GeriNoyan Doğan Kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izin desteğinde neler değişti?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izin desteğinde neler değişti?

Geçen yazımda, SSK ile Bağ-Kur’dan emekli olmanın farklarını yazacağımı söylemiştim ama kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izin desteği, işten çıkarma yasağında yeni gelişmeler oldu ve okuyuculardan da çokça soru geldiği için önceliği bu konuya verdim.

Kısa çalışma ödeneğinden başlayayım. Kısa çalışma ödeneği, salgının başladığı 2020’nin mart ayında, başvuru şartları kolaylaştırılarak, uygulamaya alındı ve o tarihten bu yana da devam ediyor. Açıkça söyleyeyim, kısa çalışma ödeneği ile pandemi döneminde hem çalışanlara hem de işverenlere ciddi destek sağlandı; ödenek can suyu oldu. Öyle ki, 2020’nin kasım ayında kadar, kısa çalışma ödeneğinden sadece 30 Haziran öncesi ödeneğe başvurmuş işyerleri yararlanırken; kasım ayında alınan kararla, önce 2020 sonuna kadar tüm işyerlerinin bu haktan yararlanmasına imkan tanındı, sonrasında bu süre 31 Ocak 2021 tarihine uzatıldı. Ocak ayının sonuna kadar eski başvuranlar da yeni başvuranlar da kısa çalışmadan yararlandı.

31 MART SON TARİH

Geçen hafta Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile kısa çalışma ödeneğinin süresi, son kez, 31 Mart tarihine uzatıldı. Kısa çalışma ödeneği mart ayının sonunda artık son buluyor. Bu çerçevede de 31 Ocak 2021 tarihine kadar kısa çalışma başvurusu yapan işyerleri için kısa çalışma ödeneği süresi 31 Mart tarihine uzatılmış oldu. Bu da şu anlama geliyor; ocak ayının sonundan itibaren işyerleri artık kısa çalışma ödeneğine başvuramayacaklar. Bu tarihten önce başvurmuş olanlara mart sonuna kadar ödeme yapılacak. Böylece işverenler ve çalışanlar bir yıl boyunca kısa çalışma ödeneğinden yararlandı. Bu kapsamda da 3 milyon 756 binden fazla çalışana, toplam 27.6 milyar ödendi.

Kimi okuyucular, ‘kısa çalışma ödeneğinin tutarı asgari ücretle birlikte arttı mı?’ diye de soruyor. Ödeneği tutar, çalışanın son 12 aylık prime esas kazançları üzerinden hesaplanan günlük ortalama brüt kazancın yüzde 60’ı olarak ödeniyor. Aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde 150’sini de geçmiyor. 2021’in başında asgari ücret arttığına göre, bu çerçevede çalışanın prime esas kazancı da arttıysa, kısa çalışma ödeneğinin tutarı da artmıştır demektir. Yeri gelmişken şunu da belirteyim, Cumhurbaşkanı’nın, haziran sonuna kadar kısa çalışma ödeneğini uzatma yetkisi bulunuyor.

FESİH YASAĞI BİTİYOR

Gelelim, işvereni tarafından ücretsiz izne çıkartılanlara ödenen nakdi ücret desteği ve fesih yasağında nelerin değiştiğine. 2020’nin nisa ayında, işvereni tarafından ücretsiz izne çıkartılan, kısa çalışma ödeneğinden ve işsizlik maaşından yararlanamayanlara ücretsiz izinde oldukları ve işsiz kaldıkları sürede devlet tarafından nakdi ücret desteği ödenmeye başlandı ve halen de ödemeler devam ediyor. Bu kapsamda 2020 sonuna kadar ücretsiz izinde olanlara günlük 39.24 lira, aylık da 1.117 lira ödeniyordu. Sene başında asgari ücretteki artışla birlikte nakdi ücret desteğinin günlük tutarı 47.7 liraya, aylık da 1.420 liraya yükseldi. 2020’nin nisan ayından bu yana da 2 milyon 471 binden fazla kişiye, toplam 8.2 milyar lira ödeme yapıldı.

Ancak kısa çalışma ödeneğinin süresi uzatılırken nakdi ücret desteğinde bir uzatma olmadı. Buna göre nakdi ücret desteği ödemeleri 17 Mart’ta son bulacak. Aynı şekilde geçen yılın nisan ayında uygulamaya giren, işverenin, çalışanı işten çıkarma yasağı ya da bir başka isimle fesih yasağı da 17 Mart tarihinde bitiyor. Fesih yasağında da süre uzatımı yapılmadı. Peki, hem nakdi ücret desteği hem de fesih yasağının süresi uzatılır mı? İstenirse uzatılır. Son olarak fesih yasağı ile ilgili önemli bir noktaya da değineyim. Çünkü kimi okuyucular, fesih yasağı olmasına rağmen işveren tarafından işten çıkarıldığından şikayet ediyor. İş sözleşmesinin sona ermesi, işyerinin faaliyetine son vermesi, çalışanın ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı hareket etmesi şartları dışında; işverenler, çalışanını işten çıkartamaz. Çıkartırsa ne olur? Her bir işçi için brüt asgari ücret tutarında para cezası uygulanır ki, bu rakam 3 bin 577 lira.

X

Emeklilikte yetim aylığı kesilir

Soru: SGK emeklisi olan annemden yetim aylığı almaktayım. 3-4 yıl sonra isteğe bağlı olarak Bağ-Kur’dan emekli olacağım. Emekli olduğum zaman annemden yetim aylığımı almaya devam edebilir miyim? Ebru G.

Cevap: İsteğe bağlı sigortalılık için prim öderken annenizden yetim aylığı almaya devam edebilirsiniz. Ancak emekli olduğunuzdan annenizden aldığınız yetim aylığı kesilecektir.

GERİYE DÖNÜK PRİM ÖDENMEZ

Soru: 1998 yılında 4/B’li olarak annemin sigorta girişi yapılmış ve 10 ay boyunca düzenli ödemesi yapılmış. Geçmişe yönelik ödeme yapılarak emekli olması mümkün müdür? Tuğba K.

Cevap: Geriye dönük toplam prim ödeyerek, emekli olma diye bir durum söz konusu değil. Emekli olamadığınız için ya primlerinizi iade alacaksınız ya da sigortalı olarak çalışıp, prim gün sayınızı ve çalışma yılınızı dolduracaksınız.

SİGORTA STATÜNÜZÜ DEĞİŞTİRMEYİN

Soru: 4/a’lı çalışanım. Kalan 950 günümü 4/a yerine 4/b’den asgari olarak ödersem, emekli maaşım 4/a’daki asgari ödemeye göre değişir mi? İlk 3300 gün primlerim yüksekten ödenmiş. Neyi tavsiye edersiniz? 52 yaş 5525 güne tabiyim, şu an 48 yaşındayım. Mustafa K.

Cevap: Prim gün sayınız yetse bile 52 yaşını bekleyeceksiniz. Dört yıl daha çalışmanız gerekecek. 4/a’lı olarak çalışırsanız emekliliğiniz daha avantajlı olur, eğer 4/b’ye geçerseniz tavandan prim yatırmanız gerekecektir. Sigorta statünüzü değiştirmemeniz daha doğru olur.

MAAŞINA ETKİSİ OLMAZ

Yazının Devamını Oku

Koronavirüs aşısı üzerine izlenimler

Koronavirüse karşı aşılama başladığından bu yana hem okuyuculardan hem de eşten dosttan, ‘aşı olacak mısın, koruyuculuğuna inanıyor musun?’ benzeri sorular alıyorum. Ara ara yazılarımda da, ‘eğer çıkarsa tereddüt etmeden koştura koştura aşı olacağım, size de tavsiye ederim’ diye yazdım. Cumartesi aşımı oldum. Sizlerle sürece ve izlenimlerimi paylaşayım.

