GeriNoyan Doğan BES’i olanlara iki önemli öneri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

BES’i olanlara iki önemli öneri

Son iki-üç yıldır bireysel emeklilik sisteminde getiriler çok iyi. Neye göre iyi? Birincisi, diğer yatırım araçlarının getirileri ile mukayese edildiğinde çok üzerinde getiriler sağlandı. İkincisi, geçmiş yıllara göre iyi çünkü, sisteme yönelik en büyük şikayet, getirilerin düşük olmasıydı; hatta kimileri, ‘yatırdığımızı bile alamıyoruz’ diye şikayet ediyordu. Her ne kadar bu kişilere, ‘bu iş emeklilik işidir, uzun vadeli bakmak gerekiyor, en az 5-10 yıllık getirilere bakın’ denilse de birçoğu getirilerin azlığı nedeniyle sistemden ayrıldı.

Artık bu şikayetler yok. O nedenle de salgında; birçok işyerinin kapanmasına, birçok çalışanın kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izin desteğinden yararlanmasına –ki, bunların bir kısmı da BES sistemindeki kişiler- rağmen sistemden çıkışlar olmadı, aksine yeni girişler bile oldu.

FON TERCİHİNİZİ DEĞİŞTİRİN

Bugün 6.8 milyonu gönüllü BES’te, 5.7 milyonu da 45 yaş altı çalışanların BES’e girmesine imkan tanıyan otomatik katılım sisteminde olmak üzere sistemde toplam 12.6 milyondan fazla kişi bulunuyor. Bu kişilere, özellikle de gönüllü BES’teki kişilere naçizane iki önerim olacak.

Birincisi, birikimlerinizi değerlendirmek için seçmiş olduğunuz emeklilik planlarını ve bu planlar içindeki fonlarınızı değiştirin. Senede 6 kere değiştirme hakkınız var. Bu kadar sık değişiklik yapmayın ama mutlaka piyasa koşullarına göre bir-iki kere değiştirin. Bunu niye söylüyorum? Sene başından bu yana BES’in ortalama getirisi yüzde 25.5; aynı dönemde enflasyon yüzde 10.6 olmuş. Emeklilik fonları enflasyonun 10 puan üzerinde getiri sağlamış. Mesela, altın fonları yüzde 61, içinde döviz olan kamu dış borçlanma fonları yüzde 39 getiri sağlamış. Bu dönemde birikimlerini faiz, repo gibi klasik yatırım araçlarını içeren fonlarda değerlendirenlerin getirileri fonuna göre yüzde 10 ila 14 arasında olmuş. Yine bir getiri olmuş ama ya enflasyonun altında kalmış ya da enflasyonun bir-iki puan üzerine çıkmış.

Mesela 2019’de en yüksek getiriyi yüzde 36 ile hisse fonları sağlamış, ama bu sene hisse fonlarının getirisi iyi olmamış. Diyeceğim o ki, şu fon tercihlerinizi en azından senede bir kere değiştirin. Biliyorum ki, sistemdeki kişilerin sadece yüzde 10’unu bu değişikliği yapıyor. Ben bu fon işinden falan anlamam, diyeceksiniz. Kolayı var, emeklilik şirketinizden destek alın. Hemen hemen tüm emeklilik şirketleri bu hizmeti veriyor; hatta bu fon değişiklikleri artık internetten yapılabiliyor, hatta hatta emeklilik şirketleri robotları bile devreye soktular ki, fon işlerinden anlamayanlara destek olsunlar diye.

DEVLET KATKINIZI ARTIRIN

İkinci önerim ise sene sonu yaklaşıyor, imkanınız varsa, devlet katkısından daha fazla yararlanmak için BES’e ödediğiniz katkı payını artırın. Devlet katkısının üst sınırı, brüt asgari ücretin yüzde 25’i ile sınırlı ki, bu yıl için, bu üst sınır 8.829 lira. Örneğin, sisteme her ay bin lira ödüyorsanız, devlet de her ay 250 lira, yıllık da 3 bin lira sizin adınıza katkı sağlıyor. Eğer o ödediğiniz bin lirayı senin sonuna kadar 2 bin liraya çıkarırsanız, devlet sizin için 500 lira katkı sağlar. Mümkünse daha da artırabilirsiniz, hatta toplu bir ödeme bile yapabilirsiniz. Bu sayede devlet katkısından maksimum yararlanmış olursunuz, birikiminiz de artar.

 

X

6 soruda BES’te yeni devlet katkısı

Bireysel Emeklilik Sisteminde (BES) yapılacak düzenlemelerden belki de en önemlisi devlet katkısının yüzde 25’ten, yüzde 30’a çıkarılıyor olması. Bununla ilgili yasa tasarısı komisyonlardan geçti ve Meclis’e geldi. Bir-iki gün içinde de tasarı yasalaşacak ve yasa çıktıktan sonra artık BES’e devlet katkısı tutarı yüzde 30 olacak. Peki, yüzde 30’luk katkıdan kimler yararlanacak, katılımcılara nasıl yansıyacak? İşte, BES’te yeni devlet katkısı hakkında tüm merak edilenler.

1- Devlet katkısının yüzde 30’a çıkarılması katılımcılara nasıl yansıyacak?

BES’e aylık 1.000 lira yatıran bir kişi için bugün devlet, aylık 250 lira katkı yapıyor. Yasa çıktıktan sonra 1.000 lira yatıran kişiye devlet aylık 300 lira, yıllık da 3.600 lira katkı koyacak.

2- Yüzde 30 devlet katkısından kimler yararlanacak?

Sistemdeki katılımcılar bugüne kadar ödedikleri katkı paylarına yüzde 25 devlet katkısı alıyorlardı, yasa çıktıktan sonra tüm katılımcılar yüzde 30 devlet katkısı alacaklar. Eğer katkı paylarını kredi kartı ile ödüyorsanız ya da BES ödemeleriniz kredi kartından otomatik çekiliyorsa, katkı payı 30 gün sonra hesaba geçtiğinden ve devlet katkısı da fiziken hesaba yatan para üzerinden hesaplandığından devlet katkısı yüzde 30 olacak. Örneğin, ocak başında kartınızdan BES ödemesi çekildi, 30 gün sonra hesaba geçeceğinden yüzde 30 katkı hakkından yararlanabileceksiniz.

3- Sisteme peşin para ödeyenler de yüzde 30 devlet katkısı alacak mı?

Yasa çıktından sonra peşin ödeyenler yüzde 30 katkıdan yararlanacak. Ancak yasa çıkmadan önce sisteme peşin para yatıranlar yüzde 25 katkı alacak. Örneğin, 2021’in aralık ayında ya da bu yılın ocak ayının başında BES’e peşin katkı payı yatırdıysanız devlet katkısı yüzde 25 olacak.

4- Devlet katkısının üst sınırı ne oldu?

BES katılımcılarının devlet katkısından yararlanacağı üst sınır hem asgari ücretle hem de katkının yüzde 30 çıkması ile değişti. BES’te en yüksek yararlanacağınız devlet katkısı tutarı, yıllık brüt asgari ücret toplamının yüzde 30’u ile sınırlı. Bu yıl asgari ücretin brüt aylık tutarı 5 bin lira, yıllık da 60 bin lira oldu. Buna göre de bu yıl yararlanacağınız en yüksek devlet katkısı tutarı 18 bin lira. Sisteme 2022 yılında 60 bin lira katkı payı öderseniz devlet de hesabınıza 18 bin lira yatıracak.

Yazının Devamını Oku

Maaşınıza ocak zammı yansıyacak

Soru: 6 Ocak’ta emeklilik dilekçesi verdim. Emeklilere gelen yeni zamdan ben yararlanabilecek miyim? Veli A.

Cevap: Emekli maaşınız hesaplanırken 2021’nin tüketici enflasyonu ile büyüme oranının yüzde 30’u üzerinden hesap yapılır. Buna göre ortalama aylık prim matrahı belirlenir ve maaş hesaplanır. Hesaplanan bu maaşa da 2022’nin ocak zam oranı eklenir. Buna göre emekli maaşınıza ocak ayındaki emekli zam oranı yansıyacaktır.

18 YAŞ ÖNCESİ HESABA KATILMAZ

Soru: 1973 doğumluyum, 1986 senesinde 13 yaşında sigorta başlangıcım ve 4866 gün primim var. İnternet üzerinden bilgilerimi girdiğimde emekli yaşımı 49 gösteriyor. Ne zaman emekli olabilirim? Hüseyin Ç.

Cevap: Sizin durumunuzda 25 yıl çalışıp, 49 yaşında, 5300 prim günü doldurduğunuzda emekli olabiliyorsunuz. Ancak 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılıkları 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul ediliyor. Ancak 18 yaş öncesi prim gün sayısı emeklilik hesabındaki prim gün sayısına eklenir, sigortalılık süresi ise 18 yaşını doldurduğunuz tarih olarak ele alınır. Dolayısıyla 49 yaşında emekli olsanız bile prim gün sayınız ve çalışma yılınız bugün için emekli olmanıza imkan tanımıyor.

ÇALIŞMA YILINIZ EKSİK

Soru: Eşim 1966 doğumlu olup ilk kez 4/A olarak işe girişi 1.7.1992 tarihidir ve 170 gün pirimi ödenmiştir. İsteğe bağlı olarak 1230 gün pirim ödedikten sonra yeniden 4 A olarak çalışmaya başlamıştır ve çalışmaya devam etmektedir. Aralık 2021 içerisinde 1328 gün 4/A kapsamında doğum borçlanması yaptık. 3600 gün ile emekli olabilir mi? Vacit K.

