SSK’lı erkeklere emeklilik rehberi

İşçilerin, memurların, kendi adına çalışan Bağ-Kur’luların ve tarım işçilerinin emeklilik şartları birbirinden farklı. Kadın çalışanlar ile erkek çalışanların da çok farklı. İlk olarak, halk arasında bilinen adıyla SSK’lı, yeni adıyla 4a’lı erkek çalışanların hangi şartlarda ve ne zaman emekli olacaklarını açıklıyoruz.

İSTER işçi, ister memur, isterse de Bağ-Kurlu; hangi kuruma bağlı çalışırsa çalışsın, herkesin merak ettiği konu, ne zaman emekli olacağı. Merak ediliyor, çünkü sosyal güvenlik alanında yapılan sık değişiklikler nedeniyle çalışanların büyük çoğunluğu hangi şartlarda emekli olacağını bilmiyor. O nedenle de okuyuculardan, sosyal güvenlik ile ilgili sıklıkla aldığım soruların başında da emeklilik geliyor.

ÜÇ ÖNEMLİ ŞART

İşte bugünden itibaren, başlattığımız yazı dizimizde; işçilerin, memurların, kendi adına çalışan Bağ-Kurlu’ların, tarım işçilerinin hangi şartları yerine getirdiklerinde, ne zaman emekli olacaklarını en basit haliyle anlatacağız. Kadın ve erkek çalışanlarda, emeklilik koşulları farklı olduğu için ayrı ayrı değineceğiz.

İlk olarak da halk arasında bilinen adıyla SSK’lı, yeni adıyla da (Tüm çalışanlar Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altında toplandı) hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan 4a’lıların, yani işçilerin emekliliğinden başlayacağız. Ve yine ilk olarak da erkek, 4a’lıların nasıl ve ne zaman emekli olacağını detaylı anlatacağız.

Ama önce bundan sonra sık sık karşılaşılacak bir-iki terim üzerinde durayım. Sigortalılık süresi, kişinin, ilk defa çalışmaya başladığı ve sigortalı olduğu tarih ile emekli olacağı tarih arasındaki süreye deniyor. Bu süre içinde sosyal güvenlik kurumuna, çalışan adına, işverenin yatırdığı primlere de prim ödeme süresi deniyor. Yaşa ise emeklilik için tamamlanması gereken yaş deniyor. Sosyal güvenlikte 1 ay, 30 gün olarak; 1 yıl da 12 ay olarak alınıyor ve tüm hesaplamalar da bunun üzerinden yapılıyor. İşçi, memur, Bağ-Kurlu ve erkek çalışan, kadın çalışan fark etmiyor; emeklilik için 3 koşul gerekiyor;

1- Belirli bir süre sigortalı olmak ki, burada işe giriş tarihi önemli ve bu süre kadın çalışan ile erkek çalışana göre değişiyor.

2- Belirli süre sosyal güvenlik kurumuna prim ödenmiş olması.

3- Yaş ki, emeklilik yaşı da kadın çalışan ile erkek çalışana göre değişiyor.

DÖRT FARKLI DÜZENLEME

Bu 3 koşulun, yani belirli süre çalışılmış olması, bu süre içinde prim ödenmiş olması ve gerekli yaşın doldurulmuş olması gerekiyor ki, emekli olunabilsin. Bunlardan biri bile eksik olursa, emekli olunamıyor.

Bir de emeklilikte, farklı yıllarda yapılan düzenlemeler çerçevesinde, işe giriş tarihlerine göre belirlenen farklı emeklilik yaşları ve yine farklı prim gün sayıları var. Şöyle anlatayım:

- Düzenlemelerden biri 1999 yılında yapıldı. 1999 öncesi sigortalı olanlar için işe başlama tarihine göre kademeli emeklilik şartı getirildi.

- 1999 ila 2008 yılları arasında sigortalı olanlar için yaş; kadınlarda 58, erkeklerde 60 olarak belirlendi. Ayrıca gerekli prim gün sayısını dolduranların emekli olabilecekleri şartı getirildi.

- Sosyal güvenlikte bir reform daha yapıldı. 2008 tarihinden sonra ilk kez sigortalı olanlar için kademeli emeklilik sistemi getirildi ve 7200 prim gün sayısı konuldu. Kadınlarda 58 yaş, erkeklerde 60 yaş sınırı konuldu. 2035’den sonra ise emeklilik yaşı 65’e çıkarıldı. Şimdi tüm bu dönemlere göre eski adı SSK’lı, yeni adı da 4a’lı, erkek çalışanların ne zaman ve hangi şartlarda emekli olacaklarını anlatalım.

SSK’lı erkeklere emeklilik rehberi

1999’DAN SONRA İŞE BAŞLAYANLARIN DURUMU

1999 yılında emeklilikte düzenlemeye gidildi ve 9 Eylül 1999’dan sonra şartlar ağırlaştırıldı. 9 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 yılı arasında işe yeni girenlerde sigortalılık süresi aranmıyor. Bu tarihlerde işe başlayanların emeklilik için yerine getirmesi gereken iki şart var. Birincisi 7200 gün prim ödeme süresini doldurmaları gerekiyor. İkincisi ise 60 yaşını doldurmaları gerekiyor. Bu şartları yerine getirenler emekliliğe, dolayısıyla da emekli maaşı almaya hak kazanıyor.

2008’DEN SONRA İŞE GİRENLER NE ZAMAN EMEKLİ OLACAK?

1 Mayıs 2008 ile 31 Aralık 2035 tarihleri arasında işe girenlerin emeklilik şartları da farklı olacak. Bu tarihler arasında işe girenlerin yerine getirmesi gereken ilk şart, prim ödeme gün sayısının 7200 olması. Bu şartı yerine getirenler sigortalılık süresine gerek olmadan 60 yaşında emekli olabilirler. Ancak bu tarihlerden sonra emeklilik yaşı de değişiyor. Şöyle ki:

- 1 Mayıs 2008 ile 31 Aralık 2035 arasında; 7200 prim ödeme süresini tamamlayanlar 60 yaşında emekliliğe hak kazanıyorlar.

- 1 Ocak 2036 ile 31 Aralık 2037 arasında; 7200 prim ödeme süresini tamamlayanlar 61 yaşında emekliliğe hak kazanıyorlar.

- 1 Ocak 2038 ile 31 Aralık 2039 arasında; 7200 prim ödeme süresini tamamlayanlar 62 yaşında emekliliğe hak kazanıyorlar.

- 1 Ocak 2040 ile 31 Aralık 2041 arasında; 7200 prim ödeme süresini tamamlayanlar 63 yaşında emekliliğe hak kazanıyorlar.

