Sigortada dev satın alma

TVF Finansal Yatırımlar, Güneş Sigorta, Halk Sigorta, Ziraat Sigorta, Vakıf Emeklilik ve Hayat, Halk Hayat ve Emeklilik, Ziraat Hayat ve Emeklilik hisselerini 6.54 milyar lira yatırımlar devraldı. Bu durumda TVF, çatısı altındaki sigorta şirketleri pazarının yüzde 13.25’ine, hayat sigortası pazarının da yüzde 30’una sahip hale geldi. Emeklilik fonlarının yüzde 19’u da TVF çatısı altındaki BES şirketlerine ait.

Sigortada dev satın alma

KAMUYA ait sigorta, hayat ve emeklilik şirketleri, Türkiye Varlık Fonu Finansal Yatırımlar A.Ş. tarafından 6.54 milyar liraya satın alındı. Kamu sigorta şirketlerinin Türkiye Varlık Fonu (TVF) çatısı altında birleşme konusu, geçen senenin aralık ayında gündeme gelmiş ve 2020’nin ilk çeyreğinde birleşme tamamlanacaktı. Bu birleşmenin ilk adımı atıldı; TVF, kamuya ait sigorta şirketlerini satın aldı. Böylece; Güneş Sigorta, Halk Sigorta, Ziraat Sigorta, Vakıf Emeklilik ve Hayat, Halk Hayat ve Emeklilik, Ziraat Hayat ve Emeklilik TVF çatısı altına girdi.

Geçen hafta satın almanın duyurulmasından sonra okuyuculardan ve bu şirketlerin acentelerinden çokça soru aldım. Şunu belirteyim; henüz birleşme yok. Geçen senenin sonunda açıklanan yol haritası şöyleydi: TVF, önce kamuya ait sigorta ve emeklilik şirketlerini satın alacaktı, sonra TVF’nin altında sigorta ve hayat-emeklilik olmak üzere iki ayrı şirket kurulacaktı, ardından birleşme olacaktı. Satın alma ile bu yol haritasının ilk etabı tamamlandı. Bu şirketler düne kadar kendi sermayedarlarına –ki, çoğunun ağırlık sermayedarı kamu bankaları- bağlı faaliyet gösteriyorlardı, şimdi TVF Finansal Yatırımlar çatısı altında faaliyet gösterecekler. Şimdilik de ayrı ayrı faaliyetlerine devam edecekler. Nitekim TVF’den yapılan açıklamada da “Kamu sigorta şirketlerinin tek çatı altında birleştirilmesi projesinin ilk aşamasını tamamlamış ve kamu sermayeli sigorta şirketlerinin kamu bankalarına ve diğer ilgili taraflara ait hisselerini toplam 6.54 milyar TL’lik yatırımla devralmış bulunuyoruz” denildi.

Sigortada dev satın alma

BİRLEŞME DEĞİL SATIN ALMA

Satın almanın duyurulmasından sonra kimi piyasa uzmanı okuyucular da, ‘bu durum dengeleri nasıl değiştirir?’ diye soruyor. Bunun için henüz erken, çünkü ortada birleşme yok. Ama bu aşamada ‘TVF çatısı altındaki şirketlerin durumu’ şeklinde bir analiz yapabiliriz. Bu analizi de Türkiye Sigorta Birliği’nin açıkladığı 2020’nin ocak-mart dönemine ait verilerine göre yapacağım. Güneş Sigorta, Ziraat Sigorta, Halk Sigorta; üç şirketin bu yılın ilk çeyreğinde, toplam sigorta prim üretimi 2.3 milyar liranın üzerinde. Sektördeki toplam üretim ise 17.6 milyar liranın üzerinde. Bu durumda; TVF çatısı altındaki sigorta şirketleri, hayat dışı sigorta pazarının yüzde 13.25’ine sahip. 2019’da da durum üç aşağı beş yukarı aynıydı. Eğer bugün bir birleşme olsaydı, kurulacak olan şirket, yüzde 13.25 pazar payı ile üretimde ilk sıraya yerleşecekti. Çünkü bu yılın ilk çeyreğinde sektörün birinci şirketinin toplam üretimi 2 milyar liranın biraz üzerinde, yüzde 11.82’i de pazardaki payına sahip.

ŞİRKET ANALİZLERİ

Hayat sigortası tarafına gelince, Vakıf Emeklilik ve Hayat, Halk Hayat ve Emeklilik, Ziraat Hayat ve Emeklilik; üç şirketin bu yılın ilk üç ayında toplam hayat sigortası üretimi 1.2 milyar liranın üzerinde. Sektörün toplam hayat sigortası üretimi ise 4.1 milyar liranın üzerinde. Buna göre de TVF çatısı altındaki üç kamu şirketi, hayat sigortası pazarının yüzde 30’una sahip. Aynı şekilde bu şirketler bugün birleşseler, kurulacak olan şirket, yüzde 30.02 pazar payı ile açık ara birinci sıraya otururdu ki, bugün için hayat sigortası pazarının birinci şirketi yüzde 16.05 ile zaten kamu şirketi.

Bir de bireysel emeklilik sistemine bakalım. Üç şirketin toplam katılımcı sayısı 17 Nisan itibariyle bir milyon 875 binin, devlet katkısı hariç toplam emeklilik fonu büyüklüğü de 20.1 milyar liranın üzerinde. BES’te toplam katılımcı sayısı ise 6 milyon 887 binin üzerinde, toplam fon büyüklüğü de 110 milyar liraya (devlet katkısı hariç) yakın. Çalışanların BES’e girişini sağlayan ‘otomatik katılım sistemi’ açısından da bakarsak; üç kamu şirketinin toplam katılımcı sayısı 2 milyon 340 binin, otomatik BES fon büyüklükleri de 5.9 milyar liraya yakın. Pazarın tamamına bakarsak toplam fon büyüklüğü 9 milyar liranın, katılımcı sayısı da 6 milyon 231 binin üzerinde. Bugün için gönüllü BES’te katılımcı sayısının yüzde 28’e yakını, toplam fonların yüzde 19’a yakını; otomatik BES’te de fon büyüklüğünün yüzde 64.27’si, katılımcı sayısının yüzde 37.55’i de TVF çatısı altındaki şirketlere ait. Bugün birleşme olsa, kurulan şirket, gönüllü BES’te katılımcı sayısı açısından birinci sıraya; otomatik BES’te de hem katılımcı sayısında hem de fon büyüklüğünde ilk sıraya otururdu.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Asgari ücretlinin maaşı düşecek mi?

