GeriNoyan Doğan Konut kredisinde hayat sigortası zorunlu mu?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Konut kredisinde hayat sigortası zorunlu mu?

Tüketici Mahkemesi konut kredisi kullanırken yapılan hayat sigortaları ile ilgili ilginç bir karar verdi.

Mahkeme kararını gündeme, Hürriyet’ten Mesut Hasan Benli getirdi. Kısaca özetleyeyim. Bir vatandaşımız bankadan konut kredisi çekiyor, iki yıl sonra hayatını kaybediyor. Mirasçıları 4 yıl boyunca kredi borcunu ödüyor. Sonradan anlaşılıyor ki, kredi kullanan kişi, kredi işlemi sırasında hayat sigortası yapılmasını istiyor, hatta bununla ilgili belgeleri de imzalıyor, ancak banka sigortayı yapmıyor. Bunun üzerine mirasçıların 4 yıl boyunca ödediği kredi borcunun iadesi için banka aleyhinde dava açılıyor ve Tüketici Mahkemesi de davanın kabulüne karar veriyor. Dava, banka aleyhine sonuçlanırsa, krediden kalan borç ödenmeyecek, 4 yıl boyunca ödenen tutar da mirasçılara iade edilecek.

BANKA ZORUNLU DEĞİL

Mahkemenin bu kararı; kredi kullanırken hayat sigortasının zorunlu tutulup tutulmayacağı ve tarafların haklarının ne olduğu konusunu gündeme getirdi ki, okuyuculardan da “Konut kredisi çekilirken hayat sigortası yapılması gerekmez mi?  Sigorta yapılmadı ise ihmal mi vardır?” benzeri sorular gelmeye başladı. Anlatayım. Madem hayat sigortası özelinden bahsediyoruz, bankalar, kredi kullandırırken hayat sigortasını zorunlu tutamazlar. Yani, konut kredisi kullanırken hayat sigortası zorunlu diye bir kavram yok. Banka sadece hayat sigortası konusunda vatandaşı bilgilendirir ve sigorta yaptırıp yaptırmak istemediğini sorar. Tüketici, sigortayı istememe hakkına sahip. Aynı şekilde banka da ‘sigorta yapmıyorum, sadece kredi veriyorum’ deme hakkına sahip. Bu, bir.

İkincisi, tüketici sigorta yaptırmak istiyorsa istediği sigorta şirketinden yaptırıp, bankaya sunabilir. Banka, ‘sigortayı benden yaptıracaksın’ diye bastıramaz. Banka, ‘krediyi veririm ama hayat sigortası istiyorum’ diyebilir. Bu durum karşısında tüketici başka bir bankadan kredi kullanabilir ya da istediği sigorta şirketinden yaptıracağı kredi tutarı ile orantılı hayat sigortasını bankaya sunabilir. Üçüncüsü, kredi ile bağlantılı yapılan hayat sigortasının kredinin kalan borç tutarıyla uyumlu ve azalan tutarlarda olması gerekir. Ayrıca, kredi ile bağlantılı hayat sigortasının süresi de kredi vadesine uyumlu olacak şekilde ya uzun süreli ya da yıllık yenilenmek üzere yapılır.

BUNLARA DİKKAT EDİN!

Gelelim, işin bir diğer boyutuna. Kredi ile bağlantılı hayat sigortası tüketicinin beyanına göre yapılır. Bu beyan sırasında da kredi kullanan kişi, varsa sağlık sorunlarını ve özel durumlarını bildirmek zorundadır. Şöyle anlatayım. Ciddi bir sağlık sorununuz varken ‘sorunum yok, turp gibiyim’ diye beyanda bulunursanız ve vefat ederseniz sigorta şirketi geçmişe yönelik tüm sağlık kayıtlarına ulaşıp, sorunu tespit edip, sigorta parasını ödemez. Şu da var; ciddi sağlık sorununuz varsa sigortacı, sigorta yapmayabilir ya da öyle bir prim çıkarır ki, zaten siz bu maliyetin altından kalkamazsınız. Kimi sigorta şirketleri, belirli limite kadar hayat sigortasını beyana göre yapıyor, limitin üzerine çıkıldığında ise sağlık kontrolü istiyor. Bu arada yaş konusunu da unutmamak lazım. Kimi şirketler 65 yaş, kimi şirketler 70 yaşın üzerinde hayat sigortası yapmıyor. Banka bu yaştaki kişilere kredi verebilir ama sigorta şirketi sigorta yapmayabilir.

İşin aslı, kredi kullanırken -özellikle de konut gibi uzun vadeli kredilerde- hayat sigortası yapılıp yapılmaması tartışması bana anlamsız geliyor. Bu bir lüks değil ihtiyaç. Düne kadar hayat sigortasının kredinin maliyetini artırdığını, gereksiz olduğunu tartışıyorduk; bugün bankaların neden yapmadığını, neden zorunlu tutulmadığını tartışıyoruz. Burada bankayı ilgilendiren bir husus yok. Banka ipotek sayesinde verdiği krediyi her şart altında geri alıyor. Bu iş asıl tüketiciyi ilgilendiriyor. Sigortası yoksa geri kalanların ödeme gücü varsa krediyi devam ettiriyor, ödeme gücü yoksa konut bankaya geçiyor. Hayat sigortası yapılmışsa kalan borcu sigorta şirketi ödüyor, mirasçılar da konutun sahibi oluyor. Bu iş bu kadar basit. Nitekim geçen sene kredi ile bağlantılı hayat sigortası yaptıranlardan 100 bin kişi vefat etmiş ve karşılığında da sigorta şirketleri varislerine 1.3 milyar lira ödeme yapmış.

X

Çalışma hayatında 30 Haziran virajı

30 Haziran’da, salgının başından bu yana işverenlere ve çalışanlara verilen desteklerin tamamı son bulacak. Kimileri yeni dönemde işten çıkarma durumu ile karşı karşıya kalınırsa kıdem tazminatını nasıl alacağını, emekliliği gelenler ise emekli olup olamayacağını merak ediyor. İşte desteksiz yeni dönemin merak edilenleri...

KISA çalışma ödeneği, işten çıkarma yasağı devam edecek mi? Kısa çalışma ödeneği uzamazsa çalışanlar kıdem tazminatını nasıl alacak? Kısa çalışmada ve ücretsiz izinde olup da devletten nakdi ücret desteği alanların emeklilikleri uzayacak mı? Bu ve benzeri sorular son günlerde okuyuculardan çokça gelmeye başladı. Koronavirüs salgınında hem işverenlere hem de çalışanlara destek olmak üzere geçen yılın mart ayından bu yana uygulanan ve 3.7 milyondan fazla çalışanın yararlandığı kısa çalışma ödeneği, 30 haziran tarihinde bitiyor. Peki, uzar mı? Uzayacağı yönünde bir bilgi yok ki, 2020’nin sonunda İşsizlik Sigortası Fonu’nda değişiklik yapan kanun ile Cumhurbaşkanına kısa çalışma ödeneğini 30 Haziran 2021 tarihine kadar uzatma yetkisi verilmişti. 1 Temmuz itibariyle yasakların tamamen kalkacağı ve normalleşmeye dönüleceği hesaba katılacak olursa kısa çalışma ödeneğinin uzamaması ihtimali daha ağır basıyor.

ÇALIŞANLAR ENDİŞELİ

30 Haziran tarihi itibariyle sadece kısa çalışma ödeneği son bulmuyor; 2020’nin nisan ayında işvereni tarafından ücretsiz izne çıkartılan, kısa çalışma ödeneğinden ve işsizlik maaşından yararlanamayanlara ödenen nakdi ücret desteği ile birlikte işverenin, çalışanı işten çıkarma yasağı ya da bir başka isimle fesih yasağı süresi de haziran ayı sonunda bitiyor. Özetle, 30 Haziran’da, salgının başından bu yana işverenlere ve çalışanlara verilen desteklerin tamamı son bulacak. Hal böyle olunca da çalışanlar endişeli. Kimileri, işten çıkarma durumu ile karşı karşıya kalınırsa kıdem tazminatını nasıl alacağını, emekliliği gelenler ise emekli olup olamayacağını merak ediyor.