- 1 Ocak 2042 ile 31 Aralık 2043 arasında; 7200 prim ödeme süresini tamamlayanlar 64 yaşında emekliliğe hak kazanıyorlar.

- 1 Ocak 2044 ile 31 Aralık 2045 arasında; 7200 prim ödeme süresini tamamlayanlar 65 yaşında emekliliğe hak kazanıyorlar.

- 1 Ocak 2046 ile 31 Aralık 2047 arasında; 7200 prim ödeme süresini tamamlayanlar 65 yaşında emekliliğe hak kazanıyorlar.

İŞE BAŞLAMA TARİHİNE GÖRE ERKEK SİGORTALILARIN EMEKLİLİK YAŞI

- İlk sigortalı olduğu tarih 8 Eylül 1976 ve öncesi olanlar 25 yılı tamamlamaları ve 5000 gün prim ödemeleri şartıyla, yaş sınırı olmadan emekli olmaya hak kazanırlar.

- İlk sigortalı olduğu tarih 9 Eylül 1976 ile 23 Mayıs 1979 arası olanlar 25 yılı tamamlamaları ve 5000 gün prim ödemeleri ve 44 yaşını tamamları halinde emekli olmaya hak kazanırlar.

- İlk sigortalı olduğu tarih 24 Mayıs 1979 ile 23 Kasım 1980 arası olanlar 25 yılı tamamlamaları ve 5000 gün prim ödemeleri ve 45 yaşını tamamları halinde emekli olmaya hak kazanırlar.

- İlk sigortalı olduğu tarih 24 Kasım 1980 ile 23 Mayıs 1982 arası olanlar 25 yılı tamamlamaları ve 5075 gün prim ödemeleri ve 46 yaşını tamamları halinde emekli olmaya hak kazanırlar.

- İlk sigortalı olduğu tarih 24 Mayıs 1982 ile 23 Kasım 1983 arası olanlar 25 yılı tamamlamaları ve 5150 gün prim ödemeleri ve 47 yaşını tamamları halinde emekli olmaya hak kazanırlar.

- İlk sigortalı olduğu tarih 24 Kasım 1983 ile 23 Mayıs 1985 arası olanlar 25 yılı tamamlamaları ve 5225 gün prim ödemeleri ve 48 yaşını tamamları halinde emekli olmaya hak kazanırlar.

- İlk sigortalı olduğu tarih 24 Mayıs 1985 ile 23 Kasım 1986 arası olanlar 25 yılı tamamlamaları ve 5300 gün prim ödemeleri ve 49 yaşını tamamları halinde emekli olmaya hak kazanırlar.

- İlk sigortalı olduğu tarih 24 Kasım 1986 ile 23 Mayıs 1988 arası olanlar 25 yılı tamamlamaları ve 5375 gün prim ödemeleri ve 50 yaşını tamamları halinde emekli olmaya hak kazanırlar.

- İlk sigortalı olduğu tarih 24 Mayıs 1988 ile 23 Kasım 1989 arası olanlar 25 yılı tamamlamaları ve 5450 gün prim ödemeleri ve 51 yaşını tamamları halinde emekli olmaya hak kazanırlar.

- İlk sigortalı olduğu tarih 24 Kasım 1989 ile 23 Mayıs 1991 arası olanlar 25 yılı tamamlamaları ve 5525 gün prim ödemeleri ve 52 yaşını tamamları halinde emekli olmaya hak kazanırlar.

- İlk sigortalı olduğu tarih 24 Mayıs 1991 ile 23 Kasım 1992 arası olanlar 25 yılı tamamlamaları ve 5600 gün prim ödemeleri ve 53 yaşını tamamları halinde emekli olmaya hak kazanırlar.

- İlk sigortalı olduğu tarih 24 Kasım 1992 ile 23 Mayıs 1994 arası olanlar 25 yılı tamamlamaları ve 5675 gün prim ödemeleri ve 54 yaşını tamamları halinde emekli olmaya hak kazanırlar.

- İlk sigortalı olduğu tarih 24 Mayıs 1994 ile 23 Kasım 1995 arası olanlar 25 yılı tamamlamaları ve 5750 gün prim ödemeleri ve 55 yaşını tamamları halinde emekli olmaya hak kazanırlar.

- İlk sigortalı olduğu tarih 24 Kasım 1995 ile 23 Mayıs 1997 arası olanlar 25 yılı tamamlamaları ve 5825 gün prim ödemeleri ve 56 yaşını tamamları halinde emekli olmaya hak kazanırlar.

- İlk sigortalı olduğu tarih 24 Mayıs 1997 ile 23 Kasım 1998 arası olanlar 25 yılı tamamlamaları ve 5900 gün prim ödemeleri ve 57 yaşını tamamları halinde emekli olmaya hak kazanırlar.

- İlk sigortalı olduğu tarih 24 Kasım 1998 ile 8 Eylül 1999 arası olanlar 25 yılı tamamlamaları ve 5975 gün prim ödemeleri ve 58 yaşını tamamları halinde emekli olmaya hak kazanırlar.

- İlk sigortalı olduğu tarih 9 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arası olanlar sigortalılık süresi olmadan, 7000 gün prim ödemeleri ve 60 yaşını tamamları halinde emekli olmaya hak kazanırlar.

YAŞ HADDİNDEN NASIL EMEKLİ OLUNUR?

Sigortalılar yaş haddinden de emekli olabilirler. Peki, nedir yaş haddinden emeklilik? Gerekli prim ödeme gün sayısını dolduramamış ama belli bir yaşa gelmiş olan kişilere tanınan hak. Bir anlamda yeterince çalışamamış kişilerin, kısmi emeklilik aylığı alabilmesine imkan tanıyan hak da diyebiliriz. Ancak bu emeklilik imkanından yararlanabilmenin de şartları var.

- 1976’dan önce işe başlayan erkek çalışanlar, 3600 gün prim ödemeleri halinde, 55 yaşında emekli olabiliyorlar.

- 23 Mayıs 2002’de, 15 yıllık sigortalılık süresini dolduranlar, 3600 gün prim ödemek şartıyla, 55 yaşında emekliliğe hak kazanıyor ve kısmi emeklilik aylığı alabiliyor.

- 24 Mayıs 2002 ile 23 Mayıs 2005 tarihleri arasında, 15 yıllık sigortalılık süresini dolduranlar, 3600 gün prim ödemek şartıyla, 56 yaşında emekliliğe hak kazanıyor.

- 24 Mayıs 2005 ile 23 Mayıs 2008 tarihleri arasında, 15 yıllık sigortalılık süresini dolduranlar, 3600 gün prim ödemek şartıyla, 57 yaşında emekliliğe hak kazanıyor.