Açıkça söyleyeyim, sistem iyi kurgulanmış. Tüm işlemlerimi e-Nabız üzerinden yürüttüm. Geçen perşembe aşının çıktığına dair bilgiyi aldıktan sonra e-Nabız’a girerek süreci başlattım. Sistem, ‘BioNtech mi, Sinovac mı?’ diye otomatik soruyor. Ben BioNtech’i tercih ettim. Neden bu tercihi yaptım? Bir nedeni yok.Doktor arkadaşlarla konuştum, hangisini tercih edeyim diye; yarısı BioNtech dedi, diğer yarısı Sinovac. Ben de tercihimi BioNtech’ten kullandım. Sinovac olsaydı yaptırmayacak mıydım? Yine koştura koştura yaptırırdım. Şunu da belirteyim, BioNtech aşısı benim aşı olduğum cumartesi gününden bir gün önce uygulanmaya başlanmıştı.

SİSTEM İYİ KURGULANMIŞ

Devam edeyim. BioNtech aşısı saklama koşulları nedeniyle her yerde yapılmıyor; altyapıya sahip hastanelerde yapılabiliyor. Bana da, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi çıktı. Randevuyu alır almaz da anında cep telefonuna randevu ile ilgili tüm bilgiler geldi. Cumartesi hastaneye gittim. Biraz da bu süreçten bahsedeyim. Hastanede ayrı bir aşı bölümü kurulmuş. Yani, diğer hastalar ya da hastanenin işleyişi ile bir bağınız yok. Aşı olacaklara; kronik rahatsızlığı olup olmadığı, geçmişte hangi aşıları olduğu, aşı hakkındaki görüşleri, hangi aşıyı neden seçtiklerine yönelik bir form dolduruluyor. Adınız okununca da sırayla aşı bölümüne giriyorsunuz. Muayene odasında kronik hastalığınız var mı, alerjiniz var mı diye ufak bir muayeneden sonra ayrı bir bölümde aşınızı oluyorsunuz.

UYARI VE YÖNLENDİRME

Tüm bu süreçlerde de hastane çalışanları fiziki mesafeye uyulması ve karmaşa yaşanmaması için hem uyarılar yapıyorlar hem de yönlendiriyorlar ki, aşı bölümüne zaten sadece aşı olacaklar girebiliyor. Öyle cümbür cemaat ortalarda dolaşamıyorsunuz. Aşınızı olduktan sonra da aşı olduğunuz tarihi, hangi aşıyı olduğunuzu ve ikinci dozu olacağınız tarihin yazılı olduğu aşı kartı veriyorlar. Dikkatimi çekti, hastane görevlileri aşı olan herkesi, ‘hadi hayırlı olsun’ diye yolcu ediyorlar. Bu işlemler bittikten hemen sonra da yine cep telefonunuza, ‘aşınızı oldunuz, sağlıklı günler dileriz, sağlık durumunuz hakkında geri bildirimleri Hayat Eve Sığar uygulaması üzerinden soruları cevaplayarak iletebilirsiniz’ şeklinde mesaj geliyor.

BIONTECH Mİ, SINOVAC MI?

Bunları niye anlattım? Sürecin başından sonuna kadar iyi bir sistem kurgulanmış. Yani korkacak, çekinecek bir durum yok. BioNtech aşısı yeni uygulandığı için yan etkileri konusunda tereddütlerim yok muydu; vardı. Doktor arkadaşlara da sorduğumda bazı etkileri olacağını da söylemişlerdi. Açıkçası, her aşının yaptığının dışında başka etkileri olmadı. Sözün özü; aşının koruyuculuğuna iniyor muyum? Sonuna kadar inanıyorum. Ama aşı oldum diye de tedbiri elden bırakacak değilim, bugüne kadar nasıl kendimi koruyorsam aynı şekilde devam edeceğim. BioNtech mi, Sinovac mı? Hiç önemi yok, yeter ki aşı yaptırılsın.

 

Yazının Devamını Oku

Kısa çalışma ödeneği bitti bundan sonra ne olacak?

Kısa çalışma ödeneği dün, 31 Mart tarihi itibarıyla son buldu. İşverenler, normal çalışmaya dönüp normalleşme desteğinden yararlanabilir. Ya da çalışanlarını ücretsiz izne çıkarabilir ve ücretsiz izne çıkan çalışanlar 17 Mayıs tarihine kadar aylık 1.341 liralık nakdi ücret desteğinden yararlanabilir.

Salgının başladığı 2020’nin mart ayında kısa çalışma ödeneğinin şartları kolaylaştırılarak, tüm işverenlere, çalışanları için kısa çalışma ödeneğinden yararlanma imkanı sağlandı. Bir senedir de kısa çalışma ödeneği uygulaması devam ediyor ve bu süre içinde 3.7 milyondan fazla çalışana, 27.7 milyar lira ödendi. Kısa çalışma ödeneği dün, 31 Mart tarihi itibariyle son buldu. Son bir haftadır da okuyuculardan çokça soru alıyorum. İşverenler, ‘kısa çalışma ödeneği bitiyor biz hangi desteklerden yararlanacağız?’ diye soruyor; çalışanlar ise ‘kısa çalışma ödeneği bitince işveren bizi işten çıkartır mı?’ diye merak ediyor.

NORMALLEŞME DESTEĞİ

İşverenler için geçen senenin ağustos ayında uygulamaya giren normalleşme desteği devam ediyor. Normalleşme desteği kapsamında, işyerinde haftalık normal çalışma sürelerine dönülmesini teşvik etmek amacıyla sigortalı ve işveren paylarının tamamı İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanıyor. Bu kapsamda; 2021’in Haziran ayını geçmemek üzere 6 ay süreyle işverenlere, sigortalıların prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanacak sosyal güvenlik primlerinin tamamı tutarında destek veriliyor.

Prim desteği, kısa çalışma ödeneğinden yararlanan işyerleri ile nakdi ücret desteği alanlara veriliyor. Normalleşme desteğinde dikkat edilmesi gereken nokta; destek miktarının çalışanın bir ay içinde aldığı kısa çalışma ödeneği gün sayısı kadar olacak olması. Nakdi ücret desteği alanlar için de aylık ortalama aldıkları gün sayısı kadar olacak. Örneğin, işyeri, kısa çalışma ödeneğinden, bir ay içinde 15 gün yararlanmışsa, normal çalışma süresine dönülmesi halinde, 15 günlük işveren ve işçi primleri devlet tarafından karşılanacak. Destek tutarı ise aylık 1.341 lira. İşverenler, kısa çalışma ödeneğinin yerine haziran sonuna kadar normalleşme desteğini koyabilirler.

İŞVEREN İŞTEN ÇIKARAMAZ

Yine geçen sene salgının başlaması ile nisan ayında işvereni tarafından ücretsiz izne çıkartılan, kısa çalışma ödeneğinden ve işsizlik maaşından yararlanamayanlara ücretsiz izinde oldukları ve işsiz kaldıkları sürede devlet tarafından ödenen aylık 1.420 liralık nakdi ücret desteği 17 Mayıs 2021 tarihine kadar devam ediyor. Bu süre içinde de 2.4 milyondan fazla kişiye 8.2 milyar lira nakdi ücret desteği ödendi. Aynı şekilde işverenin, çalışanı işten çıkarma yasağı ya da bir başka isimle fesih yasağı süresi de 17 Mayıs tarihine kadar uzatıldı.

Peki, kısa çalışma ödeneğinin son bulmasıyla bundan sonra ne olacak? İşverenler, normal çalışmaya dönüp, normalleşme desteğinden yararlanabilir. Ya da işveren, çalışanlarını ücretsiz izne çıkartabilir ve ücretsiz izne çıkan çalışanlar 17 Mayıs tarihine kadar aylık 1.341 liralık nakdi ücret desteğinden yararlanabilir. Hatırlatayım, işten çıkarma yasağı 17 Mayıs tarihine kadar devam ediyor. Kısa çalışma ödeneği bitip de işveren çalışanı ücretsiz izne çıkartır ve çalışan da nakdi ücret desteğinden yararlanırsa; çalışan açısından elbette bir gelir kaybı olacaktır. 17 Mayıs’ta fesih yasağı bittikten sonra ne olacak diye soran okuyucular da var; ona da fesih yasağı bittikten sonra değinirim.