Cevap: Yaştan dolayı emekli olunabilmesi için kadın çalışanlarda 15 yıl çalışma yılını ve 3600 prim gün sayısının doldurulmuş olması gerekiyor. Eşiniz yaşı doldursa bile çalışma yılı 7.5 yıl eksik ve prim gün sayısı da 872 gün eksik. Çalışma yılının ve prim gün sayısının tamamlanması halinde yaştan dolayı emekli olunabilir.

KIDEMDE TAVAN 10.569 TL OLDU

Yazının Devamını Oku

Madde madde sosyal güvenlikte değişiklikler

2022 yılında uygulanacak asgari ücret aylık brüt 5.004 TL, aylık net 4.253,40 TL, günlük brüt 166,80 TL oldu.

Asgari ücret çalışanları ilgilendiriyor olsa da sosyal güvenliğe konu neredeyse tüm işlemler asgari ücrete göre belirleniyor. Buna göre asgari ücretteki yüzde 50’lik artış sosyal güvenlik ile ilgili tüm alanlara da yansıdı. Yeni asgari ücretle birlikte; doğum ve askerlik borçlanmasından işsizlik maaşına, genel sağlık sigortası priminden isteğe bağlı sigortalılık ödemelerine, bireysel emeklilik sistemi kesintilerine kadar tüm ödemeler de değişti. Peki, 2022’de neler değişti?

TAZMİNAT TAVANI ARTTI

* Kıdem Tazminatı: 2022 ile birlikte kıdem tazminatı da arttı. İşveren, çalışana, her bir yıl için 30 günlük, yani bir aylık, giydirilmiş brüt ücret tutarında tazminat ödemek zorunda. Toplam kıdem tazminatı ise çalışanın son aldığı aylık giydirilmiş brüt ücretin, işyerinde çalışılan yılla çarpılması ile hesaplanıyor. Kıdem tazminatı senede iki kere, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan genelge ile belirleniyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı 2022 yılı ocak-haziran dönemi Mali ve Sosyal Haklara yönelik genelgeyi yayımladı. Buna göre de 2022’nin ilk yarısında uygulanacak kıdem tazminatının tavanı yüzde 27.9 artırılarak, 10.569 liraya çıkartıldı.

* İşsizlik Maaşı: Çalışanın adına son 4 ay içinde SGK’ya bildirilen prime esas kazanç dikkate alınarak işsizlik maaşı hesaplanıyor. Sigortalının ortalama brüt kazancının yüzde 40’ı kadar maaş ödeniyor. En fazla işsizlik ödeneği ise aylık brüt asgari ücretin yüzde 80’ini geçemiyor. 2022 yılında en düşük işsizlik maaşı 2.137 lira, en yüksek işsizlik maaşı ise 4.272 lira olacak.

* Sağlık Primi: Yeni sene ile birlikte Genel Sağlık Sigortası (GSS) için ödenecek prim de değişti. Aynı hanede yaşayan aile içinde kişi başına düşen gelir asgari ücretin üçte birinin altında olanlar her sene olduğu gibi gelir testine girecek ve gelirlerinin düşük olduğu tescil edilirse GSS primlerini devlet karşılayacak. Geliri asgari ücretin üçte birinin üzerinde olanlar asgari ücretin yüzde 3’ü üzerinden GSS primi ödüyor. 2022 yılında genel sağlık sigortası için aylık 150,12 lira, yıllık da 1.801 lira prim ödenecek.

BAĞ-KUR’LU NE ÖDEYECEK?

* İsteğe Bağlı Sigorta: Zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmayan, sigortalı olarak çalışmakla birlikte ay içerisinde 30 günden az çalışan ya da tam gün çalışmayanlar, malullük ve yaşlılık aylığı almayanlar isteğe bağlı sigortalı olabiliyor. İsteğe bağlı sigortalılıkta ödenecek prim kişiye bağlı. Ancak belirli bir sınırlama var. En az brüt asgari ücretin yüzde 32’si, en çok da yine brüt asgari ücretin 7.5 katının yüzde 32’si kadar. 2022 yılında isteğe bağlı sigorta yaptıracaklar aylık en az 1.601 lira prim ödeyecekler. Primlerini yüksekten ödemek isteyenler ise 2022’de en çok 12.009 lira yatıracaklar. Bağ-Kur sigortalarının 2022’de aylık prim tutarı ise 1.726 lira olurken, 5 puanlık prim indiriminden yararlananlar için aylık prim tutarı 1.476 lira oldu. Tarım Bağ-Kurluların ise 2022’de ödeyecekleri prim tutarı 1.668 lira oldu.

* Askerlik, Doğum Borçlanması:

Yazının Devamını Oku

Özel emeklilikte yeni dönem başlıyor...

Bireysel emeklilikte, hem sistemdeki 13 milyon kişiyi hem de yeni girecekleri yakından ilgilendiren önemli düzenlemeler yapılacak. Bir taraftan devlet katkısı yüzde 30’a çıkartılırken, katılımcılara birikimlerinin bir kısmını kullanma hakkı tanınacak. Bankalardan kredi kullanırken BES sözleşmesi teminat gösterilebilecek.

Toplumun büyük kesimi Meclis’te görüşmeleri süren, 18 maddelik yeni ekonomik paketinde yer alan kamu çalışanları ile emeklilerin yeni yıl zamlarına odaklandığı için tasarıdaki diğer hususlar gözlerden kaçtı. Oysa yeni ekonomi paketi, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ile ilgili milat sayılacak değişiklikler içeriyor. Öyle ki, tasarı yasalaştığında, artık BES’ten çıkılamayacak. Daha doğrusu çıkılmasına gerek kalmayacak. Çünkü BES’te devlet katkısının artırılmasından sistemdeki katılımcılara kısmi çekiş hakkı tanınmasına, 45 yaş sınırının kaldırılmasından sisteme toplu para ödeyenlere yeni imkanlar getirilmesine kadar birçok değişiklik geliyor. İşte, o değişiklikler.

BİRİKİMİN BİR KISMI ÇEKİLEBİLECEK

Bugüne kadar sisteme girip de sonradan ayrılanların gerekçesi neydi? Birincisi, birikimlere yeterli getiri elde edememekti ki, artık böyle bir gerekçe kalmadı, çünkü son yıllarda tasarrufların değerlendiği emeklilik fonları hiçbir yatırım enstrümanında olmayan rekor sayılacak getiriler sunuyor. İkinci ayrılma nedeni ise, acil paraya ihtiyacı olanlara, BES’teki birikimlerinin bir kısmını kullanma hakkı tanınmıyordu. Bu durumda olanlar mecburen BES’teki tasarruflarının tamamını alıp sistemden ayrılmak zorunda kalıyorlardı; devlet katkısının bir kısmını da alamıyorlardı.

YÜZDE 50 İLE SINIRLI

İşte, yasa çıktığında artık BES katılımcıları birikimlerinin bir kısmını acil ihtiyaçları için kullanabilecekler. Şöyle ki; sistemde belirli süre bulunan katılımcılar, BES’ten ayrılmadan devlet katkısı hesabındaki birikim tutarı hariç, kendi birikimlerinin en fazla yüzde 50’sini kullanabilecek. Daha açık bir anlatımla BES’te belirli süreyi doldurmuş olanlar kısmen ödeme alabilecek. Böylece acil ihtiyaçlar için sistemden ayrılmaya gerek kalmayacak. Ayrıca kısmen yapılan ödeme tutarının yüzde 25’ini aşmamak üzere kişinin yüzde 25’i aşmamak kaydıyla devlet katkısı hesabındaki tutardan da ödeme yapılabilecek.

KONUT, EVLİLİK, EĞİTİM

Tabi, bu işin iyi bir tarafı daha var. Yeni düzenleme ile BES, bir anlamda sadece emeklilik için birikim yapmaktan çıkıyor; konut alımı, evlilik, eğitim gibi ileride ihtiyaç duyulacak durumlar için de kullanılabilecek tasarruf sistemi haline geliyor. Böylece BES’e yönelik, ‘kim bekleyecek 56 yaşına kadar?’ söylemi de artık karşılık bulmayacak. Hangi şartlarda ve hangi durumlarda kısmi çekiş yapılabileceğinin detayları ise tasarı yasalaştıktan sonra Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) belirleyecek.

BES KREDİYE TEMİNAT OLACAK

Yazının Devamını Oku

10 soruda yeni maaş zamları

Açıklanan enflasyonla birlikte hem görevdeki memurların hem de memur emeklileri ile işçi, Bağ-Kur, tarım emeklilerinin yeni yılda alacağı zamlar da belli oldu. Ancak zamlar konusunda kafalar biraz karışık. Nitekim, iki gündür okuyuculardan çokça soru alıyorum. Kimileri ‘Biz ne kadar zam alacağız’ diye soruyor, kimileri, ‘Ek zamdan biz de yararlanacak mıyız?’ diye merak ediyor. Kimileri de en düşük emekli aylığının 2.500 lira yükseltilecek olmasının detaylarını soruyor. İşte, zamlar konusunda tüm merak edilenler.

1)Memurların yeni yıl zamları ne kadar oldu?

Görevdeki memurlar ocak-temmuz ve temmuz-aralık olmak üzere senede iki kere maaşlarını zamlı alıyor. Zam oranları ise toplu sözleşmeye göre önceden belirleniyor. Üzerine, geçmiş 6 aylık enflasyondan kaynaklı bir fark oluşursa, bu fark maaş zammına yansıyor. Enflasyon farkının oranı da toplu sözleşmede yer alıyor. 2022-2023’teki mali ve sosyal hakları belirleyen 6. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri bu yılın ağustos ayında sonuçlandı. Buna göre de memurlar maaşlarını 2022’nin ilk altı ayında yüzde 5 zamlı alacaklar. 2021’in ikinci altı alında gerçekleşecek enflasyonun yüzde 3 oranını geçmesi halinde ise aradaki fark memur ve emeklilerinin zamlarına eklenecek. TÜİK, 2021’in son 6 aylık enflasyon rakamını yüzde 25.47 olarak açıkladı ve enflasyon toplu sözleşmede belirtilen yüzde 3’ü geçtiği için memurlar için yüzde 22.47’lik enflasyon farkı oluştu. Toplu sözleşmedeki yüzde 5’lik zamla birlikte enflasyon farkı da eklenince memurların 2022’nin ocak ayında alacağı zam yüzde 27.47 oldu.