KIDEM NASIL HESAPLANACAK?

Kıdem tazminatı açısından değerlendirirsek, bu konuda bir netlik yok. 10 yıl önce, Yargıtay’ın, kısa çalışma ödeneği süresinin kıdem tazminatında hesaba katılacağı yönünde bir kararı var; ancak bu karar, kısa çalışmanın bir buçuk yıl sürmesi üzerine verilmiş bir karar değil. Maalesef, İş Kanunu’nda da bu konuda bir düzenleme bulunmuyor. Kimi hukukçular, bir buçuk yıl da olsa kısa çalışmanın kıdem tazminatında hesaba katılacağını söylese de çoğunluk ise hesaba katılmayacağı yönünde görüş belirtiyor. Kimileri de salgın döneminde tamamen kapanan işyerlerinde kısa çalışmada geçen sürenin hiçbir şekilde hesaba katılmayacağını savunuyor. İş Kanunu’nda bu konuya bir değişiklik yapılırsa durum netleşecek; yapılmazsa işter çıkartılan çalışanlar mahkemelere başvuracak. Duyduğuma göre başvuranlar olmuş ama kısa çalışmanın kıdemde hesaba katılması yönündeki talepler geri çevrilmiş. Özetleyecek olursam; kısa çalışma ödeneğini süresi kıdem tazminatında hesaba katılmayacağı yönündeki görüş ağır basıyor. Bu durumda da geçen senenin mart ayından bu yana kısa çalışma ödeneği alan bir çalışan, 1 Temmuz tarihinde işvereni tarafından işten çıkartılırsa, kıdem hesabı Mart 2020 tarihinden öncesi için yapılacak.

ÜCRETSİZ İZİNDEKİLERİN DURUMU

Tabi bu durum başka bir sorunu daha ortaya çıkarıyor. Kıdem tazminatı bir yıl üzerinden hesaplandığından; gerek 2020’nin mart ayından önceki bir yıl içinde işe girenler ile bu tarihten sonra işe girenlerin kıdem tazminatı alamaması sorununu yaratacaktır. Diyeceğim o ki, bu konuda bir düzenlemeye gidilmesi gerekiyor ki, mağduriyet yaşanmasın.

Benzer durum, ücretsiz izinde olanlar için de geçerli. Ücretsiz izin ile çalışanın iş sözleşmesi askıya alındığından bu süreler, kıdem tazminatı hesaplamasında dikkate alınmayacak. Bu durumda da çalışanın iş sözleşmesinin askıya alındığı tarihten itibaren kıdem tazminatı hesaplanacak.

Yazının Devamını Oku

Kısa çalışma ödeneği emekliliği uzatır

Soru: Kısa çalışma ödeneği varken SGK prim ya çok eksik ya da hiç ödenmiyor. Bu emeklilik zamanını ileriye atmakta. Ben bunu ödeyebilmek istiyorum, bu mümkün mü? SGK’ya gidip, ödenmeyen günleri ödeyebilir miyim? Emel T.

Cevap: Kısa çalışma ödeneğinde emeklilik primleri, bir başka ifadeyle de malullük, yaşlılık, ölüm primleri yatmıyor. Çalışanın emeklilik için prim gün sayısı sorunu yoksa, prim gün sayısı fazlaysa, emeklilik için yaşı bekliyorsa kısa çalışma ödeneğinde eksik prim yatması sorun olmaz. Ama çalışanın emeklilik için yaşı tutuyorsa, prim gün sayısı eksikse kısa çalışma ödeneği süresi sorun olur, çalışanın emekli olma süresi uzar. İş kanunu, kısa çalışma ödeneği süresince ödenmeyen primler için çalışanlara bu primleri borçlanarak ödeme imkânı tanımıyor.

SAĞLIK PRİM BORÇLARINI YAPILANDIRABİLECEKSİNİZ

Soru: 2019’dan beri genel sağlık sigortası primlerini yatırmıyorum. Bugüne kadar gelir testine girmedim. Yapılandırmadan yararlanabilir miyim? Yapılandırma mı
yapmalıyım, gelir testine mi girmeliyim? Bora K.

Cevap: Yapılandırmadan yararlanabilirsiniz. 30 Nisan 2021 tarihine kadarki geçmiş genel sağlık sigortası prim borçları olanlar bu borçlarını yapılandırabiliyor. Borcun tamamını 31 Aralık 2021 tarihine kadar öderseniz borca ilişkin gecikme faizi ve cezaların tamamı silinecek. Eğer sigorta primlerini ödeyemeyecek durumdaysanız ve geliriniz aylık 1.192 liranın
altındaysa gelir testine başvurabilirsiniz. Bu durumda prim ödemeyeceksiniz, devlet karşılayacak.

GERİYE DÖNÜK ÖDEME YAPAMAZSINIZ

Yazının Devamını Oku

Elektro market, havayolu şirketlerine sigorta sınırlaması geldi

Mal ve hizmet satışı ile birlikte yapılan sigortalara sınırlama getirildi. Son dönemde elektro marketlerin cep telefonu gibi elektronik ürünle birlikte sigorta satmaları veya konut şirketlerinin konut alan vatandaşlara özel sağlık sigortası vermeleri (konut sigortası yerine sağlık sigortası yapmalarını da aklım almıyor), havayolu şirketlerinin bilet satarken sigorta da yapmaları yaygınlaştı.

Bazı şirketler de bu sigortaları sanki kendi ürünleriymiş gibi sunuyor. Mahzuru var mı? Yok, ancak bu şekilde sigorta yaptıran tüketici kimden, hangi ürünü aldığını, sigortanın ne işe yaradığını bilmiyor. Böyle olunca da tüketici şikayetleri başlıyor. Tek şikâyet eden tüketici de değil; işi sigorta satmak olan acenteler de, ‘bizim dışımızda herkes poliçe satıyor’ diye şikâyet ediyor.

CEP TELEFONU ALIRKEN DİKKAT!

İşte, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), geçen hafta bir yönetmelik yayınlayarak, bu şekilde satılan sigortalara hem düzenleme hem de kısıtlama getirdi. Elektro marketler, havayolu şirketleri sigorta satmaya yine devam edecek ama belirli sınırlar içinde ve her sigorta ürününü de satamayacaklar. Yeni düzenlemeler ile neler değişti, anlatayım. Çünkü yeni düzenleme teknoloji marketlerinden konut ve araç olmak üzere her türlü mal satışına ve kiralanmasına aracılık eden internet sitelerine, telekom şirketlerinden gayrimenkul şirketlerine kadar tüm kesimleri yakından ilgilendiriyor.

Başta teknoloji marketleri olmak üzere cep telefonu, tablet, bilgisayar, beyaz eşya gibi ürünleri satanlar sadece bu ürünlerin kırılması, çalınması, zarar görmesine yönelik sigorta sunabilecek. Yani satılan sigortanın cihazla bağlantılı olması gerekiyor. Bunun dışında bu kurumlar başka hiçbir sigorta ürününü satamayacak.

UÇAK BİLETLERİNE DÜZENLEME

Tabi, bu sigortayı satarken de kendi sigorta ürünüymüş gibi gösteremeyecek. Tüketiciye; hangi sigorta şirketinin poliçesini aldığı, herhangi bir olay gerçekleştiğinde tazminatın o sigorta şirketi tarafından ödeneceği bildirilecek. Bu şekilde yapılan sigorta poliçelerinden şirket ücret veya komisyon da alamayacak. Şöyle ki, tekno market, cep telefonu satarken, herhangi bir sigorta şirketi ile anlaşıp, sadece telefona ait sigorta satabilecek ama bu işten para kazanamayacak. Sadece bu kadar da değil; elektronik eşya satışı ile birlikte yapılan sigortanın süresi 2 yıl olacak ve yıllık primi da 3 bin lirayı geçmeyecek.

