Noyan Doğan

Çalışırsanız emekli aylığınız yükselir

7 Ekim 2020
Soru: 1990 işe girişliyim. 9.518 prim gün sayısı var. Halen çalışıyorum. 2022 tarihinde 52 yaşında emekli olabiliyorum. Tavandan maaş aldım ve yüksek primler ödendi. SGK’ya göre emekli olduğumda 7.828 TL alabiliyorum. Şu anda işten ayrılsam ve 2 yıl çalışmasam emekli olduğumda maaş değişir mi, düşer mi? Alper C.

 

Cevap: Ödediğiniz primlerin hangi yılda ödendiği önemli. 1999 ila 2008 arası ödenen primler ile 2008 sonrası ödenen primleri arasında farklılıklar oluyor. Ancak prim ödediğiniz sürece, özellikle de tavandan prim ödediğiniz sürece emekli aylığınız da yükselir. Prime esas kazançları düşük olanlar çalıştıkça emekli aylıkları belirli oranda düşer. Bu durum, sizin gibi prime esas kazançları yüksek olanlar için geçerli değil. Buna göre iki yıl sonra alacağınız emekli aylığı değişmez ama çalışırsanız yükselir.

DOKTOR RAPORU İLE İŞBAŞI YAPABİLİRSİNİZ

Soru: Özel sektörde çalışıyorum, yüzde 40 engelli raporum var, diyabet hastasıyım. Pandemi dolayısıyla çalıştığım yer izine çıkardı, 5 aydır izindeyim. Doktor raporu olmadan iş başı yaptıramayacaklarını söylüyorlar. Nasıl bir yol izlemeliyim? İbrahim D.

Cevap: Engelli raporunuz olması ve hastalığınız olması nedeniyle pandemi sürecinde riskli grup içine giriyorsunuz. İşyeriniz doktor raporu ile işe başlayacağınızı söyleyerek, doğru bir yol izliyor, risk almak istemiyor. Bu durumda ancak doktor raporu ile işe başlayabilirsiniz, bundan başka yapacağınız bir şey yok.

SONRADAN ÖDEME YAPARAK EMEKLİ OLUNMAZ

Soru: 1967 doğumluyum, 2004 sigorta başlangıcı ve 2008 Bağ-Kur girişim var. Ödemeleri sonradan yapmak kaydıyla 2020 yılında nasıl emekli olurum? Yüzde 15 kalıcı engelliyim. Nebiye A.

Cevap:

Yazının Devamını Oku

Kasko dolu hasarını karşılar mı?

5 Ekim 2020
Geçen hafta İstanbul’da, kısa süreli de olsa, etkili olan dolu yağışı sonrası okuyuculardan, ‘kasko sigortası dolu hasarını karşılar mı?’, ‘trafik sigortasından zararımı alabilir miyim?’, ‘dolu hasarı hasarsızlık indirimimi etkiler mi?’ şeklinde sorular gelmeye başladı.

Klasiktir; her afet sonrası sigortaya bir ilgi olur, sorular sorulur, bu ilginin bir kısmı sigorta alımına da döner ama zaman geçer, hele de benzer bir olay yaşanmazsa ilgi biter, sigorta yaptıranlar da ‘nasıl olsa bir şey olmuyor’ deyip sigortasını yenilemez. Yeni bir afet ya da olay yaşanana kadar bu döngü böyle devam eder. Nereden mi, bu tespiti yapıyorum? Basit, konu kasko sigortası ise, kaç sene önce de her dört araçtan biri kaskoluydu; aradan geçen zaman içinde Türkiye’nin dört bir yerinde dolu oldu, sel oldu, araçlar, konutlar suların altında kaldı, büyük kayıplar yaşandı; bakıyorsunuz, bugün halen dört araçtan biri kaskolu.

