, herhangi bir sigorta şirketi ile anlaşıp, sadece telefona ait sigorta satabilecek ama bu işten para kazanamayacak. Sadece bu kadar da değil; elektronik eşya satışı ile birlikte yapılan sigortanın süresi 2 yıl olacak ve yıllık primi da 3 bin lirayı geçmeyecek.

Aynı kısıtlamalar havayolu şirketlerinin bilet satışlarında da geçerli. Havayolu şirketi sattığı biletle ilişkili seyahat risklerini kapsayan sigorta poliçesini kendi internet sayfası ya da mobil uygulamalar üzerinden yapabilecek. Ancak bu sigortayı kendi ürünü gibi gösteremeyecek. Sigorta teminatının hangi sigorta şirketi ya da emeklilik şirketi tarafından verildiği ve sigorta ile ilgili tüm detaylar açıkça tüketiciye bildirilecek.

Yazının Devamını Oku

10 soruda borç yapılandırması

Okuyuculardan sosyal güvenlik borçlarının yapılandırılmasıyla ilgili çokça soru alıyorum. Bu soruların çok azına dünkü soru-cevap köşesinde yer verebildim. Yapılandırma geniş kapsamlı olduğu için sorular da birbirinden farklı. Yapılandırma konusunda en çok merak edilenleri 10 soru halinde toparladım.

1)Hangi borçlar yapılandırılacak?

Sigorta primleri, genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, sosyal güvenlik destek primi, ödeme imkânı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı, idari para cezaları, iş kazası, meslek hastalığı ve vazife malullüğü sonucunda doğan rücu alacakları, yersiz ödenen gelir ve aylıklardan doğan alacaklar, Bağ-Kur sigortalılarının daha önce dondurulan hizmet sürelerinin ihyası halinde doğacak alacaklar yapılandırılabilecek.

2)Hangi tarihteki borçlar için yapılandırma yapılabilecek?

30 Nisan 2021’den önceki döneme ait borçlar yapılandırılacak.

3)Geçmiş borçlar silinecek mi?

Hayır, borçlar silinmeyecek, yapılandırılacak.

4)Borçların ödenmesi nasıl olacak?

İster peşin, ister taksitle ödeyebileceksiniz. Yapılandırma kapsamındaki alacaklar, gecikme cezası ve gecikme zammı yerine Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) değişim oranı ile güncellenecek.

Yazının Devamını Oku

Trafik sigortasında yeni dönem başladı

Trafik sigortasında değişiklik içeren kanun tasarısı Meclis Genel Kurulu’ndan geçerek, yasalaştı. Peki neler değişecek? Birincisi ki, en önemlisi, trafik kazalarında, sigortadan ödenecek vefat ve sakatlık tazminatı hesaplamasına standart gelecek. Böylece mahkemeler birbirinden farklı tazminat kararları vermeyecek, hak kaybı yaşanmayacak

Standart gelmesi ile mahkemelere başvurmaya bile gerek kalmayacak, mağdur olan taraf ne alacağını, sigorta şirketi de ne ödeyeceğini bilecek. Bu sayede son dönemde türeyen hasar aracılarına da gerek kalmayacak. Trafik kazasında hayatını kaybedenlerin yakınları ve yine kazada sakat kalan vatandaş; direk sigorta şirketine başvuracak, sigorta şirketi kamunun belirlediği standart tazminat yöntemine göre hesaplamayı yapıp, tazminatı hemen ödeyecek. Aracıya vekâlet ver, aracı gitsin mahkemede dava açsın, dava iki-üç yıl sürsün, dava sonunda mahkemenin hükmettiği tazminatın yüzde 40-50’sini aracı cebe indirsin, kalanını mağdura versin dönemi böylece kapanmış oldu.

VATANDAŞIN KAFASI KARIŞTI

Başka neler değişti? Trafik sigortasından ticari araçlar ve araç kiralama şirketlerine kar kaybı, gelir kaybı, kira kaybı, iş durması gibi tazminatlar ödenmeyecek. Sürücüler, küçük hasarlar için değer kaybı tazminatı talep edemeyecek. Değer kaybı tazminatında aracın piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkat alınacak. Trafikten çekilecek, hurdaya çıkmış araçlar sigortadan değer kaybı tazminatı alamayacak.