- 24 Mayıs 2008 ile 23 Mayıs 2011 tarihleri arasında, 15 yıllık sigortalılık süresini dolduranlar, 3600 gün prim ödemek şartıyla, 58 yaşında emekliliğe hak kazanıyor.

- 24 Mayıs 2011 ile 23 Mayıs 2014 tarihinden sonra tarihleri arasında, 15 yıllık sigortalılık süresini dolduranlar, 3600 gün prim ödemek şartıyla, 59 yaşında emekliliğe hak kazanıyor.

- 24 Mayıs 2014’ten sonra tarihleri arasında, 15 yıllık sigortalılık süresini dolduranlar, 3600 gün prim ödemek şartıyla, 56 yaşını doldurmuş olmaları halinde emekliliğe hak kazanıyor.

- İlk defa 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 tarihleri arasında işe başlayanlar, 25 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4500 prim ödeme gün sayısını yerine getirmeleri halinde 60 yaşında emekliliğe hak kazanıyor ve kısmi emeklilik aylığı alabiliyor.

- 1 Mayıs 2008’den sonra 5400 gün, yani 15 tam yıl prim ödeyenler 60 yaşında emekli olabilecek.

SSK’lı erkeklere emeklilik rehberi

YARIN: SSK’lı kadın çalışanlar hangi şartlarda, ne zaman emekli olacak?

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Sağlık sigortasında özel hastane krizi

Özel sağlık ve tamamlayıcı sağlık sigortası olanlar COVID şüphesiyle özel hastaneye gittiğinde gerekli testler yapılıyor. Sonuç pozitifse ve hastanın durumu ağır değilse evde tedavi için gönderiliyor. İş yatarak tedaviye gelince yatak doluluğundan dolayı hastane ya ‘Yerim yok’ diyor ya da başka hastaneye sevk etmeye çalışıyor.

BU yazıyı yazmadan bir gün önce, bir dostum, ‘haberin var mı, özel sağlık sigortası olanlar, COVID tedavisi için hastane hastane dolaşıyor, hastaneler yerim yok diyerek geri çeviriyor, şu işi bir soruştursana’ diye aradı. Duyunca, önce iddiadır, astı astarı yoktur dedim ama araştırdım, sigortacılarla konuştum, maalesef doğruymuş. Meğer sigorta şirketleri de son 15 gündür bu sorunla uğraşıyorlarmış. Öğrendiklerimi anlatayım.

Salgının başlarında, mart ayında tüm özel hastaneler pandemi hastanesi ilan edilmişti. Sonradan normale dönüldü. Vakalarda artış başlayınca da ekim ayında; özel hastanelerin topyekün pandemi hastanesi olarak değil de COVID’li hastalara belirli sayıda yatarak ayırarak, ayrı bir birimde bakmaları yönünde karar alındı. Yanılmıyorsam, bu oran da yüzde 25. Yani, bugün özel hastaneler, yataklarının yüzde 25’ini COVID’li hastaların tedavisi için ayırıyor. Düne kadar bir sorun yoktu; ancak özellikle İstanbul başta olmak üzere her yerde vakalar hızla artınca sorun da başladı.

ŞİRKETLERİ ARIYORLAR

Bugün gelinen noktada durum şöyle. Özel sağlık sigortası olan vatandaş COVID şüphesiyle özel hastaneye gittiğinde önce gerekli tetkikler ve testler yapılıyor. Burada da bir sorun yok. Testin sonucu pozitif çıkarsa ve hastanın durumu ağır değilse, evde tedavi için gönderiliyor. Burada da bir sorun yok. Özetle, ayakta tedavide sorun yok. İş, yatışa geldiğinde, işte büyük sorun bu noktada başlıyor. Hastane ya yerim yok deyip, hastayı kabul etmiyor ya da ‘sizi başka hastaneye sevk edelim’ deyip, devlet hastanelerine göndermeye çalışıyor. Çünkü özel hastanelerde yataklar dolu da ondan. Eğer gidilen hastane COVID’li hastalar için, misal 50 yatak ayırmışsa, 51’inci hastayı kabul etmiyor. Özel sağlık sigortalı, o hastaneden çıkıp bir başka hastaneye gittiğinde yine aynı durumla karşılaşıyor.

Sordum soruşturdum; son 15-20 gündür, bu durumda olan özel sigortalılar kapı kapı özel hastaneleri dolaşıyormuş. Aynı cevabı alınca da, ‘bana yardımcı olun diye’ sigorta şirketini arıyormuş. Devreye sigorta şirketi giriyor, hastaneleri tek tek tarıyor, cevap aynı, ‘yerimiz yok’. Bir kısım hastanelerde yerimiz yok demek yerine; bakıyor, hastanın durumu ağır değil, evde tedavi yoluna gidiyor. Anlayacağınız sigorta şirketleri de zor durumda.

HASTANELERDE YATAK YOK

Niye böyle? Haliyle, özel hastaneler, COVID’in dışındaki tedavileri yürütmek istiyorlar da ondan. Çünkü 9-10 günde iyileşen COVID’li hasta da var, tedavisi 45 günden fazla süren de var. O nedenle de COVID için belirli sayıda yatak ayırıyorlar. Hal böyle olunca da ortaya şöyle bir tablo çıkıyor. Özel sağlık sigortalıysanız, kalp rahatsızlığı nedeniyle hastaneye giderseniz kapılar sonuna kadar açık; ama COVID yüzünden giderseniz şansınıza yer varsa kabul görürsünüz, yoksa başka hastane ararsınız. Şimdi soracaksınız, ‘kardeşim parayı sigorta şirketi ödemiyor mu, hastane sigorta şirketinden para almayacak mı, daha ne istiyorlar?’. Mesele para değil, hastanede yer yok; sorun burada. Hemen belirteyim, bu anlattıklarım sadece özel sağlık sigortalılar için değil, özel hastaneye giden tüm vatandaşlar için geçerli.

Yazının Devamını Oku

Sosyal güvenlikte yapılandırmadan kimler, nasıl yararlanacak?

Günlerdir, okuyuculardan, ‘sigorta primlerine af geliyormuş, bizi de kapsıyor mu, nasıl yararlanacağız?’ çokça soru alıyorum.

Bağ-Kur’lusu da soruyor, isteğe bağlı sigorta yaptıranlar da, işverenler de, ev hizmetlerinde çalışan da;  soruyor.