Yıl sonlarında vergi dilimi arttıkça tüm çalışanların maaşı da azalıyor. Asgari ücretli çalışanın maaşından ekim ayından itibaren yüzde 20 kesinti yapılacak. Ancak bu durum asgari ücretli çalışanların maaşlarını etkilemeyecek.

Son günlerde çalışanlardan, özellikle de asgari ücretli çalışanlardan, çokça soru alıyorum. Maaşlarında düşüş olup olmayacağını merak ediyorlar. Hatta okuyucular, ‘kimileri eylül ayından itibaren maaşların düşeceğini söylüyor, kimileri de düşmeyecek, elinize aynı maaş geçecek diyor, kafamız karıştı, hangisi doğru?’ diye soruyor.

Öncelikle şunu belirteyim, yıl sonlarında vergi dilimi arttıkça tüm çalışanların maaşları da azalıyor ki, buna sayıları 10 milyonu bulan asgari ücretli çalışanlar da dahil. Malum, çalışanlardan gelir vergisi alınıyor ve gelir vergisi de çalışanın bir yıl içindeki kazancı üzerinden hesaplanıyor. Gelir vergisi oranları da belli. Buna göre yıllık geliri; 22 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 22-49 bin lira arası olanlardan yüzde 20, 49-180 bin lira geliri olanlardan yüzde 27, 180-600 bin lira arası olanlardan da yüzde 35 kesinti yapılıyor.

400 LİRA DESTEK VERİLECEK

Asgari ücretli çalışanın maaşından eylül ayına kadar yüzde 15 oranında vergi kesintisi yapılıyor, eylül ayından itibaren de vergi dilimi değişiyor, ekim ayından itibaren de yüzde 20’lik vergi dilimine giriliyor ve maaşlardan bu oranda kesinti yapılıyor. Bugün uygulanan asgari ücret brüt 2.943 lira, buna asgari geçim indirimi (AGİ) dahil ve çalışanın eline de net 2.324 lira geçiyor. Detaylarla kafanızı karıştırmayacağım, eylül ayına kadar asgari ücretliden 375 lira gelir vergisi kesiliyor. Ekim ayından itibaren de gelir vergisi oranı yüzde 20 uygulanacağından asgari ücretli bir çalışandan kesilecek vergi oranı 500 lira olacak; haliyle çalışanın eline geçecek maaş da düşecek.

Ancak, asgari ücretlinin endişe etmesine gerek yok, çünkü bu durum maaşlara yansımayacak. Geçtiğimiz yıllarda düzenleme yapılarak, gelir vergisi oranlarından asgari ücretli çalışanların etkilenmemesi sağlandı ve çalışanların sene başında aldıkları maaşı senenin sonlarında alabilmeleri için AGİ desteği ödenmesine karar verildi. Bu kapsamda da asgari ücretli çalışana eylül ayına 25 lira, ekim-kasım-aralık aylarında da 125’er lira AGİ ödenecek, çalışana sene sonuna kadar toplamda 400 lira AGİ desteği sağlanacak; böylece maaşlar düşmeyecek, asgari ücretli 2.324 lira almaya devam edecek.

KİMLERİN MAAŞI AZALACAK?

Tabi bu durum, bekar çalışanlar için geçerli. Bekar asgari ücretli çalışanlar 220 lira AGİ alırken, eşi çalışmayıp bir çocuklu olana 298 lira, iki çocuklu olana 331 lira, üç çocuklu olana 375 lira AGİ ödeniyor. Bu durumda eşi çalışmayan bir çocuklu kişinin eline 2.401 lira, 2 çocuklu kişinin 2.435 lira, üç çocuklu olan kişinin eline 2.479 lira geçiyor.

Haliyle bu durumda olan asgari ücretli çalışanın geliri de bekar çalışana göre yüksek olduğundan, yüzde 20’lik gelir vergisi oranından etkileniyor. Bu da şu anlama geliyor ki, ekim-kasım-aralık aylarında bu çalışanların maaşlarında azalma olacak. Ancak bu azalma 2.324 liradan aşağı düşmeyecek.

Yazının Devamını Oku

Kısa çalışma kıdem hesabına katılmaz

Soru: Emekli olarak 4 yıl çalıştım. Haziran 2020’de ücretsiz izne çıkarıldım. Ücretsiz izinde geçen süre kıdem tazminatı süreme eklenir mi? Uğur K.

Cevap: İş kanununda kısa çalışma ödeneğinden yararlanılan sürelerin çalışanın kıdeminde hesaba katılıp katılmayacağı konusunda bir netlik yok. Bu konuda, hesaba katılacağı yönünde, geçmişte verilmiş bir yargı kararı var. O zamanın şartları ile bu zamanın şartları aynı değil. Ancak genel kanı hesaba katılmayacağı yönünde.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ ALAMAZSINIZ

Soru: 5 yıl özel okulda çalıştım. Pandemi nedeniyle kısa çalışma ödeneği alıyordum. Çalıştığım okul iş akdimi fes etmedi ve tekrar başvuru yapacağını söyledi. Tekrar kısa çalışma ödeneği alabilir miyim? Fatma K.

Cevap: Kısa çalışma ödeneği 31 Ekim tarihine kadar uzatıldı. Ancak dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle 30 Haziran’a kadar kısa çalışma başvurusunda bulunmuş olanlar kısa çalışma ödeneği almaya devam edecek. Eğer yeni başvuru yapılırsa ki, sizin durumunuzda kurumunuz yeniden başvuru yapmak durumunda, kısa çalışma ödeneğinden yararlanamazsınız.

ÇALIŞTIKÇA EMEKLİ MAAŞINIZ DÜŞER

Soru: 15 Eylül 1995 ilk sigortalılığa girişim oldu. 2008’e kadar 1774 günüm var ve 2008 sonrası 4000 den fazla günüm var. 5.750 günü doldurdum, 2032’de yaşı dolduracağım. Prim yatırmam emekli aylığımı düşürür mü? Metes T.

Cevap: Ne kadar maaş aldığınızı belirtmemişsiniz. 2008 sonrasında yapılan düzenleme ile çalışma süresi uzadıkça aylık bağlama oranı düşüyor ve 20 yılın üzerinde prim ödeyenler daha fazla prim ödüyor ama karşılığında emekli aylığı düşüyor. Bugün asgari ücret ve asgari ücretin biraz üzerinde maaşla çalışanlar emekli olmayıp, yüksek maaş alabilmek için daha fazla çalıştıklarında emekli maaşları düşüyor.