2)Ek zam nedir?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası memurlara toplu sözleşmedeki yüzde 5’lik zammın üzerine yüzde 2.5’luk daha ek zam yapılacağını açıkladı. Böylece sözleşmedeki yüzde 5 zammın üzerine yüzde 2.5’luk ek zam ve enflasyon farkından oluşan yüzde 22.47’lik zam eklenince memurların yeni yıl zam oranı yüzde 29.97 oldu. Memur maaşlarının asgari ücret kadarki kısmının gelir ve damga vergisinden muaf tutulması ile birlikte memurların maaşlarında fazladan 288 liralara varan artışlar olacak. Buna görev aylıklarının da eklenmesiyle memur zammı yüzde 30.5’e kadar çıkacak. 

3)Ek zamdan memur emeklileri de yararlanacak mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ek zam açıklamasını memurlara yönelik yaptı. Memur emeklilerinin ek zamandan yararlanıp yararlanmayacağı Meclis’e sunulacak torba kanun ile netleşecek. Ek zammın sadece görevdeki memurlara yönelik olması halinde memur emeklileri toplu sözleşmeden kaynaklı yüzde 5 zammın üzerine yüzde 22.47’lik enflasyon farkının eklenmesi ile birlikte ocak ayında maaşlarını yüzde 27.47 zamlı alacaklar. Bu zammın üzerine yüzde 4 ila yüzde 5 üzerinde ek ödeme de eklenecek.

4)SSK, Bağ-Kur ve tarım emeklilerinin zammı ne olacak?

Yazının Devamını Oku

Trafik sigortasında fiyat arttı, sürücüler nasıl etkilenecek?

Trafik sigortasında olası kriz aşıldı. 2021’in son günü yapılan ve Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile 2022 yılında trafik sigortasında tavan fiyatlar artırıldı.

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından yapılan düzenlemeye göre; 2022’nin şubat ayının başında trafik sigortası fiyatına bir kereye mahsus olmak üzere yüzde 20 artış yapılacak. Aynı düzenleme ile yine şubat ayından itibaren başlamak üzere sigorta şirketlerine her ay trafik primlerini yüzde 1.5 artırma hakkı da tanındı. Biraz karışık gelebilir, o nedenle daha basit anlatayım.

Malum, trafik sigortasında tavan primi illere, araç gruplarına, sürücünün hasar geçmişine göre SEDDK belirleyip, yayınlıyor. Sigorta şirketleri de bu tavan fiyatın üzerine satamıyor ama isteyen bu fiyatın altında primle poliçe kesebiliyor. SEDDK, sene başlarında, tavan fiyata her ay yapılacak fiyat artış oranını da belirliyor ve şirketler isterlerse bu oranlarda aylık primi artırabiliyor. Geçen yılın sonlarına doğru 2022 için aylık prim artışını da yüzde 1.25 olarak açıklanmıştı ki, bu da yıllık yüzde 15 artış anlamına geliyordu.

ORTALAMA PRİM 889 TL

Peki, bu yeni düzenleme sürücülere nasıl yansıyacak? Kamunun açıkladığı tavan fiyatlar üzerinden bir hesap yaptım. Otomobillerde; İstanbul’da, 4. kademe denilen ilk kez sigorta yaptıracaklar, 2022’nin şubat ayında trafik sigortasına 2.236 lira ödeyecekler. 7. kademe denilen hasarsız sürücülerin sigorta primi ise şubat ayında 1.300 lira olacak. Senede üç-beş kazaya karışan hasarlı sürücünün primi ise 5.500 liraya çıkacak.

Mesela, Ankara’da, şubat ayında, 4. kademede olan bir sürücü sigortaya 2.172 lira, 7. kademedeki sürücü 1.194 lira, hasarlı sürücü ise 5.433 lira ödeyecek. 2021 aralık ayında trafik sigortasında Hakkari, Hatay, Isparta, Kars, Kastamonu gibi illerde uygulanan en düşük fiyat olan 894 lira, şubat ayından itibaren 1.100 liraya çıkacak.

Bu bahsettiklerim kamunun belirlediği tavan fiyatlar. Belirttiğim gibi şirketler bu fiyatın üzerine çıkamıyor ama altına inebiliyor ki, genelde bu fiyatların çok altında poliçe kesiliyor. Nitekim aralık ayında ortalama trafik sigortası fiyatı -otomobiller için bahsediyorum- 721 liraydı. Şimdi bu fiyat ocak ayında 730 liraya çıkacak, şubat ayında ise 889 lira olacak.

BİR KERELİK YÜZDE 20 ARTIŞ

Ancak 2021’de kurdaki hareketliliğin yedek parça maliyetlerine yansıması ve enflasyondaki artış nedeniyle sigortacıların hasar maliyetleri yüzde 60’ların üzerine çıkınca; alınan primler hasarları karşılamaya yetmedi ve şirketler, trafik sigortasında 900 milyon liraya yakın zarar açıkladı. 2022’de ise yedek parça, asgari ücret ve enflasyonun trafik sigortasında hasar maliyetlerini minimumda yüzde 59 artıracak olması nedeniyle sigortacılar yeni senede aylık yüzde 1.25’lik prim artışının yetmeyeceğini öne sürerek, fiyatlarda revizyon yapılmasını talep etmişti.

Yazının Devamını Oku

Trafik sigortasında kriz kapıda

Sigortacıların trafik sigortasında yedek parçaya ödedikleri bedeller yüzde 63, hasar maliyeti ise yüzde 30 artınca, alınan primler tazminatları karşılamaya yetmedi. Sadece 9 ayda şirketler 900 milyon TL zarar açıkladı. 2022’de maliyetlerdeki yüzde 60 artışa paralel primlerin yüzde 15 artacak olması sigortacıları tedirgin ediyor.

Başlığı görünce ve yazacaklarımı okuyunca eminim birileri, ‘yine mi trafik sigortası’ diyecektir. Maalesef yine trafik sigortası, çünkü konu 25 milyon sürücüyü yakından ilgilendiriyor. Felaket habercisi olmak istemem ama eğer bir şeyler yapılmazsa, yeni senenin başından itibaren trafik sigortasını toplumca konuşacağız.

Geçen, ‘Yeni senede trafik sigortasında fiyat artacak’ başlıklı yazımda konuya değindim. Okuyuculardan da, ‘ne yani fiyat artışını destekliyor musun?’ şeklinde çokça eleştiri aldım. Yazımda da söyledim, kimsenin avukatlığına soyunacak değilim ve ben de tüketiciyim. Elbette fiyat artsın istemem ama görünen o ki, durumu net anlatamamışım. Biraz daha detaylandırayım. Trafik sigortasında fiyat artışını kaçınılmaz hale getiren hususları başlıklar halinde alttaki tabloda paylaştım. Bence bu noktadan sonra fiyat artışından çok, tüketicileri üzmeyecek artışı tartışmamız gerekiyor.

Durum özetle şöyle. Sigorta şirketleri, bu yılın 9 aylık döneminde trafik sigortasında 897 milyon TL zarar açıkladı. Yine bu dönemde topladıkları her 100 liralık prim karşılığında 103 lira hasar ödedi. Yani şirketler aldıkları primin üzerinde, kendi ceplerinden hasarları ödemişler. Sene sonunda ise zararın 1 milyar liranın üzerine çıkacağı ve her 100 liralık prime 110 lira hasar ödeneceği tahmin ediliyor.

SORUN İTHAL YEDEK PARÇA

Zararın da birkaç nedeni var. Birincisi, kurdaki dalgalanmalar nedeniyle hasar onarımında kullanılan yedek parça fiyatlarındaki artış. Neden? Çünkü yedek parçanın tamamı neredeyse ithal ediliyor. Mesela, araştırma yapılmış, otomobillerde en büyük paya sahip 18 araç markasının onarımında kullanılan yedek parçalar için sigorta şirketlerinin ödediği tazminat yüzde 63 artmış. Trafik sigortasında zararın ikinci nedeni, pandemi nedeniyle tüketicilerin toplu taşıma yerine kendi araçlarını kullanması ve bundan dolayı kazalarda yaşanan artış ki, pandemi öncesi döneme kıyasla kazalarda iki katı artış yaşanıyor. Bunlar alta alta konduğunda sigortacıların hasar maliyetleri yüzde 30 oranında artmış ve kurdaki dalgalanma 11 milyar liraya yakın ilave maliyet getirmiş.

Peki, 2021’de, trafik sigortasında fiyat ne olmuş? Malum hem primi hem de her yıl primlerde yapılacak artış oranını Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) belirliyor. SEDDK, 2021 yılında şirketlere aylık yüzde 1, yıllık da yüzde 12 fiyat artış hakkı tanıdı. Buna karşın sigorta şirketleri ister rekabetten deyin ister pandemi döneminde tüketiciye destek deyin; bu yılın 11 aylık döneminde primleri sadece yüzde 4 oranında artırmışlar ki, bugün için ortalama prim, trafik sigortasında 721 lira. Özetle, yedek parça maliyetleri yüzde 63, hasar maliyeti yüzde 30 artarken, sigorta şirketlerine yüzde 12 oranında fiyat artışı hakkı tanınmasına karşın şirketler primlerini sadece yüzde 4 artırmış.