Doğru; bir af var, aslında af değil de yeniden yapılandırma dersek daha doğru olur. Meclis’te görüşülen istihdam teşviklerini içeren kanun teklifine yeni bir madde eklenerek, vergi borçlarından sosyal güvenlik primlerine; idari para ve gecikme cezalarına kadar çok geniş alanda yapılandırma imkanı tanındı. Kanun tasarısı Meclis’te görüşülüyor, eli kulağında önümüzdeki günlerde çıkar. Bu kapsamda da Bağ-Kur’lusundan, işçi statüsünde çalışana, genel sağlık sigortası kapsamında prim borcu olanlara kadar birçok kesimin sosyal güvenlik borçları yeniden yapılandırılacak. Peki, kimler bu imkandan yararlanacak, yapılandırma nasıl olacak? Madde madde hepsini anlatayım.

36 AY TAKSİT İMKÂNI

Önce, yapılandırma kapsamına hangi borçlar girecek, ondan başlayayım. Kanun yasalaşırsa, tüm sosyal güvenlik primleri, emeklilik keseneği, işsizlik sigortası prim, sosyal güvenlik destek prim, isteğe bağlı sigortalıların ödedikleri primler, Bağ-Kur’luların durdurulan sigortalılık sürelerine ilişkin primler ve genel sağlık sigortası primleri ile bunlara bağlı gecikme cezası, gecikme zammı yeniden yapılandırılacak. Özetle, SGK’ya tüm borcu olanlar bu borçlarını yeniden yapılandırarak, haklarını geri alabilecekler ki, buna devletin sunduğu sağlık sigortasına olan prim borçları da dahil. Bu kapsamda, yaklaşık 1.2 milyon kişi, sadece sosyal güvenlik sistemine yönelik borçlarından dolayı yapılandırmadan yararlanacak.

Gelelim, yapılandırmanın nasıl olacağına. Yapılandırmada milat, 31 Ağustos 2020 tarihi. Bu tarihe kadar olan borçlar yapılandırma kapsamında olacak. Borçlarını yapılandırmak isteyenler, kanun çıktıktan sonra, yılsonuna kadar başvurarak, yapılandırma yapacak. Bu durumda kişilere iki seçenek sunulacak; biri peşin ödeme, diğeri borcunu taksitlendirme imkanı. Borcunuzu, 2021’nin şubat ayına kadar peşin ödemeyi tercih ederseniz asıl borcunuzun, yani anaparanın, tamamını yatırmanız halinde gecikme faizi ve cezaların yüzde 90’ını silinecek. Borcunuzun tamamını 2021’nin nisan ayına kadar öderseniz gecikme faizi ve cezaların yüzde 50’si silinecek.

Borcunuzu taksitlendirmek isterseniz yıl sonuna kadar yapılandırmak için başvuracaksınız ve 6, 9, 12 ve 18 ay taksit imkanından yararlanacaksınız. Taksitler ise 2 ayda bir ödenecek. Böylece 12 aylık taksiti seçenler, iki ayda bir ödeneceğinden, borcunu, 24 ayda ödemiş olacak. 18 ayı tercih edenler 36 ayda borcunu ödeyecek. Tabi, taksit seçeneğinden yararlanılırsa ana borcun üzerine enflasyon farkı eklenecek. Yani, taksitle ödemenin bir maliyeti olacak. Yapılandırma yapanların ilk taksit ödemesi de 2021’nin şubat ayında başlayacak. Şunu da belirteyim, borçlarını yapılandırmak isteyenlerin dava yoluna gitmemeleri, geçmişte açılan davalar varsa da bunlardan da vazgeçmeleri gerekecek.

BAĞ-KUR’LUYA MÜJDE!

Yasada, kendi adına çalışanlar, yani Bağ-Kur’lular ile de ilgili düzenleme yer alıyor. Meclis’te görüşülen tasarı yasalaştıktan sonra iki ay içinde borcu olan Bağ-Kur’luların, borçlarını ödemeleri ya da yapılandırmaları gerekiyor. Ödenmez ve yapılandırma yapılmazsa ne olacak? O zaman sigortalılıkları durdurulacak, borçlu oldukları dönem sigortalılıktan, yani emeklilik hesabından sayılmayacak. Çalışan Bağ-Kur’luların 1 Kasım 2020 tarihinden itibaren sigortalılıkları yeniden başlatılacak. Daha önce sigortalılık süreleri durdurulmuş olan Bağ-Kur’lular ve hak sahipleri, yasa çıktıktan sonra iki ay içinde borçlarını ödemeleri halinde sigortalılık süreleri durdurulmamış sayılacak ve emeklilik hesabına katılabilecek. 

Yazının Devamını Oku

Sigortalı hasar 1.5 milyar lirayı geçecek

İzmir’de meydana gelen deprem ve hemen ardından yaşanan tsunamide sigortalı kaybın 1.5 milyar lirayı geçeceği tahmin ediliyor. Tsunami, Türkiye sigortacıları için bir ilk. Peki, tsunami sigorta kapsamında mı? Zorunlu deprem sigortası tüm hasarı karşılayacak mı? İşte deprem ve tsunami konusunda tüm merak edilenler.

İzmir’de meydana gelen deprem ve depremin hemen ardından Seferihisar ilçesinde yaşanan tsunami, başta konutlar olmak üzere işyerlerinde, araçlarda, teknelerde ciddi zarara neden oldu. Depremde onlarca bina yıkılırken, yüzlerce araç kullanılamaz hale geldi; işyerleri, depremin ve tsunaminin etkisiyle ya yıkıldı ya da sular altında kaldı. Arama kurtarma çalışmaları bittikten sonra detaylı hasar tespit çalışmaları başlayacak -ki, şimdiden hasarlı binalara yönelik hasar tespit çalışmaları devam ediyor- ve gözler sigortaya çevrilecek.
Kafalarda, çokça soru var; ‘tsunami sigorta kapsamında mı?’, ‘zorunlu deprem sigortası tüm hasarı karşılar mı?’, ‘kasko sigortası deprem ve tsunami zararını karşılıyor mu?’, ‘kaskosu olmayanlar zararını nereden alacak’ gibi. Şimdiden, zorunlu deprem sigortasının dışında sigorta şirketlerine 2 binin üzerinde hasar ihbarı geldi.



SİGORTALILIK YÜZDE 25’LERDE

Sigortacılarla konuştum. Kafalardaki tüm sorulara açıklık getirmeye çalışayım. Öncelikle şunu belirteyim, Türkiye’de ilk defa tsunami yaşanıyor ve sigortacılar da ilk defa tsunami hasarı ile karşı karşıya kalıyor. Sigorta poliçelerinin kapsamı içinde tsunami hasarı var mı? Çoğunluğunda var, ancak bu teminat, birçok sigorta teminatı ile birlikte verildi ve açıkçası, ‘pek olmaz ama hadi bu da içinde bulunsun’ diye verildi. Ama oldu ve konutlara, işyerlerine, araçlara, teknelere de ciddi zarar verdi.