Gelelim asıl konuya. Yasanın çıkmaması için bazı kesimler, özellikle de hasar aracıları, trafik sigortasındaki değişikliklerin vatandaşın aleyhine olacağını, devletin vergi kaybına uğrayacağını, kamunun yargılama harç zararı oluşacağını öne sürerek, ciddi lobi faaliyeti yürüttüler, Meclis’te komisyonları ve komisyon üyelerini etkilemeye çalıştılar. Yasa çıktı, ama şu oldu; vatandaşın kafası karıştı. Nereden mi biliyorum? Okuyuculardan gelen, ‘sigortadan az mı tazminat ödenecek?’, ‘devlet gelir kaybına mı uğrayacak’ benzeri sorulardan anlıyorum. Bu kesimler, bu iddialarını sosyal medya üzerinden benimle de paylaştılar. İddialar doğru mu diye sordum soruşturdum, hem sigortacılarla hem de hukukçularla konuştum. Anlatayım ki, artık bu trafik sigortası konusu kapansın.

KİMLER, NEDEN İTİRAZ EDİYOR?

İddia: Tazminatlar öz ödeneceğinden devlet vergi kaybına uğrayacak. 

Doğrusu: Trafik sigortasından ödenen vefat ve sakatlık tazminatlarında devlet bugüne kadar sigorta şirketi ya da vatandaştan herhangi bir vergi almadığı için gelir kaybı söz konusu değil. Böyle bir vergi hiç olmadı, olmayacakta. 

İddia:

Yazının Devamını Oku

Bağ-Kur’luya erken emeklilik hakkı

Borç yapılandırması ile ilgili kanun tasarısı Resmi Gazete’de yayımlanarak yasalaştı. Kanun, Bağ-Kur’a prim borcu olanlara birçok imkân sunuyor. Prim borcu nedeniyle hizmet süreleri durdurulan ve emekli olamayan Bağ-Kur’lular, yapılandırmadan yararlandıklarında emekli olabilecekler. Emekliliğine daha süre olanlar da geçmişte durdurulan sürelerini yeniden canlandırabileceklerinden emeklilikleri de uzamayacak.

Günlerdir okuyuculardan Bağ-Kur prim borçlarının yapılandırması ile ilgili sorular alıyorum. Kimileri yapılandırmadan nasıl yararlanacağını soruyor, çoğunluk ise yapılandırma yaptıktan sonra emekli olup olamayacağını merak ediyor. Borç yapılandırması ile ilgili kanun tasarısı yasalaştı ve Resmi Gazete de yayımlandı. Kanun, Bağ-Kur prim borcu olanlara ve borçlarından dolayı da emekli olamayanlara ciddi imkanlar sunuyor. Peki, yapılandırmadan nasıl yararlanılacak? Madde madde anlatayım.

Prim borç yapılandırmasın-dan kendi adına çalışanlar, Bağ-Kur’lular, köy ve mahalle muhtarları yararlanabilecek.

2021’nin nisan ayı da dahil olmak üzere bu tarihten önceki prim borçları için yapılandırma yapabilecekler.

Yapılandırma ile borçlar ister peşin ödenecek, istenirse de taksitle ödenecek.

Peşin ödenirse gecikme cezası ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE üzerinden hesaplanan tutarın yüzde 90’ı silinecek.

Taksitli seçeneği seçerseniz, 6-9-12-18 ay taksitle ödeyebileceksiniz ve taksit sayısına göre katsayı uygulanacak. Taksitler de iki ayda bir ödenecek. Böylece 18 ay taksit seçeneğini seçilirse borç 36 ayda ödenmiş olacak.

EKİM AYINA KADAR SÜRE

Yazının Devamını Oku

Geriye dönük yetim aylığı ödenmez

Soru: 26 yaşındayım. Babam 1998’de rahmetli oldu, bu yaşıma kadar babamın soyadını taşımıyordum, son bir aydır taşıyorum. Sigortadan emekliydi, yetim aylığını almadım. Geriye dönük alabilme şansım var mı, 18 yaşımdan önceki maaşlarımı alabiliyor muyum? Hasar D.

