Nilgün Tekfidan Gümüş
Nilgün Tekfidan Gümüş
Nilgün Tekfidan GümüşYazarın Tüm Yazıları

Trump mı Hillary mi

8 Kasım’da ABD’de başkanlık seçimleri var. İki büyük parti de seçimlerde başkan adayı olacak liderini belirlemeye çalışıyor.

Haberin Devamı

Ve 1 Mart’ta yapılan ‘Süper Salı’ önseçimleri iki partide de iki adayın sivrilmesine neden oldu.

 

Cumhuriyetçi Parti’de Donald Trump (69), Demokrat Parti’de ise Hillary Clinton (68).

 

Bugün sorularla ABD seçim sürecindeki son durumu aktarmaya çalışacağım:

 

ABD BAŞKANI BARACK OBAMA YENİDEN SEÇİLEMİYOR MU?

 

Her ne kadar melez olsa da ABD’nin ilk siyahi başkanı olarak tarihe geçen ABD Başkanı Barack Obama ilk kez 2008’de Beyaz Saray’a gitme hakkı kazandı.

 

İki kez üst üste başkan seçilen Demokrat Partili Obama’nın yasal olarak üçüncü kez başkan adayı olma hakkı yok.

 

Haberin Devamı

PARTİLER, YENİ BAŞKAN ADAYLARINI NASIL BELİRLİYOR?

 

Cumhuriyetçiler de Demokratlar da ‘caucus’ ya da oylama şeklindeki önseçim süreciyle adaylarını seçiyorlar.

 

Caucus’da sözkonusu seçim bölgelerinde bazı toplantı mekanlarında yapılan tartışmalar sonrasında hangi adayın destekleneceği belirleniyor.

 

Şubat ayından itibaren başlayan bu süreç eyalet eyalet devam ediyor ve yaz aylarında yapılan kurultaylarla partiler adaylarını resmen ilan ediyorlar.

 

Önseçim sürecinde partilerin her eyalet için ayırdığı belli delege sayısı bulunuyor.

 

Halkın oyu ya da ortaya koyduğu iradeye göre o eyaletteki delegelerin hangi adaya gideceği hesaplanıyor.

 

Demokratlar’da adaylığı kazanmak için 2383 delege, Cumhuriyetçi Parti’de ise 1237 delege toplamak gerekiyor.


‘SÜPER SALI’DA NELER OLDU?

 

Önseçim süresinde ‘Süper Salı’ diye anılan günde birçok eyalette aynı anda ön seçim yapılıyor.

 

Haberin Devamı

Bu yıl Süper Salı 1 Mart’a denk geldi. Demokrat Parti’de 11 eyalette yapıldı.

 

New York Times Gazetesi’ne göre Hillary Clinton 7 eyaleti alarak toplam delege sayısını 1052’ye çıkardı.

 

Parti içindeki rakibi Bernie Sanders’in (74) delege sayısı 427’de kaldı.

 

Cumhuriyetçi Parti’de ise ‘Süper Salı’nın galibi seçimlerin en tartışmalı ismi olan Donald Trump oldu.

 

Trump da 11 eyaletten 7’sini alarak delege sayısını 319’a yükseltti.

 

En yakın rakibi Ted Cruz’un delege sayısı 226, Senatör Marco Rubio’nun ise 110.

 

YARIŞ NASIL DEVAM EDECEK?

 

İki partide de favori adaylar nispeten öne çıkmış gibi duruyor.

 

5 Mart’ta 5 eyalette ön seçimler var.

 

15 Mart ise ‘mini bir Süper Salı’ olarak değerlendiriliyor.

 

Haberin Devamı

Kritik eyalet Florida dahil 5 eyalette ön seçimler yapılacak.

 

Cumhuriyetçi Parti’de Rubio’nun Cruz’a destek vermesi halinde hâlâ Trump’ın yenilebileceği konuşuluyor.

 

Sonuç itibariyle mart ayı ortası gibi iki partide de gidişat daha belirginleşebilir.

 

Demokrat Parti’nin ‘Sosyalist’ adayı Bernie Sander, kurultaya kadar yarışı bırakmayacağı işareti veriyor.

 

TRUMP NASIL BU KADAR BAŞARILI OLABİLİYOR?

 

Milyarder işadamı Trump, saldırıyor, bölüyor, kutuplaştırıyor, küçük düşürüyor, rencide ediyor.

 

Terör saldırısının ardından ‘Müslümanları geçici süre ülkeye almayalım’ diyor, göçmenlere karşı ‘Meksika sınırına duvar çekelim’ diyor.

 

‘ABD’yi yeniden büyük yapacağız’ sloganıyla Obama döneminde ABD’nin liderliği kaybettiğini düşünenlere hitap ediyor.

 

Haberin Devamı

Ve tüm bu retorik, ABD’nin kuşatma altında olduğunu düşünen, ihmale uğradığına inanan seçmende karşılığını buluyor.

 

Haziranda ilk kez aday olduğunda Trump’a hiç şans tanınmazken niye şimdi bu kadar destek bulabildiği sorulduğunda tek bir kelimeyle açıklanıyor.

 

ABD’de halihazırdaki siyasi düzene duyulan “ÖFKE.”

 

TRUMP’IN ADAYLIĞI DEMOKRAT PARTİ’Yİ NASIL ETKİLER?

 

Trump’ın olası bir adaylığı Cumhuriyetçi tabanda bile kuşkuyla karşılanıyor.

 

Demokrat Parti’de ise Trump’ın aday olmasının favori aday olan Clinton’ın işini kolaylaştıracağı hesapları yapılıyor.

 

Süper Salı öncesinde düzenlenen anketlerde Trump’a karşı Clinton da Sanders da aday olsa Demokratların kazanacağını gösteriyordu.

 

Haberin Devamı

Ama daha seçimlere sekiz ay olduğunu not etmekte de fayda var.

 

TRUMP MI, HİLLARY Mİ?

 

Hillary Clinton, ABD’nin first lady, başkan aday adayı ve Dışişleri Bakanı olarak iyi bildiği bir isim.

 

Kimileri ‘ABD, Hillary’yi hak etmek için ne yaptı’ diye de hayıflanmıyor değil.

 

Eski Başkan Bill Clinton’ın eşi olması hem avantajı, hem dezavantajı. Hillary’nin dışişleri bakanlığı döneminde ABD Büyükelçisi’nin Libya’nın Bingazi kentinde öldürülmesinde ihmali olduğu yolundaki kuşkular sürüyor.

 

Bir de şu bakan olduğu dönemde resmi e-posta yazışmalarını özel server’ından yapmış olması var ki, kampanya döneminde sık sık önüne geleceğe benzer.

 

Trump’a gelince.

 

Başkan adayı değil sanki şovmen.

 

Saldırgan tavrıyla, öfkeli halkta karşılık buluyor.

 

Bu öfke ise merkezdeki seçmende korkuyu tetikleyebilir.

 

Yani Trump’ın başkanlığından çekinen Hispanikler, siyahi Amerikalılar, Müslümanlar ve diğer azınlıklar Demokrat Parti’ye daha sıkı sarılabilir.

 

Bugün adayların programlarına, dış politika eğilimlerine pek giremedik ama. ‘Öfke ve korku, ABD seçimlerinde önemli rol oynayacağa benzer’ diyebiliriz...

Yazarın Tüm Yazıları