Aynı kısıtlamalar havayolu şirketlerinin bilet satışlarında da geçerli. Havayolu şirketi sattığı biletle ilişkili seyahat risklerini kapsayan sigorta poliçesini kendi internet sayfası ya da mobil uygulamalar üzerinden yapabilecek. Ancak bu sigortayı kendi ürünü gibi gösteremeyecek. Sigorta teminatının hangi sigorta şirketi ya da emeklilik şirketi tarafından verildiği ve sigorta ile ilgili tüm detaylar açıkça tüketiciye bildirilecek.

Yazının Devamını Oku

10 soruda borç yapılandırması

Okuyuculardan sosyal güvenlik borçlarının yapılandırılmasıyla ilgili çokça soru alıyorum. Bu soruların çok azına dünkü soru-cevap köşesinde yer verebildim. Yapılandırma geniş kapsamlı olduğu için sorular da birbirinden farklı. Yapılandırma konusunda en çok merak edilenleri 10 soru halinde toparladım.

1)Hangi borçlar yapılandırılacak?

Sigorta primleri, genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, sosyal güvenlik destek primi, ödeme imkânı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı, idari para cezaları, iş kazası, meslek hastalığı ve vazife malullüğü sonucunda doğan rücu alacakları, yersiz ödenen gelir ve aylıklardan doğan alacaklar, Bağ-Kur sigortalılarının daha önce dondurulan hizmet sürelerinin ihyası halinde doğacak alacaklar yapılandırılabilecek.

2)Hangi tarihteki borçlar için yapılandırma yapılabilecek?

30 Nisan 2021’den önceki döneme ait borçlar yapılandırılacak.

3)Geçmiş borçlar silinecek mi?

Hayır, borçlar silinmeyecek, yapılandırılacak.

4)Borçların ödenmesi nasıl olacak?

İster peşin, ister taksitle ödeyebileceksiniz. Yapılandırma kapsamındaki alacaklar, gecikme cezası ve gecikme zammı yerine Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) değişim oranı ile güncellenecek.

Yazının Devamını Oku

Yapılandırmadan yararlanamazsınız

Soru: 3.5.1966 doğumluyum. 1988 yılında isteğe bağlı sigorta yatırmaya başladım, 1998 yılına kadar yatırdım. Yeni yasadan faydalanıp, yapılandırıp emekli olabilir miyim? 3413 ödenmiş primim var. Nurten T.

Cevap: Ödeme imkanı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primleri yapılandırma kapsamına alındı. Sizin durumunuzda sigortalılık süreniz bitmiş. Bundan dolayı da yapılandırmadan yararlanamazsınız. Yeniden isteğe bağlı sigortaya başvurup, eksik prim gününüzü doldurmanız gerekiyor.

GEÇMİŞE YÖNELİK TOPLU ÖDEME OLMAZ

Soru: 1967 doğumluyum, 2006 yılında Bağ-Kurlu oldum, ödemeleri her ay ödüyorum. 1995 yılında işyerim vardı, Bağ-Kura haber vermedim. Girişimi o tarihe yapar emekli hakkı elde edebilir miyim? Sinan Y.

Cevap: 1995 yılında Bağ-Kura tescil yapılması gerekiyordu, yaptırmamışsınız. Mevcut yapılandırmadan da yararlanamazsınız. Ayrıca geçmişe yönelik toplu para ödeyip, emeklilik hakkı elde etmek diye bir uygulama yok. Dolayısıyla emeklilik hakkını elde edemezsiniz.

EMEKLİ MAAŞINIZ DÜŞMEZ

Soru: 1977 doğumluyum. Sigorta başlangıcım 1.10.1995. 7415 günüm var. Sigortalı çalışıyorum. Emeklilikte maaşım düşer mi? Yasin Ç.

Cevap: Sigorta başlangıcınıza göre 25 yıl, çalışıp, 5675 prim gün ile 54 yaşında emekli olabiliyorsunuz. Prim gün sayınız ve çalışma yılınız yeterli ancak yaşı bekleyeceksiniz. Asgari ücret üzerinden primleri yatanların emekli maaşı düşer ancak asgari ücretin iki-üç katından fazla maaş alanlar emekli olmayıp, ne kadar uzun süre çalışırlarsa emekli maaşları da her ay ortalama 15-20 lira artar. Eğer asgari ücretin üzerinde maaşınız varsa emeklilikte alacağınız maaş düşmez.

ÇOCUK BORÇLANMASI İÇİN YAPILANDIRMA YOK

Yazının Devamını Oku

Trafik sigortasında yeni dönem başladı

Trafik sigortasında değişiklik içeren kanun tasarısı Meclis Genel Kurulu’ndan geçerek, yasalaştı. Peki neler değişecek? Birincisi ki, en önemlisi, trafik kazalarında, sigortadan ödenecek vefat ve sakatlık tazminatı hesaplamasına standart gelecek. Böylece mahkemeler birbirinden farklı tazminat kararları vermeyecek, hak kaybı yaşanmayacak

Standart gelmesi ile mahkemelere başvurmaya bile gerek kalmayacak, mağdur olan taraf ne alacağını, sigorta şirketi de ne ödeyeceğini bilecek. Bu sayede son dönemde türeyen hasar aracılarına da gerek kalmayacak. Trafik kazasında hayatını kaybedenlerin yakınları ve yine kazada sakat kalan vatandaş; direk sigorta şirketine başvuracak, sigorta şirketi kamunun belirlediği standart tazminat yöntemine göre hesaplamayı yapıp, tazminatı hemen ödeyecek. Aracıya vekâlet ver, aracı gitsin mahkemede dava açsın, dava iki-üç yıl sürsün, dava sonunda mahkemenin hükmettiği tazminatın yüzde 40-50’sini aracı cebe indirsin, kalanını mağdura versin dönemi böylece kapanmış oldu.

VATANDAŞIN KAFASI KARIŞTI

Başka neler değişti? Trafik sigortasından ticari araçlar ve araç kiralama şirketlerine kar kaybı, gelir kaybı, kira kaybı, iş durması gibi tazminatlar ödenmeyecek. Sürücüler, küçük hasarlar için değer kaybı tazminatı talep edemeyecek. Değer kaybı tazminatında aracın piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkat alınacak. Trafikten çekilecek, hurdaya çıkmış araçlar sigortadan değer kaybı tazminatı alamayacak.

Gelelim asıl konuya. Yasanın çıkmaması için bazı kesimler, özellikle de hasar aracıları, trafik sigortasındaki değişikliklerin vatandaşın aleyhine olacağını, devletin vergi kaybına uğrayacağını, kamunun yargılama harç zararı oluşacağını öne sürerek, ciddi lobi faaliyeti yürüttüler, Meclis’te komisyonları ve komisyon üyelerini etkilemeye çalıştılar. Yasa çıktı, ama şu oldu; vatandaşın kafası karıştı. Nereden mi biliyorum? Okuyuculardan gelen, ‘sigortadan az mı tazminat ödenecek?’, ‘devlet gelir kaybına mı uğrayacak’ benzeri sorulardan anlıyorum. Bu kesimler, bu iddialarını sosyal medya üzerinden benimle de paylaştılar. İddialar doğru mu diye sordum soruşturdum, hem sigortacılarla hem de hukukçularla konuştum. Anlatayım ki, artık bu trafik sigortası konusu kapansın.

KİMLER, NEDEN İTİRAZ EDİYOR?

İddia: Tazminatlar öz ödeneceğinden devlet vergi kaybına uğrayacak. 

Doğrusu: Trafik sigortasından ödenen vefat ve sakatlık tazminatlarında devlet bugüne kadar sigorta şirketi ya da vatandaştan herhangi bir vergi almadığı için gelir kaybı söz konusu değil. Böyle bir vergi hiç olmadı, olmayacakta. 

İddia:

Yazının Devamını Oku

Bağ-Kur’luya erken emeklilik hakkı

Borç yapılandırması ile ilgili kanun tasarısı Resmi Gazete’de yayımlanarak yasalaştı. Kanun, Bağ-Kur’a prim borcu olanlara birçok imkân sunuyor. Prim borcu nedeniyle hizmet süreleri durdurulan ve emekli olamayan Bağ-Kur’lular, yapılandırmadan yararlandıklarında emekli olabilecekler. Emekliliğine daha süre olanlar da geçmişte durdurulan sürelerini yeniden canlandırabileceklerinden emeklilikleri de uzamayacak.