Cevap: Yetim aylığını geriye dönük ödemenin yapılabilmesi için 5 yıllık süre sınırı bulunuyor. Bu konuda kanunda, “aylık hakkının kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar” diye yazıyor. Zaman aşımına uğradığı için geriye dönük yetim aylığını alamazsınız.

GENEL SAĞLIK SİGORTASI ZORUNLU SİSTEM

Soru: Genel sağlık sigortasını zorunlu olması ve beni binlerce lira borçlandırması doğru mu? Hiç hastane kullanmıyorum, kullanacak olsam da özel doktora gidiyorum, sigortaya prim ödemek zorunda mıyım? Emekli olacağız o zaman öderiz diyorum. Korhan B.

Cevap: Genel sağlık sigortası zorunlu bir uygulama ve toplumun tüm kesimlerinin bu sisteme girmesi zorunlu. Sisteme girilmezse devletin sunduğu sağlık hizmetinden yararlanılamıyor ve özel hastane gittiğinizde SGK, herhangi bir ödeme yapmıyor. Emekli olduğunuzda ödemeye kalkarsanız geçmişe yönelik ciddi bir borç ile karşılaşacaksınız. O nedenle tavsiyem, yeni çıkan yapılandırmadan yararlanmanız.

EMEKLİ OLAMAZSINIZ

Soru: 1960 doğumluyum, 1986 girişim var. Toplam 1900 gün sigortam var. Nasıl emekli olurum? Hüseyin B.

Cevap: 61 yaşındasınız ve emeklilik için hem çalışma yılınız hem de prim gün sayınız yetmiyor. Bu şartlarda emekli olamazsınız. Yeniden sigortalı olup çalışmaya başlayıp, prim gün sayısını ve 15 yıllık sigortalı yılınızı doldurmanız gerekiyor. Ya da ödediğiniz primleri geri iade alabilirsiniz.

YURTDIŞI BORÇLANAN BAĞ-KUR’LU SAYILIYOR

Yazının Devamını Oku

Tekne sahiplerine kötü haber

Marmara Denizi’ndeki müsilaj (deniz salyası) sorunu sigortacıları da endişelendirmeye başladı. Müsilajın sigorta ile ne ilgisi var diyeceksiniz? Çok ilgisi var, anlatayım. Ama önce bir noktanın altını çizeyim.

Yıllardır, bu köşede; iklim değişikliğinin etkileri, çevrenin hor kullanılması, afetler konusuna ara ara değiniyorum. Her yazdığımda da bazı kesimlerden, ‘felaket tellalı gibisin, amma da abartıyorsun’ diye eleştiri alıyordum. Durum ortada; sorunun nedeni arıtma falan olsa da bir başka nedeni de iklim krizi. Belli ki, bu durum, sadece bugünün değil geleceğin de sorunu olacak. Uzmanlar, endüstrisinden turizmine, balıkçılığa kadar birçok alanda ciddi ekonomik kayıplar yaşanacağı konusunda da uyarıyorlar. Dikkat ediyorum, beni eleştirenler şimdilerde, ‘acil önlem alınmalı’ diye bas bas bağırıyor.

DENİZ SALYASI UYARISI

Gelelim konumuza. Geçenlerde bir dostum aradı; ‘deniz salyası teknelere zarar veriyor mu, veriyorsa sigorta bu zararı karşılar mı, sorup soruşturur musun?’ dedi. Bende başta, ne alakası var dedim ama çok alakası varmış. Sigortacılarla konuştum. Meğer onlar da şu sıralar, tekne sigortası yaptıranları uyarmaya hazırlanıyorlarmış.

Sigorta şirketleri, müsilaj sorunu başlayınca, denizi kaplayan bu tabaka, teknelere zarar veriyor mu diye bir araştırma yaptırmışlar. Sonuç; ciddi zarar veriyormuş, özellikle de teknenin motor aksamına. Şunu da öğrendim; teknelerin radar sistemleri müsilaj tabakasını tespit edemiyormuş.

Peki, ne yapmak gerekiyor? Sigortacılar şunu söylüyor. Eğer teknenin bulunduğu marinayı müsilaj kaplamışsa, tekne hareket ettirilmemeli. Denizde müsilaj kaplı bir bölge varsa içinden geçilmemeli. Bu söylediklerim başta yatlar olmak üzere tüm tekne ve deniz araçları için geçerli.