PRİM HASARA YETMEYECEK

Yazının Devamını Oku

EYT çıksa da yararlanamazsınız

Soru: 1975 doğumluyum. 1992 sigorta girişim ve 4200 primim var. EYT çıkarsa diye çocuk borçlanması yaptım. EYT çıkarsa faydalanabilir miyim? Normalde 49 yaş, 5600 emekli olacaktım. EYT öne çeker mi? Emine K.

Cevap: Sigorta başlangıcı 1999 öncesi olanlar emeklilikte yaşa takılıyorlar. Sizin durumunuzda 20 yıl çalışıp, 5600 prim gün ile 49 yaşında emekli olabiliyorsunuz. Ancak hem çalışma yılınız hem de prim gün sayınız eksik. Bu durumda EYT çıksa dahi bu haktan yararlanamazsınız.

ÖLEN OĞLUNUZDAN MAAŞ ALIRSINIZ

Soru: Bekâr olan oğlum 2011’de iş kazası sonucu hayatını kaybetti. Annesi olarak ne kadar maaş alırım? Elfezya D.

Cevap: Çalışma yılı, prim gün sayısı açısından gerekli şartları taşıyorsa ölen sigortalının anne ve babasına maaş bağlanır. Sizin gelirinizin asgari ücretin net tutarından az olması ve başka gelirinizin olmaması halinde emekli aylığından yararlanabilirsiniz. Eğer 65 yaşın üstünde iseniz bu şartları taşımanız halinde ölüm aylığı bağlanıyor. Ne kadar maaş alacağınız konusunu ise Sosyal Güvenlik Kurumu hesaplayabilir.

YENİ SENEDE KIDEMİNİZ ARTACAK

Soru: 8.1.2022’de bütün şartları sağlayarak emeklilik başvurumu yapacağım. Kıdem tazminatım için Ocak 2022 asgari ücret bürüt hesaplaması yaptırabilmem için işyerimden çıkışımı 6-7 Ocak uygun mudur? Kıdem tazminatım yeni asgari ücretten mi hesaplanır? Mustafa Ö.

Cevap: 1 Ocak 2022 itibarıyla yeni asgari ücret uygulamaya giriyor ve yeni asgari ücretle birlikte kıdem tazminatının tavanı da artıyor. Yeni senede tavan 12.976 lira olacak. Ancak bu rakam tavan tutar, kıdem tazminatını belirleyen aynı zamanda sizin yeni senede alacağınız brüt ücret. Eğer 2022’nin başında brüt ücretiniz artarsa kıdeminiz de artar.

ÜCRET YATIRARAK EMEKLİ OLUNMAZ

Yazının Devamını Oku

Asgari ücret konusunda tüm merak edilenler

Asgari ücret açıklandığından bu yana okuyuculardan çokça soru alıyorum.

Kafalar karışık; özellikle de Asgari Geçim İndirimi (AGİ) konusunda. Kimi okuyucular, asgari ücretteki artışı merak ediyor, kimileri ‘asgari geçim indirimi alamayacak mıyız?’ diye soruyor, kimileri AGİ’den kimlerin yararlanıp yararlanamayacağını merak ediyor. Kimileri de AGİ nedeniyle ücretlerinde düşüş olup olmayacağını soruyor. Hepsine tek tek değineyim. Öncelikle şunu belirteyim, asgari ücretin neti, brütü açıklandı ancak AGİ konusu ile ilgili düzenleme geçen cumartesi günü Resmi Gazete’de yayımlandı ve böylece AGİ’de durum netleşti. Yapılan değişiklik ile; çalışanlara ödenen ücretlerin, ilgili ayda geçerli olan brüt asgari ücretten işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan kısmı gelir vergisinden istisna edilerek, ücret gelirinin asgari ücrete isabet eden kısmı üzerinden gelir vergisi alınmaması sağlanıyor. Peki, yeni senede neler değişti, kimler AGİ alacak madde madde anlatayım.

GÜNLÜK ÜCRET 141.78 LİRA

* 2021 yılı için uygulanan asgari ücretin brütü 3.577.50 lira, neti ise 2.825.90 lira. Asgari ücretin işverene maliyeti ise 4.203.56 lira. Çalışandan yüzde 14 sosyal güvenlik primi, yüzde 1 işsizlik sigortası primi, yüzde 15 gelir vergisi ve yüzde 0.79 da damga vergisi kesiliyor. Tüm bu kesintiler sonunda da çalışanın eline net 2.825.90 lira geçiyor.

* 2022 yıl başından itibaren asgari ücret brüt 5.004 lira, net de 4.253.40 lira olacak. Buna göre yeni senede asgari ücretin neti yüzde 50.5, brütü ise yüzde 40 artırıldı. Asgari ücretin işverene maliyeti ise yeni senede 5.879.70 lira olacak. Yeni senede günlük asgari ücretin brütü 166.80, neti ise141.78 lira olacak.

* 2022 yılında uygulanacak asgari ücretten bugüne kadar uygulanan yüzde 15’lik gelir vergisi ve yüzde 0.79’luk damga vergisi artık kesilmeyecek. Tabi bu kesintilerin olmaması asgari ücretteki yüzde 50.5’lik artışta önemli rol oynadı. Sosyal güvenlik primi ve işsizlik sigortası primi kesintisi ise yeni senede de devam edecek.

ARTIK AGİ YOK

* Gelelim AGİ konusuna. Aslında asgari geçim indirimi, çalışanların ücret gelirleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinin bir kısmının yine çalışana iadesi anlamına geliyor. En basit anlamıyla buna vergi iadesi de diyebiliriz. Bu kapsamda da çalışanın evli olup olmadığına, çocuk sayısına göre AGİ ödeniyor. Hal böyle olunca da bekar bir çalışanın aldığı ücretle, evli ve bir çocuğu ya da iki çocuğu olan bir çalışanın aldığı ücret farklıydı ve yüksekti. 2022 yılında artık asgari ücret vergi dışında tutulduğundan, ücretler üzerinden herhangi bir vergi alınmayacağından; asgari ücretli çalışana AGİ de ödenmeyecek. Bu da şu anlama geliyor; asgari ücretli bir çalışanın evli olup olmaması, çocuk sayısı önemli değil, gelecek yıl tüm asgari ücretli çalışanların hepsi standart 4.253.40 lira ücret alacak.

* Asgari ücretin üzerinde maaş alanlarda AGİ devam edecek mi? Hayır, etmeyecek; AGİ yeni yıldan itibaren tüm çalışanlar için kaldırıldı. Yani, yeni senede, asgari ücretin üzerinde gelir alanlar için de artık AGİ uygulanmayacak. Yeni uygulamada tüm çalışanların asgari ücrete kadar olan kazançları vergi dışı bırakıldı. Buna göre çalışanlardan asgari ücret brüt tutarından sigorta primleri düşülecek, kalan tutara vergi matrahı ve damga vergisi matrahı kadar istisna getirilecek. Örneğin, 10 bin lira maaş alan bir çalışanın, asgari ücrete kadar olan geliri vergiden muaf olacağı için 636 liralık bir gelir vergisi muafiyeti söz konusu olacak.

Yazının Devamını Oku

Yeni senede trafik sigortasında fiyat artacak

Trafik sigortasında fiyat tartışması başladı. Sigortacıları dinliyorsunuz, maliyetlerin çok arttığını, devletin belirlediği fiyat artış oranının yetersiz kaldığını ve prim artışının kaçınılmaz hale geldiğini savunuyor.

Tüketiciyi dinliyorsunuz, ‘döviz düşüyor bu ortamda fiyat artışı mı olurmuş?’ diyor ki, haklı. Sigortayı satan 15 milyona yakın acente ise fiyat düşük kaldığından yeterli oranda komisyon alamadıklarından, artık işlerini yürütemediklerinden yakınıyor. Diğer taraftan bakıyorsunuz sivil toplum örgütleri de gündemine trafik sigortasını almış, prim artışına karşı çıkıyor. Son açıklama Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanı Bendevi Palandöken’den geldi. Palandöken, trafik sigortasında her şirkette farklı fiyat olduğundan, kura göre fiyatların değiştiğinden yakınarak, fiyatların sabitlenmesini, yeni senede de zam yapılmamasını istedi.

Peki, yeni yılda yaklaşık 25 milyon sürücüyü etkilen trafik sigortasında fiyat artışı olacak mı, olacaksa da ne kadar olacak? Şunu belirteyim, ben de tüketiciyim, kimsenin de avukatlığına soyunacak değilim ama analizi iyi yapmak gerekiyor ki, sonradan başımıza geldiğinde, neden böyle olduğu diye şaşırmayalım. Önce, sigortada fiyatı kimin belirlediğine kısaca değineyim, çünkü belli ki, bu konu sivil toplum örgütleri tarafından bile halen anlaşılmamış.

TAVAN PRİME DAYANDILAR

Trafik sigortasında primi illere, araç gruplarına, sürücünün hasar geçmişine göre Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) belirliyor. Yani, devlet bir tavan fiyat açıklıyor, sigorta şirketleri de bu fiyatın üzerine satamıyor, ama isteyen bu fiyatın altında primle poliçe kesebiliyor. SEDDK, tavan fiyata her ay yapılacak fiyat artış oranını da belirliyor ve şirketler isterlerse bu oranlarda her ay primi artırabiliyor. Buna göre de 2021 yılında şirketlere aylık yüzde 1, yıllık da yüzde 12 fiyat artış hakkı tanındı. 2022 yılında ise şirketler fiyatlarını aylık yüzde 1.25, yıllık da yüzde 15 artırabilecekler. İşte sigortacılar bu artış oranlarını yetersiz buluyor ve 2022’de daha fazla oranda artış yapılmasını istiyor.