Günlerdir okuyuculardan Bağ-Kur prim borçlarının yapılandırması ile ilgili sorular alıyorum. Kimileri yapılandırmadan nasıl yararlanacağını soruyor, çoğunluk ise yapılandırma yaptıktan sonra emekli olup olamayacağını merak ediyor. Borç yapılandırması ile ilgili kanun tasarısı yasalaştı ve Resmi Gazete de yayımlandı. Kanun, Bağ-Kur prim borcu olanlara ve borçlarından dolayı da emekli olamayanlara ciddi imkanlar sunuyor. Peki, yapılandırmadan nasıl yararlanılacak? Madde madde anlatayım.

Prim borç yapılandırmasın-dan kendi adına çalışanlar, Bağ-Kur’lular, köy ve mahalle muhtarları yararlanabilecek.

2021’nin nisan ayı da dahil olmak üzere bu tarihten önceki prim borçları için yapılandırma yapabilecekler.

Yapılandırma ile borçlar ister peşin ödenecek, istenirse de taksitle ödenecek.

Peşin ödenirse gecikme cezası ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE üzerinden hesaplanan tutarın yüzde 90’ı silinecek.

Taksitli seçeneği seçerseniz, 6-9-12-18 ay taksitle ödeyebileceksiniz ve taksit sayısına göre katsayı uygulanacak. Taksitler de iki ayda bir ödenecek. Böylece 18 ay taksit seçeneğini seçilirse borç 36 ayda ödenmiş olacak.

EKİM AYINA KADAR SÜRE

Yazının Devamını Oku

Geriye dönük yetim aylığı ödenmez

Soru: 26 yaşındayım. Babam 1998’de rahmetli oldu, bu yaşıma kadar babamın soyadını taşımıyordum, son bir aydır taşıyorum. Sigortadan emekliydi, yetim aylığını almadım. Geriye dönük alabilme şansım var mı, 18 yaşımdan önceki maaşlarımı alabiliyor muyum? Hasar D.

Cevap: Yetim aylığını geriye dönük ödemenin yapılabilmesi için 5 yıllık süre sınırı bulunuyor. Bu konuda kanunda, “aylık hakkının kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar” diye yazıyor. Zaman aşımına uğradığı için geriye dönük yetim aylığını alamazsınız.

GENEL SAĞLIK SİGORTASI ZORUNLU SİSTEM

Soru: Genel sağlık sigortasını zorunlu olması ve beni binlerce lira borçlandırması doğru mu? Hiç hastane kullanmıyorum, kullanacak olsam da özel doktora gidiyorum, sigortaya prim ödemek zorunda mıyım? Emekli olacağız o zaman öderiz diyorum. Korhan B.

Cevap: Genel sağlık sigortası zorunlu bir uygulama ve toplumun tüm kesimlerinin bu sisteme girmesi zorunlu. Sisteme girilmezse devletin sunduğu sağlık hizmetinden yararlanılamıyor ve özel hastane gittiğinizde SGK, herhangi bir ödeme yapmıyor. Emekli olduğunuzda ödemeye kalkarsanız geçmişe yönelik ciddi bir borç ile karşılaşacaksınız. O nedenle tavsiyem, yeni çıkan yapılandırmadan yararlanmanız.

EMEKLİ OLAMAZSINIZ

Soru: 1960 doğumluyum, 1986 girişim var. Toplam 1900 gün sigortam var. Nasıl emekli olurum? Hüseyin B.

Cevap: 61 yaşındasınız ve emeklilik için hem çalışma yılınız hem de prim gün sayınız yetmiyor. Bu şartlarda emekli olamazsınız. Yeniden sigortalı olup çalışmaya başlayıp, prim gün sayısını ve 15 yıllık sigortalı yılınızı doldurmanız gerekiyor. Ya da ödediğiniz primleri geri iade alabilirsiniz.

YURTDIŞI BORÇLANAN BAĞ-KUR’LU SAYILIYOR

Yazının Devamını Oku

Tekne sahiplerine kötü haber

Marmara Denizi’ndeki müsilaj (deniz salyası) sorunu sigortacıları da endişelendirmeye başladı. Müsilajın sigorta ile ne ilgisi var diyeceksiniz? Çok ilgisi var, anlatayım. Ama önce bir noktanın altını çizeyim.

Yıllardır, bu köşede; iklim değişikliğinin etkileri, çevrenin hor kullanılması, afetler konusuna ara ara değiniyorum. Her yazdığımda da bazı kesimlerden, ‘felaket tellalı gibisin, amma da abartıyorsun’ diye eleştiri alıyordum. Durum ortada; sorunun nedeni arıtma falan olsa da bir başka nedeni de iklim krizi. Belli ki, bu durum, sadece bugünün değil geleceğin de sorunu olacak. Uzmanlar, endüstrisinden turizmine, balıkçılığa kadar birçok alanda ciddi ekonomik kayıplar yaşanacağı konusunda da uyarıyorlar. Dikkat ediyorum, beni eleştirenler şimdilerde, ‘acil önlem alınmalı’ diye bas bas bağırıyor.

DENİZ SALYASI UYARISI

Gelelim konumuza. Geçenlerde bir dostum aradı; ‘deniz salyası teknelere zarar veriyor mu, veriyorsa sigorta bu zararı karşılar mı, sorup soruşturur musun?’ dedi. Bende başta, ne alakası var dedim ama çok alakası varmış. Sigortacılarla konuştum. Meğer onlar da şu sıralar, tekne sigortası yaptıranları uyarmaya hazırlanıyorlarmış.

Sigorta şirketleri, müsilaj sorunu başlayınca, denizi kaplayan bu tabaka, teknelere zarar veriyor mu diye bir araştırma yaptırmışlar. Sonuç; ciddi zarar veriyormuş, özellikle de teknenin motor aksamına. Şunu da öğrendim; teknelerin radar sistemleri müsilaj tabakasını tespit edemiyormuş.

Peki, ne yapmak gerekiyor? Sigortacılar şunu söylüyor. Eğer teknenin bulunduğu marinayı müsilaj kaplamışsa, tekne hareket ettirilmemeli. Denizde müsilaj kaplı bir bölge varsa içinden geçilmemeli. Bu söylediklerim başta yatlar olmak üzere tüm tekne ve deniz araçları için geçerli.

SİGORTA ZARARI ÖDEMEZ

Eğer müsilajdan dolayı tekne zarar görürse ve tekneniz de sigortalıysa, sigorta şirketi zararı karşılamayacak. Özetle, durum bu haldeyken, ‘teknemle şuraya gideyim, buraya gideyim’ derseniz ve deniz salyası nedeniyle tekne zarar görürse, sigortadan tazminat alamazsınız. Öğrendiğime göre de sigorta şirketleri, şu sıralar, müsilaj nedeniyle, ‘teknenizi marinadan çıkarmayın ve gerekli önlemleri alın’ diye bir uyarı yazısı hazırlıyorlar.

Konuştuğum sigortacılar sorunun şimdilik Marmara Denizi’nin sorunu gibi olsa da deniz salyasının kuzey Ege’ye doğru ilerlediğini ve durumu yakından takip ettiklerini de söylüyorlar. Daha da ilginci, eğer acil önlem alınmaz ve deniz salyası Marmara Denizi’nin büyük çoğunluğu kaplarsa, deniz ulaşımının ve deniz yoluyla taşımanın durdurulması gerekiyor. Bunu niye söylüyorum; malum, başta vapurlar, deniz otobüsleri, arabalı vapurlar olmak üzere deniz araçlarının tamamı sigortalı.