SİGORTA ZARARI ÖDEMEZ

Eğer müsilajdan dolayı tekne zarar görürse ve tekneniz de sigortalıysa, sigorta şirketi zararı karşılamayacak. Özetle, durum bu haldeyken, ‘teknemle şuraya gideyim, buraya gideyim’ derseniz ve deniz salyası nedeniyle tekne zarar görürse, sigortadan tazminat alamazsınız. Öğrendiğime göre de sigorta şirketleri, şu sıralar, müsilaj nedeniyle, ‘teknenizi marinadan çıkarmayın ve gerekli önlemleri alın’ diye bir uyarı yazısı hazırlıyorlar.

Konuştuğum sigortacılar sorunun şimdilik Marmara Denizi’nin sorunu gibi olsa da deniz salyasının kuzey Ege’ye doğru ilerlediğini ve durumu yakından takip ettiklerini de söylüyorlar. Daha da ilginci, eğer acil önlem alınmaz ve deniz salyası Marmara Denizi’nin büyük çoğunluğu kaplarsa, deniz ulaşımının ve deniz yoluyla taşımanın durdurulması gerekiyor. Bunu niye söylüyorum; malum, başta vapurlar, deniz otobüsleri, arabalı vapurlar olmak üzere deniz araçlarının tamamı sigortalı.

Yazının Devamını Oku

Borcunu yapılandıran sağlık hizmeti alacak

Meclis’ten çıkması beklenen borçların yapılandırılmasıyla ilgili kanunla birlikte hem genel sağlık sigortası borçları yapılandırılacak hem de prim borcu olanlara yeni imkânlar sunulacak. Borcunu yapılandıranlar, bu borcun haricinde 60 günden fazla prim borcu olmaması ya da bu borçlarını geçmişteki kanunlara göre taksitlendirmiş olanlar borç yapılandırmanın ilk taksitini ödemeleri halinde genel sağlık sigortasından yararlanabilecek.

ÖNÜMÜZDEKİ günlerde Meclis’ten çıkacak olan borçların yapılandırılmasıyla ilgili kanun teklifi ile hem genel sağlık sigortası borçları yeniden yapılandırılıyor hem de prim borcu olanlara yeni imkânlar getiriliyor. Okuyuculardan da çokça soru alıyorum. Kimileri, ‘bizi de ilgilendiriyor mu?’ diye soruyor, kimileri ‘borçlar affedilecek mi?’ diye merak ediyor. Hepsine değineyim.

Önce, genel sağlık sigortasında durum nedir, kısaca anlatayım. İster işçi statüsünde, ister memur, isterse de kendi adına Bağ-Kur’lu olarak çalışanlar, yani Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bağlı olup, prim ödeyenler ile emekliler ve bu kişilerin bakmakla yükümlü olduğu kişiler otomatik olarak genel sağlık sigortasının kapsamındalar ve devletin sunduğu sağlık hizmetlerinden yararlanıyorlar. Bir de sosyal güvenlik şemsiyesi altında olmayanlar var. Bu kesim ise ya kendi primini ödeyerek genel sağlık sigortalısı oluyor ya da prim ödeyecek durumu yoksa, devlet bu kişilerin primlerini karşılıyor.

SİSTEM İÇİNDE OLMALI

Son rakamlara göre de SGK kapsamında olmayan 9.8 milyondan fazla kişi genel sağlık sigortası kapsamında. Bunların 7.6 milyonunun primini devlet karşılıyor, 2.1 milyon kişi ise primini kendi ödüyor. Genel sağlık sigortası zorunlu bir sistem ve nüfusun tamamının bu sistem içine girmesi gerekiyor. Ancak, geçmişte genel sağlık sigortası tescili yapılmış olup da primlerini ödemeyen ya da sisteme hiç girmeyen ciddi bir kesim var ve bu kesim sağlık hizmetinden yararlanamıyor.