TESK Başkanı Palandöken’in bahsetti, her şirkette farklı fiyat uygulaması da bu yüzden ve tüketici lehine bir uygulama. Şöyle ki; mesela SEDDK, 2021’de, İstanbul’da, hasarsız bir sürücü için tavan fiyatı 850 lira belirlemiş olmasına karşın, pazardaki rekabetten dolayı kimi şirket 500 liraya, kimi 600 liraya satıyor. Gerçi şimdilerde, maliyet artışlarından dolayı tüm şirketler tavan fiyat olan 850 liraya dayanmış durumda. Aslında Palandöken’in söylediği bir anlamda gerçekleşmiş oldu. İyi mi, kötü mü oldu; tartışılır.

MALİYET YÜZDE 50 ARTTI

Trafik sigortasında maliyeti belirleyen bir-iki faktör var; onlardan da kısaca bahsedeyim. Birincisi, hasar onarımında kullanılan yedek parça ve yedek parçaların neredeyse tamamına yakını ithal ediliyor. Kurdaki artıştan dolayı yedek parçada fiyatlar sene başından düne kadar yüzde 50 arttı; son günlerde dövizin geri gelmesinden dolayı artış yüzde 30’lara çekildi. Gerçi şirketler parça maliyetindeki artışı eşdeğer parça kullanımı ile bir ölçüde tolere edebiliyorlardı ama yeni düzenleme ile 2022’de artık tüm onarımlarda orijinal yedek parça kullanımı zorunlu hale geldiği için şirketlerin bu konuda pek alanları kalmadı. Maliyeti belirleyen ikinci faktör ise asgari ücret. Asgari ücret hem onarımdaki işçilik maliyetini etkiliyor hem de trafik sigortasından ödenen vefat ve sakatlık tazminatlarının tamamı asgari ücrete göre belirleniyor ve asgari ücretteki artışlar birebir trafik sigortasının maliyetine yansıyor. 2022 yılında asgari ücret yüzde 50 artırıldığı için gelecek yıl trafik sigortasının asgari ücretten kaynaklı maliyeti de yüzde 50 artacak.

YENİ KAOS ÇIKAR MI?

Yazının Devamını Oku

BES’in devlet katkısından başka getirisi var mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, açıkladığı ekonomide önlemler paketi içinde yer alan bireysel emeklilik sistemi ile ilgili detayları geçen, ‘Her 100 liraya devletten artık 30 lira’ başlıklı yazımda detaylı yazdım. Buna göre Bireysel Emeklilik Sisteminin (BES) cazibesini artırmak için devlet katkısı oranı yüzde 5 daha artırılarak yüzde 25’ten, 30’a çıkartılıyor. Yazım sonrası okuyuculardan çokça soru ve yorum aldım. Kimileri devlet katkısının artırılmasını doğru bulurken, kimileri ise ‘BES’in devlet katkısından başka ne getirisi var ki?’ diye eleştiride bulunuyor.

Katılıyorum, yüzde 25 devlet katkısı olmasaydı bugün 13.2 milyon katılımcıya ve 250 milyar liralık fon büyüklüğüne ulaşılamazdı ama BES’i sadece devlet katkısından ibaret saymak da doğru bir yaklaşım olmaz. Sistemin ana amacı, kişilerin küçük tasarruflarını, kendi seçtikleri emeklilik yatırım fonlarında değerlendirerek, büyük birikimlere ulaşmak. Devlet katkısı ise sistemin destekçisi, bunu bir anlamda bonus olarak da görebiliriz.

ENFLASYONUN ÇOK ÜZERİNDE

BES’in sadece devlet katkısından oluşmadığını, asıl amacına hizmet edip etmediğini, kafanızı çok da rakamlarla karıştırmadan anlatayım. Sadece 2021 yılının başından bu yana BES’in ortalama getirisi yüzde 57 olmuş. Bu getiri tüm emeklilik fonlarının ortalama getirisi. Faizli fonların getirisi yüzde 49 olurken, faizsiz fonların getirisi ise yüzde 112’nin üzerine çıkmış. Aynı dönemde enflasyon, yani TÜFE, yüzde 19.82 olarak gerçekleşmiş. Buna göre, birikimlerini BES’te değerlendirenler faizli fonları seçmişse enflasyonun 29 puan üzerinde, faizsiz fonları seçmişlerse de neredeyse enflasyonun 92 puan üzerinde getiri elde etmişler. Mevduatta değerlenseydi ne olurdu, döviz alınsaydı, altına yatırılsaydı ne olurdu gibi mukayeselere hiç girmeyeceğim.

ALTINDA REKOR KIRILDI

Buraya kadar bahsettiğim tüm emeklilik fonlarının toplamının ortalama getirisi ki, buna BES’in ortalama getirisi deniyor. Birikimlerin değerlendirildiği emeklilik fonlarına baktığımızda ise ortaya daha farklı tablo çıkıyor. Mesela değişen piyasa koşullarına göre fon tercihlerini değiştirenlerin durumuna bakalım. Altın fonunun tercih edenlerin getirisi yüzde 111 olmuş; neredeyse enflasyonun 90 puan üzerinde getiri sağlanmış. Tasarruflarını döviz ağırlıklı ‘kamu dış borçlanma fonları’nda değerlendirenlerin ise sene başından bu yana birikimleri yüzde 109 artmış; neredeyse enflasyonun 89 puan üzerinde getiri sağlanmış. Mesela hisse ağırlıklı fonları tercih eden BES katılımcılarının birikimleri aynı dönemde yüzde 50’ye yakın artmış ki, bu da enflasyonun 30 puan üzerinde getiri anlamına geliyor.

BÖYLE GETİRİ NEREDE VAR?

Tüm bu getirilerin içinde daha devlet katkısı yok; bunların üzerine bir de yüzde 25’lik devlet katkısını ekleyin. Bunu en basit haliyle şöyle anlatayım. BES’in sene başından bu yana ortalama getirisi neydi; yüzde 57. Koyun bunun üzerine yüzde 25 devlet katkısını; kabaca yüzde 82 getiri anlamına geliyor. Bu hesabı bir de fonlara göre yapalım. Diyelim ki, sene başında BES’e 2.000 lira yatırdınız ve birikiminizin değerlenmesi için de altın fonunu seçtiniz. 2.000 liranız karşılığında devletten de 500 lira katkı aldınız. Altın fonunu seçtiğiniz için (sene başından bu yana altın fonunun getirisi yüzde 111) yatırdığınız 2.000 lira bugün 4.220 lira oldu. Üzerine bir de 500 liralık devlet katkısını koyduğunuzda BES’teki birikiminiz 4.720 lira oldu. Yapın hesabı; devlet katkısı ve emeklilik fonunun getirisi ile birlikte sene başından bu yana sağladığınız getiri neredeyse yüzde 236 olmuş. Şimdi devlet katkısı yüzde 30 çıkartılıyor, bu da demektir ki, bu hesabın üzerine 5 daha koyacaksınız. Soruyorum, böyle bir getiri, böyle bir devlet katkısı olabilir mi, bundan daha yüksek getiri nerede var?

Birileri diyecektir ki, ‘ben de o getiri yok’. O zaman birikimlerinizi değerlendirdiğiniz fon seçiminizde bir sorun var demektir. Fonlarınızı değiştirin, kendiniz değiştiremiyorsanız da emeklilik şirketinizden yardım alın. Diyeceğim o ki, BES’in devlet katkısından başka getirisi var, hem de ciddi getirisi var.

Yazının Devamını Oku

Ucuz borçlanma için son günler

Peşin peşin söyleyeyim, prim borçlanması yapacaksanız tam zamanı. 2022’de asgari ücretteki artış düşünüldüğünde sene sonuna kadar ucuz borçlanma imkânından yararlanmanızı öneririm. Tüm çalışanlar, çalışamadıkları döneme ait sosyal güvenlik primlerini, sonradan borçlanarak ödeyebiliyor ki, buna hizmet borçlanması deniyor ve çalışanlara bu hak tanınıyor. Hizmet borçlanması yapılarak, emeklilikte ödenmesi gereken prim gün sayısını öne çekmek ve bu sayede de erken emekli olmak mümkün.

Çalışan kadınlar doğum borçlanması ve erkekler de askerlik borçlanması yapabilir. Borçlanma sadece bu kadarla da sınırlı değil. Yurtdışında çalışanlar, çalıştıkları süreleri de borçlanabildiği gibi; sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında geçirilen öğrenim süreleri, sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj süreleri, hekimlerin fahrî asistanlıkta geçen süreler, kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan sigortalıların kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik süreler borçlanılabiliyor. Borçlanmada dikkat edilecek birkaç husus var. Birincisi, borçlanmak için prim eksiğinizin bulunması gerekiyor. İkincisi, kimileri, emekli aylığını artırmak için borçlanıyor ancak bu tüm çalışanların emekli aylığı artacak anlamına gelmiyor.

ASKERLİK, DOĞUM BORÇLANMASI

Peki, sene sonuna kadar ucuz borçlanmadan yararlanın demekle neyi kastediyorum? En yaygın borçlanma, doğum ve askerlik borçlanması olduğu için bu iki borçlanma üzerinden anlatacağım. Hem doğum hem de askerlik borçlanması, asgari ücrete göre belirleniyor ve her yıl asgari ücretteki değişikliğe göre borçlanma miktarı da artıyor. Borçlanma karşılığında ödenecek en düşük tutar; asgari ücretin yüzde 32’si, en yüksek tutar da asgari ücretin yüzde 32’sinin 7.5 katı. Çalışanlar bu rakamlar arasında kendi belirledikleri tutar üzerinden borçlanabilir. 2021 yılı asgari ücret brüt 3 bin 577 lira olduğundan; buna göre askerlik ve doğum borçlanması için günlük borçlanılacak en düşük tutar da 38.15 lira, aylık borçlanılacak en düşük tutar da 1.144.64 lira. Günlük borçlanılacak en yüksek tutar da 286.16 lira, aylık 8.584 lira. Buna göre doğum borçlanması yapacak kadınlar ile askerlik borçlanması yapacak erkek çalışanlar aylık 1.144,64 lira ile 8.584,8 lira arasında bir tutar ödeyerek, borçlanabilecekler.