Neyse, okuyucu sormuş, cevap vermemezlik olmaz. Önce şu, trafik sigortası, kasko karışıklığından başlayayım. Trafik sigortası, trafikte, üçüncü kişilere vereceğiniz maddi ve bedeni zararları; kasko ise sadece kendi aracınıza gelecek zararı karşılar. Hal böyle olunca trafik sigortası dolu, sel gibi afet hasarlarını karşılamaz. O yüzden, geçen hafta yaşanan doluda, aracı zarar görüp de kaskosu olmayanlar, trafik sigortası için sigorta şirketlerine boşa başvurmasın.

POLİÇEDE  BUNLARA DİKKAT!

Nasıl ki, çarpma, çalınma, yanma gibi aracınıza gelecek zararlar kaskodan ödeniyorsa, dolunun neden olduğu hasarı da kasko karşılar. Dikkat ettim de sağda solda, ‘kaskonuz dolu hasarını karşılamayabilir’ gibi haberler çıktı. Sigortacıların sattığı, tüketicilerin de aldığı kasko poliçelerinin yüzde 99’u genişletilmiş kaskodur ve içinde bir-iki istisnai durum hariç tüm zararlar –eğer siz poliçenin içinden bilerek isteyerek çıkartmadıysanız- sigorta teminatının içindedir. Buna dolu da dahil. Yani, sigorta karşılar mı, karşılamaz mı diye endişe duymayın.

Asıl poliçenizde dikkat edeceğiniz husus, doluda zarar gören aracınızı hangi serviste tamir ettireceğiniz. Mesela, sigorta şirketleri, ‘benim anlaşmalı servisime gidersen hiç para ödemeden camın değişir, başka bir servise gidersen hasarın şu kadarını karşılarım üzeri size ait” diyebilir, bunu da poliçeye yazar. Hakeza, onarım için yetkili servise mi gideceğiniz, sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu servise mi gideceğiniz de poliçenizde yazar. 

HASARSIZLIK İNDİRİMİNİ ETKİLER Mİ?

Gelelim, dolu hasarı, kaskoda hasarsızlık indirimini etkiler mi? Etkileyip, etkilememesi tamamen sigorta şirketinin inisiyatifine kalmış. Eğer sadece cam kırılmışsa etkilemez. Ama hem cam kırılması hem de araçta hasar varsa sigorta şirketi hasar dosyası açacağından, bu kayıtta TRAMER’e gideceğinden; hasarsızlık indirimini etkiler. Kimi şirketler, dolu hasarını mini onarım kapsamına sokar; o zaman da etkilenmez. Birileri diyor ki, ‘2017’de yaşanan doluda hasarsızlık indirimi etkilenmemişti’. O yıl yaşanan dolu felaketi sonrasında şirkeler, hasarsızlık indirimini etkilememesi için ortak karar almıştı ama yine de birkaç şirket bu karara uymamıştı.

 

Yazının Devamını Oku

15 soruda emekli olduktan sonra çalışanların durumu

1 Ekim 2020
İşçi statüsünden çalışanlardan Bağ-Kur’lulara kadar emekliliği gelenlerin çoğunluğu hem emekli maaşı almak hem de çalışmaya devam etmek istiyor. Peki, bu durumda maaşlardan kesinti yapılıyor mu, sigorta primleri nasıl ödeniyor? İşte, emekli olduktan sonra çalışmaya devam edenlerin en çok merak ettiği soruların cevapları.

1. Emekli olup, emekli maaşı aldıktan sonra çalışmaya devam edebilir miyim?

Emekli olduktan sonra hem emekli maaşı alıp hem de ister başkasının yanında isterseniz de kendi adınıza çalışabilirsiniz.

2. Çalışmaya devam edersem emekli maaşımdan kesinti yapılacak mı?

Kesinti yapılmaması için Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) adı verilen bir prim ödemeniz lazım.

3. Sosyal Güvenlik Destek Primi nedir?

Emekli olup, emekli aylığı bağlananların yaşlılık aylığı kesilmeden yeniden çalışmaya başlamaları halinde yapılan kesintidir. Bu kesinti hem işverenden yapılır hem de çalışanın kendisinden yapılır.