BORCUN ÇOĞU SİLİNECEK

İşte, yeni kanun ile bu kesime geçmiş borçlarını yapılandırma fırsatı getiriliyor. Bu bir af mı? Değil ama affa yakın yapılandırma diyebiliriz. Buna göre, 2021’in nisan ayı da dahil öncesi genel sağlık sigortası prim borcu olanlar bu borçlarını yapılandırabilecekler. Yapılandırmadan yararlanıp da prim borçlarının tamamını 31 Aralık 2021 tarihine kadar ödeyenlerin borca ilişkin gecikme faizi ve cezaların tamamı silinecek.

Örnekle anlatayım. Yapılandırmaya başvurdunuz ve 9 bin lira prim borcu çıkartıldı. Bunun da 5 bin lirası asıl prim borcunuz, kalan 4 bin lira da gecikme faizi ve cezası. Yıl sonuna kadar borcunuzu öderseniz, sadece 5 bin lira ödeyeceksiniz, 4 bin lirası silinecek. Yok, peşin ödeyemem diyorsanız da taksitle ödeme seçeneğini seçebilirsiniz. O zaman da taksit sayısına göre belirli bir katsayı uygulanacak.

Yazının Devamını Oku

Kısa çalışmada kıdem hesaba katılmıyor

Soru: 2015’te fabrikanın alt işvereninde işçi olarak çalışmaktayım. Nisan 2020’de kısa çalışma ödeneğine başlandı, 2021’in mart ayında bitti. Fabrikada hiç çalışmadım. Nisanda ücretsiz izine çıkarıldım, sözleşmem de sonlandırıldı. Kıdem tazminatını 30.04.2021’e göre mi alacağım, 1.4.2020’deki kısa çalışmaya başladığım tarihe göre mi alacağım? Sinan K.

Cevap: Bu konuda iş kanunda bir madde olmadığı ve yargı kararı da olmadığı için kısa çalışma süresinin kıdem tazminatı hesaplamasında dikkate alınmayacağı yönünde görüş ağırlık basıyor. Sadece geçmişte Yargıtay’ın kısa çalışma süresinin tamamı için kıdem alınacağı yönünde bir kararı var ama bu salgın dönemini kapsamıyor. Buradan yola çıkarsak kısa çalışmada geçirdiğiniz süre kıdemden sayılmayacak.

18 YAŞ ÖNCESİ EMEKLİLİKTEN SAYILMAZ

Soru: 1973 doğumluyum. Sigorta başlangıç tarihim 1986. 6000 günden fazla günüm var. 25 yıllık sigortalılık süresi 18 yaşından sonra mı, önce mi başlıyor? Mehmet S.

Cevap: 1986’da işe giriş yaşınız 13. 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılıkları 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul ediliyor. Ancak 18 yaş öncesi prim gün sayısı emeklilik hesabındaki prim gün sayısına eklenir, sigortalılık süresi ise 18 yaşını doldurduğunuz tarih olarak ele alınır. Bu durumda sigorta başlangıcınız 1986 değil, 1991 yılı olacak. 25 yıl çalışıp, 53 yaşında emekli olacaksınız demektir. Prim gün sayısı açısından ise sorununuz bulunmuyor.

İŞ GÖREMEZLİK İÇİN RAPOR PARASI ÖDENİR

Soru: Emekliyim ve özel müşavirlik şirketinin şantiyesinde mimar olarak çalışmaktayım. Aldığımız iş göremezlik raporları sonucu işe gidemediğimiz günlerin parası aylıklarımızdan kesilmekte. Bu yasal mıdır? Serhat A.

Cevap: Yasal bir uygulama. Raporlu olunan sürenin üç gününden itibaren geçen günler işveren tarafından maaştan kesilir. Ancak emekli olanlar da geçici iş göremezlik raporları için SGK’dan rapor parası alabiliyor.

YETİM AYLIĞINA BAŞVURAMAZSINIZ

Yazının Devamını Oku

İşte 18 yaş altının BES’e giriş şartları

18 yaş altı gençlerin Bireysel Emeklilik Sistemine (BES) girmesine imkân tanıyan yasa çıktı ve Resmi Gazete’de yayımlanarak, uygulamaya girdi.

Okuyuculardan çokça soru alıyorum. Kimileri şartları merak ediyor, kimileri ‘zaten çocuğum için yaptırmıştım bunun ne faydası olacak?’ diye soruyor, kimileri de ‘56 yaşında emeklilik çok uzun değil mi?’ diye eleştiriyor. Hepsine açıklık getireyim.