Yazının Devamını Oku

Borcunu yapılandıran sağlık hizmeti alacak

Meclis’ten çıkması beklenen borçların yapılandırılmasıyla ilgili kanunla birlikte hem genel sağlık sigortası borçları yapılandırılacak hem de prim borcu olanlara yeni imkânlar sunulacak. Borcunu yapılandıranlar, bu borcun haricinde 60 günden fazla prim borcu olmaması ya da bu borçlarını geçmişteki kanunlara göre taksitlendirmiş olanlar borç yapılandırmanın ilk taksitini ödemeleri halinde genel sağlık sigortasından yararlanabilecek.

ÖNÜMÜZDEKİ günlerde Meclis’ten çıkacak olan borçların yapılandırılmasıyla ilgili kanun teklifi ile hem genel sağlık sigortası borçları yeniden yapılandırılıyor hem de prim borcu olanlara yeni imkânlar getiriliyor. Okuyuculardan da çokça soru alıyorum. Kimileri, ‘bizi de ilgilendiriyor mu?’ diye soruyor, kimileri ‘borçlar affedilecek mi?’ diye merak ediyor. Hepsine değineyim.

Önce, genel sağlık sigortasında durum nedir, kısaca anlatayım. İster işçi statüsünde, ister memur, isterse de kendi adına Bağ-Kur’lu olarak çalışanlar, yani Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bağlı olup, prim ödeyenler ile emekliler ve bu kişilerin bakmakla yükümlü olduğu kişiler otomatik olarak genel sağlık sigortasının kapsamındalar ve devletin sunduğu sağlık hizmetlerinden yararlanıyorlar. Bir de sosyal güvenlik şemsiyesi altında olmayanlar var. Bu kesim ise ya kendi primini ödeyerek genel sağlık sigortalısı oluyor ya da prim ödeyecek durumu yoksa, devlet bu kişilerin primlerini karşılıyor.

SİSTEM İÇİNDE OLMALI

Son rakamlara göre de SGK kapsamında olmayan 9.8 milyondan fazla kişi genel sağlık sigortası kapsamında. Bunların 7.6 milyonunun primini devlet karşılıyor, 2.1 milyon kişi ise primini kendi ödüyor. Genel sağlık sigortası zorunlu bir sistem ve nüfusun tamamının bu sistem içine girmesi gerekiyor. Ancak, geçmişte genel sağlık sigortası tescili yapılmış olup da primlerini ödemeyen ya da sisteme hiç girmeyen ciddi bir kesim var ve bu kesim sağlık hizmetinden yararlanamıyor.

BORCUN ÇOĞU SİLİNECEK

İşte, yeni kanun ile bu kesime geçmiş borçlarını yapılandırma fırsatı getiriliyor. Bu bir af mı? Değil ama affa yakın yapılandırma diyebiliriz. Buna göre, 2021’in nisan ayı da dahil öncesi genel sağlık sigortası prim borcu olanlar bu borçlarını yapılandırabilecekler. Yapılandırmadan yararlanıp da prim borçlarının tamamını 31 Aralık 2021 tarihine kadar ödeyenlerin borca ilişkin gecikme faizi ve cezaların tamamı silinecek.

Örnekle anlatayım. Yapılandırmaya başvurdunuz ve 9 bin lira prim borcu çıkartıldı. Bunun da 5 bin lirası asıl prim borcunuz, kalan 4 bin lira da gecikme faizi ve cezası. Yıl sonuna kadar borcunuzu öderseniz, sadece 5 bin lira ödeyeceksiniz, 4 bin lirası silinecek. Yok, peşin ödeyemem diyorsanız da taksitle ödeme seçeneğini seçebilirsiniz. O zaman da taksit sayısına göre belirli bir katsayı uygulanacak.

Yazının Devamını Oku

Kısa çalışmada kıdem hesaba katılmıyor

Soru: 2015’te fabrikanın alt işvereninde işçi olarak çalışmaktayım. Nisan 2020’de kısa çalışma ödeneğine başlandı, 2021’in mart ayında bitti. Fabrikada hiç çalışmadım. Nisanda ücretsiz izine çıkarıldım, sözleşmem de sonlandırıldı. Kıdem tazminatını 30.04.2021’e göre mi alacağım, 1.4.2020’deki kısa çalışmaya başladığım tarihe göre mi alacağım? Sinan K.

Cevap: Bu konuda iş kanunda bir madde olmadığı ve yargı kararı da olmadığı için kısa çalışma süresinin kıdem tazminatı hesaplamasında dikkate alınmayacağı yönünde görüş ağırlık basıyor. Sadece geçmişte Yargıtay’ın kısa çalışma süresinin tamamı için kıdem alınacağı yönünde bir kararı var ama bu salgın dönemini kapsamıyor. Buradan yola çıkarsak kısa çalışmada geçirdiğiniz süre kıdemden sayılmayacak.

18 YAŞ ÖNCESİ EMEKLİLİKTEN SAYILMAZ

Soru: 1973 doğumluyum. Sigorta başlangıç tarihim 1986. 6000 günden fazla günüm var. 25 yıllık sigortalılık süresi 18 yaşından sonra mı, önce mi başlıyor? Mehmet S.

Cevap: 1986’da işe giriş yaşınız 13. 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılıkları 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul ediliyor. Ancak 18 yaş öncesi prim gün sayısı emeklilik hesabındaki prim gün sayısına eklenir, sigortalılık süresi ise 18 yaşını doldurduğunuz tarih olarak ele alınır. Bu durumda sigorta başlangıcınız 1986 değil, 1991 yılı olacak. 25 yıl çalışıp, 53 yaşında emekli olacaksınız demektir. Prim gün sayısı açısından ise sorununuz bulunmuyor.

İŞ GÖREMEZLİK İÇİN RAPOR PARASI ÖDENİR

Soru: Emekliyim ve özel müşavirlik şirketinin şantiyesinde mimar olarak çalışmaktayım. Aldığımız iş göremezlik raporları sonucu işe gidemediğimiz günlerin parası aylıklarımızdan kesilmekte. Bu yasal mıdır? Serhat A.

Cevap: Yasal bir uygulama. Raporlu olunan sürenin üç gününden itibaren geçen günler işveren tarafından maaştan kesilir. Ancak emekli olanlar da geçici iş göremezlik raporları için SGK’dan rapor parası alabiliyor.

YETİM AYLIĞINA BAŞVURAMAZSINIZ

Yazının Devamını Oku

İşte 18 yaş altının BES’e giriş şartları

18 yaş altı gençlerin Bireysel Emeklilik Sistemine (BES) girmesine imkân tanıyan yasa çıktı ve Resmi Gazete’de yayımlanarak, uygulamaya girdi.

Okuyuculardan çokça soru alıyorum. Kimileri şartları merak ediyor, kimileri ‘zaten çocuğum için yaptırmıştım bunun ne faydası olacak?’ diye soruyor, kimileri de ‘56 yaşında emeklilik çok uzun değil mi?’ diye eleştiriyor. Hepsine açıklık getireyim.

Bugüne kadar ebeveynler çocukları için BES yaptırıyorlardı ancak kendi adlarına yaptırıyor, lehdar olarak çocuklarını gösteriyorlardı. Sözleşmede yazan ismin mutlaka 18 yaş üzerindeki kişi olması gerekiyordu. Şimdi, BES’e ödenecek katkı paylarını yine ebeveynler yatıracak, birikimlerin değerleneceği emeklilik planlarını yine ebeveynler belirleyecek ama 18 yaşın altındakilerin adına sözleşme düzenlenebilecek. Devlet de yüzde 25 katkı yapacak. Böylece, tasarrufa erken yaşta başlanacak, daha da önemlisi küçük tasarruflarla ileride büyük birikimlere ulaşılacak.

Bu laf kimilerine klişe gelebilir. O zaman kendimden bir örnekle anlatayım. İster adına harçlık deyin, ister başka bir şey; annem, torunları için her ay üç kuruş, beş kuruş para ayırır. Eşim de alır onları bir yerde tutar ya da çocuklara verir, onlar da kumbaralarına koyar. O para bir süre sonra da çarçur olur. Şimdi ne olacak? Çocuklar adına BES hesabı açtıracağım, babaanneleri harçlıklarını aylık olarak o hesaba yatıracak. Birileri diyecek ki, ‘harçlık parasından ne olur ki?’. Tam da ondan bahsediyorum; şimdiden 6-7-8 yaşındaki çocuklar için aylık 100 lira BES hesabına düzenli yatırın, üzerine devletin yüzde 25 katkısını ekleyin, 10 sene sonra çocuk 16-17 yaşına geldiğinde o harçlıklar ne oluyor bakın, görün.