AYRILIRSANIZ KIDEM TAZMİNATI ALAMAZSINIZ

Yazının Devamını Oku

Anayasa Mahkemesi trafik sigortasında iptal kararı verdi, bundan sonra ne olacak?

Cuma günü Anayasa Mahkemesi, trafik sigortasının bazı maddelerini iptal etti.

Dikkat ettim, birkaç gündür, hangi maddeler iptal edildi, bunların yansıması ne olacak tam olarak anlaşılmadı. Hal böyle olunca da her kafadan ayrı ses çıkmaya başladı. Kimileri de iptal edilen maddelerin çok önemli olmadığını öne sürdü. İşin doğrusunu anlatayım.

Ama önce, Anayasa Mahkemesi, neden durduk yere böyle bir karar verdi; kısaca ona değineyim. Özetle, Anayasa Mahkemesi’ne, trafik sigortasının altı maddesinin Anayasa’nın bazı maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz başvurusu yapılmış. Mahkemede bu başvuruları inceleyip, bunların arasında 3 tanesinin iptaline karar verdi.

HANGİ MADDELER İPTAL EDİLDİ?

İptal edilen maddelerin içinde bir tanesi var ki, hem çok önemli hem de bundan sonra dengeleri değiştirecek nitelikte. İşin hukuksal boyutuna çok fazla girip, kafaları karıştırmak istemiyorum. En basit haliyle anlatayım. 2016 yılında yapılan bir düzenleme ile trafik sigortasında ödenecek tazminatların, genel şartlar ile belirlenmesine imkan tanındı. Böylece, trafik kazalarında hayatını kaybedenler için sigortadan ödenecek tazminatın hesaplanmasına ve bu hesap sonrası da yakınlarına yapılacak ödeme tutarına düzenleme getirildi. Hesaplama yönteminin ise Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılmasına hükmedildi. İşte Anayasa Mahkemesi, tazminat hesaplamasının genel şartlarla düzenlenemeyeceğini, bunun kanunla yapılması gerektiğini hükmederek, maddeyi iptal etti.

SÜRÜCÜLERİ NELER BEKLİYOR?

Şimdi birileri diyecek ki, ‘iptal edilmişse ne olmuş yani’. O iş, o kadar basit değil. 2016 yılında, bir torba kanun içine eklenen bu maddeyle, neden düzenleme yapıldı; ona bakmak lazım. Tüm sürücüler, o dönemi hatırlayacaktır. Sigorta şirketleri trafik sigortasında fiyatları neredeyse yüzde 150’lere varan oranlarda artırmışlardı. Gerekçe ise, yargı kararlarıydı. Özellikle trafik sigortasında ödenen vefat tazminatının hesaplanmasında, kanunla sınırları çizilmiş belli bir standart olmadığından mahkemeler, kişiden kişiye değişen tutarlarda tazminatlara hükmediyordu. Sigorta şirketleri de bunları ödemek durumunda kalıyordu. Hatta bu düzen -daha doğrusu düzensizlik- aracı adı verilen kişilerin türemesine bile neden olmuştu. Bu aracılar, ‘sigorta şirketi size az para öder, bana vekalet verin, dava açalım üç-dört katı tazminat alırız’ diyerek, trafik kazasında hayatını kaybedenlerin yakınlarının kapısına çalıyordu.

TAZMİNATLAR NASIL ÖDENECEK?

Sigorta şirketleri hesapta kitapta olmayan paralar ödemeye başlayınca da trafik sigortasının primlerini ciddi artırmış; bu sefer de tüketici feryat eder hale gelmişti. Kaotik ortamı bitirmek için Hazine ve Maliye Bakanlığı (o dönem Hazine Müsteşarlığıydı) devreye girdi, 2016 yılının nisan ayında çıkan torba kanun içine trafik sigortasından ödenecek tazminatların genel şartlarda öngörülen esaslara göre belirleneceği yönünde bir madde eklendi ve hesaplama yönteminin de Hazine ve Maliye Bakanlığının belirlemesine izin verildi.

Yazının Devamını Oku

Kısa çalışmada kıdem tazminatı sorunu

Kısa çalışma ödeneği alan 3.5 milyon kişi, şimdilerde, çalışmadıkları sürelerin kıdem tazminatı hesaplamasında dikkate alınıp alınmayacağını merak ediyor. İş kanununda ise bu konuda bir netlik yok. İleride çalışan ile işveren arasında uyuşmazlıklar yaşanmasından endişe duyuluyor.

Kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin uygulaması uzadıkça çalışanlarda da hem endişe hem de hakları konusunda tereddütler artıyor. Koronavirüs destekleri kapsamında mart ayının sonunda çalışanları ve işverenleri desteklemek için kısa çalışma ödeneği ödenmeye başladı. Nisan ayında da işverenlere çalışanlarını ücretsiz izne çıkarma hakkı tanındı ve ücretsiz izne ayrılanlara devlet aylık 1177 destek verdi. Üst üste alınan kararlarla, nakdi ücret desteği ve ücretsiz izin uygulamasının süreleri uzatıldı.

Son duruma göre kısa çalışma ödeneği 31 Ekim’e, ücretsiz izne ayrılanlara ödenen nakdi ücret desteği de 17 Kasım tarihine kadar uzatıldı. Son rakamlara göre de 3 milyon 579 bin kişiye kısa çalışma ödeneği, bir milyon 976 bin kişiye de ücretsiz izin desteği ödeniyor. Bu kişilerin büyük çoğunluğu mart ayından beri kısa çalışma kapsamında çalışıyor. Bazı çalışanlar da nisan ayından bu yana da ücretsiz izinli olarak çalışıyor.

HAK KAYBI OLUYOR

Bu süreler uzadıkça çalışanlar da hakları konusunda tereddüde düşüyor. Nitekim son günlerde okuyuculardan gelen sorulara baktığımda, en çok merak edilenlerin başında, kısa çalışma ile ücretsiz izin sürelerinin kıdem tazminatı hesaplamasında kullanılıp kullanılmayacağı geliyor. Bu konuda bir okuyucudan gelen soruyu paylaşayım; “Mayıs ayında ücretsiz izne çıkartıldım, halen de izinliyim. Ücretsiz izinde geçen süre kıdem tazminatı süreme eklenecek mi?” Okuyucularda benzer soruları sıklıkla alıyorum.