Bugüne kadar ebeveynler çocukları için BES yaptırıyorlardı ancak kendi adlarına yaptırıyor, lehdar olarak çocuklarını gösteriyorlardı. Sözleşmede yazan ismin mutlaka 18 yaş üzerindeki kişi olması gerekiyordu. Şimdi, BES’e ödenecek katkı paylarını yine ebeveynler yatıracak, birikimlerin değerleneceği emeklilik planlarını yine ebeveynler belirleyecek ama 18 yaşın altındakilerin adına sözleşme düzenlenebilecek. Devlet de yüzde 25 katkı yapacak. Böylece, tasarrufa erken yaşta başlanacak, daha da önemlisi küçük tasarruflarla ileride büyük birikimlere ulaşılacak.

Bu laf kimilerine klişe gelebilir. O zaman kendimden bir örnekle anlatayım. İster adına harçlık deyin, ister başka bir şey; annem, torunları için her ay üç kuruş, beş kuruş para ayırır. Eşim de alır onları bir yerde tutar ya da çocuklara verir, onlar da kumbaralarına koyar. O para bir süre sonra da çarçur olur. Şimdi ne olacak? Çocuklar adına BES hesabı açtıracağım, babaanneleri harçlıklarını aylık olarak o hesaba yatıracak. Birileri diyecek ki, ‘harçlık parasından ne olur ki?’. Tam da ondan bahsediyorum; şimdiden 6-7-8 yaşındaki çocuklar için aylık 100 lira BES hesabına düzenli yatırın, üzerine devletin yüzde 25 katkısını ekleyin, 10 sene sonra çocuk 16-17 yaşına geldiğinde o harçlıklar ne oluyor bakın, görün.

894 LİRA DEVLET KATKISI

Yüzde 25 devlet katkısından söz açılmışken, bugün sistemdeki bazı kişilerin, hem kendileri için hem de çocukları için BES’i bulunuyor. Yani, kişinin kendi adına iki ya da üç BES sözleşmesi var ama bunun birini kendi adına diğerlerini de çocukları için yaptırmış. Devlet katkısının bir üst limiti var; o da aylık asgari ücretin yüzde 25’i ile sınırlı ki, bugün için bu tutar 894 lira. Tek sözleşmeniz de olsa iki ya da üç sözleşmeniz de olsa; aylık BES’e 3 bin 577 lira yatırırsanız devlet de size maksimum 894 lira katkı yapıyor. Aylık 4 bin lira da yatırsanız, 5 bin lira, 10 bin lira da yatırsanız yararlanacağınız devlet katkısı tutarı 894 lirayı geçmiyor. Şimdi ise, 18 yaş altındakiler kendi adlarına sisteme gireceklerinden devlet katkısının limitinden ayrıca yararlanacaklar. Şöyle ki, kendi adınıza BES’iniz var ve aylık 3 bin 577 lira yatırıyorsunuz, 894 lira devlet katkısı alacaksınız; çocuğunuzun adına BES yaptırdınız, onun için de 3 bin 577 lira yatırdınız, devlet çocuğunuz için de 894 lira yatıracak.

56 YAŞINA TAKILMAYIN

Gelelim şu 56 yaşında emeklilik konusuna. Doğru, genç yaşta sisteme girenler için bu çok uzun bir süre. Burada bazı düzenlemeler yapılacak. 18 yaşın altında sisteme girenlere evlilik, konut alımı, eğitim gibi nedenlerle birikimlerini kısmi olarak çekme hakkı tanınacak. Daha da önemlisi, sistemde 10 yılını dolduranlar devletin yaptığı katkının yüzde 60’ını hak edebilecekler. Onu da şöyle anlatayım. Sekiz yaşındaki çocuğunuz için BES yaptırdınız, düzenli katkı payını ödediniz, devlet de yüzde 25 katkı yaptı; 18 yaşına geldiğinde devlet katkısının yüzde 60’ını almaya hak kazanıyor. Bir de eğitim ya da konut veya da başka bir ihtiyaç için birikiminin bir kısmını çekme hakkı tanınıyor. Özetle, 56 yaşında emeklilik konusuna pek de takılmamak gerekiyor.

 

Yazının Devamını Oku