Yazının Devamını Oku

Kaç çalışan kaç emekliye bakıyor?

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), merakla beklenen 2020 yılı sigortalı sayılarına, kaç çalışanın kaç emekliyi finanse ettiğine yönelik verileri açıkladı. Önce, sigortalı sayılarından başlayayım, çünkü salgın döneminde sigortalı sayılarının düşüp, düşmediği tartışma konusuydu.

SGK’nın açıkladığı verilere göre, 2020 yılında sigortalı çalışan sayısı, bir önceki yıla göre 891 bin 722 kişi artarak, 21 milyon 64 bin 613 oldu ki, bu da sigortalı sayısında yüzde 4.4’lük artış anlamına geliyor. Statülerine göre sigortalı sayılarına bakıldığında ise durum biraz farklı. İşçi ve memur sayısında artış yaşanırken, kendi adına çalışanlarda yani Bağ-Kur’luların sayısında azalma oldu. Bu da koronavirüs salgınının esnaf ve küçük işletme sahipleri üzerindeki etkisini gösteriyor. Geçen sene, 4/a’lı olarak, işçi statüsünde çalışanların sayısı önceki yıla göre 889 bin 110 kişi artarak, 15 milyon 203 bin 423 olurken; memurların sayısı ise 39 bin 899 kişi artarak 3 milyon 140 bin 410 oldu. Bağ-Kur’lu olarak çalışanların sayısı ise 2019 yılında, 2 milyon 758 bin 67 kişi iken, bu sayı geçen sene 37 bin 287 kişi azalarak, 2 milyon 720 bin 780 kişiye düştü.

TARIMDA ÇALIŞAN AZALDI

SGK, 2020 yılında sosyal güvenlik kapsamı altında olanların sayısını da açıkladı. Buna göre; işçi, memur, Bağ-Kurlu, tarım çalışanı, stajyerler de dahil toplam aktif sigortalı sayısı 23 milyon 344 bin 547 kişi olarak gerçekleşti. Geçen yıl aktif sigortalı sayısı 1.3 milyonun üzerinde arttı. Dikkat çeken gelişme ise, tarım sektöründe çalışanlarda oldu. 2020 yılında tarımda hem tarım sigortalısı olarak hem de geçici statüde çalışanların sayısında azalma yaşandı. Tarımda zorunlu sigortalı olanların sayısı 2019 yılında 600 bin 787 kişi iken bu sayı geçen sene 53 bin 712 kişi azalarak, 547 bin 75 kişiye geriledi. Benzer şekilde tarımda süreli değil de geçici çalışanların sayısı ise 2020’de 9 bin 858 kişi azalarak, 31 bin 250 sigortalıya düştü. Böylece 2020’de tarım alanında sigortalı sayısı toplamda 63 bin 570 kişi azaldı. Bu da hem salgının hem de salgında uygulanan kısıtlamaların en çok tarım çalışanlarını etkilediğini gösteriyor.

9.1 MİLYON KİŞİYE EMEKLİ MAAŞI

2020’de, ölüm, yaşlılık, malullük, işgöremezlik aylığı alanların, yani pasif sigortalıların sayısı da 773 bin 506 kişi artarak, 13 milyon 264 bin kişiyi geçti. Geçen yıl emekli olarak, yaşlılık aylığı alanların sayısı da 165 bin 422 kişi arttı, 9 milyon 133 bin 884 kişi çıktı. Daha açık bir anlatımla 2020’de, SGK, 9.1 milyondan fazla kişiye emekli aylığı ödedi. Emekli aylığı alanların 5.9 milyonu işçi statüsünden emekli olanlardan, 1.6 milyonu Bağ-Kurlulardan, 1.5 milyondan fazla da memur emeklilerinden oluştu.

En önemli konu olan aktif/pasif oranını sona sakladım ki, sosyal sigorta sisteminde finansal sürdürülebilirlik açısından önemli bir gösterge, aktif-pasif oranıdır. Nedir, aktif/pasif oranı? Çalışanlara aktif sigortalı; emekli, dul, yetim, malul sigortalılara pasif sigortalı deniyor. Aktif-pasif oranı da kaç aktif çalışanın, kaç pasif çalışanı finanse ettiğini gösteriyor. Bir anlamda kaç çalışanın, kaç emekliyi finanse ettiğini gösteriyor.

4 ÇALIŞAN OLMASI LAZIM

SGK’nın, açıkladığı 2020 verilerine göre, aktif/pasif oranı 1.87 olmuş. Yani, geçen sene 1.87 çalışan, bir emekliyi finanse etmiş. Tabi, bu rakam, sosyal güvenlik sisteminin toplamına göre belirlenmiş. Aktif sigortalılar içinden çırak ve stajyerleri çıkarttığımız zaman -ki, bu sayı 1.7 milyonun üzerindedir- aktif/pasif oranı 1.72’lere düşüyor. Bir de sigorta statülerine göre aktif/pasif oranına bakalım. 4/a’lı olarak çalışanlarda, yani işçi statüsünde çalışanlarda 2.22 çalışan bir emekliyi finanse ederken; Bağ-Kur statüsünde olanlarda 1.3 çalışan, bir emekliyi finanse ediyor. Memur statüsünde çalışanlarda ise 1.46 çalışan bir emekliyi finanse ediyor. Bağ-Kur ve memurlarda durum daha da kötü.

Yazının Devamını Oku

Babanızdan yetim aylığı alamazsınız

Soru: Emekli sandığından emekli olan bekar öğretmenim. Babam Bağ-Kurluydu 1994’te vefat etti, annem 2009’a kadar onun maaşını aldı. Annem öldüğünde babamın maaşını alabilir miyim? Leyla Ö.

Cevap: Emekli olduğunuz, geliriniz olduğu için ve SSK ya da Bağ-Kurlu olanların çocuklarına yetim aylığı bağlanmadığı için maaş alamazsınız. Yani ölen babanızdan maaş alamazsınız. Ancak siz SSK ya da Bağ-Kurlu olsaydınız ve babanız emekli sandığı emeklisi olsaydı maaş alabilirdiniz.

SİGORTA DEĞİŞİKLİĞİ YAPAMAZSINIZ

Soru: Yaşım 42, SGK girişim 7.2.2000. Bu tarihten itibaren 10.5 sene 4/a’dan primlerim ödendi. Şubat 2015’ten itibaren halen isteğe bağlı Bağ-Kur ödemekteyim.7000 iş gününden emekli olacağımı biliyorum.1260 gün daha ödemeliymişim. 4/a’lı olarak ödesem emekli olduğumda daha avantajlı olur muyum? Yoksa ara verip yasa çıktığında toplu para SGK’ya yatırsam daha mı avantajlı olur? Gamze A.

Cevap: Halen isteğe bağlı sigortalısınız. 4/a’lı olabilmeniz için bu statüde bir işyerinde çalışmaya başlamanız gerekiyor. Kendi isteğiniz ile işçi statüsüne geçemezsiniz. 4/a’lı olarak emekli olmak hem yaş açısından hem de emekli maaşı açısından daha avantajlı ancak bu avantaj, priminizin hangi seviyeden yattığı ile doğru orantılı. Bu konuda bir yasa düzenlemesi yok. Ayrıca SGK’ya toplu para ödeme diye de bir durum söz konusu değil.

TOPLU PRİM ÖDEYEMEZSİNİZ

Soru: Babam 1966 doğumlu, sigorta başlangıcı 1984, sigortalı gün sayısı 3439. Emeklilik için eksik gün sayısı ne kadar? Geçmişe yönelik primleri toplu ya da yapılandırma seklinde ödeyebilir miyiz? Emine E.