Maalesef bu soruların kesin cevapları yok. Önce kısa çalışma ödeneğinden başlayayım. Kimi işyerleri koronavirüs döneminde tamamen işini durdurdu ve çalışanlar da ona göre kısa çalışma ödeneği aldı; kimi işyerleri ise çalışma sürelerini azalttı ve çalışanlar azaltılan günler için kısa çalışma ödeneğinden yararlandı. İş kanununda kısa çalışma ödeneğinden yararlanılan sürelerin, çalışanın kıdeminde hesaba katılıp katılmayacağı konusunda bir netlik yok. Sadece dokuz yıl önce Yargıtay’ın bu konuda bir kararı var ve o karar da bu sürelerin kıdem tazminatında hesaba katılacağı yönünde. Ancak bu karar verilirken kısa çalışma ödeneğinde bu kadar uzun süreler yararlanılmamıştı.

KARARI YARGI VERECEK

Hal böyle olunca, çoğunluk görüş, kısa çalışma süresinin kıdem tazminatı hesaplamasında dikkate alınmayacağı yönünde. Bu durumda, 7 ay kısa çalışma ödeneğinden yararlanan bir çalışanın, ileride işvereni tarafından işten çıkartıldığında ya da gerekli şartları taşıyıp kendi isteği ile ayrıldığında; kıdemi 7 ay eksik hesaplanacak demektir. Malum, kıdem tazminatı, her 1 yıl için 30 günlük brüt ücret üzerinden hesaplanıyor ve bir aylık ücretin, çalışma yılı ile çarpılması sonucu belirleniyor. Kimi azınlık ise, Yargıtay’ın geçmişteki kararına bakarak, kısa çalışma süresinin tamamı için kıdem alacaklarını savunuyor. Anlaşılan o ki, işten çıkarma yasağı kalkıp, kısa çalışma ödeneği de bittikten sonra, kıdem tazminatı konusunda çalışan ile işveren arasında çıkacak uyuşmazlıklarda yargının vereceği karar belirleyici olacak. Ya da iş kanunda bu konuda bir düzenleme yapılarak, belirsizlik ortadan kalkacak.

ÜCRETSİZ İZİNLİLERİN SORUNU DAHA BÜYÜK

Yazının Devamını Oku

Çalışırsanız emekli aylığınız yükselir

Soru: 1990 işe girişliyim. 9.518 prim gün sayısı var. Halen çalışıyorum. 2022 tarihinde 52 yaşında emekli olabiliyorum. Tavandan maaş aldım ve yüksek primler ödendi. SGK’ya göre emekli olduğumda 7.828 TL alabiliyorum. Şu anda işten ayrılsam ve 2 yıl çalışmasam emekli olduğumda maaş değişir mi, düşer mi? Alper C.

 

Cevap: Ödediğiniz primlerin hangi yılda ödendiği önemli. 1999 ila 2008 arası ödenen primler ile 2008 sonrası ödenen primleri arasında farklılıklar oluyor. Ancak prim ödediğiniz sürece, özellikle de tavandan prim ödediğiniz sürece emekli aylığınız da yükselir. Prime esas kazançları düşük olanlar çalıştıkça emekli aylıkları belirli oranda düşer. Bu durum, sizin gibi prime esas kazançları yüksek olanlar için geçerli değil. Buna göre iki yıl sonra alacağınız emekli aylığı değişmez ama çalışırsanız yükselir.

DOKTOR RAPORU İLE İŞBAŞI YAPABİLİRSİNİZ

Soru: Özel sektörde çalışıyorum, yüzde 40 engelli raporum var, diyabet hastasıyım. Pandemi dolayısıyla çalıştığım yer izine çıkardı, 5 aydır izindeyim. Doktor raporu olmadan iş başı yaptıramayacaklarını söylüyorlar. Nasıl bir yol izlemeliyim? İbrahim D.

Cevap: Engelli raporunuz olması ve hastalığınız olması nedeniyle pandemi sürecinde riskli grup içine giriyorsunuz. İşyeriniz doktor raporu ile işe başlayacağınızı söyleyerek, doğru bir yol izliyor, risk almak istemiyor. Bu durumda ancak doktor raporu ile işe başlayabilirsiniz, bundan başka yapacağınız bir şey yok.

SONRADAN ÖDEME YAPARAK EMEKLİ OLUNMAZ

Soru: 1967 doğumluyum, 2004 sigorta başlangıcı ve 2008 Bağ-Kur girişim var. Ödemeleri sonradan yapmak kaydıyla 2020 yılında nasıl emekli olurum? Yüzde 15 kalıcı engelliyim. Nebiye A.

Cevap:

Yazının Devamını Oku

15 soruda emekli olduktan sonra çalışanların durumu

İşçi statüsünden çalışanlardan Bağ-Kur’lulara kadar emekliliği gelenlerin çoğunluğu hem emekli maaşı almak hem de çalışmaya devam etmek istiyor. Peki, bu durumda maaşlardan kesinti yapılıyor mu, sigorta primleri nasıl ödeniyor? İşte, emekli olduktan sonra çalışmaya devam edenlerin en çok merak ettiği soruların cevapları.

1. Emekli olup, emekli maaşı aldıktan sonra çalışmaya devam edebilir miyim?

Emekli olduktan sonra hem emekli maaşı alıp hem de ister başkasının yanında isterseniz de kendi adınıza çalışabilirsiniz.

2. Çalışmaya devam edersem emekli maaşımdan kesinti yapılacak mı?

Kesinti yapılmaması için Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) adı verilen bir prim ödemeniz lazım.

3. Sosyal Güvenlik Destek Primi nedir?

Emekli olup, emekli aylığı bağlananların yaşlılık aylığı kesilmeden yeniden çalışmaya başlamaları halinde yapılan kesintidir. Bu kesinti hem işverenden yapılır hem de çalışanın kendisinden yapılır.

4. Herkes emekli olduktan sonra çalışabilir mi, herkesten SGDP kesilir mi?

Emekli olduktan sonra işçi statüsünde bir işverene bağlı olarak çalışanlardan SGDP kesintisi yapılır. Kamuda çalışanlar ise emekli aylığından kesinti yapılarak yine kamuda çalışabilirler.

Yazının Devamını Oku

Primlerinizi iade alabilirsiniz

Soru: 58 yaşındayım. 1992’de sigorta girişim, 1108 günüm var. Primlerimi geri alabilir miyim? Leyla K.

Cevap: Emeklilik yaşınız geldiği ve prim gün sayınız, çalışma yılınız emekli maaşı almaya yeterli olmadığı için SGK’dan, kendi adınıza ödediğiniz primlerinizi iade alabilirsiniz. İşveren payı ve işsizlik sigortası için kesilen primleri iade alamazsınız. İade için SGK’ya başvurabilirsiniz.