Yazının Devamını Oku

Nereden nereye

Bireysel emeklilik sistemi 17’nci yılında. 200 bin kişi ve 43 milyon liralık fonla başlayan BES’te, bugün 12.5 milyon kişi bulunuyor. Nüfusun yüzde 15’i, tüm çalışanların da yüzde 22’si bireysel emeklilik sistemi ile tasarruf ediyor. Emeklilik fonlarının toplamı ise 164 milyar liraya ulaştı. Bu da İşsizlik Fonu’ndan daha büyük bir yapı anlamına geliyor.

Bugün, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES), 17’inci yılı. Yani, bundan 17 yıl önce, ülke tasarruflarına katkı sağlamak, bireyleri tasarrufa teşvik etmek için sistem başladı ve 17 yıl önce tam da bugün ilk BES sözleşmesi yapıldı.
Çok iyi hatırlıyorum, o dönem, başta sendikalar olmak üzere birçok kesim sisteme hem şüpheyle bakıyor hem de ciddi eleştiriyordu. Eleştirilin de birkaç nedeni vardı. Birincisi, geçmiş yıllarda hayat sigortalarında yaşanan kötü tecrübeler ve vaat edilen sözlerin yerine getirilmemesi. İkinci neden, 2000’li yıllardan önce konut edindirme yardımı gibi fonlardan dolayı yine vatandaşların yaşadığı kötü deneyimler. Kimi kesimler de yine o dönemde, tasarrufa ihtiyaç olduğunu kabul etse de BES’e ilgi olmayacağını savunuyordu. Anlayacağız, BES, başladığında hemen hemen tüm kesimler sisteme kuşkuyla bakıyordu. Bu nedenle de toplum nezdinde çok da itibar görmedi.

BES’TE KIRILMA NOKTASI

İtibar görsün diye de 2003’te uygulama vergi teşviki ile başlatıldı ve sisteme giren kişilere aylık yatırdıkları katkı paylarını vergiden düşebilme imkanı tanındı. Ancak bu imkandan da sadece çalışan kesim yararlandığı için teşvik de pek ilgi görmedi. Uygulama başladıktan bir yıl sonra, 2004’ün sonunda, 300 bin kişi sisteme giriş yaptı. Sistemin ilk yılında, 2003 sonunda fon büyüklüğü 43 milyon lira, 2004 sonunda ise 300 milyon lira oldu.

Yazının Devamını Oku

Kısa çalışma ödeneği 2 ay daha uzadı

Soru: Yeni yasa ile kısa çalışma ödeneği 2021’nin haziran ayına kadar uzayacak mı? Nakdi ücret desteğinde de süre uzatımı yapılacak mı? Bulut N.

Cevap: Meclis’te görüşmeleri süren yasa tasarısında kısa çalışma ödeneğinin 2021’nin haziran ayına kadar uzatılması yönünde bir madde var. Ancak, yeni yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile kısa çalışma ödeneği 2 ay daha uzatıldı ve 31 Aralık’a kadar çalışanlar kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilecek. Aynı şekilde ücretsiz izne ayrılanlara ödenen nakdi ücret desteği de 2 ay daha uzatıldı.

HAKLARINIZ İÇİN HUKUKİ YOLA BAŞVURACAKSINIZ

Soru: 2017-2018 tarihinde SGK’lı çalıştığım firmada alacağım haklarımı alamadım. Ne yapmam gerekiyor? Nurullah S.

Cevap: Zaman aşımı süresi henüz dolmamış. İşveren sizi işten çıkarttıysa ve haklarınızı da ödemediyse önce resmi bir başvuru ile haklarınızı işverenden talep etmelisiniz. Bunun için hukuki yola başvuracaksınız.

EMEKLİLİK İÇİN YAŞI BEKLEYECEKSİNİZ

Soru: 14.6.1978 doğumluyum. İlk sigorta girişim 20.4.1996 tarihinde. Toplam uzun vade gün sayım 7636. Emeklilik şartlarım nedir? Murat Ö.

Cevap: Sizin durumunuzda 25 yıl çalışıp, 5825 gün prim ödeyip, 56 yaşında emekliliğe hak kazanıyorsunuz. Prim gün sayınız emeklilik için yeterli. Eğer eksiksiz çalıştıysanız çalışma yılınızı tamamlamaya da bir yılınız var. Ancak yaşınız 42. Dolayısıyla emeklilik için yaşı bekleyeceksiniz.

ÇALIŞTIĞINIZ GÜNÜN PRİMİNİ İŞVEREN YATIRMALI

Yazının Devamını Oku

10 günden az çalışan emeklilik primini kendi öder

Soru: Ev hizmetlerinde 10 günden az çalışanlar uzun vadeli yaşlılık primlerini kendileri ödeyebilirler denmekte. Bu ödeme nasıl yapılıyor ve 4/A kapsamında mı sayılıyor? Murat S.

Cevap: 10 günden az çalışanların sigortası içinde emeklilik primi ve genel sağlık sigortası primi de yoktur. Sadece iş kazası ve meslek hastalığına karşı sigorta yapılır. Kendileri isterlerse 30 gün üzerinden emeklilik ve genel sağlık sigortası için prim ödeyebilirler. Prim ödemeleriniz için SGK’ya başvurmanız gerekiyor.

GERİYE DÖNÜK BORÇLANMA YAPILMAZ
Soru: 6.5 yıl serbest avukatlık yaptım, ardından engelli kadrosundan memuriyete girdim. Serbest avukatlık yaparken Bağ-Kurumu ödememiştim. Memuriyette şu anda 3.5 yılım doldu. Engel oranım yüzde 45. Bağ-Kur’luyken engelli raporum yoktu. Bağ-Kurumu ödesem emekli olabilir miyim? Fatma G.

Cevap: Engelli durumundan emekli olabilmeniz için 20 yıl çalışıp, 4400 gün prim ödemeniz gerekiyor. Geriye dönük borçlanma hakkı İş Kanunu’nda belirlenmiştir ve bu hakların dışında geriye dönük prim borçlanması yapılmaz. Kadınlar için doğum borçlanması bu haklardan biri. Bunun dışında geri dönük borçlanma yapamazsanız.

DOĞUM VE SÜT PARASI ALABİLİRSİNİZ
Soru: Gebe çalışanım. İşyeri pandemi nedeniyle ücretsiz izne çıkardı. 32.haftama kadar 2 ay var ve bu süre zarfında nakdi destek ücretine başvuracaklarını bildirdiler. 32. hafta öncesinde de işe tekrar başlatacaklarını söylediler. Bu durumda doğum rapor parası, süt parası gibi haklarımı alabilir miyim?
Gamze T.