894 LİRA DEVLET KATKISI

Yüzde 25 devlet katkısından söz açılmışken, bugün sistemdeki bazı kişilerin, hem kendileri için hem de çocukları için BES’i bulunuyor. Yani, kişinin kendi adına iki ya da üç BES sözleşmesi var ama bunun birini kendi adına diğerlerini de çocukları için yaptırmış. Devlet katkısının bir üst limiti var; o da aylık asgari ücretin yüzde 25’i ile sınırlı ki, bugün için bu tutar 894 lira. Tek sözleşmeniz de olsa iki ya da üç sözleşmeniz de olsa; aylık BES’e 3 bin 577 lira yatırırsanız devlet de size maksimum 894 lira katkı yapıyor. Aylık 4 bin lira da yatırsanız, 5 bin lira, 10 bin lira da yatırsanız yararlanacağınız devlet katkısı tutarı 894 lirayı geçmiyor. Şimdi ise, 18 yaş altındakiler kendi adlarına sisteme gireceklerinden devlet katkısının limitinden ayrıca yararlanacaklar. Şöyle ki, kendi adınıza BES’iniz var ve aylık 3 bin 577 lira yatırıyorsunuz, 894 lira devlet katkısı alacaksınız; çocuğunuzun adına BES yaptırdınız, onun için de 3 bin 577 lira yatırdınız, devlet çocuğunuz için de 894 lira yatıracak.

56 YAŞINA TAKILMAYIN

Gelelim şu 56 yaşında emeklilik konusuna. Doğru, genç yaşta sisteme girenler için bu çok uzun bir süre. Burada bazı düzenlemeler yapılacak. 18 yaşın altında sisteme girenlere evlilik, konut alımı, eğitim gibi nedenlerle birikimlerini kısmi olarak çekme hakkı tanınacak. Daha da önemlisi, sistemde 10 yılını dolduranlar devletin yaptığı katkının yüzde 60’ını hak edebilecekler. Onu da şöyle anlatayım. Sekiz yaşındaki çocuğunuz için BES yaptırdınız, düzenli katkı payını ödediniz, devlet de yüzde 25 katkı yaptı; 18 yaşına geldiğinde devlet katkısının yüzde 60’ını almaya hak kazanıyor. Bir de eğitim ya da konut veya da başka bir ihtiyaç için birikiminin bir kısmını çekme hakkı tanınıyor. Özetle, 56 yaşında emeklilik konusuna pek de takılmamak gerekiyor.

 

Yazının Devamını Oku

Sigorta prim borçlarına yapılandırma geliyor

Borçların yapılandırılmasıyla ilgili kanun teklifi Meclis’e sunuldu.

Yapılandırma kapsamı içinde sosyal güvenlik ile genel sağlık sigortası prim borçları da bulunuyor. 2020’nin kasım ayında çıkan kanun ile vergi ve sigorta prim borçları için kapsamlı yapılandırmaya gidilmişti. Yapılandırma imkanından, sigorta prim borcu olan 1.5 milyona yakın kişi yararlanmıştı. Şimdi ise Meclis’e prim borçlarının yapılandırılmasına imkan tanınan yeni bir kanun teklifi sunuldu. Bağ-Kur’lusundan işçi statüsünde çalışana, isteğe bağlı sigortası olanlardan genel sağlık sigortası kapsamında prim borcu olanlara kadar birçok kesimin sosyal güvenlik borçları yeniden yapılandırılacak. Böylece hem daha önceki yasadan yararlanamayanlar hem de önceki yasadan yararlanıp da borçlarını yapılandırmak için başvuran, ancak salgın nedeniyle borçlarını ödeyemeyenlere yeni bir imkan daha tanınmış olacak. Peki, yapılandırma kapsamına hangi borçlar giriyor ve kimler, nasıl borçlarını yapılandıracak? Madde madde anlatayım.

KİMLER, NASIL YARARLANACAK?

- Sosyal güvenlik sigorta primleri, topluluk sigortası primleri, emeklilik keseneği, işsizlik sigortası primleri, genel sağlık sigortası, sosyal güvenlik destek primi ile bu borçlara ait gecikme zammı, cezası ve faizi yeniden yapılandırılacak.

- İsteğe bağlı sigorta yaptırıp da prim borcu olanlar da yapılandırmadan yararlanacak.

- Borç yapılandırması, 2021 Nisan ayı ve öncesi döneme yönelik olacak.

- Yeni kanun ile SGK’nın iş kazası, meslek hastalığı gibi sebeplerle işverene rücu ettiği alacaklardan kaynaklı borçlar da yapılandırılabilecek.

- 2021’in nisan ayı ve öncesinde prim borcu olan ve ödeme yapmayan sigortalılar, yapılandırmadan yararlanmaları halinde durdurulan sigortalılık süreleri yeniden geçerli hale gelecek.

- Yapılandırma için başvurular 31 Ağustos 2021’e kadar yapılacak.

Yazının Devamını Oku

İşten çıkarma yasağı 30 Haziran’da bitiyor

Soru: Ocak 2021 de işe başladım, devlet teşviğim ne zaman bitecek? İşçi çıkarma yasağı ne zamana kadar sürüyor? Cennet Y.

Cevap: Son alınan kararla kısa çalışma ödeneği 30 Haziran tarihine kadar devam ediyor. Bu kapsamda 30 Haziran tarihine kadar kısa çalışma desteğinden yararlanabileceksiniz. İşten çıkarma yasağı da uzatıldı ve kısa çalışma ödeneği gibi 30 Haziran tarihinde bitecek. Bu tarihe kadar işveren belirli şartların dışında sizi işten çıkartamaz.

PRİM GÜN SAYINIZ EKSİK
Soru: 1963 doğumluyum, 1990 SSK girişim var. 1220 gün pirimim var yüzde 90 engelliyim. 1200 gün üzerinden emekli olma imkanım var mı? Nuri G.

Cevap: İlk sigortalılık girişi 1991 öncesi olup da yüzde 80’nin üzerinde engeli olanlar 15 yıl çalışıp, 3600 gün prim yatırdıklarında emekli olabiliyorlar. Prim gün sayınız 2400 gün eksik. Bu durumda emekli olamazsınız. Ancak başkasının bakımına muhtaç durumda olanların malulen emekliliği için 10 yıllık sigortalılık süresi ve 1800 prim gün yeterli.

VERGİ İNDİRİMİ İLE ERKEN EMEKLİ OLUNUR

Yazının Devamını Oku

Trafik sigortası yasadan çıkartıldı şimdi ne olacak?

Sigortacılık ve bireysel emeklilik sisteminde yeni düzenlemeler içeren kanun teklifi Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Ancak, trafik sigortası ile ilgili düzenlemeler son anda kanun teklifinden çıkartıldı. Neydi o düzenlemeler?

Trafik sigortasından ödenen vefat ve sakatlık tazminatlarına standart getirilecekti. Trafik kazasında kusurlu tarafın yakınlarına tazminat ödenmeyecekti. Ticari araçlar, araç kiralama şirketleri kira, gelir kaybı gibi tazminatları talep edemeyeceklerdi. Küçük hasarlar için ve hurdaya çıkmış araçlara değer kaybı tazminatı ödenmeyecekti. Bazı kesimlerin baskısı ile bu maddeler kanun teklifinden çıkartıldı. Özetle, trafik sigortası ile ilgili bir düzenleme yok.