4. Herkes emekli olduktan sonra çalışabilir mi, herkesten SGDP kesilir mi?

Emekli olduktan sonra işçi statüsünde bir işverene bağlı olarak çalışanlardan SGDP kesintisi yapılır. Kamuda çalışanlar ise emekli aylığından kesinti yapılarak yine kamuda çalışabilirler.

Yazının Devamını Oku

Primlerinizi iade alabilirsiniz

30 Eylül 2020
Soru: 58 yaşındayım. 1992’de sigorta girişim, 1108 günüm var. Primlerimi geri alabilir miyim? Leyla K.

Cevap: Emeklilik yaşınız geldiği ve prim gün sayınız, çalışma yılınız emekli maaşı almaya yeterli olmadığı için SGK’dan, kendi adınıza ödediğiniz primlerinizi iade alabilirsiniz. İşveren payı ve işsizlik sigortası için kesilen primleri iade alamazsınız. İade için SGK’ya başvurabilirsiniz.

EMEKLİLİK İÇİN 53 YAŞINI BEKLEYECEKSİNİZ

Soru: 6.847 prim gün sayım var. 26.12.1979 doğumluyum. 24.07.1996 sigorta girişliyim. Ne zaman emekli olurum? Sevgi K.

Cevap: 4/A’lı olarak çalıştığınızı tahmin ediyorum. Buna göre 24 Mayıs 1996 ila 23 Mayıs 1997 ilk işe giriş tarihi olanlar 20 yıl çalışıp, 5900 prim gün sayısını doldurduğunda, 53 yaşında emekli olabiliyor. Sizin durumunuzda prim gün sayınız ve çalışma yılınız dolmuş. Emeklilik için 53 yaşını bekleyeceksiniz.

STAJ SÜRESİ SAYILMIYOR

Soru: 1971 doğumluyum, 2.1.1987 tarihinde stajdan dolayı sigorta başlangıcım var. SGK prim gün sayım 9956 ve halen devam etmekte. 2022 tarihinde mi, 2021 tarihini mi emekli olurum? Orhan S.

Cevap: Staj süreleri emeklilikten sayılmıyor. Staja başladığınız tarih emeklilik yaşınızı etkilemez. Emeklilik priminin ilk yattığı tarih önemli, çünkü bu tarihe göre prim gün sayınız, çalışma yılınız ve emeklilik yaşınız geçerli olacak.

TATİL GÜNLERİ İZİN SÜRESİNDEN SAYILMAZ

Yazının Devamını Oku

15 soruda tamamlayıcı sağlık sigortası

28 Eylül 2020
Koronavirüs salgını özel sağlık sigortasına talebi artırdı. Salgın hastalıkların sigorta kapsamına alınması ile birlikte, özellikle fiyatının uygun olması nedeniyle tamamlayıcı sağlık sigortası tüketicilerin yeni gözdesi oldu. Bunu gören sigorta şirketleri de son günlerde tamamlayıcı sağlıkta kampanyalara başladı. Sigortanın hem fiyatı düştü hem de kapsamı genişledi. Peki, tamamlayıcı sağlık sigortası nedir ve kimler yaptırabilir?

1)Tamamlayıcı sağlık sigortası nedir?

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile anlaşmalı özel hastanelerin ayakta ve yatarak tedavilerde talep edeceği her türlü fark ücretini karşılayan özel sağlık sigortası. Sigorta, SGK’nın ödediğinin üzerini tamamlıyor.

2)SGK’nın ödediğinin üzerini tamamlamak ne demek?

