"Nilgün Tekfidan Gümüş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nilgün Tekfidan Gümüş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nilgün Tekfidan Gümüş

Suriye’de öncelikler farklı

SURİYE savaşında kritik bir hafta geride kaldı.

Tam da barış görüşmelerinde ilerleme sağlanması beklenirken Rus bombardımanıyla Esad ve destekçilerinin Halep’teki muhalif grupların Türkiye’ye açılan lojistik hattını kesmesi savaştaki dengeleri büyük ölçüde değiştirdi.

 

Sahadaki durum Esad ve onu destekleyen Rusya, İran ve Şii gruplar lehine gelişti.

 

Bu durum Kilis sınırında yeni bir insani dramı tetiklerken muhaliflere arka çıkan Türkiye, Suudi Arabistan, Katar gibi tarafların eli ise zayıfladı.

 

Suriye’deki uluslararası oyuncuların pozisyonlarını şöyle özetleyebiliriz...

 

RUSYA’NIN AMACI BATI’YI ZAYIFLATMAK’

 

RUSYA: Yaz aylarında Beşar Esad’ın ‘Daha fazla dayanamayız’ mesajı vermesinin ardından İran’ın da teşvikiyle 30 Eylül’de Suriye’de hava operasyonları başlatan Rusya, bölgeye yığdığı savaş makinalarıyla Suriye haritasını Esad lehine değiştirmeyi başardı.

 

Ve geçtiğimiz günlerde Halep’in bir kısmını tutan muhaliflerin Türkiye’ye bağlantısı kesildi.

 

Rusya, baba Esad döneminden bu yana müttefiki olduğu Beşar Esad rejimini ayakta tutmaya çalışırken, buradaki askeri varlığını da güçlendirme imkanı buldu.

 

Bir yandan da Moskova bu hamlesiyle Ukrayna’da kozlarını paylaşamadığı Batı ile de hesaplaşmasını sürdürdü.

 

Oxford Üniversitesi’nden araştırmacı Koert Debeuf’un AFP Ajansı’nda yer alan bir açıklaması dikkat çekiciydi.

 

Debeuf, geçtiğimiz günlerde Carnegie Europe’da yaptığı konuşmasında, “Suriye savaşı Rusya için Esad’dan daha fazla anlam taşıyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in hedefi, Batı’yı istikrarsızlaştırmak ve zayıflatmak. Rusya’nın arka bahçesi olarak düşündüğü etki alanında AB’nin ve NATO’nun cazibesini sona erdirmek istiyor” diyor.

 

*

 

AVRUPA BİRLİĞİ: Yarattığı ortak yaşam ve çalışma alanıyla, barış ve huzur ortamıyla Nobel Barış Ödülü’ne bile layık görülen Avrupa Birliği projesi Suriye savaşıyla birlikte tarihinin en büyük sınavıyla karşı karşıya.

 

Ege’de Aylan bebeğin cansız bedeni eylül ayında sahile vurana kadar durumun vehametini anlamakta geciken AB şimdi mülteci krizini durdurmanın derdinde.

 

Bir yandan Türkiye’ye ‘Halep’ten gelenlere sınırları açın’ derken öte yandan ‘Avrupa’ya geçmeye çalışanları durdurun’ diyecek kadar bir tutarsızlık içinde.

 

Çünkü mülteci akınıyla birlikte Avrupa’nın en büyük kazanımlarından olan Schengen alanı sınırların yeniden yükselmesi tehdidiyle karşı karşıya.

 

Önceki gün Washington Post Gazetesi’nde Almanya’nın ABD Büyükelçisi Peter Wittig’in ABD’yi eleştiren açıklamaları vardı.

 

Avrupa’nın var oluş tehdidiyle yüz yüze olduğunu söylüyordu. “Üstesinden geldiğini sandığımız fay hatları ortaya çıkıyor. ABD, bunu görmekte yavaş davranıyor. Önceden görmedik, tamamen hazırlıksız yakalandık. ABD’yi suçlamıyoruz” diyordu.

 

MCGURK: ‘KOBANİ DÖNÜM NOKTASI’

 

ABD: NATO, Avrupa’ya geçmek isteyen mültecileri caydırmak için dün Almanya ve Türkiye’nin talebi doğrultusunda Ege’de savaş gemileriyle devriye atmayı kabul etti.

 

Ancak göç krizinden pek etkilenmeyen ABD’nin önceliği Suriye ve Irak’ta terör örgütü IŞİD’in zayıflatılıp ortadan kaldırılması...

 

Suriye’de Esad’a karşı ayaklanan muhalefet tek çatı altında toplanamazken, eğit-donat girişimlerinin başarısız olması, müttefikler arasında önceliklerle ilgili farklılıklar ABD’yi Türkiye’nin pek de hoşuna gitmeyen bir şekilde yeni ittifaklara yönlendirdi.

 

Geçen hafta Kobani’de ‘Rojava Ordusu’ plaketi alarak gündem olan ABD’nin IŞİD’le Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk, önceki gün de ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde bilgi verdi.

 

‘Belki ileride tarihin, IŞİD’e karşı savaşta nihai bir dönüm noktası olduğunu kanıtlayacağı yer’ diye bahsetti Kobani’den.

 

ABD’nin silah desteğiyle Suriyeli Kürtlerin IŞİD’i nasıl kentten çıkardığını anlatan McGurk, YPG ve Arap ortaklarının oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Fırat’ın doğusunda IŞİD’in Türkiye’yle bağlantısını kestiğini de aktardı.

 

Ankara’nın da IŞİD kontrolündeki 98 km’lik sınır hattında önlemlerini arttığını belirten McGurk, Türkiye’yi terör örgütü PKK’ya karşı korumak isterken Suriye’de ise Kürtleri IŞİD’e karşı güçlendirmek istediklerini de kaydetti.

 

*

 

ŞİMDİ Suriye’de tarafların çıkar ve öncelikleri birbirine girmiş durumda.

 

Rusya’nın 1 Mart itibariyle ateşkes önerisi getirdiğine dair haberler var.

 

ABD ise o döneme kadar Rusya’nın bombardımanının sürmesinden endişeli.

 

Ve tüm bu gelişmeler savaşın başından beri muhaliflere arka çıkan, mültecilere kapısını açan Türkiye’yi olumsuz etkiliyor.

 

Bölgede etnik temizlik uygulanıyor gerekçesiyle yeni sığınmacıları sınırda tutan Türkiye, yine de bir insanlık dramına izin vermemeli, öte yandan da nereye varacağı belli olmayan uluslararası desteği bulunmayan bir Suriye operasyonundan imtina etmelidir.

X