Cevap:

Yazının Devamını Oku

Madde madde yeni istihdam destekleri

Çalışanları ve işverenleri ilgilendiren istihdam teşviklerini kapsayan kanun tasarısı Meclis’e gönderildi. Kısa çalışma ödeneği uzuyor, işten çıkardığı çalışanını geri alana destek geliyor, 25 yaş altı ile 50 yaş üzeri olanlar süreli çalışacak. Peki, yeni desteklerden kimler, nasıl yararlanacak?

Birkaç gündür okuyuculardan, ‘yeni istihdam teşviklerinden bizim payımıza ne düşecek?’ şeklinde sorular alıyorum. Kimileri kısa çalışma ödeneğinin uzayıp uzamayacağını soruyor, kimileri ücretsiz izinde işe geri dönüp dönemeyeceğini merak ediyor. İstihdam teşviklerini içeren Kanun Tasarısı Meclis’e sunuldu. Tasarıda, salgın döneminde çalışanları ve işverenleri yakından ilgilendiren maddeler var. Bu kapsamda da hem mevcut istihdam desteklerinin süresi uzatılıyor hem de yeni teşvikler geliyor. Özellikle de yeni istihdam yaratan işverenlere önümüzdeki dönemde ciddi destek verilecek. Kanun tasarısında çalışanları ve işverenleri ilgilendiren hangi maddeler var; tasarının yasalaşması halinde kimler teşviklerden, nasıl yararlanacak madde madde anlatayım.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ UZUYOR

* Kısa çalışma ödeneği 2021’nin Haziran ayına kadar devam edecek.

* İşten ayrılıp, işsizlik ödeneği alanların, ayrıldıkları tarihten itibaren 90 gün içinde işe girmeleri ve bir yıl boyunca kesintisiz çalışmaları halinde sigorta primleri İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak.

* Kanun tasarısı yasalaşırsa, işten çıkardığı kişileri işe geri alan işverenlere günlük 44.15 lira, aylık 1.324 lira destek verilecek.  

* Kadın, genç ve mesleki yeterlilik belgesi olanları istihdam eden işverenlere sosyal güvenlik primi işveren payı İşsizlik Sigortası Fonun’dan karşılanıyor. En düşük teşvik tutarı ise 603 lira. Bu destek 2020’nin sonunda bitiyordu. Meclis’teki tasarı yasalaşırsa teşvik 2023 yılına uzayacak.

* 2018 yılında uygulamaya giren ilave istihdam desteği ile işverenler prim teşviklerinden yararlanıyordu. Destek 2020’nin sonunda bitiyor. Bu süre 2023 yılına uzatılacak. Aynı şekilde gelir vergisi stopaj teşviki ve damga vergisi desteği de 2023’e uzatılıyor.

* 28 Temmuz’da yayınlanan yasa ile işyerlerinde haftalık normal çalışma sürelerine dönülmesi teşvik edildi. Bu kapsamda da sigortalı ve işveren paylarının tamamını 3 ay boyunca ve 2020’nin Aralık sonuna kadar devlet karşılıyor. İki ay içinde 159 bin işyeri ve 1.2 milyon çalışan, normalleşme desteğinden yararlandı. Destek süresi bu yılın sonunda bitiyor. İşte yasa tasarısı ile normalleşme desteği 2021’nin haziran ayına uzatılacak.

Yazının Devamını Oku

Unico Sigorta’da neler oluyor?

Birkaç gündür eş, dost arayıp, ‘Unico Sigorta’da neler oluyor, duyduğumuza göre el konulmuş, senin haberin var mı?’ diye soruyor. Hatta kimi sigorta acenteleri, ‘el mi konuldu, bizim de işimiz oluyor, ne yapacağız?’ diye merak ediyor.

Biraz araştırdım; durum özetle şöyle. Geçtiğimiz hafta SBK Holding Başkanı Sezgin Baran Korkmaz’ın şirket ve bireysel hesaplarına tedbir kararı konulduğu gündeme geldi. Hesaplarına tedbir kararı konulan şirketlerden biri de Heksagon Mühendislik. Heksagon da, sigorta sektöründe faaliyet gösteren Unico Sigorta’nın hissedarı. Heksagon’un şirketteki payı yüzde 79. Unico’nun yüzde 20 hissesi de Kibele B.V.’ya ait. Şunu da belirteyim, aslında, tedbir kararı konulan şirketler arasında Unico Sigorta’nın adı yok; ama şirketin hissedarı olan Heksagon’un adı geçiyor.   

2019 YILINDA SATILDI

Unico Sigorta’nın geçmişi 30 yıldan fazlaya, 1988 yılına dayanıyor. İlk olarak Commercial Union Sigorta olarak Türkiye’de kuruldu, ardından unvanı Aviva Sigorta olarak değişti. 2014’te ise Hollanda Kalkınma Bankası, Alman Kalkınma Bankası ve Londra merkezli EMF Capital Partners’in ortağı Kibele B.V.’nin sahibi oldukları United Insurance Company tarafından satın alındı ve adı da Unico Sigorta oldu. 2019’un eylül ayında ise SBK Holding’in çoğunluk hissesine sahip  Heksagon’a satıldı. Böylece SBK Holding bünyesindeki Heksagon, Unico Sigorta’nın yüzde 75 hissesine sahip oldu.

Şirketin, sigorta pazarındaki konumundan da kısaca bahsedeyim. Unico’nun, bu yılın ocak-ağustos dönemindeki toplam sigorta prim üretimi 486 milyon lira. Bu üretimle şirket, sigorta pazarından yüzde 1.13 pay alıyor. Unico’nun 2019 sonu itibariyle poliçe sayısı ise 1.3 milyondan biraz fazla.

TEDBİR KARARI KALKTI MI?

Hal böyle olunca da, ‘Unico Sigorta’da neler oluyor, bundan sonra neler olacak?’ diye soruluyor. Aslında olan bir şey yok. Sigortacılık; hem Hazine ve Maliye Bakanlığı hem de Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun yakın denetimi ve gözetimi altında. Sigorta şirketleri sürekli olarak da denetimden geçiyor. Aynı zamanda bağımsız denetim de yapılıyor. Şirketlerin yükümlülüklerini yerine getiremedikleri tespit edildiğinde, hemen müdahale ediliyor ki, uzun yıllardır böyle bir durum hiç yaşanmadı. Kaldı ki, yaşanmasına da izin verilmiyor.  Nitekim Unico Sigorta’nın, denetim raporlarını da inceledim.

Bu satırları yazarken, tek taraflı yazmamak adına, Sezgin Baran Korkmaz’ı da aradım, ‘bu hususta ne diyorsunuz?’ diye. Kısa konuştuk. Korkmaz, “Unico Sigorta’nın üzerinde tedbir kararı bulunmuyordu ama Heksagon’da vardı. Zaten tedbir kararları da kaldırıldı” dedi.