Cevap: Babanızın işe giriş tarihi 1999 öncesi olduğu için yaştan dolayı emekli olabilme hakkı var. Ancak bunun için 3600 prim gün sayısını doldurması ve 15 yıl çalışmış olması gerekiyor. Her ne kadar 161 gün eksik olsa da çalışma yılı mevcutta 9,5 yıl. Çalışma yılında eksik var. Geçmişe yönelik toplu prim ödeme şansınız yok. Babanızın çalışmaya devam etmesi ve çalışma yılını doldurması gerekiyor.

1.800 GÜNLE MALULEN EMEKLİ OLABİLİRSİNİZ

Yazının Devamını Oku

İşte reform kapsamında yeni özel emeklilik modelinin detayları

Açıklanan ekonomi reformları kapsamında sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Sisteminde (BES) önemli düzenlemeler yapılacak. Bu düzenlemelerin neler olduğunu geçen ‘28 milyon BES’lenecek’ başlıklı yazımda yazdım.

Okuyuculardan da çokça soru aldım. Kimileri, BES’in, 18 yaş altına nasıl uygulanacağını merak ediyor; kimileri, özellikle de vakıf ve sandık çalışanları, birikimlerini sisteme hangi şartlarda aktaracağını soruyor. Kimileri de, ‘18 yaş altını anladık da eğitim, sağlık, hayat sigortalarının BES’e entegre edilmesini anlamadık’ diyor. 18 yaş altı ve vakıf, sandıkların sisteme aktarım şartlarına önümüzdeki yazılarımda detaylı değineceğim.

TEK PAKETTE TOPLANIYOR

Reform kapsamında; eğitim, sağlık ve hayat sigortaları gibi tasarruf ürünleri BES’e entegre edilecek. Henüz nasıl bir düzenleme olacağı netlik kazanmış değil, üzerinde çalışılıyor, ama satır başları ile anlatayım. Aslında 18 yaş altının sisteme dahil edilmesi ile tasarruf ürünlerinin entegrasyonu birbirinden çok da ayrı değil. Sigorta sistemi içinde eğitim sigortası, sağlık sigortası, hayat sigortası zaten var. Özel sağlık sigortasını anlatmama gerek yok. Eğitim sigortası; maalesef, ağırlıklı ebeveynin vefatı sonrası çocuğun eğitim masraflarını karşılayan bir ürün. Bu ürünlerin hepsini ayrı aylı almak durumundasınız. Şöyle ki; çocuğunuzun geleceğinde tasarrufu olsun diye BES yaptıracaksınız, sağlığı için ayrı sigorta yaptıracaksınız, ‘bana bir şey olursa eğitimi aksamasın’ diye de eğitim sigortası yaptıracaksınız. Ayrı aynı ürünler olunca da bugün tüm bunları birlikte yaptıranların sayısı binlerle ancak ifade ediliyor.

BES’TE SAĞLIK, EĞİTİM OLACAK

Yeni düzenleme ile işte bu ürünler bir paket içinde toplanacak. Örnekle anlatayım. Beş yaşındaki çocuğunuz için BES yaptırdınız ve bu pakete dahil oldunuz. Öncelikle çocuğunuz için tasarrufa başladınız; paketin içinde sağlık sigortası olduğu için ömür boyu sağlık teminatını da alıyorsunuz, böylece yenilemeydi, sonradan çıkan hastalıkların kapsam dışı kalmasıydı gibi sorunlarla karşılaşmıyorsunuz. Bir de çocuğunuzun eğitim döneminde yaşanacak olası risklere karşı da koruma sağlamış oluyorsunuz; tabi bana göre mevcut eğitim sigortasının mutlaka içeriğinin değişmesi gerekiyor. Bu ne sağlayacak? Birincisi ayrı ayrı sigortalarla uğraşmayacaksınız, ikincisi paket olacağı için ayrı ayrı sigortalara ödeyeceğiniz fiyattan çok daha düşük bedele tüm bu sigortaları almış olacaksınız. BES’e bir katkı payı ödeyeceksiniz ve bu payın içinde sağlık sigortası primi de olacak, eğitim sigortası primi de. Elbette, bu iş zorunlu olmayacak, tek bir BES de olmayacak. İsteyen çocuğu için BES’e girip, sadece tasarruf edecek; isteyen sağlık, eğitimi kapsayan paketi yaptıracak.

EMEKLİYE AYLIK MAAŞ

Peki, hayat sigortası bunun neresinde? Bugün BES’ten emekliliği gelenler, birikimini ve devlet katkısını toplu para olarak alıp, sistemden çıkıyor. Oysa toplu para almak yerine aylık maaş da alınabilmesi gerekiyor. İsteyen birikimini toplu alır, isteyen aylık maaş alır. Bu da ancak hayat sigortası ürünü ile mümkün. İşte, yeni düzenleme ile oluşturulacak pakete, aylık maaş bağlanmasına imkan tanıyan hayat sigortası da entegre edilecek.

Böylece, genç yaşta BES’e girildiğinde hem tasarruf edilmiş olacak hem özel sağlık sigortalı olunacak hem de eğitim sigortalı olunacak. Devlet de bunu destekleyecek ki, zaten BES’e girene yüzde 25 destek var. Bazı okuyucular soruyor; sosyal güvenlik benzeri model mi olacak diye. Tam da öyle değil ama nasıl sosyal güvenlik sisteminde prim ödenip, devletin sunduğu sağlık hizmetinden yararlanılıyor, emeklilik süresi geldi mi de emekli aylığı alınıyor; bu da işin özel emeklilik tarafı diyebiliriz. Paket çıktıktan sonra özel emeklilik, yani BES, tam anlamıyla sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcısı olacak.

Yazının Devamını Oku

İşte istihdam desteklerinin ayrıntıları

Mikro ve küçük ölçekli firmalar arasında likidite sıkıntısı çekenlere yönelik, istihdama kattıkları her bir ilave kişi için, Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaletiyle, 100 bin liralık krediye erişim imkânı sağlanacak. En fazla 500 bin liralık ilave istihdam finansman desteği verilecek. İlave istihdam finansman desteğinden, 17 Mayıs’ta bitecek olan nakdi ücret desteği alan işyerleri de yararlanabilecek.

EKONOMİDE reform paketi açıklandı. Paket, başta istihdam olmak üzere çalışma hayatına yönelik önemli düzenlemeler içeriyor. Buna göre, geçtiğimiz haftalarda yönetmeliği de yayımlanan uzaktan çalışma uygulaması hakkında yeni düzenlemeler yapılacak ve günün şartlarına uygun şekilde uzaktan çalışma yasası revize edilecek. Ayrıca kısmi süreli çalışanların hafta tatili, yıllık izin ve kıdem tazminatına hak kazanma süreleri yapılacak yeni düzenlemeler ile netleşecek. Yine pakette, genç istihdamın artırılmasına yönelik düzenlemeler de dikkat çekiyor.

REFORM PAKETİNDE YER ALDI

Ama asıl dikkat çekici olanı, ilave istihdam sağlayan işletmelere finansman desteği verilecek olması. Konunun detayına girmeden önce bir özet yapayım. Koronavirüs salgını nedeniyle bir senedir, hem işverenler hem de çalışanlar kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin desteği ile destekleniyor. Aynı şekilde, bu süreçte işverene çalışanını ücretsiz izne çıkarma hakkı tanındı ve bununla birlikte işten çıkarma yasağı da getirildi. Her ne kadar sivil toplum örgütleri, kısa çalışma ödeneğinin uzatılmasını talep etse de Cumhurbaşkanı’nın, son yaptığı açıklamaya göre, kısa çalışma ödeneği bu ayın sonunda bitiyor. Ücretsiz izin desteği ile işverenin çalışanı işten çıkarma yasağı da 17 Mayıs tarihinde son bulacak. Özellikle çalışan kesim, desteklerin son bulmasıyla birlikte işte çıkarılmaktan endişe duyuyor.

İşte, açıklanan Ekonomi Reform paketinde bu konuda, benim de dikkatimi çeken, önemli bir düzenleme yer alıyor. İşten çıkarmalar yaşanmasın diye işletmelere ilave istihdam finansman desteği sağlanacak. Destek, sadece istihdamı artırmaya yönelik değil; salgın nedeniyle nakit sıkıntısı çeken işletmelere de bir ölçüde nefes aldıracak.