EMEKLİLİK İÇİN 53 YAŞINI BEKLEYECEKSİNİZ

Soru: 6.847 prim gün sayım var. 26.12.1979 doğumluyum. 24.07.1996 sigorta girişliyim. Ne zaman emekli olurum? Sevgi K.

Cevap: 4/A’lı olarak çalıştığınızı tahmin ediyorum. Buna göre 24 Mayıs 1996 ila 23 Mayıs 1997 ilk işe giriş tarihi olanlar 20 yıl çalışıp, 5900 prim gün sayısını doldurduğunda, 53 yaşında emekli olabiliyor. Sizin durumunuzda prim gün sayınız ve çalışma yılınız dolmuş. Emeklilik için 53 yaşını bekleyeceksiniz.

STAJ SÜRESİ SAYILMIYOR

Soru: 1971 doğumluyum, 2.1.1987 tarihinde stajdan dolayı sigorta başlangıcım var. SGK prim gün sayım 9956 ve halen devam etmekte. 2022 tarihinde mi, 2021 tarihini mi emekli olurum? Orhan S.

Cevap: Staj süreleri emeklilikten sayılmıyor. Staja başladığınız tarih emeklilik yaşınızı etkilemez. Emeklilik priminin ilk yattığı tarih önemli, çünkü bu tarihe göre prim gün sayınız, çalışma yılınız ve emeklilik yaşınız geçerli olacak.

TATİL GÜNLERİ İZİN SÜRESİNDEN SAYILMAZ

Yazının Devamını Oku

Kimler prim iadesi alabilir?

Yaşı doldurmasına rağmen prim gün sayısı ve çalışma yılı nedeniyle emekli olamayıp maaş alamayanlar ödedikleri primleri toplu olarak alabilir. Ancak bu haktan yararlanabilmek için kadın çalışanların 58, erkek çalışanların da 60 yaşını doldurması gerekiyor.

Koronavirüsün etkisinden midir bilinmez, bir süredir okuyuculardan, sigorta primlerinin iadesi ile ilgili çokça soru alıyorum. Kimileri, ‘emekliliğim uzayacak, primlerimi toplu geri alabilir miyim?’ diye soruyor; kimileri de, ‘emeklilik yaşım geçti ama daha uzun süre çalışmam gerekiyor, ödediğim primleri geri verirler mi?’ diye merak ediyor. Kimileri de salgın nedeniyle nisan ayından bu yana çalışmadığını, salgının daha da uzun sürmesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) ödediği primleri alıp alamayacağını soruyor. Çalışanların prim iadesi hakkı bulunuyor ama maalesef, bu konu kamuoyunda yanlış biliniyor. Sanılıyor ki, isteyen isteği zaman ödediği primleri alabilir. Hem konuya açıklık getireyim hem de okuyuculardan gelen sorulara cevap vermiş olayım.

KADINLAR 58 YAŞINI BEKLEYECEK

Emeklilik yaşını dolduran, hatta geçen çalışanlar, eğer emeklilik için gerekli prim gün sayısını ve çalışma yılını doldurmayıp, emekli maaşı almaya hak kazanamıyorlarsa; ödedikleri primleri SGK’dan toplu olarak alabiliyor. Şöyle ki; işçi statüsünde kadın çalışan (4/A’lı), 7000 prim gün sayısını doldurup, 58 yaşında emekli olabiliyor. Aynı zamanda 15 yıl çalışıp, 3600 prim gün sayısı olup 58 yaşında da yaş nedeniyle emekli olabiliyor. Ancak bu çalışanın yaşı 58 olmasına rağmen ödediği primler toplamı 3000 gün ise ve çalışma yılı da 10 yıl ise emekli olup, maaş almaya hak kazanamadığından SGK’ya müracaat edip, o güne kadar ödediği primleri iade alabilir. Bir başka deyişle toplu ödeme alabilir.

SİGORTALI OLMAMANIZ GEREKİYOR

Peki, bu primler ne zaman iade alınır? Dikkat ettim, okuyuculardan gelen sorular arasında, çalışma hayatına başlayalı daha 10 sene olmuş, 30 ya da 40 yaşında çalışanlar bile, ‘primlerimi iade alabilir miyim?’ diye soruyor. Ya da yaşı 45 ama hepi topu iki yıl çalışılmış prim iade hakkı olup olmadığını merak ediyor. Hemen belirteyim, prim iadesi hakkından yararlanabilmek için emeklilik yaşını doldurmak gerekiyor; bu da kadınlar için 58, erkekler için 60. Yani, 30 yaşında, 40 yaşında prim iadesi alamazsınız; kadın çalışansanız 58 yaşında, erkek çalışansanız da 60 yaşında prim iadesi için SGK’ya başvurabilirsiniz. Sadece bu da yeterli değil, prim iadesi alabilmeniz için; bir işyerinde sigortalı olarak çalışmıyor olmak, Bağ-Kur’lu olup da kendi işinde çalışmıyor olmak da gerekiyor.

EŞ VE ÇOCUK YARARLANIR

Saydığım tüm bu şartları yerine getiriyorsanız SGK’ya, primlerinizin iade edilmesi için müracaat edebilirsiniz. Aynı şartlar geçerli olmak üzere prim iadesinden vefat eden sigortalının eşi ve çocukları da yararlanabilir. İşçi statüsünde çalışan ya da kendi adına Bağ-Kurlu olarak çalışanın vefatı durumunda, emeklilik hakkını elde edememişse, eşine ve çocuklarına dul ve yetim aylığı bağlanamadığından; eş ve çocuklar SGK’ya prim iadesi için başvurup, toplu ödeme alabilirler.

22 BİN LİRANIN ÜSTÜNÜ İADE ALABİLİRSİNİZ

Yazının Devamını Oku

Memurlar kıdem tazminatı alamaz

Soru: 94 yılında göreve başlamış ve hâlâ çalışan bir öğretmenim. İşçiler kendi istekleri ile işten ayrılırlarsa 15 yıl 3600 günü doldurmaları halinde kıdem tazminatı almaya hak kazanıyorlar. Aynı hak biz öğretmenler için de geçerli mi? Mustafa Ö.

Cevap: İlk kez sigortalı olduğu tarih, 8 Eylül 1999 tarihinden önce olanlar, 15 yılı ve 3600 prim gün sayısını doldurmaları halinde kıdem tazminatına hak kazanıyorlar. Bu durum işçi statüsünde çalışanlar için geçerli. Eğer devlet memuruysanız bu hak sizler için geçerli değil. Kendi isteği ile memurluktan ayrılan tazminat alamaz.

