Paylaş
ABD’de bazı sağcı düşünce kuruluşları ve İsrailli bazı siyasi figürler, İran’ı örnek gösterip bir süredir Türkiye’yi hedef almayı sürdürüyor.
BİR İDDİADIR GİDİYOR
MESELA İsrail eski başbakanlarından Naftali Bennett, geçen ay Kudüs’teki bir toplantıda Türkiye’nin Ortadoğu ve Afrika’da etkisini arttırdığına işaret ederek İsrail’i diplomatik ve askeri olarak kuşatmayı amaçladığını öne sürdü. Sosyal medyadan yaptığı paylaşımda da “Sizi uyarıyorum: Türkiye yeni İran’dır” iddiasını devam ettirdi. Yine İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin bölgesel rakipleri Yunanistan ve Kıbrıs’ı da içine alacak şekilde ‘altıgen bir ittifak’ kurmak istediklerini ilan etti.
YAKINDA SEÇİM VAR
SONBAHARDA İsrail’de seçimler var. Yakın zamanda yapılan anketler Netanyahu’nun Likud Partisi ile Bennett’in yeni partisinin başa baş bir yarış verebileceğini gösteriyor. Gazze’de, Batı Şeria’da, Suriye ve Lübnan’da son olarak İran’da olanlar İsrail’in popülist sağcı siyasetçilerine yetmemişe benziyor. Ankara’nın Suudi Arabistan, Mısır, Katar, Suriye ve Pakistan gibi ülkelerle işbirliği ve ortaklık adımlarını gerekçe göstererek Türkiye’den yeni bir düşman yaratma telaşı içindeler.
ABD’Lİ SİYASİLERDE İTİRAZ
ANCAK bu İsrailli politikacıların Türkiye’yi kötüleme çabalarına ABD’den bile itirazlar yükseliyor.
Bir zamanlar Başkan Trump’a yakın isimlerden olan ama sonradan gözden düşen eski Kongre üyesi Marjorie Taylor Greene, Bennett’e tepki gösterdi. “Türkiye NATO üyesi bir ülkedir. Herkes bir kendine gelsin” dedi.
Yine Cumhuriyetçi Parti’den ABD Temsilciler Meclisi üyesi Anna Luna Paulina, sosyal medyadan paylaşım yaparak ‘Türkiye yeni İran değil’ diye çıkışta bulundu. Luna, ABD’nin Türkiye ile ilişkilerini geliştirmeyi sürdüreceğini de vurguladı.
TÜRK-YAHUDİ DOSTLUĞU
GAZZE kriziyle Türk-Yahudi dostluğu hasar görse de tarih boyunca birçok kez iki toplumun yolları kesişti.
* 15’inci yüzyıl İspanyası’nda Hıristiyan olmaya zorlandıklarında engizisyondan kaçan binlerce Yahudi’ye Osmanlı kucak açtı.
* Almanya’daki Yahudi soykırımı döneminde Yahudi akademisyenler işten çıkarıldığında Mustafa Kemal Atatürk, bu değerli bilim insanlarını Türkiye’ye davet etti ve modern üniversitelerin kurulmasında önemli rol aldılar.
* İsrail’in kurulmasından bir yıl sonra 1949 yılında Türkiye, İsrail’i tanıyan ilk Müslüman ülke oldu.
* Yıllar önce bir gazeteci grubuyla İsrail’e gittiğimde özellikle engizisyondan kaçan Yahudilere sahip çıkılması noktasında nasıl hâlâ Türkiye’nin takdirle karşılandığına tanık olup şaşırdığımı hatırlıyorum.
* İki ülke ilişkilerini zehirleyen ise İsrail’de aşırıcıların güç kazanmasıyla Filistinlilere artan baskı ve komşu ülkelere yönelik bitmek bilmeyen saldırganlık oldu.
TÜRKİYE, İRAN DEĞİLDİR
İSRAİLLİ aşırıcılar şimdi bunu bir adım daha öteye götürüp kendi güvenliği için Mısır, Suudi Arabistan, Pakistan gibi ülkelerde ticari ve savunma ilişkilerini geliştirmek isteyen Türkiye’yi uluslararası kamuoyu önünde hedef tahtasına oturtmak istiyor.
Türkiye, İran değildir. Çünkü Türkiye, 1952’den beri NATO üyesidir. Türkiye, yeni İran olamaz. Çünkü askeri altyapısıyla NATO’ya entegre bir ülkedir. Gücünü laik ve demokratik yapısından alır.
Ayrıca Türkiye, İsrail halkına düşman bir ülke de değildir. Tepki İsrail’i savaştan savaşa savuran Binyamin Netanyahu ve radikal ortaklarınadır. Türkiye, İslamofobi gibi yeri geldiğinde anti-semitizmi kınamaktan da çekinmez.
TEDBİR ALMAK ÖNEMLİ
AMA Netanyahu hükümetinin Ortadoğu’nun zorbası gibi davrandığı bir coğrafyada iki ülke ilişkilerinin yakın bir gelecekte raya giremeyeceği de bir gerçektir.
İsrail’in siyasi, askeri ittifaklar aradığı gibi, Türkiye de kendine yakın gördüğü ülkelerle işbirliği ve ortaklıklar geliştirebilir. Ulusal güvenliğini güçlendirmek için tedbir almak haktır. Türkiye’yi yeni İranmış gibi hedef göstermeye çalışmak ise İsrailli siyasi aktörlerin seçim öncesindeki ucuz oy hesaplarından başka bir şey değildir.
Sandık tarihi yaklaştıkça benzer söylemlerin giderek daha fazla gündeme gelmesi ise şaşırtıcı olmayacaktır.
Paylaş