BİR KİŞİ ALANA 100 BİN LİRA!

Peki, bu destekten kimler, nasıl yararlanacak? Mikro ve küçük ölçekli firmalardan likidite sıkıntısı çekenlere yönelik, istihdama kattıkları her bir ilave kişi için; Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaletiyle, 100 bin liralık krediye erişim imkanı sağlanacak. Mikro ve küçük ölçekli işletme denildiğinde yaklaşık 3 milyondan fazla işletmeyi kapsıyor demektir. Buna göre, ilave istihdam yaratacak olan işletmeye, KGF destekli 100 bin liralık kredi verilecek. İstihdam yaratılacak her bir kişi için bu destekten yararlanılacak.

Peki, limit var mı? En fazla 500 bin liralık ilave istihdam finansman desteği verilecek. Bu da ilave 5 kişilik istihdam anlamına geliyor. Daha açık bir anlatımla, KOBİ iseniz, mevcut istihdamınızın üzerine 5 kişiye ilave istihdam sağlarsanız; KGF destekli, 500 bin liralık kredi imkanından yararlanabileceksiniz. Yok, 5 kişi değil de, ilave 2 kişilik istihdam sağlarsanız, 200 bin liralık destek alabileceksiniz.

Yazının Devamını Oku

Yurtdışı borçlanması yapmalısınız

Soru: 1999-2001 yıllarında Amerika’da üniversiteden mezun olduktan sonra çalıştım. Elimde belge olarak 401 K ve orada çalıştığıma dair 2000 yılında yazılmış bir belge ve 1999 yılına ait maaş bordrom bulunmakta. Amerika’da çalıştığım yılları transfer edebilmek için hangi departmanla iletişime geçebilirim? Ersa Ö.

Cevap: Yurtdışında çalışan Türk vatandaşların yurtdışında geçen hizmetlerini Türkiye’de geçmiş hizmet gibi değerlendirilmesi için borçlanabilirler. Bunu için de öncelikle yurt dışı sürelerini borçlanma talep dilekçesi dolduracaksınız ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvuracaksınız.

58 YAŞINDA PRİM İADESİ ALABİLİRSİNİZ

Soru: Eşim 2015 yılında işe girdi, toplamda 550 prim günü var. 2017 de bir trafik kazası sonucu iki ayağı kırıldı. Devlet hastanesi yüzde 10’luk engelli raporu verdi. Biriken 550 gün primi alabilir miyiz? Murat T.

Cevap: Yaşı doldurmasına rağmen prim gün sayısı ve çalışma yılı nedeniyle emekli olamayıp maaş alamayanlar ödedikleri primleri toplu olarak alabilir. Ancak bu haktan yararlanabilmek için eşinizin 58 yaşını doldurması gerekiyor.

STAJ EMEKLİLİKTE HESABA KATILMAZ

Soru: İlk işe giriş tarihim 1.10.1994 (Staj amaçlı-SGK’da bu tarih gözüküyor) uzun vade de sigorta yatmaya başlayan tarih de 4.5.1998. Emeklilik için hangi tarih baz alınır? Bir de pandemi sonrası iş yeri ile yapmış olduğum anlaşma gereği haftalık çalışma sürem azalsa ve buna bağlı maaşımda düşüş olsa daha sonraki tazminat hakedişim hangi tutardan hesaplanır? Çetin K.

Cevap: Staj süreleri emeklilikten sayılmıyor. Emeklilik priminin ilk yattığı tarih yani 1998 yılından itibaren emekliliğiniz hesaplanacak. Haftalık çalışma sürenize bağlı olarak maaşınızda düşüş olursa bu kıdem tazminatını etkiler, son aldığınız brüt maaşınız üzerinden tazminat alabilirsiniz.

KISA ÇALIŞMA TAZMİNATTA SAYILMIYOR

Yazının Devamını Oku

28 milyon BES’lenecek

Ekonomik Reform kapsamında BES’te yeni düzenlemeler yapılacak. 18 yaş altı, 27 milyon gencin sisteme dahil edilmesinin önü açıldı. İlk etapta 6 milyon gencin bu imkândan yararlanacağı tahmin ediliyor. Sandık, vakıflar, derneklerdeki emeklilik birikimlerinin de BES’e aktarımına imkân tanındı. Tahminler, 10 milyar liralık bir birikimin sisteme aktarılacağı yönünde.

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, Ekonomik Reformları açıkladı. Reformların içinde Bireysel Emeklilik Sistemine (BES) yönelik önemli düzenlemeler var. Cumhurbaşkanı, “Sektörün 18 senede gösterdiği performans, sistemin, halkımız nezdindeki konumunu güçlendirmiştir. İçinden geçtiğimiz dönem bize, bu alanda yeni reformların vaktinin geldiğini gösteriyor” diyerek, BES’te yapılacak yeni düzenlemeleri anlattı. Önce, BES’te gelinen noktayı özetleyim, sonra reform adı altında yapılacak düzenlemelere değineyim. Sistemde toplam 12.6 milyondan fazla katılımcı bulunuyor ve emeklilik fonlarının toplam büyüklüğü de 170 milyar lirayı geçti.

Ekonomik reformlar kapsamında hem BES hem de sigortacılık anlamında üç önemli reform yapılacak. Bunlardan biri 18 yaş altının sisteme dahil edilmesi. Diğeri sandık, vakıf, dernek gibi kuruluşlardaki emeklilik birikimlerinin, 2023 sonuna kadar BES’e aktarımına imkân verilmesi. Üçüncüsü de devlet destekleri ve uygun maliyetlerle; eğitim, sağlık ve hayat sigortaları gibi tasarruf ürünlerinin BES’e entegre edilmesi. İlk ikisi hemen uygulamaya alınacak düzenlemeler; sonuncusu ise biraz zaman alacaktır. Bu üç düzenlemeye baktığımızda, önümüzdeki dönemde ülke tasarruflarının artırılmasına ağırlık verileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

GENÇLER BES’LENECEK?

18 yaş altının BES’e dahil edilmesi uzun süredir beklenen düzenlemeydi. Türkiye’de, 18 yaş altı nüfusun, toplam nüfusa oranı yüzde 27.5 ki, bu da 22.8 milyon genç anlamına geliyor. İşte bu, 22.8 milyon genç, artık sisteme girebilecek. Bugüne kadar giremiyorlar mıydı? Giremiyorlardı, çünkü sistem 18 yaş üstünü kapsıyordu. Katılımcılar, çocukları için; belki büyükler, torunları için BES yaptırıyordu ancak kendi adlarına yaptırabiliyorlardı. Şimdi ne olacak? Evet, gençlerin geliri olmadığı için aylık katkı paylarını yine aile büyükleri ödeyecek ama BES sözleşmesi gencin adına olacak. Üstelik devlet de yüzde 25 katkı yapacak. Yani, BES’teki, yüzde 25’lik devlet katkısı, 18 yaş altı için de geçerli olacak. Bu ne getirecek? Birincisi, genç yaşta sisteme girilebileceğinden, BES’e daha küçük rakamlar –belki 100 lira, belki 150 liralar- ödeyerek, büyük tasarruflara ulaşılacak. İkincisi, sisteme giren katılımcı sayısı arttıkça tasarruflar da artacak.

27 MİLYONU İLGİLENDİRİYOR

Elbette, imkân tanındı diye 27 milyon genç, koştura koştura BES yaptırmayacak, ancak belli bir kesimin bu düzenlemeyi beklediğini biliyorum ki, tahminler ilk etapta 5-6 milyon gencin bu imkândan yararlanacağı yönünde. Şunu da belirteyim, adı üstünde, sistem emeklilik sistemi, ama konu 18 yaş altı oldu mu; illa emeklilik diye bir kavram olması da gerekmiyor. Ebeveyn, çocuğu için küçük yaşta BES yaptırsa, belirli safhada eğitim için ciddi katkı yapacak tasarrufa ulaşılabilir. Bu, eğitim olmaz da gelecekte başka bir şey için kullanılır.