Vatandaş, sağlık sorunu için devlet hastanesine giderse cebinden hiçbir ücret ödemeden tedavisini olur. Ancak özel sağlık kurumuna giderse hastane, tetkik ve tedavi masraflarını SGK’ya fatura eder. SGK da, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) çerçevesinde hastaneye bir ücret öder. Özel sağlık kurumlarının ise vatandaşlardan fark ücreti adı altında para talep etme hakkı vardır. Hastanelere yüzde 200’e kadar fark alma hakkı tanınmıştır. Tamamlayıcı sağlık sigortası bu fark ücretini karşılar. Örneğin, sağlık sorunu nedeniyle hastaneye gittiniz, gerekli tetkik ve incelemeler yapıldı ve hastane 2.000 lira fatura çıkardı. SGK, bunun 800 lirasını SUT kapsamında sizin adınıza ödedi. İşte, tamamlayıcı sağlık, SGK’nın ödediğinin üzeri olan 1.200 lirayı karşılar. Eğer sigortanız yoksa 1.200 lirayı cepten ödemek durumundasınız.

3)Herkes tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırabilir mi?

İşçi, Bağ-Kurlu, memur yani, sosyal güvenlik şemsiyesi altındaki tüm çalışanlar sigortayı yaptırabilir. Sosyal güvenlik şemsiyesi altında olmayanlar ise tamamlayıcı sigortayı yaptıramaz.

4)Sadece çalışan mı yaptırabilir, ailesi için de yaptıramaz mı?

Yazının Devamını Oku

Kimler prim iadesi alabilir?

24 Eylül 2020
Yaşı doldurmasına rağmen prim gün sayısı ve çalışma yılı nedeniyle emekli olamayıp maaş alamayanlar ödedikleri primleri toplu olarak alabilir. Ancak bu haktan yararlanabilmek için kadın çalışanların 58, erkek çalışanların da 60 yaşını doldurması gerekiyor.

Koronavirüsün etkisinden midir bilinmez, bir süredir okuyuculardan, sigorta primlerinin iadesi ile ilgili çokça soru alıyorum. Kimileri, ‘emekliliğim uzayacak, primlerimi toplu geri alabilir miyim?’ diye soruyor; kimileri de, ‘emeklilik yaşım geçti ama daha uzun süre çalışmam gerekiyor, ödediğim primleri geri verirler mi?’ diye merak ediyor. Kimileri de salgın nedeniyle nisan ayından bu yana çalışmadığını, salgının daha da uzun sürmesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) ödediği primleri alıp alamayacağını soruyor. Çalışanların prim iadesi hakkı bulunuyor ama maalesef, bu konu kamuoyunda yanlış biliniyor. Sanılıyor ki, isteyen isteği zaman ödediği primleri alabilir. Hem konuya açıklık getireyim hem de okuyuculardan gelen sorulara cevap vermiş olayım.

KADINLAR 58 YAŞINI BEKLEYECEK

Emeklilik yaşını dolduran, hatta geçen çalışanlar, eğer emeklilik için gerekli prim gün sayısını ve çalışma yılını doldurmayıp, emekli maaşı almaya hak kazanamıyorlarsa; ödedikleri primleri SGK’dan toplu olarak alabiliyor. Şöyle ki; işçi statüsünde kadın çalışan (4/A’lı), 7000 prim gün sayısını doldurup, 58 yaşında emekli olabiliyor. Aynı zamanda 15 yıl çalışıp, 3600 prim gün sayısı olup 58 yaşında da yaş nedeniyle emekli olabiliyor. Ancak bu çalışanın yaşı 58 olmasına rağmen ödediği primler toplamı 3000 gün ise ve çalışma yılı da 10 yıl ise emekli olup, maaş almaya hak kazanamadığından SGK’ya müracaat edip, o güne kadar ödediği primleri iade alabilir. Bir başka deyişle toplu ödeme alabilir.

SİGORTALI OLMAMANIZ GEREKİYOR

Peki, bu primler ne zaman iade alınır? Dikkat ettim, okuyuculardan gelen sorular arasında, çalışma hayatına başlayalı daha 10 sene olmuş, 30 ya da 40 yaşında çalışanlar bile, ‘primlerimi iade alabilir miyim?’ diye soruyor. Ya da yaşı 45 ama hepi topu iki yıl çalışılmış prim iade hakkı olup olmadığını merak ediyor. Hemen belirteyim, prim iadesi hakkından yararlanabilmek için emeklilik yaşını doldurmak gerekiyor; bu da kadınlar için 58, erkekler için 60. Yani, 30 yaşında, 40 yaşında prim iadesi alamazsınız; kadın çalışansanız 58 yaşında, erkek çalışansanız da 60 yaşında prim iadesi için SGK’ya başvurabilirsiniz. Sadece bu da yeterli değil, prim iadesi alabilmeniz için; bir işyerinde sigortalı olarak çalışmıyor olmak, Bağ-Kur’lu olup da kendi işinde çalışmıyor olmak da gerekiyor.