İşin hukuki boyutunu ve bundan sonraki hukuki süreci bir kenara bırakıyorum; o tarafı hukukçuların işi. Anladığım ve Korkmaz’ın anlattıklarından çıkardığım sonuca göre, Unico’nun sermayedarının hesaplarına tedbir kararı konulmuş, sonradan bu karar kaldırılmış.

Yazının Devamını Oku

Asgari ücretlinin maaşı düşecek mi?

Yıl sonlarında vergi dilimi arttıkça tüm çalışanların maaşı da azalıyor. Asgari ücretli çalışanın maaşından ekim ayından itibaren yüzde 20 kesinti yapılacak. Ancak bu durum asgari ücretli çalışanların maaşlarını etkilemeyecek.

Son günlerde çalışanlardan, özellikle de asgari ücretli çalışanlardan, çokça soru alıyorum. Maaşlarında düşüş olup olmayacağını merak ediyorlar. Hatta okuyucular, ‘kimileri eylül ayından itibaren maaşların düşeceğini söylüyor, kimileri de düşmeyecek, elinize aynı maaş geçecek diyor, kafamız karıştı, hangisi doğru?’ diye soruyor.

Öncelikle şunu belirteyim, yıl sonlarında vergi dilimi arttıkça tüm çalışanların maaşları da azalıyor ki, buna sayıları 10 milyonu bulan asgari ücretli çalışanlar da dahil. Malum, çalışanlardan gelir vergisi alınıyor ve gelir vergisi de çalışanın bir yıl içindeki kazancı üzerinden hesaplanıyor. Gelir vergisi oranları da belli. Buna göre yıllık geliri; 22 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 22-49 bin lira arası olanlardan yüzde 20, 49-180 bin lira geliri olanlardan yüzde 27, 180-600 bin lira arası olanlardan da yüzde 35 kesinti yapılıyor.

400 LİRA DESTEK VERİLECEK

Asgari ücretli çalışanın maaşından eylül ayına kadar yüzde 15 oranında vergi kesintisi yapılıyor, eylül ayından itibaren de vergi dilimi değişiyor, ekim ayından itibaren de yüzde 20’lik vergi dilimine giriliyor ve maaşlardan bu oranda kesinti yapılıyor. Bugün uygulanan asgari ücret brüt 2.943 lira, buna asgari geçim indirimi (AGİ) dahil ve çalışanın eline de net 2.324 lira geçiyor. Detaylarla kafanızı karıştırmayacağım, eylül ayına kadar asgari ücretliden 375 lira gelir vergisi kesiliyor. Ekim ayından itibaren de gelir vergisi oranı yüzde 20 uygulanacağından asgari ücretli bir çalışandan kesilecek vergi oranı 500 lira olacak; haliyle çalışanın eline geçecek maaş da düşecek.

Ancak, asgari ücretlinin endişe etmesine gerek yok, çünkü bu durum maaşlara yansımayacak. Geçtiğimiz yıllarda düzenleme yapılarak, gelir vergisi oranlarından asgari ücretli çalışanların etkilenmemesi sağlandı ve çalışanların sene başında aldıkları maaşı senenin sonlarında alabilmeleri için AGİ desteği ödenmesine karar verildi. Bu kapsamda da asgari ücretli çalışana eylül ayına 25 lira, ekim-kasım-aralık aylarında da 125’er lira AGİ ödenecek, çalışana sene sonuna kadar toplamda 400 lira AGİ desteği sağlanacak; böylece maaşlar düşmeyecek, asgari ücretli 2.324 lira almaya devam edecek.

KİMLERİN MAAŞI AZALACAK?

Tabi bu durum, bekar çalışanlar için geçerli. Bekar asgari ücretli çalışanlar 220 lira AGİ alırken, eşi çalışmayıp bir çocuklu olana 298 lira, iki çocuklu olana 331 lira, üç çocuklu olana 375 lira AGİ ödeniyor. Bu durumda eşi çalışmayan bir çocuklu kişinin eline 2.401 lira, 2 çocuklu kişinin 2.435 lira, üç çocuklu olan kişinin eline 2.479 lira geçiyor.

Haliyle bu durumda olan asgari ücretli çalışanın geliri de bekar çalışana göre yüksek olduğundan, yüzde 20’lik gelir vergisi oranından etkileniyor. Bu da şu anlama geliyor ki, ekim-kasım-aralık aylarında bu çalışanların maaşlarında azalma olacak. Ancak bu azalma 2.324 liradan aşağı düşmeyecek.

Yazının Devamını Oku

Kısa çalışma kıdem hesabına katılmaz

Soru: Emekli olarak 4 yıl çalıştım. Haziran 2020’de ücretsiz izne çıkarıldım. Ücretsiz izinde geçen süre kıdem tazminatı süreme eklenir mi? Uğur K.

Cevap: İş kanununda kısa çalışma ödeneğinden yararlanılan sürelerin çalışanın kıdeminde hesaba katılıp katılmayacağı konusunda bir netlik yok. Bu konuda, hesaba katılacağı yönünde, geçmişte verilmiş bir yargı kararı var. O zamanın şartları ile bu zamanın şartları aynı değil. Ancak genel kanı hesaba katılmayacağı yönünde.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ ALAMAZSINIZ

Soru: 5 yıl özel okulda çalıştım. Pandemi nedeniyle kısa çalışma ödeneği alıyordum. Çalıştığım okul iş akdimi fes etmedi ve tekrar başvuru yapacağını söyledi. Tekrar kısa çalışma ödeneği alabilir miyim? Fatma K.

Cevap: Kısa çalışma ödeneği 31 Ekim tarihine kadar uzatıldı. Ancak dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle 30 Haziran’a kadar kısa çalışma başvurusunda bulunmuş olanlar kısa çalışma ödeneği almaya devam edecek. Eğer yeni başvuru yapılırsa ki, sizin durumunuzda kurumunuz yeniden başvuru yapmak durumunda, kısa çalışma ödeneğinden yararlanamazsınız.

ÇALIŞTIKÇA EMEKLİ MAAŞINIZ DÜŞER

Soru: 15 Eylül 1995 ilk sigortalılığa girişim oldu. 2008’e kadar 1774 günüm var ve 2008 sonrası 4000 den fazla günüm var. 5.750 günü doldurdum, 2032’de yaşı dolduracağım. Prim yatırmam emekli aylığımı düşürür mü? Metes T.