VAKIFLAR, SANDIKLAR NASIL GEÇECEK?

BES’te yapılacak düzenlemelerden biri de sandık, vakıf, dernek gibi kuruluşlardaki emeklilik birikimlerinin, 2023 yılı sonuna kadar, BES’e aktarımına imkân verilmesi. Bu uygulama geçmişte de yapılmıştı. 2008 yılında; dernek, vakıf ve sandıkların BES’e aktarımının yolu açılmıştı. Hatta aktarım süresi sonradan 2015 yılına kadar uzatılmıştı ki, aktarım yapanlar yüzde 25’lik devlet katkısından daha uzun süreli yararlanabilsin. Sonradan bir uzatım daha yapıldı. İyi hatırlıyorum o dönem, 100’ün üzerinde sandık ve vakfın sisteme girebileceği ve yaklaşık 8-9 milyar liralık bir birikimin BES’e aktarılacağı yönünde hesaplar yapılıyordu.

Yazının Devamını Oku

İş hayatında yeni dönem çalışanı nasıl etkileyecek?

Salgınla birlikte yüzbinlerce çalışan, evden çalışmaya, bir başka ifadeyle uzaktan çalışmaya geçti ve halen de özel sektörde uzaktan çalışma devam ediyor.

Aslında iş hukuku yıllar öncesinde uzaktan çalışmayı tarif ediyor ve çalışanın, evinden ya da teknolojik iletişim araçları ile işyerinin dışından çalışmasına imkan tanıyor. Ancak yıllardır uzaktan çalışmanın yasal sınırları çizili değildi. Salgınla birlikte uzaktan çalışmaya zorunlu geçilince de hem işverenlerde hem de çalışanlarda uygulamaya yönelik tereddütler oluştu.

İŞVEREN KABUL ETMEYEBİLİR

Nitekim bu bir yıllık süreçte, uzaktan çalışma konusunda okuyuculardan çokça soru aldım. Kimileri, uzaktan çalışmada nasıl bir maaş politikası izleneceğini merak ediyor, kimileri izin ve yan haklarının neler olacağını soruyor, kimileri de mesai saatlerinden şikayet ediyor. Hatta bu konuda geçen bir yıl içinde uzaktan çalışma uygulayan işyerlerinde işveren ile çalışan arasında ciddi uyuşmazlıklar yaşandı, ama işten çıkarma yasağı nedeniyle bu uyuşmazlıklar askıda kaldı, iki taraf da aksiyon alamadı. Yine bu süreçte uzaktan çalışmayla ilgili yazılarımda sürekli olarak, eğer uzaktan çalışma varsa mutlaka işveren ile çalışan arasında yazılı bir sözleşme yapılması gerektiğinin altını çizdim.

Nihayet dün, Uzaktan Çalışma Yönetmeliği Resmi Gazetede yayımlandı ve uygulamaya da girdi. Yani, bir geçiş süreci yok, uzaktan çalışma yönetmeliği 10 Mart tarihi itibariyle uygulanmaya başlanacak. Çok fazla detaya girmeden, yönetmeliğin önemli hususlarını paylaşayım. Çalışan, uzaktan çalışmaya geçmek isteyebilecek ve bu isteğini işverene iletecek. İşveren, bu isteği kabul edebilir de etmeyebilir de. Etmezse, yapacak bir şey yok. Eğer, talebi kabul ederse, o zaman çalışan ile arasında sözleşme yapacak. İşyeri zorlayıcı nedenle uzaktan çalışmaya geçmişse –ki, bugün salgın nedeniyle binlerce işyerinde olan budur- uzaktan çalışmak için çalışanın talebi veya onayı alınmayacak. Yeni düzenlemeye göre iş ilişkisi uzaktan çalışma sözleşmesi ile kurulabileceği gibi fiziki çalışma devam ediyorsa mevcut iş sözleşmesi çalışan ile işverenin anlaşması halinde uzaktan çalışma sözleşmesine dönüştürülebilecek

DÜZENLEME YARARIMA MI?

Peki, uygulaması nasıl olacak? Uzaktan çalışma yapılacaksa mutlaka işveren ile çalışan arasında yazılı sözleşme yapılacak. Sözleşmede de işin tanımı, yapılma şekli, işin süresi, uzaktan çalışmanın yapılacağı zaman aralığı, yeri, ücret ve ücretin ödenmesine ilişkin hususlar, işveren tarafından sağlanan iş araçları, ekipman ve bunların korunmasına ilişkin yükümlülükler, işverenin işçiyle iletişim kurması ile genel ve özel çalışma şartlarına ilişkin tüm detaylar yeralacak. Tabi, mesai saati uzaktan çalışma sözleşmesinde yazılacak ve bu çalışma saatleri işveren ile çalışan arasında anlaşarak değiştirilebilecek olsa da; tüm bu mesai süresi iş kanunda belirtiler sınırlar dahilinde olacak. Uzaktan çalışmanın yapılacağı zaman aralığı ve süresi iş sözleşmesinde belirtilecek. Yönetmelik yayımlanınca eşten dosttan, okuyuculardan, ‘bu düzenleme bizim yararımıza mı?’ şeklinde sorular gelmeye başladı. İşin ilginci bu soruyu hem çalışanlar hem de işverenler soruyor. Açıkça söyleyeyim, düzenleme, uzaktan çalışmanın nasıl olacağını ve şartlarını tamamen işveren ile çalışana bırakıyor. Yani, her iki kesim kendi iş durumuna ve kendi şartlarına göre aralarında anlaşarak, uzaktan çalışma modeli belirleyecek. Ancak hangi model olursa olsun, mutlaka yazılı sözleşme olacak ve sözleşmede tüm detaylar yer alacak.

 

Yazının Devamını Oku

Yaşınız tutuyor prim sayınız eksik

Soru: 1969 doğumluyum, 1985 ve 87 doğumlu iki çocuğum var. Sigortam 1.1.1997 başlamıştır. 2116 pirimim var. Emekli olabilir miyim?Suzan S.

Cevap: Yaş nedeniyle emekli olabilirsiniz. Bunun için 15 yıl çalışma şartını ve 3600 prim gün sayını doldurmanız gerekiyor. Yaşınız emeklilik için tutuyor ama çalışma yılı ve prim gün sayısı tutmuyor. Doğum borçlanması yaparak, prim gün sayısını artırabilirsiniz ancak çalışma yılını da doldurmanız gerekiyor ki, 9 yıl daha çalışmanız gerekiyor. İsteğe bağlı sigortalı olabilirsiniz.

YETİM AYLIĞI 25 YAŞINDA KESİLİR

Soru: Annem polis memuruydu, 2015 yılında kaybettim. 25 yaşımı doldurmak üzereyim. Üniversitede öğrencisi olduğum için annemden yetim aylığı alıyorum; bu aylık kesilecek. Okuyor olacağım için zor duruma düşeceğim. Annemin maaşını anneannem alabilir mi? Anneannemin üzerine şu an iki maaş var birisi Bağ-Kur birisi Emekli Sandığı. Yiğit P.

Cevap: Erkek çocuklar 25 yaşına kadar yetim aylığı alıyor, üniversite okumayanlar ise 20 yaşına kadar yetim maaşı alıyor. Ananenizin durumuna gelince bazı durumlarda kendi emekli maaşı da dahil üç maaş alınabiliyor. Sizin durumunuzda hiçbir geliriniz olmadığı ve yetim olduğunuz için devlet yardımına başvurabilirsiniz.

SİGORTANIZI 5 YIL ÖNE ÇEKEBİLİRSİNİZ

Soru: 5.6.1972 doğumluyum. 4/b’den tescillenmiş, 1998 ilk sigortaya girişim var. 23.10.2003 sigortam 1998’e çekilir mi?