EŞ VE ÇOCUK YARARLANIR

Saydığım tüm bu şartları yerine getiriyorsanız SGK’ya, primlerinizin iade edilmesi için müracaat edebilirsiniz. Aynı şartlar geçerli olmak üzere prim iadesinden vefat eden sigortalının eşi ve çocukları da yararlanabilir. İşçi statüsünde çalışan ya da kendi adına Bağ-Kurlu olarak çalışanın vefatı durumunda, emeklilik hakkını elde edememişse, eşine ve çocuklarına dul ve yetim aylığı bağlanamadığından; eş ve çocuklar SGK’ya prim iadesi için başvurup, toplu ödeme alabilirler.

22 BİN LİRANIN ÜSTÜNÜ İADE ALABİLİRSİNİZ

Yazının Devamını Oku

Memurlar kıdem tazminatı alamaz

23 Eylül 2020
Soru: 94 yılında göreve başlamış ve hâlâ çalışan bir öğretmenim. İşçiler kendi istekleri ile işten ayrılırlarsa 15 yıl 3600 günü doldurmaları halinde kıdem tazminatı almaya hak kazanıyorlar. Aynı hak biz öğretmenler için de geçerli mi? Mustafa Ö.

Cevap: İlk kez sigortalı olduğu tarih, 8 Eylül 1999 tarihinden önce olanlar, 15 yılı ve 3600 prim gün sayısını doldurmaları halinde kıdem tazminatına hak kazanıyorlar. Bu durum işçi statüsünde çalışanlar için geçerli. Eğer devlet memuruysanız bu hak sizler için geçerli değil. Kendi isteği ile memurluktan ayrılan tazminat alamaz.

EMEKLİLİK İÇİN YAŞ ŞARTI ARANMIYOR

Soru: 19.3.1980 doğumluyum ve sigorta girişim 2002 Kasım ayı. 5000 gün sigortam var. Bu sene mart ayında yüzde 49 engelli raporu aldım. Engelli emekliliğinden yararlanabilir miyim? Gülperi D.

Cevap: Engelli emekliliğinde yaş şartı aranmıyor. İşe giriş tarihinize ve engelli derecenize göre erken emekli olabilirsiniz. Sizin gibi yüzde 40-59 arası engeli olanlar, yani 3. derece engelli olanlar, ilk işe giriş tarihi 2002 yılı olanlar, 19 yıl çalışıp, 4240 gün prim ödemeleri halinde emekli olabiliyor. Kesintisiz çalıştıysanız prim gün sayınız dolmuş demektir, 2021 yılında emekli olabilirsiniz.

İSTİFA EDERSENİZ TAZMİNAT ALAMAZSINIZ

Soru: Annemin ilk işe giriş tarihi 06.07.2020’dir. Şu anda 7093 günü dolmuş durumda. 15.05.1967 doğumlu olduğu için emekli olabilmesi için yaşını beklemektedir. 7000 gün şartını doldurduğu için istediği zaman kıdem tazminatını alıp işten ayrılabilir mi? Fatma B.

Cevap: 15 yıl çalışan ve 3 bin 600 prim gün sayısını yerine getirenler kıdem tazminatını alabiliyor ancak ilk kez sigortalı olduğu tarihin 8 Eylül 1999 tarihinden önce olması gerekiyor. Annenizin ilk işe giriş tarihi 2020 olduğu için kendi isteği ile işten ayrılırsa tazminat alamaz.