EMEKLİLİK İÇİN YAŞ ŞARTI ARANMIYOR

Soru: 19.3.1980 doğumluyum ve sigorta girişim 2002 Kasım ayı. 5000 gün sigortam var. Bu sene mart ayında yüzde 49 engelli raporu aldım. Engelli emekliliğinden yararlanabilir miyim? Gülperi D.

Cevap: Engelli emekliliğinde yaş şartı aranmıyor. İşe giriş tarihinize ve engelli derecenize göre erken emekli olabilirsiniz. Sizin gibi yüzde 40-59 arası engeli olanlar, yani 3. derece engelli olanlar, ilk işe giriş tarihi 2002 yılı olanlar, 19 yıl çalışıp, 4240 gün prim ödemeleri halinde emekli olabiliyor. Kesintisiz çalıştıysanız prim gün sayınız dolmuş demektir, 2021 yılında emekli olabilirsiniz.

İSTİFA EDERSENİZ TAZMİNAT ALAMAZSINIZ

Soru: Annemin ilk işe giriş tarihi 06.07.2020’dir. Şu anda 7093 günü dolmuş durumda. 15.05.1967 doğumlu olduğu için emekli olabilmesi için yaşını beklemektedir. 7000 gün şartını doldurduğu için istediği zaman kıdem tazminatını alıp işten ayrılabilir mi? Fatma B.

Cevap: 15 yıl çalışan ve 3 bin 600 prim gün sayısını yerine getirenler kıdem tazminatını alabiliyor ancak ilk kez sigortalı olduğu tarihin 8 Eylül 1999 tarihinden önce olması gerekiyor. Annenizin ilk işe giriş tarihi 2020 olduğu için kendi isteği ile işten ayrılırsa tazminat alamaz.

PRİM İADESİNİ 60 YAŞINDA ALABİLİRSİNİZ

Yazının Devamını Oku

İşverenin işten çıkarma yasağı devam ediyor

Soru: Veteriner hekimim, mayıs ayından beri ücretsiz izindeyim. Üç aydır, sorumlusu olduğum bölüm çalışıyor olmasına rağmen halen işe çağrılmadım. Bu şartlarda benim istifa hakkım var mı? Zeynep Ş.

Cevap: İşverenin çalışan personeli işten çıkarma yasağı uzadı. Dolayısıyla işverenin sizi ücretsiz izne çıkarma ve izni devam ettirme hakkı var, bu sürede de işten sizi çıkartamaz. İstifa hakkınız her zaman var ancak gerekli şartları yerine getirmiyorsanız tazminatınız ve haklarınızı alamazsınız.

2026 YILINDA EMEKLİ OLABİLİRSİNİZ

Soru: 2006 sigorta girişliyim, süresiz engelli raporum var, yüzde 52. Toplam prim gün sayım 3664. Erken emeklilikten yararlanabiliyor muyum, ya da ne zaman emekli olurum? Yaşar H.

Cevap: Engelli çalışanlar için yaş şartı aranmıyor. Yüzde 52 engeli olup da sigorta başlangıcı 2003 yılından sonra olanlar 4400 gün prim yatırıp, 20 yıl çalıştıklarında emekliliğe hak kazanıyorlar. Sizin durumunuzda 736 gün daha prim yatırıp, 2026 yılında emekli olacaksınız.

İŞVEREN BİLDİRMİŞSE NAKDİ ÜCRET DESTEĞİ ALIRSINIZ

Soru: İki gün önce eski iş yerimden istifa ettim, yeni işe girdim. Ağustos ayından 19 günüm var, acaba 19 gün nakdi ücret parası yatar mı? Önal A.

Cevap: İşveren ücretsiz izinde olduğunuz 19 gün için İŞKUR’a bildirimde bulunmuşsa, sizin istifanız da bu 19 günün sonrasında olmuşsa nakdi ücret desteğinden yararlanırsınız. Ancak işvereniniz bildirimde bulunmamışsa destek alamazsınız.

KIDEM TAZMİNATI HAKKINIZ YOK

Yazının Devamını Oku

'Türkiye’nin tüm risklerine talibiz'

Türkiye Sigorta adı ile Varlık Fonu altında birleşen kamu sigorta şirketlerinin hedefi de belli oldu. Türkiye’nin sigorta ihtiyacını karşılamak, tasarrufları arttırmak. Türkiye Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Benli, “Milli anlamda ne kadar riski varsa bunların hepsine talibiz” dedi. Varlık Fonu Genel Müdürü Zafer Sönmez, bölgesel lider olmak istediklerini belirterek, “Mavi Vatan dediğimiz yerde de sigorta var, buradan gelir yaratabiliriz” dedi.

Kamuya ait sigorta, emeklilik şirketleri Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik adı altında, Türkiye Varlık Fonu’nun bünyesinde birleşti. Türkiye Sigorta’nın tanıtım töreni de pazartesi günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın katılımı ile yapıldı. Toplantıya ben de katıldım ve baştan sona izledim. Önce çok kısa izlenimlerimi paylaşayım.



AÇIK DESTEK

Açıkçası, hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de Berat Albayrak, sigorta ve emeklilik sektörüne verdikleri desteği açık şekilde ortaya koydular. Öyle ki, yaratılacak fonlarla her iki sektörü de ekonominin büyümesi ve kalkınması için stratejik sektör olarak nitelendirdiler. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu sigorta şirketlerinin birleşmesinin sadece sigortacılık sektörüne değil finans piyasasına ve reel ekonomiye önemli katkılar sunacağını belirtirken; Berat Albayrak, ekonomik istikrar, ekonomik gelişim açısından sigorta ve emeklilik sektörlerinin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Görünen o ki, bundan sonra gerek sigorta ve emeklilik şirketlerinden gerekse de Türkiye Sigorta’dan beklenti yüksek.

KAMU BANKALARI İLE ANLAŞILDI

Yazının Devamını Oku

Sigorta ve BES’te dengeler değişecek

Kamu sigorta şirketlerinin Varlık Fonu çatısı altında birleşmesi sekiz ay gibi kısa sürede tamamlandı. Sigorta şirketleri Türkiye Sigorta Anonim Şirketi adı altında, emeklilik ve hayat şirketleri ise Türkiye Hayat ve Emeklilik Anonim Şirketi adı altında birleştiler. Peki, hem sigorta hem de BES pazarında dengeler nasıl değişecek?

