Paylaş
1. Tam entegrasyon olacak mı?
10 Mart 2025’te Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile SDG lideri Mazlum Abdi, Şam’da el sıkışmış, doğu ve kuzeydoğu vilayetlerinin merkezi yönetime entegre olması konusunda anlaşmıştı. Ancak Abdi daha bölgeye geri dönmeden SDG içinden bazı unsurlar ‘merkezi bir yapı olmaz, adem-i merkeziyetçi bir yapılanma olmalı’ diyerek itiraz etmişti. Bir diğer konu ise SDG’nin Suriye ordusuna dahil edilmesiyle ilgili anlaşmazlıktı. SDG 3 tümen halinde, Şam ise SDG’nin bireysel olarak orduya katılımını talep etti. 18 Ocak Mutabakatı ise SDG'nin orduya bireysel entegrasyonunu öngörüyor.
2. YPG/PKK yapısı korunacak mı?
Önceki günkü uzlaşmanın 5’inci maddesi SDG’nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının güvenlik taraması sonrasında Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıkları’na bireysel olarak dahlini öngörüyor. 12’nci maddede ise SDG tüm yabancı PKK liderlerini ve unsurlarını Suriye dışına çıkarmayı taahhüt ediyor. Mutabakatın uygulanması halinde yeni Suriye’de YPG/PKK yapılanmasına bir yer kalmıyor gibi. Terör örgütü YPG/PKK’nın Suriye’de tehdit olmaktan çıktığı bir tablo Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından da son derece önemli bir gelişme.
3. ABD, SDG’yi sattı mı?
ABD, terör örgütü DEAŞ ile mücadelede SDG’yi bir kara gücü olarak kullandı. Ancak ABD’li yetkililer arada yaptıkları açıklamalarda SDG ile işbirliğinin stratejik değil, taktik bir işbirliği olduğunu söylüyorlardı. ABD’de Trump yönetiminin iktidara gelmesi sonrasında Türkiye-Washington ekseninde ilişkilerin yeniden raya girmesiyle Suriye’de devlet bütünlüğünün korunması ABD tarafından da güçlü bir şekilde desteklendi. Bazı Amerikalı yorumcular dahil şimdi ABD’nin SDG’yi sattığı değerlendirmelerini yapıyor. Ancak Suriye’deki Kürt azınlığın da Kürtçe eğitim, Kürtçe’nin ulusal bir dil kabul edilmesi, Kürtlere eşit vatandaşlık gibi tarihi kazanımları söz konusu.
4. SDG nerede hata yaptı?
SDG’nin ademi merkeziyetçi bir yapıda ısrarcı olması, 3 tümen halinde orduya katılım gibi talepleri 10 Mart Mutabakatı sürecini akamete uğratırken gelinen noktada ise SDG müzakerelerin başlangıç noktasından daha da azına razı olmak zorunda kalmış oldu. SDG’nin uluslararası arenada yükselen Şam grafiğini göremediği gibi kendi askeri potansiyeliyle ilgili hatalı hesaplamalar yaptığı da söylenebilir. ABD’den beklediği desteği bulamadığında SDG geri adım atmışa benziyor.
5. 10 Mart MutabakatI bitti, 18 Ocak Anlaşması mı devrede?
10 Mart Mutabakatı SDG’nin Suriye’ye entegrasyonunu öngörürken 18 Ocak Anlaşması bunu daha da ileri götürerek birleşmenin nasıl olacağına dair çerçeve çiziyor. Kobani/Ayn el Arab’tan SDG unsurlarının çekilmesi Şam’a bağlı güvenlik gücü ve yerel polis gücü kurulmasını öngörüyor. Kürt yoğunluklu Haseke’ye Cumhurbaşkanı Şara tarafından vali atanması, Haseke’deki tüm sivil kurumların devlet yapısına entegre edilmesi yer alıyor. Yeni mutabakat aynı zamanda SDG’nin merkez devlet yapısında üst düzey askeri, güvenlik ve sivil görevler için de imkân sunuyor. Öte yandan SDG’nin koz olarak kullanmaya çalıştığı DEAŞ unsurlarının alıkonduğu kampların da Şam’a devredilmesini öngörüyor.
6. Haritadaki sarı alan ne anlama geliyor?
Buralar hali hazırda SDG’nin kontrolünün devam ettiği alanlar. 5’inci maddede ‘Kürt bölgelerinin özel yapısı’ korunacaktır gibi bir ifade dikkat çekiyor. Buradan Kürt yoğunluklu bölgelerde yetkinin Şam’a devredilmesi kaydıyla bazı yerel kurumların işleyişini sürdüreceğini öngörmek mümkün. Ama Haseke özelinde olduğu gibi buradaki atamalarda da Şam’ın onayının aranacağı anlaşılıyor.
7. Yeni Suriye’de riskler neler?
Uzlaşmanın hayata geçirilmesi konusunda Şam yönetimi yeni pürüzlerle karşı karşıya kalabilir. Nitekim dün akşam Şara ile Abdi’nin görüşmesinin olumlu geçmediğine dair iddialar ortaya atıldı. SDG içindeki farklı unsurlar ile Kandil’den gelebilecek tahrikler süreci baltayıcı riskler teşkil edebilir. Şara yönetimini de ciddi bir sınama bekliyor. Ülkenin toprak bütünlüğü ve güvenliğinin tam olarak sağlanması, devlet mekanizmasının herkesi kapsayacak şekilde işler hale getirilmesi, özellikle DEAŞ ve diğer radikal yapılara alan açılmaması, Kürtlere yönelik taahhütlerin hayata geçirilmesi gibi beklentiler Şam hükümetinin üstesinden gelmesi gereken başlıklar olacak.
Paylaş