Cevap: Ne kadar maaş aldığınızı belirtmemişsiniz. 2008 sonrasında yapılan düzenleme ile çalışma süresi uzadıkça aylık bağlama oranı düşüyor ve 20 yılın üzerinde prim ödeyenler daha fazla prim ödüyor ama karşılığında emekli aylığı düşüyor. Bugün asgari ücret ve asgari ücretin biraz üzerinde maaşla çalışanlar emekli olmayıp, yüksek maaş alabilmek için daha fazla çalıştıklarında emekli maaşları düşüyor.

AYRILIRSANIZ KIDEM TAZMİNATI ALAMAZSINIZ

Yazının Devamını Oku

Anayasa Mahkemesi trafik sigortasında iptal kararı verdi, bundan sonra ne olacak?

Cuma günü Anayasa Mahkemesi, trafik sigortasının bazı maddelerini iptal etti.

Dikkat ettim, birkaç gündür, hangi maddeler iptal edildi, bunların yansıması ne olacak tam olarak anlaşılmadı. Hal böyle olunca da her kafadan ayrı ses çıkmaya başladı. Kimileri de iptal edilen maddelerin çok önemli olmadığını öne sürdü. İşin doğrusunu anlatayım.

Ama önce, Anayasa Mahkemesi, neden durduk yere böyle bir karar verdi; kısaca ona değineyim. Özetle, Anayasa Mahkemesi’ne, trafik sigortasının altı maddesinin Anayasa’nın bazı maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz başvurusu yapılmış. Mahkemede bu başvuruları inceleyip, bunların arasında 3 tanesinin iptaline karar verdi.

HANGİ MADDELER İPTAL EDİLDİ?

İptal edilen maddelerin içinde bir tanesi var ki, hem çok önemli hem de bundan sonra dengeleri değiştirecek nitelikte. İşin hukuksal boyutuna çok fazla girip, kafaları karıştırmak istemiyorum. En basit haliyle anlatayım. 2016 yılında yapılan bir düzenleme ile trafik sigortasında ödenecek tazminatların, genel şartlar ile belirlenmesine imkan tanındı. Böylece, trafik kazalarında hayatını kaybedenler için sigortadan ödenecek tazminatın hesaplanmasına ve bu hesap sonrası da yakınlarına yapılacak ödeme tutarına düzenleme getirildi. Hesaplama yönteminin ise Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılmasına hükmedildi. İşte Anayasa Mahkemesi, tazminat hesaplamasının genel şartlarla düzenlenemeyeceğini, bunun kanunla yapılması gerektiğini hükmederek, maddeyi iptal etti.

SÜRÜCÜLERİ NELER BEKLİYOR?

Şimdi birileri diyecek ki, ‘iptal edilmişse ne olmuş yani’. O iş, o kadar basit değil. 2016 yılında, bir torba kanun içine eklenen bu maddeyle, neden düzenleme yapıldı; ona bakmak lazım. Tüm sürücüler, o dönemi hatırlayacaktır. Sigorta şirketleri trafik sigortasında fiyatları neredeyse yüzde 150’lere varan oranlarda artırmışlardı. Gerekçe ise, yargı kararlarıydı. Özellikle trafik sigortasında ödenen vefat tazminatının hesaplanmasında, kanunla sınırları çizilmiş belli bir standart olmadığından mahkemeler, kişiden kişiye değişen tutarlarda tazminatlara hükmediyordu. Sigorta şirketleri de bunları ödemek durumunda kalıyordu. Hatta bu düzen -daha doğrusu düzensizlik- aracı adı verilen kişilerin türemesine bile neden olmuştu. Bu aracılar, ‘sigorta şirketi size az para öder, bana vekalet verin, dava açalım üç-dört katı tazminat alırız’ diyerek, trafik kazasında hayatını kaybedenlerin yakınlarının kapısına çalıyordu.

TAZMİNATLAR NASIL ÖDENECEK?

Sigorta şirketleri hesapta kitapta olmayan paralar ödemeye başlayınca da trafik sigortasının primlerini ciddi artırmış; bu sefer de tüketici feryat eder hale gelmişti. Kaotik ortamı bitirmek için Hazine ve Maliye Bakanlığı (o dönem Hazine Müsteşarlığıydı) devreye girdi, 2016 yılının nisan ayında çıkan torba kanun içine trafik sigortasından ödenecek tazminatların genel şartlarda öngörülen esaslara göre belirleneceği yönünde bir madde eklendi ve hesaplama yönteminin de Hazine ve Maliye Bakanlığının belirlemesine izin verildi.

Yazının Devamını Oku

Çalışırsanız emekli aylığınız yükselir

Soru: 1990 işe girişliyim. 9.518 prim gün sayısı var. Halen çalışıyorum. 2022 tarihinde 52 yaşında emekli olabiliyorum. Tavandan maaş aldım ve yüksek primler ödendi. SGK’ya göre emekli olduğumda 7.828 TL alabiliyorum. Şu anda işten ayrılsam ve 2 yıl çalışmasam emekli olduğumda maaş değişir mi, düşer mi? Alper C.

 

Cevap: Ödediğiniz primlerin hangi yılda ödendiği önemli. 1999 ila 2008 arası ödenen primler ile 2008 sonrası ödenen primleri arasında farklılıklar oluyor. Ancak prim ödediğiniz sürece, özellikle de tavandan prim ödediğiniz sürece emekli aylığınız da yükselir. Prime esas kazançları düşük olanlar çalıştıkça emekli aylıkları belirli oranda düşer. Bu durum, sizin gibi prime esas kazançları yüksek olanlar için geçerli değil. Buna göre iki yıl sonra alacağınız emekli aylığı değişmez ama çalışırsanız yükselir.

DOKTOR RAPORU İLE İŞBAŞI YAPABİLİRSİNİZ

Soru: Özel sektörde çalışıyorum, yüzde 40 engelli raporum var, diyabet hastasıyım. Pandemi dolayısıyla çalıştığım yer izine çıkardı, 5 aydır izindeyim. Doktor raporu olmadan iş başı yaptıramayacaklarını söylüyorlar. Nasıl bir yol izlemeliyim? İbrahim D.

Cevap: Engelli raporunuz olması ve hastalığınız olması nedeniyle pandemi sürecinde riskli grup içine giriyorsunuz. İşyeriniz doktor raporu ile işe başlayacağınızı söyleyerek, doğru bir yol izliyor, risk almak istemiyor. Bu durumda ancak doktor raporu ile işe başlayabilirsiniz, bundan başka yapacağınız bir şey yok.

SONRADAN ÖDEME YAPARAK EMEKLİ OLUNMAZ

Soru: 1967 doğumluyum, 2004 sigorta başlangıcı ve 2008 Bağ-Kur girişim var. Ödemeleri sonradan yapmak kaydıyla 2020 yılında nasıl emekli olurum? Yüzde 15 kalıcı engelliyim. Nebiye A.

Cevap:

Yazının Devamını Oku