KAMU sigorta şirketlerinin Türkiye Varlık Fonu (TVF) çatısı altında birleşme süreci tamamlandı ve bugün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın katılımı ile düzenlenecek toplantıda kamuoyuna açıklanacak. 2019’un aralık ayında kamu bankalarının sahibi olduğu sigorta şirketleri Güneş Sigorta, Halk Sigorta, Ziraat Sigorta ile hayat ve emeklilikte faaliyet gösteren Vakıf Emeklilik ve Hayat, Halk Hayat ve Emeklilik, Ziraat Hayat ve Emeklilik’in TVF çatısı altında birleştirilmesine karar verildi. Buna göre TVF’nin altında biri sigortada, diğeri hayat ve emeklilik olmak üzere iki ayrı şirket kurulacaktı. Bu yılın nisan ayında, TVF Finansal Yatırımlar, kamuya ait altı şirketi 6.54 milyar liraya satın aldı; ardından birleşme sürecini başlattı.

PAZARDA HÂKİM KONUMDALAR

İlk olarak da Ziraat Sigorta ve Halk Sigorta, Güneş Sigorta bünyesinde birleşti; Güneş Sigorta’nın ismi de Türkiye Sigorta Anonim Şirketi olarak değişti. Ardından da kamuya ait hayat ve emeklilik şirketlerinin birleşmesine geçildi ve 24 Ağustos tarihi itibariyle Halk Hayat ve Emeklilik, Vakıf Emeklilik ve Hayat, Ziraat Hayat ve Emeklilik; Türkiye Hayat ve Emeklilik Anonim Şirketi adı altında birleşti.

Böylece sekiz ay gibi kısa bir sürede kamuya ait sigorta ve emeklilik şirketlerinin birleşmesi tamamlandı. TVF çatısı altında Türkiye Sigorta Anonim Şirketi ve Türkiye Hayat ve Emeklilik Anonim Şirketi olmak üzere iki ayrı şirket kuruldu. Bundan sonra artık Güneş Sigorta, Halk Sigorta, Ziraat Sigorta, Vakıf Emeklilik ve Hayat, Halk Hayat ve Emeklilik, Ziraat Hayat ve Emeklilik olmayacak; sigorta, hayat ve emeklilik pazarında kamu, yola iki ayrı şirketle devam edecek. Birleşmeler sonrası ise gerek sigorta pazarında gerekse Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve hayat pazarında tüm dengeler değişecek. Birleşme öncesi kamu sigorta şirketleri kendi alanlarında ilk 10 şirket arasında yer alırken, birleşme sonrası kamu hem sigortada hem de BES’te pazarın hakimi konumuna geldi.



TÜRKİYE SİGORTA LİDERLİĞE OTURUYOR

Yazının Devamını Oku

Kısa çalışma uyanıklarına dikkat

Kısa çalışma ödeneği, iki ay daha uzatıldı.

Böylece koronavirüs önlemleri kapsamında hem işverene hem de çalışana destek olmak amacıyla ödenen ve mart ayının ortasında başlayan kısa çalışma ödeneği 31 Ekim tarihine kadar uzamış oldu. Kimler için uzadı? Haziran sonuna kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanan işverenler, aynı çalışanlar için yine aynı şartlarda 31 Ekim sonuna kadar yararlanmaya devam edecek. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un yaptığı son açıklamaya göre de mart ayından bu yana 3.5 milyon kişi kısa çalışma ödeneğinden yararlandı ve 1.5 milyon kişi halen kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya devam ediyor; normalleşme süreci ile faaliyete geçen işyerlerinde çalışan 1.9 milyon kişi de artık kısa çalışma ödeneği almıyor. Bu da şu anlama geliyor, 1.5 milyondan fazla çalışan kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya devam ediyor.

ŞİKÂYETLER ARTIYOR

Bunları niye anlattım? Bir süredir çalışanlardan, işverenlerine yönelik, kısa çalışma ödeneği ile ilgili şikâyetler artmaya başladı. Okuyuculardan gelen birkaç şikâyeti paylaşayım. Bir okuyucuyum, “Kısa çalışma ödeneği kapsamında maaşımızı devlet veriyor, biz 15 gün çalışmamız gerekirken tam çalışıyoruz. Firma bizim sigortamızı yatırmıyor” diyor. Bir başka okuyucu ise, “İşyerinde mart ayından beri kısa çalışma ödeneği alıyorum. Tam mesai ve 6 gün işe gidiyorum. İşverenim maaşımın kalan kısmını avans olarak yatırıyor ve sigorta primini ödemiyor” diye şikâyet ediyor. Şikâyetler benzer ve dediğim gibi sayısı da artıyor. Bu da şunu gösteriyor ki, kimi işverenler, kısa çalışma ödeneğini ya yanlış anlamış ya da kendi çıkarlarına kullanıyor.

Durumu özetle anlatayım. Öncelikle, işyeri faaliyetini tamamen durdurmuş ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanıyorsa, çalışanların hiçbir şart altında çalışmaması gerekir. Bu durumda çalışan, sadece devletten kısa çalışma ödeneği alır; işveren, çalışana herhangi bir ödeme yapmaz ve çalışanın emeklilik sigorta primleri de yatmaz.

MAAŞ ÖDENİR, PRİM YATIRILIR

Ama yok, işyeri salgın nedeniyle çalışma süresini geçici olarak en az üçte bir oranında azaltmışsa; o zaman durum farklı. Kısa çalışma ödeneğinden yaralanabilmek için işyerinin çalışma süresini en az üçte bir oranında azaltması gerekir. Üçte bir oranında azaltılması demek, haftalık 6 gün çalışılıyorsa 4 gün çalışılır, 2 gün çalışılmaz ve o iki gün için kısa çalışma ödeneğinden yararlanılır. İşveren, haftalık çalışma süresini ne kadar azalttığını, haftalık kaç saat çalışıldığını resmi olarak İŞKUR’a bildirmek durumundadır. Sonradan bu çalışma sürelerinde bir değişiklik olursa işveren bunu da bildirmek zorundadır. Başvuru ne yapılmışsa bunun dışında hiçbir çalışma yapılamaz. Örneğin, işveren, haftalık çalışma süresini yarıya yarıya düşürmüşse ve bu kapsamda da kısa çalışma ödeneğinden yararlanıyorsa; o işyerinde çalışanlar, 6 gün boyunca çalışmaz, sadece 3 gün çalışırlar.

Gelelim, çalışma sürelerini azaltarak, kısa çalışma ödeneğinden yararlanan işyerlerindeki ücret konusuna. Çalışılmayan günler için kısa çalışma ödeneği alınır, çalışılan günler için çalışana çalıştığı günün parası ödenir ve yine çalışılan günler için de sigorta primi hesaplanıp, SGK’ya yatırılır. Örneğin, işyeri çalışma süresini üçte bir oranında azaltmışsa 2 gün çalışmıyor, 4 gün çalışılıyorsa; 2 günün ücreti kısa çalışma ödeneğinden ödenir, 4 günün ücretini işveren çalışana öder, 4 gün için de SGK’ya çalışanın primini yatırır. Bu ödeme de öyle avans ödemesi olamaz.