Cevap: Sigorta tesciliniz Bağ-Kur üzerinden yapılmış ve 1998 yılında sigorta başlangıcınız bulunuyor. Muhtemelen sigorta girişiniz var ama prim ödenmemiş, dolayısıyla sigortalılığınız durdurulmuş, 2003 yılında yeniden başlamış. Aradaki beş yıllık priminizi ödeyip yeniden aktif edebilirsiniz ve sigorta başlangıcınızı 1998 yılına çekebilirsiniz.

EMEKLİ MAAŞINIZ DÜŞER

Yazının Devamını Oku

Çalışmayan kadınlara emeklilik formülü

Kadın okuyuculardan, özellikle çalışmayan, ev hanımı olan okurlardan sıklıkla, ‘hiçbir sosyal güvencem yok nasıl emekli olurum, ne yapmam lazım?’ benzeri sorular alıyorum. Kimi okuyucular da ileriki yaşlarda toplu para alma imkânı olup olmadığını merak ediyor.

Araştırmalara göre 15 yaş üzeri nüfusta, işgücüne dahil olmayanların sayısı 32 milyon kişi ve bunun da yüzde 70’ini kadınlar oluşturuyor. 15-64 yaş arasındaki çalışabilir nüfusta istihdam edilenlerin sadece üçte biri kadınlardan oluşuyor. Şu bir gerçek ki, çalışmayan kadınlarda ciddi gelecek endişesi var. Hal böyle olunca da çalışmadan nasıl emekli olunacağı, emekli maaşı ya da emeklilik toplu ödemesi alınıp alınmayacağı merak ediliyor.

2.8 MİLYON KADIN SİSTEMDE

Hazır bugün Dünya Kadınlar Günüyken, merak edilen bu konuya açıklık getireyim. Çalışmadan emekli olmak mümkün. Bunun iki yolu var; birincisi devletten isteğe bağlı sigortalı olunabilir, ikincisi Bireysel Emeklilik Sistemi’nden (BES) özel emekli olunabilir. İşin özel emeklilik tarafına değineceğim. Bugün 2 milyon 800 binden fazla kadın özel emeklilik sistemini tercih etmiş durumda, bunların bir kısmı da ev hanımları.

Artık, BES’i bilmeyen yok ama ben yine de özet geçeyim. Çalışmıyorsanız, ev hanımıysanız, her ay prim öder gibi emeklilik şirketine katkı payı adı altında belirli bir miktar ödüyorsunuz. 56 yaşına geldiğinizde sistemden emekliliğe hak kazanıyorsunuz. 56 yaşında da değil de 60 yaşında, 65 yaşında da emekli olabilirsiniz, size kalmış. Emekli olduğunuzda ister toplu para alabilirsiniz, ister belirleyeceğiniz geri ödeme planına göre kısım kısım ödeme alabilirsiniz ya da BES’teki birikiminizi yıllık gelir sigortasına aktarıp düzenli gelir alabilirsiniz.

İşin en cazip tarafı, BES’e, aylık ödediğiniz tutarlara devletin de yüzde 25 katkı yapması ki, mesela isteğe bağlı sigortada böyle bir şey yok. Konu, çalışmayan ev hanımlarından açıldı ama altını çizeyim, bu anlattıklarım; emeklilikte ikinci gelire ihtiyaç duyan, emekli olduğunda devletten alacağı emekli maaşını yetersiz bulan tüm çalışan kadınlar için de geçerli.

AYLIK MAAŞ DA ALABİLİRSİNİZ

Peki, BES’e aylık ne kadar katkı payı ödenirse emeklilikte ne kadar birikime ulaşılır? Bu, kişilerin aylık ne kadar tasarruf edeceği, hangi yaşta sisteme gireceği ile yakından ilgili ama ben yine de bir-iki örnek vereyim. Örnekler, Emeklilik Gözetim Merkezi’nden (EGM) alınmıştır. Eğer 30 yaşındaysanız, aylık 200 lira katkı payı ödeyerek BES’e girerseniz –ki, devlet de sizin için aylık 50 lira yatıracak- bu katkı payını hiç artırmadan, 200 liralar ile devam ederseniz; 56 yaşında elinize geçecek muhtemel tutar devlet katkısı dahil 124 bin liraya yakın olacaktır.

40 yaşındaysanız, aylık 300 lira katkı payı ödeyerek sisteme girerseniz, devlet katkısı ile birlikte aylık tutar 375 lira olacaktır ve 300 lirayı hiç artırmadan, 56 yaşında emekli olmak istediğinizde; devlet katkısı dahil 99 bin liraya yakın birikiminiz olur. Anlayacağınız sisteme ne kadar erken girerseniz emekliliğinizdeki birikiminiz o kadar yüksek olur. Geç girecekseniz de aylık ödeyeceğiniz katkı tutarlarını yüksek tutmanız gerekir. Dediğim gibi bu birikimi yıllık gelir sigortasına çevirip düzenli maaş da alabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Normalleşmede işveren bu desteklerden yararlanacak

Bir senedir uygulanan kısa çalışma ödeneğinin süresi 31 Mart’ta bitiyor. Aynı şekilde bir seneye yakındır uygulanan, işvereni tarafından ücretsiz izne çıkartılanlara ödenen nakdi ücret desteği ve bununla birlikte işverenin, çalışanı işten çıkarma yasağı da 17 Mart tarihinde bitiyor. Eğer bir uzatma olmazsa, salgın nedeniyle işverene ve çalışanlara verilen destekler mart ayında son bulacak. Kesin bir şey yok ama belki bir ihtimal, yüksek ve çok yüksek riskli illerde bu desteklerin bazıları haziran ayına kadar uzatılabilir.

Peki, uzatılmazsa ne olacak? Salgın devam ederken istihdamın azalmaması için işverenler ve çalışanlar nasıl desteklenecek? Aslında kısa çalışma ödeneği, nakdi ücret desteği dışında işverene destekler devam ediyor. Hatta geçen hafta Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 51 il ile 2 ilçede uygulanan bölgesel istihdam prim teşviki bu yılın sonuna kadar uzatıldı. Bu vesile ile işverene, dolayısıyla da çalışana hangi destekler var, hangileri devam ediyor, kısaca değineyim.

İLAVE İSTİHDAM DESTEĞİ

Normalleşme Desteği: Bu destek, salgın nedeniyle kısa çalışmadan ve nakdi ücret desteğinden yararlanıp da normal çalışmaya geçen işyerlerine veriliyor. İşverene prim teşviki sağlanıyor. Teşvik, 2021’in Haziran ayını geçmemek üzere 6 ay süreyle işverenlere sigortalıların prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanacak sosyal güvenlik primlerinin tamamı tutarında destek veriliyor. Destek tutarı aylık 1.341 lira.

İlave İstihdam Teşviki: İlk defa işe alınacak çalışanın sigorta ve vergi giderlerini asgari ücret üzerinden devlet karşılıyor. Sigortalıların, işe alındıkları aydan önceki 3 ayda 10 günden fazla sigortalılıklarının bulunmaması, İŞKUR’a kayıtlı işsiz olması gerekiyor. İşyerinin de çalışanı yeni işe alması gerekiyor. Destek tutarı işyerinin faaliyette bulunduğu sektöre göre farklılaşıyor. İmalat veya bilişim sektöründe faaliyet gösteren işyerlerinde ilgili döneme ait günlük brüt asgari ücretin sigortalının prim ödeme gün sayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere tüm primler devlet tarafından karşılanıyor ki, destek tutarı 1.556 lira ile 3.792 lira arasında değişiyor. Diğer sektörlerde faaliyet gösteren işyerlerinde ilave istihdam edilecek her bir sigortalı prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanacak tüm primler yine devlet tarafından karşılanıyor; bunun da tutarı 1.556 lira.

Kadın ve gençlere yönelik teşvikler: İşverenler kadın ve gençleri istihdam ettiklerinde prime esas kazanç üst sınırına kadarki sosyal güvenlik primi işveren payları İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanıyor. Teşvik tutarı 733 lira ila 5.500 lira arasında değişiyor. Teşvikten yararlanmak için çalışanın son 6 aydır işsiz olması, istihdam edildiği tarihten önceki son 6 ayın ortalama sigortalı çalışan sayısına ilave olarak istihdam edilmesi gerekiyor. Teşvikten faydalanma süreleri ise 18 yaş ve üzeri kadınları istihdam eden işverenlere 24-54 ay, 18-29 yaş arası erkekleri istihdam eden işverenlere 12-54 ay, 29 yaş ve üzeri erkekleri istihdam eden işverenlere 6- 30 ay.