ASGARİ ÜCRET ARTIŞI

Peki, borçlanmayı yeni seneye erteleyecek olursanız ne ödeyeceksiniz? 2022’de asgari ücret yüzde 50 artırılarak net 4.253 lira, brüt de 5.004 lira olacak. Gerçi asgari ücretin brütü yüzde 50 değil yüzde 40 arttı. Buna göre, borçlanmanızı yeni seneye bırakırsanız, en düşük borçlanma için ödeyeceğiniz tutar günlük 53 lira, aylık da 1.601 lira olacak. Yok, daha yüksek emekli aylığı almak istiyorum bunun için de tavandan borçlanma yapacağım derseniz; aylık borçlanma için ödeyeceğiniz rakam yeni senede 12 bin lira olacak. Doğum borçlanması üzerinden bir örnek vereyim. Doğum borçlanması yaparak erken emekli olmak isteyen kadın çalışanlar eğer sene sonuna kadar borçlanırlarsa; bir çocuk için 720 gün üzerinden en düşük 27.468 lira, iki çocuk için 1.440 gün üzerinden 54.936 lira, üç çocuk için 2.160 gün üzerinde 82.404 lira ödeyerek borçlanabilecekler. 2022 yılında borçlanma yapacak olurlarsa; en düşük bir çocuk için 38.160, iki çocuk için 75.320, üç çocuk için 114.480 lira ödeyerek borçlanacaklar. 

Askerlik borçlanması yapacak olan erkek çalışanlar ise bu sene sonuna kadar borçlanacak olurlarsa; 6 ay için 180 gün üzerinden en düşük ödeyecekleri tutar günlük 38,15 liradan 6.867 lira, 12 ay için 360 gün üzerinde en düşük ödeyeceğiniz tutar 13.734 lira ve 18 ay için 540 gün üzerinde en düşük 20.601 lira ödeyecekler. Borçlanma 2022’ye ertelenecek olursa 180 gün için 9.540 lira, 360 gün üzerinden 18.080 lira, 540 gün üzerinden 28.620 lira ödenecek.

 

Yazının Devamını Oku

Her 100 liraya devletten artık 30 lira

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada belki de en dikkat çekici olanı bireysel emeklilik sistemine yönelik olan açıklamaydı.

Erdoğan, açıklamasında, “Bireysel emeklilik sistemimizin cazibesini artırmak için devlet katkısı oranını yüzde 5 daha artırarak yüzde 30’a çıkartıyoruz” dedi. Eminim birileri diyecektir ki, ‘ortalık bu haldeyken bireysel emeklilikte devlet katkısının yüzde 30’a çıkartılması çok mu önemli?’ Evet, çok önemli.

Neden mi önemli, anlatayım. Ama önce kısa bir hatırlatma yapayım. Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), 2003’te uygulamaya girdi ve ilgi görsün diye de vergi teşviki ile başlatıldı. O dönem sisteme giren kişilere aylık yatırdıkları katkı paylarını vergiden düşebilme imkanı tanındı. Ancak bu imkandan sadece çalışan kesim yararlandığı için teşvik pek de ilgi görmedi. Tabiri caizse sistem kör topal ilerledi; ta ki, 2013 yılına kadar. 2013’te köklü değişikliğe gidilerek, yüzde 25 devlet katkısı uygulamasına geçildi. Çalışan çalışmayan, emekli, ev hanımı sisteme giren herkese devlet yüzde 25 katkı yapmaya başladı. O dönem slogan şuydu; ‘Her 100 lira yatırana devlet de 25 lira yatırıyor’. Bu durum BES’te kırılma noktası oldu. Bundan sonra sisteme girenlerin sayısı bir anda yüzde 50’ler seviyesinde arttı ve sisteme her yıl bir milyondan fazla kişi giriş yaptı.

BES NEDEN ÖNEMLİ?

Bugün ise 13.2 milyondan fazla kişi BES sayesinde tasarruf ediyor. Emeklilik fonlarının toplamı da 250 milyar TL’ye yaklaştı. Bunun 24.3 milyar lirası da devletin ödediği devlet katkısı fonlarından oluşuyor. Peki, bu 250 milyar TL’lik fon büyüklüğü neyi ifade ediyor? Şöyle ki, çalışanların primlerinden kesilerek oluşan ve pandemi döneminde hem çalışanlara hem de işverene büyük oranda desteğin verildiği İşsizlik Sigortası Fonu var ya; işte bu fonun bugünkü büyüklüğü 90 milyar lira. BES’teki fon büyüklüğü, İşsizlik Sigortası Fonu’nun neredeyse iki buçuk katından fazla.

İkincisi, emeklilik fonlarının büyüklüğü bugün GSYH’nin yüzde 3’ü seviyesinde. Bitmedi; bugün mevduattan sonra en çok birikimin olduğu sistem bireysel emeklik sistemi ve bankalardaki mudiler kadar BES’te katılımcı bulunuyor.

Daha da önemlisi konu tasarrufsa ve ülke olarak da tasarruf açığımız bulunuyorsa; BES, bugün tek tasarruf enstrümanı ve tasarruf açığını kapatmanın da tek yolu. Açıkça söyleyeyim, sistemin bu büyüklüğe gelmesindeki en büyük etken de bu yüzde 25 devlet katkısı. Devlet katkısı olmasaydı, sistem bu noktalara gelir miydi? Şüpheliyim.

KURDAKİ DALGALANMA

Peki, tasarrufların artması önemli mi? Çok önemli. Şöyle anlatayım. Tasarrufların artmasının öncelikli faydası elbette bireylerin refahı içindir ama aynı zamanda ekonomi için de önemlidir. Ekonomiye uzun vadeli kaynak sağlanır, yatırımlar desteklenir, sermaye piyasaları derinlik kazanır, ekonomi büyür, dış şoklara karşı kırılganlık azalır. Ne mi demek istiyorum? Eğer BES’teki fon büyüklüğümüz bugün 600-700 milyar lira olsaydı, kurdaki dalgalanmalar ve bu dalgalanmaların etkisi hissedilmezdi bile.

Yazının Devamını Oku

12 soruda yeni değer kaybı tazminatı

Trafik sigortasının genel şartları değişti ve yeni düzenleme uygulamaya girdi. Yeni düzenleme ile birlikte kaza sonrası hasar gören araçlara trafik sigortasından ödenen değer kaybı tazminatı da baştan sona değişti. Hal böyle olunca da okuyuculardan son günlerde ‘değer kaybı tazminatı’ ile ilgili çokça soru alıyorum. Peki, değer kaybı tazminatında hangi düzenlemeler yapıldı; kimler, nasıl tazminat alabilecek? İşte, 25 milyon sürücüyü yakından ilgilendiren yeni değer kaybı tazminatı hakkında tüm merak edilenler.

1. Değer kaybı tazminatı nedir?

Kaza sonrası hasar gören araçlar hem TRAMER kayıtlarında hasarlı araç olarak geçiyor hem de onarım gördüğünden piyasa rayiç değerinde maddi kayba neden oluyor, yani değer kaybı yaşanıyor. Bu kayıp, trafik sigortasından karşılanıyor. Buna da değer kaybı tazminatı deniyor. Sigorta şirketleri, trafik sigortasından, onarım gören araçlara değer kaybı tazminatı ödüyor.

2. Değer kaybı tazminatında neler değişti?

Yeni düzenleme ile değer kaybı tazminatına standart getirildi. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), değer kaybı tazminatının hangi formüle göre hesaplanacağını, araçların piyasa değerine, kullanılmışlık düzeyine, kilometresine göre tazminat hesaplamasında hangi katsayıların kullanılacağını, hasar onarımında değişen parçanın değerinin nasıl hesaplanacağını tek tek belirledi. Bu liste ve formüller Resmi Gazete’de de yayımlandı. Bundan sonra değer kaybı tazminatı bu formül ve listelere göre belirlenecek. 

3. Her sürücü tazminat alabiliyor mu?

Tazminattan yararlanabilmeniz için kazada kusursuz taraf olmanız gerekiyor. Kazaya neden olan kusurlu sürücüler değer kaybı tazminatı alamıyor.

4. Değer kaybı tazminatını kim belirliyor?

Son yapılan düzenleme ile tazminat, sigorta eksperi tarafından ayrıca düzenlenen değer kaybı raporu ile hesaplanacak.

Yazının Devamını Oku

Sağlık borcu için son gün 31 aralık

Soru: 2020’nin temmuz ayından bu yana genel sağlık sigortası prim borcum var. Halen çalışmıyorum. Yapılandırmayı kaçırdığım söyleniyor. Sigorta borcum olduğu için tedavi göremeyecek miyim? Gelir testine girebilir miyim? Ne yapmama gerekiyor? Hulusi A.

Cevap: Genel sağlık sigortası prim borcu yapılandırmasını kaçırmadınız. Genel sağlık sigortası prim borçlarını yapılandırmanız için başvuru yapmanıza gerek yok, SGK tarafından otomatik olarak yapılandırılıyor. 30 Nisan 2021’den öncesine ait genel sağlık sigortası prim borcunuzu 31 Aralık tarihine kadar anaparasını öderseniz geçmiş borcunuz için faiz alınmayacak, faizin tamamı silinecek. İsterseniz taksitlendirmede yapabilirsiniz. Ancak gelir testine 30 Kasım tarihine kadar başvurmanız gerekiyordu.