Geçen, “Trafik sigortasında değişiklik yapılacak, tazminatlara standart gelecek tüketicinin mağduriyeti bitecek” başlıklı yazım üzerine malum kesimler sosyal medya üzerinden tepki gösterdiler. Neymiş; yasa çıkarsa vatandaş mağdur olacakmış, düzenlemeler tüketici aleyhineymiş. Yasa çıkmadı, şimdi ne olacak? Satır başları ile anlatayım da kim tüketicinin yanında, kim değil; kimler tüketiciyi bahane ederek kaybedeceği ranttan korkuyor anlaşılsın.

VATANDAŞ MAĞDUR OLACAK

Bir. Trafik sigortasından ödenecek vefat ve sakatlık tazminatlarına standart getirilmediğinden mahkemeler kazalarda hayatını kaybedenlerin yakınlarına ya da sakat kalan kişilere farklı farklı tazminatlar ödenmesine karar verecek. Örneğin, aynı yaşta, aynı gelir grubunda olup da vefat eden birinin yakınına bir mahkeme 200 bin lira ödenmesine hükmederken, bir başka mahkeme bir başka kişinin yakınına 150 bin lira ödenmesine karar verecek. Çünkü, standart yok. Bu durumda 150 bin lira alan vatandaş mağdur olmayacak mı?

İki. Geçen yazımda da yazdım; bu standartsızlık, ‘hasar aracısı’ adı verilen bir kesim yarattı. Bu kişiler nerede ölümlü kaza olsa ya taziye evindeler ya cenazede; “Sigorta şirketi size ödeme yapmaz, yapsa da az öder, bize vekâlet verin, adınıza işleri takip edelim” diyerek, kendilerine çıkar sağlamaya çalışıyorlar. Vekâleti alan mahkemeye gidiyor, davalar en az üç yıl sürüyor. Fazla para koparıyorlar mı? Koparıyorlar ama yüzde 30 hatta yüzde 40 komisyonlarını da alıyorlar. Ne oluyor? Vatandaş kendisi başvursa, sigorta şirketinden misal 150 bin lira alacaksa; aracı kişi, mahkeme kararı ile sigortadan 200 bin lira alıyor, içinden en düşük 60 bin lira komisyonunu, cebe indiriyor, vatandaşa kalıyor 140 bin lira. Üstelik, vatandaş kendi başvursa hemen tazminatı alacakken, iş uzayınca üç sene sonra alabiliyor. Bu aracılar yüzünden bugün vefat tazminatlarının yüzde 70’i mahkemelerde çözülüyor. Standart gelse aracıya gerek kalmayacak, vatandaş tazminatını beklemeden alacak. Soruyorum, bu işin neresi tüketicinin aleyhine? Bu arada en çok sesi çıkan, itiraz edenler de bu aracılar.

FİYAT YÜZDE 20 ARTACAK

Üç. Trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğundan kusurlu sürücünün yakınlarına tazminat, kira ve gelir kaybı gibi zararlar ve hurda araçlara değer kaybı tazminatı ödenmiyor. Ama kimi mahkemeler bunların da sigortadan ödenmesine karar veriyor. Düşünün; aynı tazminat için iki kişi başvuruyor, bir mahkeme ödenir diyor, bir başkası ödenmez diyor. Bu hem haksızlık hem tüketici aleyhine değil mi? Yasa olsa; ödenmeyecekse ödenmez, ödenecekse de ödenir.

Dört. Tazminatların yargıda çözülmesi, aracılar nedeniyle ödenen fazla tazminatlar, ödenmemesi gereken ama mahkeme kararıyla ödenmek durumunda kalan tazminatlar nedeniyle sigorta şirketlerinin maliyetleri artıyor. Şirketler kime, ne ödeyeceğini bilmiyor. Sadece son bir yılda şirketlerin ödediği bedeni tazminatlarda yüzde 40, diğer tazminatlarda da yüzde 50 artış olmuş. Bunu ben söylemiyorum, kamu söylüyor. Bu bir yerden çıkacak? Yine kamunun hesabına göre, çıkmayan bu yasa nedeniyle önümüzdeki dönemde trafik sigortasının fiyatlarında yüzde 20’nin üzerinde artış bekleniyor. Hesap da yapılmış; ortalama 8 bin 635 lira olan otobüsün primi 12 bin 200 liraya, ortalama primi 800 lira otomobilin de fiyatı 960 liraya yükselecek. Bu kimin cebinden çıkacak? Vatandaşın, tüketicinin cebinden. Yasa çıksa, standart gelse, ödenecek tazminatlar netleşse, sigorta şirketleri kime ne ödeyeceğini bilse; fiyatlar artamayacak, belki de düşecek.

Yazının Devamını Oku

Seyahati sevmem ama seyahat kitaplarını severim

Nazmi Elbirlik’in ‘Denizde 82 Gün - Atlantik’ten Akdeniz’e’ kitabı, denize açılacak olanlar için bir tür rehber niteliğinde...

Denizde 82 gün nasıl geçirirsiniz? Elbet birçok yer görürsünüz ama çok sevseniz de tahammül eder misiniz?

Nazmi Elbirlik’in ‘Denizde 82 Gün- Atlantik’ten Akdeniz’e’ kitabını okurken hem hoşuma gitti hem de ‘Ben olsam ne yapardım’ sorusuna cevap vermeye çalıştım.

Kitabın ne olduğunu ‘Önsöz’den öğrenebilirsiniz: “Elinizde bulunan bu kitap, 82 gün boyunca Atlantik’in Biskay Körfezi’nden Cebelitarık’a kadar ve Akdeniz’de Balear Adaları’ndan Minorka’ya kadar kıyı kıyı dolaştığımız şehir ve marinaları anlatıyor. Kızımız Lollipop ve ekip arkadaşlarımızla yaptığımız yolculuğu, bu esnada yaşadığımız deneyimleri, gezip gördüğümüz güzellikleri ve tattığımız lezzetleri sizlere bu kitabın satırlarında ve çektiğimiz fotoğraf karelerinde aktarmaya çalıştım.”

‘Denizde 82 Gün - Atlantik’ten Akdeniz’e Yazan: Nazmi Elbirlik Yazar danışmanı: Ahmet Çağan Editör: Turgay Noyan, Esra Taşlıyük,
Ayşegül Bakış Naviga Yayınları

Bu tür kitaplar, denize açılacak olanlar için bir tür danışma, rehber niteliğinde. Diğer açıdan, gezginin başına neler gelir sorusunun yanıtını bulacaksınız. Birçok yeni ülke tanıyacaksınız, belki gezi, tatil programlarında bu kitaptan yararlanabilirsiniz.

Denize açılmak için kendinizi nasıl hazır hissedeceksiniz? İşte yazarın tavsiyeleri:

Yazının Devamını Oku

İşte düşük faizli kredi desteğinin ayrıntıları

İstihdam sağlayan işletmelere finansman desteği yolda. İşletmeler ilave olarak istihdam ettikleri kişiler için ödeyecekleri sigorta primlerini, kamu bankalarından kullanacakları kredilerde faizden düşebilecekler. İşte yeni desteğin detayları...

Meclis’te görüşmeleri süren kanun tasarısı ile işverenlere yeni istihdam desteği geliyor. Tasarının yasalaşması halinde, ilave istihdam sağlayan işletmelere finansman desteği verilecek. İlave istihdam desteği, mart ayında, Ekonomide Reform Paketi ile açıklandı. Geçtiğimiz hafta ise Meclis’e gönderilen, Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçen kanun tasarısı ile de işverenlere verilecek desteğin detayları netleşti.

Buna göre, mikro ve küçük ölçekli işletmeler; hem salgın nedeniyle likidite sıkıntısını karşılamak hem de istihdamı artırmak için işletmelerin ilave olarak istihdam ettikleri kişiler için ödeyecekleri sigorta primlerini, kamu bankalarından kullanacakları kredilerde faizden düşebilecekler. İlave istihdam teşvik desteği ise 2022’nin haziran ayına kadar sürecek. Peki, kimler, nasıl bu destekten yararlanacak? Madde madde anlatayım.

30 HAZİRAN 2022’YE KADAR

Teşvikten 50’nin altında işçi çalıştıran işverenler yararlanacak. Yani, yeni teşvik, mikro ve küçük işletmelere yönelik olacak.