75 LİRA ASGARİ ÜCRET TEŞVİKİ

Asgari Ücret Desteği: Özel sektör işyerlerine verilen asgari ücret desteği 2021 yılında da devam ediyor. Destekten sakatlık, yaşlılık ve ölüm, yani uzun vadeli sigorta kollarına tabi kişileri çalıştıran işverenler yararlanacak. Destek tutarı tüm işyerleri ve her bir çalışan için günlük 2.50 lira, aylık da 75 lira olarak uygulanıyor.

İşsizlik Ödeneği Alanlara Yönelik Teşvik

Yazının Devamını Oku

Asgari ücretlinin maaşı düşer

Soru: SSK girişim 1997, benden istenen prim 5825 gün. Ocak 2021 dahil toplam primim 7791 gün. Bütün primlerin asgari ücretten ödendi. 1974 doğumluyum. 25 hizmet sürem 2022’de doluyor. Tavandan prim ödenmiyorsa emekli maaşım düşer mi? Cihan Y.

Cevap: 25 yıl çalışıp, 5825 gün prim ödemeniz halinde 56 yaşında emekli oluyorsunuz. Prim gün sayınız ve çalışma yılınız yetiyor ancak yaşa takılıyorsunuz. Bu durumda 9 yıl sonra emekli olabilirsiniz. Asgari ücret ve asgari ücretin biraz üzerinde maaşla çalışanlar emekli olmayıp, yüksek maaş alabilmek için daha fazla çalıştıklarında emekli maaşları düşer.

17 MART TARİHİNİ BEKLEYECEKSİNİZ

Soru: Emekli çalışanım. Şirket, Ocak 2021 itibari ile ücretsiz izine yolladı. Sonrasında ücretsiz iznimin devam ettiği söylendi. Tazminat hakkımı isteyebilmem için ne yapmalıyım? Tevfik İ.

Cevap: İşverenin çalışanı ücretsiz izne çıkarma hakkı bulunuyor ve çalışanı işten çıkarma yasağı 17 Mart tarihinde bitiyor. Emekli olduğunuz için ücretsiz izinde olanlara ödenen nakdi ücret desteğinden de yararlanamıyorsunuz. Bu durumda kıdem tazminatınızı da talep edemezsiniz. 17 Mart tarihini bekleyeceksiniz.

ANNE-BABADAN AYLIK ALAMAZSINIZ

Soru: Hem annem hem de babam emekli sandığı emeklisi, trafik kazasında, 2006 yılında vefat ettiler. 2012 yılından beri eşimden ayrıyım. Her ikisinden de aylık bağlanabilir mi? Burçak B.

Cevap: Hem annenizden hem de babanızdan aynı anda yetim aylığı alamazsınız. Her ikisi de memur emeklisi olduğu için tercih ettiğiniz aylığı alırsınız ki, bu da tercih edilen en yüksek aylık olur. Yani hangisinin ölüm aylığı yüksekse onu alabileceksiniz.

ZAMANAŞIMI SÜRENİZ DOLMADI

Yazının Devamını Oku

10 soruda salgında çalışanlara otomatik BES rehberi

45 YAŞ altı tüm çalışanların, işverenleri tarafından Bireysel Emeklilik Sistemine (BES) alınmasını sağlayan otomatik katılım uygulaması, bir başka adıyla da otomatik BES’te, 5.7 milyondan fazla çalışan bulunuyor.

Koronavirüs salgını nedeniyle bir yıldır çalışma hayatında çok şey değişti. Salgından etkilenen işyerleri kısa çalışma ödeneğinden yararlanıyor; işverene, çalışanını ücretsiz izne çıkarma hakkı tanındı, ücretsiz izinde olanlara devlet nakdi ücret desteği ödüyor. Bugüne kadar da 3.7 milyondan fazla çalışan kısa çalışma ödeneğinden, 2.4 milyondan fazla çalışan da nakdi ücret desteğinden yararlandı, halen de yararlanmaya devam ediyor. Bu çalışanların bazıları da otomatik BES’te olan kişiler.

Uzun süredir çalışanlardan otomatik BES hakkında çokça soru alıyorum. Kimileri kısa çalışma ödeneği ve nakdi ücret desteğinde BES hesaplarının ne olduğunu; kimileri sistemden ayrılıp ayrılamayacağını soruyor. İşten çıkartılanlar ise nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini merak ediyor. Tüm bu merak edilenlere tek tek değineyim.    

KISA ÇALIŞMA, NAKDİ ÜCRET DESTEĞİ

1)Kısa çalışma ödeneğinden yararlanan çalışanın otomatik BES’i yatar mı?

İşyeri salgın önlemleri kapsamında tamamen kapalıysa, çalışanlara kısa çalışma ödeneği İşsizlik Fonu’ndan ödendiğinden maaştan otomatik BES kesintisi yapılmıyor. Çalışma süresini azaltıp, kısa çalışmadan yararlanan işyerlerinde de çalışanın maaşından BES kesinti yapılıyor.

2)Ücretsiz izne çıkartılıp da nakdi ücret desteği alanların durumu ne olacak?

Çalışanlar ücretsiz izinde olduklarından, devletten nakdi ücret desteği aldıklarından BES ödemeleri yapılmıyor.

3)Otomatik BES’te olup da kısa çalışma ve nakdi ücret desteğinden yararlananların BES hesapları ne olacak?

Yazının Devamını Oku

Engelli maaşı alabilirsiniz

Soru: Eşimin 2006 yılında 60 gün SGK primi var, 2015 yılından bu yana yüzde 70 engelli raporu var. Nasıl emekli olabilir ve ne yapmamız gerekiyor? Fatih E.

Cevap: 60 günlük sigorta primi ile emekli olunması mümkün değil. Yüzde 70 engeli olanların emekli olabilmesi için 18 yıl çalışılmış olması ve 4000 prim gün yatırılması gerekiyor. Bu durumda prim gün sayısını ve 18 yılı tamamlamak için yeniden çalışılması gerekiyor. Eşinizin yaşını yazmamışsınız ancak 65 yaşından küçük ise, sosyal güvenlik kurumuna bağlı değilse ve hiçbir gelire sahip değilse devletten aylık 914 lira engelli maaşı alabilirsiniz.

MAAŞ BAĞLANMASI İÇİN 10 YIL DOLMALI

Soru: Sigorta girişim 2012. 2017’de askeri personel oldum şu an malulen emekli olmaya sevk edildim. Maaş almaya 2022 de başlayacağım, 10 yıl dolana kadar almadığım maaş toplu mu yatıyor? Yüksel C.

Cevap: Askeriyeden malulen emekli olmak için en az 10 yıllık sigortalılık süresini aynı iş kolunda doldurmuş olmak ve en az 1.800 gün prim ödemesi yapılması gerekiyor. Anladığım kadarıyla prim gün sayınız tamam ama sigortalılık süreniz tutmuyor. Bu durumda 10 yılınızı doldurduğunuzda maaş alamaya başlayacaksınız, geri dönük de bir ödeme yapılmayacak.

EMEKLİLER YETİM AYLIĞI ALAMAZ

Soru: Bağ-Kur emeklisi babam 2016 senesinde vefat etti. Bu haziran ayında SSK’dan emekli olacağım. Babamdan aldığım maaş kesilir mi? Elif T.

Cevap: Emekli olacağınız için Bağ-Kur emeklisi babanızda yetim aylığı alamazsınız. Eğer babanız Emekli Sandığı emeklisi olsaydı, yetim aylığı alabilirdiniz.

20 YIL ŞARTINI YERİNE GETİRMELİSİNİZ

Yazının Devamını Oku