EMEKLİLİĞİ 2022’YE ERTELEYEBİLİRSİNİZ

Soru: Aralık sonunda yaşımı doldurup emeklilik hakkımı elde ediyorum. Emekliliğimi şimdi mi versem daha avantajlı olur, seneye mi bıraksam? Seneye ertelersem emekli maaşı daha yüksek hesaplanır mı? 2022’de emekli olursam nasıl bir avantajım olur? Perihan T.

Cevap: Sene sonuna kadar başvuruda bulunursanız bu yılın ocak ve temmuz emekli zamları emekli maaşınıza eklenecek, 2022’nin başında başvurursanız sadece yeni senenin ocak ayında zam tutarı aylığınıza eklenecek. Ayrıca emekli maaşının belirlenmesinde de fark olacak.  Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde emeklilik dilekçesinin yılbaşından sonra verilmesi daha avantajlı olabiliyor. Kıdem tazminatı açısından ise gelecek sene emekli olmak daha avantajlı olacaktır, çünkü tazminatın tavanı artacak. Emekliliğinizi bir iki ay ertelemekle şimdi emekli olacağınızda alacağınız maaşı hesaplamasını yapıp öyle emekli olmanızı öneririm.

EYT ÇIKSA DA YARARLANAMAZSINIZ

Soru: 19.11.1999 sigorta giriş başlangıcım var. Aktif olarak halen çalışmaktayım. 7710 prim gün sayım var. Askerliğimi sigorta başlangıcından önce 18 ay yaptım. Askerlik borçlanması yaparsam EYT düzenlemesi çıkarsa emekli olabilir miyim? 1971 doğumluyum. Mesut G.

Cevap: İşe giriş tarihinize göre 25 yıl çalışıp, 5975 gün ile 58 yaşında emekli olabiliyorsunuz. Prim gün sayınız emeklilik için yeterli ancak çalışma yılınız 3 yıl eksik. Askerlik borçlanması emeklilik yaşına etki etmez sadece prim gün sayısına etki eder ki, sizin prim gün eksiğiniz yok. Emeklilikte yaşa takılanlara yönelik bir düzenleme çıksa da çalışma yılınız eksik olduğu için yararlanamazsınız.

7000 PRİM GÜNÜNÜ TAMAMLAMALISINIZ

Yazının Devamını Oku

3600 ek gösterge kimi, nasıl etkileyecek?

Okuyuculardan 3600 ek gösterge ile ilgili soru almadığım bir gün bile geçmiyor. Kimileri, ‘ben de yararlanabilir miyim?’ diye soruyor, kimileri ‘beni nasıl etkileyecek, maaşım artacak mı?’ diye merak ediyor, kimileri de ‘3600 ek gösterge çıkarsa erken emekli olabilir miyim?’ sorusunun cevabını arıyor.

Çoğunluk okuyucular da ek göstergenin ne zaman çıkacağını soruyor. Anlaşılan o ki, 3600 ek gösterge konusunda beklentiler çok yüksek ve daha da önemlisi ek göstergenin kimi, nasıl etkileyeceği konusunda kafalar karışık. 

Öncelikle şunu belirteyim, 3600 ek gösterge konusu gündemde, hatta bu hafta ya da en geç önümüzdeki hafta komisyonlarda görüşmeler başlayacak, ancak bu iş sene sonuna kadar olacak bir iş değil. 2022 yılının içinde, büyük ihtimalle de senenin ilk yarısına kalmadan 3600 ek gösterge sorunu çözülmüş olacak. Sorunu diyorum; çünkü hemen hemen dört yıldır 3600 ek gösterge konusu sürekli gündemdeki yerini korudu, çözümü için zaman zaman girişimlerde bulunulsa da bugüne gelindi. Hazır yeri gelmişken, 3600 ek gösterge konusu SSK’lıları ya da Bağ-Kurluları ilgilendirmiyor, sadece memur ve memur emeklilerine yönelik bir düzenleme. Eğer çözüme ulaşırsa da 2 milyona yakın memur ve emeklisi bu haktan yararlanacak.

TÜM MEMURLARI KAPSAMIYOR

Tüm memurlar ve emeklileri bu haktan yararlanacak mı? Hayır; 3600 ek göstergeye yönelik yapılacak düzenleme öğretmen, hemşire, din görevlisi, polis ve yönetici konumunda olan memurları ve bu pozisyondan emekli olanların kapsayacak. Belirteyim, kapsamın genişletilmesi de gündemde, ancak tüm memur ve emeklilerini kapsar mı diye soracak olursanız, açıkçası pek sanmıyorum.

Ek gösterge nedir? Unvan, sınıf, hizmet ve derecelere göre farklılık gösteren ek gösterge, bir başka adıyla da katsayı; devlet memurlarının çalışırken ki maaşlarının, emekli ikramiyelerinin ve emekli maaşlarının hesaplanmasında uygulanan bir hesaplama yöntemi. Emeklilik maaşı ve ikramiyesi bu hesaba göre yapılıyor. Ek gösterge arttıkça maaş da artıyor. Göstergesi 3600 olan bir memur, 2500 olana göre daha fazla emekli ikramiyesi ve emekli maaşı alıyor. Bu nedenle de memurlar, emekli olmadan önce 3600 ek göstergeli göreve atanmak istiyor.

MAAŞLARDA ARTIŞ OLACAK

Peki, 3600 ek gösterge sorunu çözülürse kimler, nasıl yararlanacak ve etkisi ne olacak. Onu da madde madde anlatayım.

* Geçmişte yapılan düzenleme ile öğretmen ve polislerin ek göstergeleri diğer memurlara göre düşük tutuldu. Polis, uzman jandarma ve erbaşların ek göstergeleri 3000’e çıkartıldı ama istenen 3600 ek gösterge hakkı verilmedi. Ek gösterge düşük kaldığından öğretmen ve polisler emekli olamıyor ve yüksek emekli maaşı, emekli ikramiyesi alamıyor. Yapılacak yeni düzenleme ile 2200 ve 3000 olan ek gösterge 3600’e çıkartılacak.

Yazının Devamını Oku

Bu yazıyı okumadan çocuğunuza BES yaptırmayın

İtiraf ediyorum, yanılmışım. Sene başında, 18 yaş altının Bireysel Emeklilik Sistemine (BES), girmesine imkân tanınacağı ilk gündeme geldiğinde, ‘yaptıran zaten yaptırıyor, neden sisteme girsinler, hele böyle bir ortamda’ demiştim. Yanılmışım, hem de çok yanılmışım.

Temmuz ayında 18 yaş altı gençlere yönelik BES uygulaması başladı ve beş ay gibi kısa sürede 128 bin genç sisteme giriş yaptı. Tabiri caizse gençler akın akın BES’e geliyor; çocuğu için yaptıran var, torunu için yaptıran var, kuzeni, yeğeni için yaptıran var. Hangi yaş grubundan daha çok BES’e ilgi var diye baktım. İlginçtir, 0-7 yaş arası yoğunlukta. Neredeyse 120 bin gencin yarısından fazlası 0-7 yaş grubundan oluşuyor ki, 9 bine yakın yeni doğan bebeğe BES yaptırılmış. Mesela, altın takacaklarına ya da hediye alacaklarına BES yaptırmışlar.

Hal böyle olunca okuyuculardan 18 yaş altı BES için çokça sorular gelmeye başladı. En çok merak edilen konu ise işin emeklilik tarafı ile devlet katkısı tarafı. Emeklilik derken, en çok sorulan soru da ‘ne yani 7 yaşındaki çocuğum için BES yaptırdığımda 56 yaşına kadar bekleyecek mi?’ oluyor. Şimdilik böyle, ama kamu yönetimi; ileride eğitim, evlilik, konut alımı gibi durumlarda birikimlerin bir kısmının kullanılması veya da birikimlerin bir kısmının çekilmesi üzerinde birtakım çalışmalar yapıyor.

BU SÜRELERE DİKKAT!

Ancak işin önemli bir boyutu gözden kaçırılıyor. Bireysel emeklilik sistemini cazip kılan iki husus var. Birincisi, birikimlerin, günün şartlarına uygun yatırım enstrümanlarında değerlenerek artması; ikincisi ve daha da önemlisi yüzde 25’lik devlet katkısı. Açıkça söyleyeyim, bugün BES’e olan ilginin altında yatan temel neden işte bu devlet katkısı. Eminim birileri diyecektir ki, ‘iyi de sistemden çıktığımızda devlet katkısının tamamını alamıyoruz ki’. Doğru, sistemde devlet katkısını hak etmenin bazı şartları var. Nedir bunlar? Üç yıldan önce BES’ten ayrılırsanız devletin sizin adınıza ödediği katkıları hiçbir şekilde alamıyorsunuz. 3 yıldan 6 yıla kadar geçen sürede çıkarsanız devlet katkısının yüzde 15’ini, 6 yıldan 10 yıla kadar geçen sürede ayrılırsanız devlet katkısının yüzde 35’ini, 10 yıl ve daha fazla sürede ise devlet katkısının yüzde 60’ını hak ediyorsunuz. 56 yaşında emekli olunduğunda ise katkının tamamını alabiliyorsunuz.

Yazının Devamını Oku

EYT çıkarsa yararlanırsınız

Soru: 2.5.1996 SGK girişim var. 1978 doğumluyum ve 7.777 ödenmiş prim günüm var. EYT yasası çıkarılırsa beni nasıl etkiler? Onu E.