İŞVERENE CEZASI AĞIR OLUR

Yazının Devamını Oku

İdari izin özel sektör çalışanına uygulanmaz

Soru: Eşim ve ben özel sektörde çalışıyoruz. Oğlumuz özel okula gidecek. Çocuğunu bırakacak yeri olmayan anne babalar idari izinli sayılabilir mi? Pandemi döneminde uzaktan eğitime geçilmesi durumunda özel sektörde çalışan kişilerin haklı ve tazminatlı istifa hakkı doğar mı? Güliz L.

Cevap: İdari izin sadece devlet memurlarını ilgilendiren bir izindir, özel sektörde çalışanlar için idari izin diye bir izin türü yok. Dolayısıyla idari izinli sayılamazsınız. İstifa yolu tüm çalışanlar için geçerli, ancak uzaktan eğitim gerekçesiyle istifa ederseniz ve tazminat için gerekli şartları yerine getirmiyorsanız tazminat hakkınız doğmaz.

MALULEN EMEKLİ OLABİLİRSİNİZ

Soru: Sürekli raporlu ilaç kullanıyorum, yüzde 60 engelli raporum var. 24 yıldır sigortalı olarak çalışıyorum. Pirim gün sayım 7834. Malulen emekli olabilir miyim? Cem D.

Cevap: Yüzde 60 engelli raporu olanlar işe giriş tarihine göre 15 yıl ile 18 yıl arasında çalışmaları ve 3600 ila 4000 gün arasında prim ödemeleri halinde emekli olabiliyorlar. Sizin hem prim gün sayınız hem de sigortalı yılınız emeklilik için yeterli. Emekli olabilirsiniz.

AĞUSTOSTA BAŞVURDUYSANIZ YARARLANAMAZSINIZ

Soru: 10 günden fazla evde çalışan bir işçimiz için ücretsiz izin desteğine başvuru yaptık ancak İŞKUR, bu destekten yararlanamayacağımızı söyledi. Ev hizmetlerinde çalışanlar için ücretsiz izin desteği alabilir miyiz? Fatih D.

Cevap:

Yazının Devamını Oku

15 soruda sel sigortası

Giresun’da yaşanan sel felaketinde 400’e yakın bina hasar gördü, bunların 100’e yakını oturulamayacak durumda. Birçok işyeri de sular altında kaldı. Sigortacılara göre depremden sonra en fazla can ve mal kaybına yol açan afet, sel felaketi. Her yıl 200 civarında sel baskını yaşanıyor, bunların yarattığı ekonomik kayıp ise yıllık 300 milyon liranın üzerinde. Buna karşın konutlarda ve işyerlerinde sigortalanma oranı çok düşük. Türkiye genelinde her dört konuttan biri, her dört araçtan biri sigortalı. Giresun’da da sigortalı konut sayısı sadece yüzde 15’lerde. Peki, sel felaketine karşı nasıl sigorta yaptırılır? İşte konut ve işyerleri için sel sigortasına yönelik tüm bilinmesi gerekenler.

1. Sadece sel baskınına karşı sigorta yaptırılabilir mi?

Sadece sel riskine karşı sigorta yapılmıyor. Sel teminatı yangın sigortalarına ek teminat olarak veriliyor. Önce konut paket poliçesi ya da işyeri paket poliçesi yaptıracaksınız, sel teminatını bu paketin içine dahil edeceksiniz.

2. Konut paket poliçelerin içine sel teminatı dahil midir?

Genelde sigorta şirketleri işyeri paket ya da konut paket poliçesinin içine sel ve su baskını teminatını ekliyorlar. Ancak sigorta yaptırırken yine de sel teminatı istendiği belirtilmeli ya da poliçenin içine sel teminatı dahil mi sorulmalı.

3. Konutlarda sigorta neyi kapsıyor?

Eğer mal sahibi iseniz ve konutta oturuyorsanız olası bir sel baskınında hem konuta gelecek zarara hem de eşyaya gelecek zarara karşı sigorta yaptırabilirsiniz. Yok, kiracıysanız, sadece eşyalara gelecek zarara karşı sigorta satın alabilirsiniz.

4. İşyerleri için sigorta neyi kapsıyor?

Olası bir sel baskınında hem işyeri hem de eşya ve mallar (emtia) için sigorta teminatı alabilirsiniz. Hepsi için sigorta yaptırabileceğiniz gibi sadece işyerinin binası için ya da sadece içindeki mallar için de sel teminatı alabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Engellilerde yaşın önemi yok

Soru: 1984 doğumluyum, 3. derece yüzde 52 engelliyim. İşe ilk girişim SSK’lı olarak 15.6.2006 tarihi ve 1630 günüm var. 15.2.2011 tarihinde memuriyete girdim. Ne zaman emekli olabilirim? İlban Ö.

Cevap: Emeklilik için 20 yıl çalışmanız ve 4400 prim gün sayısına ihtiyacınız var. Engelli çalışanlarda emeklilik için yaş şartı aranmıyor. Sizin 14 yıl çalışmışlığınız ve 4915 prim gün sayınız var. Bu şartlarda 6 yıl daha çalışırsanız, 2026’da emekli olabilirsiniz.

EMEKLİLİĞİNİZİ 2021'E BIRAKMAYIN

Soru: 16 Aralık’ta 53 yaşında emeklilik sürem doluyor. Yılbaşından sonra mı emekli olmak daha avantajlı yoksa 2021’de olmak mı? Esat T.

Cevap: Bu yılın aralık ayında emekli olunca alınacak maaş ile gelecek yılın ocak ayında emekli olup, alınacak maaş arasında fark olacaktır. Bu fark maaş hesaplamasında kullanılan gelişme hızı ve güncelleme katsayısındaki değişiklikten kaynaklanıyor. Bu fark önemli bir rakamsa gelecek yılın başında emekli olmakta fayda var, önemli bir fark yoksa aralık ayında emekli olabilirsiniz. Asıl önemlisi bu yılın sonunda değil de gelecek yıl emekli olursanız alacağınız kıdem tazminatı yüksek olacaktır.

YAŞI BEKLEYECEKSİNİZ

Soru: 27.01.1973 doğumluyum. 13.6.1988 iş girişim mevcut. Ne zaman emekli olabilirim? Onur Ö.

Yazının Devamını Oku