PRİM İADESİNİ 60 YAŞINDA ALABİLİRSİNİZ

Yazının Devamını Oku

Emeklilik fonlarına el koyulmaz

14 Eylül 2020
Bir haftadır bireysel emeklilik sisteminin güvenilirliği sorgulanıyor ve kişilerin birikimlerinden oluşan emeklilik fonlarına el koyulup koyulmayacağı, fonların reel sektöre kaynak olarak aktarılıp aktarılmayacağı tartışılıyor. El koyulmaz, çünkü hem sistem buna müsait değil hem de birikimler farklı farklı yatırım araçlarında değerleniyor.

Bir haftadır, ‘emeklilik fonlarına el koyulur mu, koyulmaz mı’ konusunu tartışıyoruz. Tartışma nereden çıktı? Geçen pazartesi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, benim de katıldığım, kamu sigorta şirketlerinin birleşmesi nedeniyle düzenlenen Türkiye Sigorta Tanıtım Töreni’nde, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı. Konuşmasının arasında da, “Devletin desteği ve teşvikiyle fon tutarı 154 milyar liraya ulaşan Bireysel Emeklilik Sisteminde yapılacak atılımlarla reel sektöre uzun vadeli ve düşük maliyetleri büyük bir kaynak sağlanabilecektir” açıklamasında bulundu.

Bunun üzerine kimi kesimler, ‘BES’teki birikimler özel sektöre kredi olarak verilirse sistem batar, sisteme güven zedelenir’ söylemi üzerinden, ‘tasarruflara el koyulur mu, koyulmaz mı’ tartışması başlattı. Törenin ertesi gün birçok meslektaşım ve tanıdıklar, ‘nedir bu işin aslı astarı, bir anlat, birikimlere el mi konulacak, özel sektöre mi verilecek?’ diye arayıp, sordu. Arayanlara da anlattım, sizlerle de paylaşayım. Ama önce bir iki tespitte bulunayım.

154 MİLYAR LİRALIK FON

Cumhurbaşkanı’nın konuşmasındaki o bölümü paylaşayım. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk sigorta ve emeklilik sektörü ne kadar yüksek düzeyde fon biriktirirse ülkemizin büyümesine ve kalkınmasına o derece destek verecektir. Özellikle hayat sigortaları ve emeklilik sistemi uzun dönemli ve düşük maliyetli fon birikimine katkı sağlayan temel araçlardır. Devletin desteği ve teşvikiyle fon tutarı 154 milyar liraya ulaşan Bireysel Emeklilik Sisteminde yapılacak atılımlarla reel sektöre uzun vadeli ve düşük maliyetli büyük bir kaynak sağlanabilecektir” dedi.

BES NE KADAR GÜVENİLİR?

Aslında bu konu ilk kez gündeme gelmiyor. Açılıp bakılırsa; 2019’un temmuz ayında, Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen, 11. Kalkınma Planı’nda, yapılacaklar arasında, “Emeklilik fonlarında tasarruf olanakları artırılarak, bu fonlarda oluşan kaynakların sanayinin büyümesine yönlendirilmesi teşvik edilecektir” maddesi yer alıyor. Aynı şekilde, 2020 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programına da bakılırsa, hedefler arasında, “Emeklilik fonlarında tasarruf olanakları artırılarak, bu fonlarda oluşan kaynakların sanayinin büyümesine yönlendirilmesi teşvik edilecek’ diye yazıyor.

Peki, neden böyle bir hedef kondu? Tasarrufların artmasının öncelikli faydası elbette bireyleredir ama aynı zamanda ekonomi için de önemlidir. Şöyle ki; ekonomiye uzun vadeli kaynak sağlanır, yatırımlar desteklenir, sermaye piyasaları derinlik kazanır, ekonomi büyür, dış şoklara karşı kırılganlık azalır. Daha açık şöyle anlatayım. Eğer BES’teki fon büyüklüğümüz 500-600 milyar lira olsaydı, kurdaki dalgalanmalar bize vız gelir tırıs giderdi.

Yazının Devamını Oku