Cevap: Sigorta başlangıcı 1999 öncesi olanlar emeklilikte yaşa takılıyorlar. Sizin durumunuzda, ilk sigortalı olduğunuz tarihe göre 25 yıl çalışıp, 5825 gün prim ödeyen, 56 yaşını doldurduğunda emekliliğe hak kazanıyor. Çalışma yılınız ve prim gün sayınız emeklilik için yetiyor ancak yaşınız emeklilik için yeterli değil. Bu nedenle de emeklilikte yaşa takılıyorsunuz. Eğer EYT ile ilgili bir düzenleme çıkarsa bundan yararlanırsınız.

EK GÖSTERGEDE MAAŞINIZ ARTAR

Soru: Emekli öğretmenim. 2200 ek göstergeden emekli oldum. 3600 ek gösterge çıktığında ben de faydalanabiliyor muyum? Faydalanabiliyorsam etkisi ne olacak? Perihan T.

Cevap: 3600 ek gösterge konusu gündemde ancak kesinleşmiş bir durum yok. Önümüzdeki yılın başında gündeme gelecek ve 3600 ek gösterge hakkı tanınacak. Ek gösterge artışı maaşları, emekli ikramiyesini ve emekli maaşını artıracak. Emekliler, dul ve yetimler de imkândan yararlanacak. Bu durumda 3600 ek göstergenin çıkması halinde emekli maaşınızda bir artış olacaktır. Kesinleşen bir durum olmamasına karşın emekli maaşınızda 120-140 lira arasında bir artış yaratacaktır.

ERKEN EMEKLİLİK HAKKINIZ BULUNMUYOR

Soru: Eşimin 15.3.1995 tarihinden toplam 30 günlük bir sigortası var. 1997’de evlendik 3 erkek çocuğum var. 9 yaşındaki kas hastası ve yüzde 90 üzeri engelli raporumuz var. Engelli çocuklar için erken emeklilik hakkı olur mu, eşim için? Mahmut K.

Cevap: Engelli çocuğu olan anneler için erken emeklilik imkanı var, kadın çalışanların prim ödeme gün sayılarının dörtte biri emeklilik yaş hadlerinden indiriliyor. Ancak bu haktan yararlanabilmek için eşinizinin çalışıyor olması lazım. Ayrıca belirli prim gün sayısı ve çalışma yılını da doldurmuş olması lazım. Eşinizin sadece 30 günlük prim günü var. Engelli çocuğunuzdan dolayı eşiniz erken emeklilik hakkından yararlanamaz.

EMEKLİLER DE KIDEM TAZMİNATI ALIR

Yazının Devamını Oku

Emeklilerin yeni yıl zammı ne olacak?

Emekliler ve görevdeki memurların gözü kulağı yeni yıl zamlarında.

Açıklanan kasım ayı enflasyonu ile birlikte memur ve emeklileri için enflasyon farkı oluşacağı kesinleşti. Sadece memur ve emeklileri için değil açıklanan enflasyon ile işçi ve Bağ-Kur emeklilerinin yeni yıl zammı da netleşmeye başladı.

Önce memur emeklileri ve görevdeki memurlar ile başlayalım. Görevdeki memurlar ve emeklileri, ocak-temmuz, temmuz-aralık olmak üzere senede iki kere maaşlarını zamlı alıyor. Zam oranları ise toplu sözleşmeye göre önceden belirleniyor. Üzerine, geçmiş 6 aylık enflasyondan kaynaklı bir fark oluşursa, bu fark maaş zammına yansıyor. Enflasyon farkının oranı da toplu sözleşmede yer alıyor. 2022-2023’teki mali ve sosyal hakları belirleyen 6. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri bu yılın ağustos ayında sonuçlandı. Buna göre de memur ve emeklileri maaşlarını 2022’nin ilk altı ayında yüzde 5 zamlı alacaklar. 2021’in ikinci altı alında gerçekleşecek enflasyonun yüzde 3 oranını geçmesi halinde ise aradaki fark memur ve emeklilerinin zamlarına eklenecek.

ENFLASYON FARKI OLUŞTU

TÜİK, temmuz, ağustos, eylül, ekim, kasım aylarını kapsayan, 5 aylık enflasyonunu açıkladı ve TÜFE’de 5 aylık enflasyon yüzde 10.47 oldu. Bu da şu anlama geliyor; 5 aylık enflasyon, toplu sözleşmede belirtilen yüzde 3’lük oranı geçtiği için şimdiden memur ve emeklileri için yüzde 7.47’lik enflasyon farkı oluşmuş durumda. Eğer senenin son altı ayının enflasyonu aynı düzeyde olursa 2022’nin ocak ayında memur ve emeklileri toplu sözleşmeden kaynaklanan yüzde 5 zammın üzerine yüzde 7.47 enflasyon farkı da eklenince maaşlarını toplam yüzde 12.47 zamlı alacaklar.

Buna göre de 2022’nin başında en düşük emekli aylığı ek ödeme hariç 3.600 liraya çıkacak. Yeni zamlarla birlikte aile yardımı, çocuk ödeneği ve memurların bulundukları illere göre aldıkları ücretler de farklılaşacak. Bu kapsamda en düşük memur maaşı 2022’nin ocak ayında aile yardım ödeneği ve diğer ücretler hariç 5.440 liraya çıkacak.

EK ZAM GELEBİLİR

Yeni zamlarla birlikte 1. derece 4. kademede (1/4) genel müdürün maaşı 18.100 liraya, 1/4 öğretmenin maaşı 7.370 liraya, 8/1 polis memurunun maaşı 8.357 liraya, 5/1 üniversite mezunu hemşirenin maaşı 7.149 liraya, 1/4 uzman doktoranı maaşı 11.351 liraya çıkacak. Tabi bu hesaplamalar belirttiğim gibi 5 aylık enflasyonun aynı kalması durumunda geçerli, enflasyon artarsa enflasyon farkı da artacağından bu maaşlar biraz daha artacak.

Yeri gelmişken, memurlara, toplu sözleşme dışında enflasyondaki artışa göre ek zam yapılması konusuna da değineyim. Evet, bir kereliğe mahsus olmak üzere böyle bir zam gündemde ve toplu sözleşmeye ek protokolle ekleneceği, hatta ocak ayındaki zamlı maaşlara yansıtılacağı da kesin gözüküyor. Ancak zammın ne kadar olacağı ve daha da önemlisi memur emeklilerini kapsayıp kapsamayacağı henüz netlik kazanmış değil.

Yazının Devamını Oku

Trafik sigortasına yeni düzenleme

Trafik sigortasının genel şartları değişti ve yeni düzenleme uygulamaya girdi. Sigorta şirketleri, hasar gören araçların onarımında orijinal yedek parça kullanacak. Trafik kazasında sakat kalanlara artık geçici iş göremezlik tazminatı ödenecek. Sigortadan ödenecek vefat ve sakatlık tazminatlarına da standart getirildi. Tüm araçlar değer kaybı için başvurabilecek.

Trafik sigortasında önemli değişikliğe gidildi ve değer kaybı tazminatından sakatlık tazminatına, vefat tazminatına kadar genel şartlar yeniden belirlendi. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme Denetleme Kurumu (SEDDK), trafik sigortasında yeni genel şartları belirledi ve değişiklikler de cumartesi günkü Resmi Gazetede yayımlanarak, uygulamaya girdi. Peki, 25 milyon sürücüyü yakından ilgilendiren trafik sigortasında neler değişti? Madde madde anlatayım ama bir tespitte bulunayım, yapılan bu değişiklikler tamamen tüketicinin lehine; hatta bir adım daha ileri gidersem sigorta şirketlerinin oldukça aleyhine değişiklikler. Açıklanan genel şartlar karışık ve teknik, o nedenle basit şekilde anlatacağım.

ORİJİNAL PARÇA ZORUNLU

* Hasarlı araçların onarımında tüketiciler ile sigorta şirketleri arasında orijinal yedek parça, eşdeğer yedek parça tartışması yıllardır süregelir. Yapılan değişiklikle bu tartışma artık bitti. Bundan sonra hasar gören araçlarda orijinal yedek parça kullanılacak. Ancak, araç sahibinin onayı alınmak suretiyle ya da hasar gören parçanın orijinalinin olmaması durumunda; eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilebilecek. Hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesi durumunda araçta oluşacak değer artışı, sigorta şirketlerinin ödeyeceği tazminattan düşülemeyecek.

* Trafik kazasında sakat kalanlara sigortadan sürekli sakatlık adı altında tazminat ödeniyordu. Yeni düzenleme ile sürekli sakatlık teminatının adı değişti, sakatlık teminatı oldu.

İŞ GÖREMEZLİK ÖDENEĞİ

* Yeni düzenleme ile sigorta şirketleri trafik kazasında sakat kalanlara tedavileri süresince geçici iş göremezlik tazminatı ödeyecekler. Tedavi sürecinin tamamlanması ile sakatlık oranı ve geçici iş göremezlik süresi Sağlık Kurulu raporu ile belirlenecek.

* Geçici iş göremezlik süresi ve sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan ve tıbben gerekli olan sürekli bakıcı giderleri de trafik sigortası teminatı kapsamında ödenecek.

* Yeni düzenleme ile trafik sigortasında tazminat ödenmeyecek hallere iki ekleme daha yapıldı. Biri, trafik kazasında hayatını kaybeden kişi kazada kusurlu ise geride kalanlar, destekten yoksun kalma tazminatı ya da halk arasında bilinen adıyla vefat tazminatı talep edemeyecek. Bir diğeri ise; terör eylemlerinde ya da terör eylemlerinden doğan sabotajda kullanılan araçların vereceği zararlar trafik sigortasından karşılanmayacak.

Yazının Devamını Oku