İşverenler, 1 Temmuz 2021 ila 30 Haziran 2022 tarihleri arasında işe aldıkları yeni çalışanlar için teşvikten yararlanabilecek.

Teşvikten yararlanabilmek için işe alınacak yeni işçiler için de belirli kurallar gerekiyor. Birincisi, işe alınan çalışanın, işe girdikten önceki 3 aylık sürede 10 günden fazla sigortalı çalışmamış olması şart. İşe alınacak kişi yeni çalışan olmalı. İkincisi, Bağ-Kur kapsamında sigortalı olmamalılar ve isteğe bağlı sigorta primi de ödemiyor olmaları gerekiyor. İşverenin, son bir yıl içindeki çalışan sayısının üzerinde yeni işe alım yapması gerekiyor. Daha açık bir anlatımla, işveren, son bir yılda işten çıkarım yapmışsa destekten yararlanamayacak.

Yasa çıktıktan sonra ilave istihdam yaratan işverenler Kredi Garanti Fonu kefaletiyle kamu bankalarından 30 Haziran 2022 tarihine kadar kredi kullanabilecek.

Yazının Devamını Oku

İşveren zorla belge imzalatamaz

*

Soru: 2016’da lokantada işe başladım. İşveren beni arabulucuya götürdü ve 2000 TL para verip, bir dosyayı imzalamamı istedi. İstemedim, işten çıkarmakla tehdit etti, imzaladım. Benim çıkışımı verip, başka bir yerde başlatmış. Aynı lokantada çalışıyorum, pandemi başladığından beri sigortam ödenmiyor. 1590 lira para alıyorum. Haziran ayından sonra ayrılırsam nasıl tazminat alabilirim?

Cevap: İşveren size zorla bir belge imzalatamaz. İşyeri kapalı olduğu için aldığınız ücret kısa çalışma ödeneğidir. Muhtemelen de sizi işe giriş-çıkış yaptırmış. Bu durumda haziran ayında ayrılırsanız tazminat alamazsınız. Ancak bu durumu İŞKUR’a veya SGK’ya şikâyet edebilirsiniz.

APARTMAN KAPICISI EMEKLİ OLABİLİR

Soru: Binamızın kapıcısı 1957 doğumlu bir kadın. Mayıs 2008 tarihinde SSK’lı olarak işe başladı. Emekli olmak istediğini bildirdi. Emekli olabilir mi? Kendi isteği ile işten ayrılırsa tazminat ödenir mi? Zühtü G.

Cevap: Konut kapıcıları 4/A’lı (SSK) çalışanların sahip olduğu tüm haklara sahiptirler. Eğer çalışanın prim gün sayısı yeterliyse ve emeklilik şartlarını yerine getirmişse SSK’lı tüm çalışanlar gibi emekliliğe hak kazanır ve emekli aylığı alabilirler. Emeklilikleri geldiğinde de apartman yönetimi olarak kıdem tazminatını ödemek durumundasınız. 

TAZMİNATA HAK KAZANIYORSUNUZ

Soru: 1982 doğumluyum. 1999’un martından haziranına kadar Şebinkarahisar’da vekil öğretmen olarak görev yaptım. Kurum SGK’ya sürelerimi bildirmemiş. Çalışma sırasında 18 yaşından küçük olduğum için SGK başlangıç kabul etmiyor. 1999 başlangıç tarihini sisteme işletebilirsem kıdem tazminatını alabilir miyim? 5600 gün primim var. Aydın K.

Cevap:

Yazının Devamını Oku

10 soruda 18 yaş altına BES

Ekonomik reformlar içinde yer alan 18 yaş altı gençlerin Bireysel Emeklilik Sistemine (BES) girmesine imkan tanıyan düzenleme Meclis’e gönderildi.

Sigortacılık ile Diğer Bazı Alanlara İlişkin Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile gençlerin sisteme girmesinin önündeki engel kalkacak. TÜİK’in açıkladığı son verilere göre toplam nüfusun 22.7 milyonu 18 yaş altı gençlerden oluşuyor. Buna göre, tasarı yasalaştığında, 22.7 milyon gencin BES’e girmesine imkan tanınmış olacak. Beklenti ise ilk etapta 5-6 milyon gencin sisteme gireceği yönünde. Yeni düzenleme ile hem ebeveynler, çocukları adına açtıracakları BES sözleşmesi ile yine çocukları adına birikim yapabilecekler hem BES’in kapsamı genişleyecek hem de yurtiçi tasarruflar artacak. Meclis’e gönderilen yasa tasarısı 18 yaş altının sisteme girmesinin önündeki engeli kaldıracak, gençlerin sisteme nasıl girecekleri, veraset intikal durumlarının nasıl olacağı gibi detaylar ise sonradan çıkacak yönetmelikler ile belirlenecek. Ancak edindiğim bilgiler ışığında 18 yaş altının BES’e nasıl gireceğine sorularla açıklık getireyim.

1) BES’teki yeni düzenleme kimleri kapsıyor?

Yeni düzenleme ile 18 yaş altı tüm gençler BES’e giriş yapabilecek.

2) Bugüne kadar gençler sisteme giremiyor muydu?
BES, yasa gereği, 18 yaş üstü kesimi kapsıyor. Bugün de ebeveynler çocukları adına ya da dedeler torunları adına BES sözleşmesi yaptırabiliyor ancak kendi adlarına yaptırıyor; lehdar olarak da 18 yaş altındaki çocuklarını gösteriyorlar. Yani BES sözleşmesinin mutlaka 18 yaş üstü kişi adına olması gerekiyor.

3) Kanun yasalaşırsa ne olacak?

Kanun yasalaşırsa, Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’ndaki ‘bireysel emeklilik sistemine fiil ehliyetine sahip kişiler katılabilir’ maddesi iptal edilecek. Böylece 18 yaş altı kişilerin sisteme katılmasındaki engel kalkacak. Artık 18 yaş altı gençler kendi adlarına emeklilik sözleşmesi yaptırabilecek. Ebeveynler de çocukları adına sözleşme düzenlettirebilecek.

Yazının Devamını Oku

10 soruda bayram ikramiyesi

Emeklilerin bayram ikramiyeleri bugün ödenmeye başlıyor. Okuyuculardan günlerdir bayram ikramiyeleri ile ilgili çokça soru alıyorum. Kimileri, ikramiye alıp alamayacağını merak ediyor, kimileri özellikle de ölüm aylığı alanlar, alacağı ikramiye tutarını, kimileri de ikramiyenin yatırılacağı tarihi soruyor. Sosyal Güvenlik Kurumu da (SGK), bayram ikramiyeleri ile ilgili detaylı bir genelge yayımladı. Buna göre de bu bayramda 12.7 milyon emekli ve hak sahiplerine toplam 12.3 milyar lira ikramiye ödenecek. Peki, kimler ikramiye alabilecek?

1)Kimler bayram ikramiyesi alabilecek?

Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) emekli aylığı, yaşlılık aylığı, vazife malullüğü aylığı, malullük aylığı, ölüm aylığı ile sürekli iş göremezlik geliri ve ölüm geliri alanlar ile şehit yakınları, gaziler, muharip gaziler, güvenlik korucuları, şampiyon sporcular ve terörden zarar gören sivil vatandaşlar ile bu kişilerin hak sahipleri bayram ikramiyesi alacak.

2)Kaç lira ikramiye ödenecek?

1.100 lira ödenecek.

3)Ne zaman hesaplara yatacak?

4/A’lı olarak, yani işçi statüsünde (SSK) çalışanlar ikramiyelerini 6 Mayıs perşembe günü alabilecek. 4B’li (Bağ-Kur) ve 4/C’li (Emekli Sandığı) olan emeklilerin de 7 Mayıs cuma günü hesaplarına yatacak.

4)Birden fazla emekli aylığı alanlar ayrı ayrı ikramiye alacak mı?

Hayır, en fazla ödemeye imkan veren dosya üzerinden, tek ikramiye ödenecek.

Yazının Devamını Oku