Nilgün Tekfidan Gümüş

Nilgün Tekfidan Gümüş

ngumus@hurriyet.com.tr

İsrail barışı rehin alıyor

 ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta beliren ateşkes umudu dünyaya rahat bir soluk aldırmışken İsrail olası bir barışı baltalamak için elinden geleni yapıyor.

Haberin Devamı

TRUMP’I İKNA EDİYOR

AMERİKAN New York Times Gazetesi önceki gün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 11 Şubat’ta Beyaz Saray’da yaptığı bir sunumla ABD Başkanı Donald Trump’ı İran’a karşı savaşa ikna ettiğini ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

Ertesi gün başka bir toplantıda Amerikan istihbarat ve askeri yetkilileri İsrail planlarına pek güvenmediklerini ima ederek İran’ın balistik füze kabiliyeti ve Hürmüz Boğazı ile ilgili risklere dikkat çekiyor. Ancak anlatıya göre Trump sadece duymak istediğini’ duyuyor. Ve savaş kararı böyle geliyor.

HEDEF FARKI VAR

İSRAİL baştan beri varoluşsal bir tehdit olarak nitelediği İran İslam rejiminin ortadan kaldırılması için mücadele ettiğini gizlemiyor.

ABD ise İran’ın nükleer silah ve balistik füze kapasitesinin bertaraf edilmesi, bölgedeki vekil güçlere desteğin kesilmesi gibi şartlar öne sürüyor. İki ortak arasında nihai hedef konusunda görüş ayrılığı olduğu sır değil.

Haberin Devamı

Öte yandan ABD ve İsrail 40 gün boyunca sürdürdükleri saldırıda sadece rejim liderleri, devrim muhafızları komutanları, nükleer, askeri ve silah tesislerini hedef almadı.

HASTANELER, ÜNİVERSİTELER

REJİMİN olası ayaklanmalarda harekete geçme kabiliyetini azaltmak için karakollar, ekonominin can damarını kesmek için petrol tesislerini, köprüleri, demiryolları, otoyolları, sivillere yönelik baskıyı arttırmak için hastane ve okulları da vurdular. Ülkenin en büyük aşı üretim merkezi Pasteur Enstitüsü ile kanser ilacı üreten ilaç fabrikası bombalandı.

Trump, İran’ı ‘taş devrine döndürmekle’ tehdit ederken Şehit Beheşti Üniversitesi’nin Lazer ve Plazma Enstitüsü, Şerif Teknoloji Üniversitesi’nin yapay zekâ ve araştırma laboratuvarları, Tahran Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin Uydu Geliştirme Merkezi de hedef alındı. Bu arada birçok bilim insanı da öldürüldü. Bunlar hep İran rejimini altyapı ve teknolojik anlamda yıllarca geriye götürmeyi hedefleyen saldırılardı.

NETANYAHU’NUN AÇIKLAMASI

İRAN’daki bu büyük yıkıma rağmen İsrail, muhaliflerin ayaklanarak rejimin devrilmesi fikrinden vazgeçmiş değil. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 14 günlük ateşkese kerhen destek açıkladı. “İran artık ABD, İsrail, Arap komşuları ve dünya için nükleer, füze ve terör tehdidi olmaktan çıktı” iddiasında bulunan Netanyahu, İsrail’in ulaşması gereken hedefleri olduğunu, bunlara ulaşacaklarını söyledi. İsrail muhalefeti, İsrail basını ise Netanyahu’yu hedeflere varmadan ateşkese destek verdiği gerekçesiyle yerden yere vuruyor.

Haberin Devamı

İran’a saldırıyı destekleyen muhalefet liderlerinden Yair Lapid gelinen noktayı “tarihi bir felaket” olarak nitelendiriyor.

Siyasi yorumcular ‘ne rejim devrildi, ne füze kabiliyeti bertaraf edildi, ne de İran’ın 435 kg’lık zenginleştirilmiş uranyumu ülkeden çıkarıldı” diyerek Netanyahu’yu yaylım ateşine tutuyor.

ateşkesten hoşnut değil

TRUMP bir yandan küfür ve bir yandan ‘medeniyeti yok etme’ gibi görülmemiş tehditlerle İran’ı masaya oturmaya ikna ederken belli ki İsrail oluşan ateşkes ortamından hoşnut değil. Ateşkes ilanından birkaç saat sonra önceki gece İsrail, Lübnan’ın güneyi ve başkent Beyrut’a en büyük hava saldırılarından birini düzenledi. Bir günde 200’den fazla Lübnanlı öldürüldü.

Haberin Devamı

ATEŞKESİ ÇOK GÖRDÜ

İSRAİL’de artan iç baskı, sonbahardaki yaklaşan seçimler öncesinde Netanyahu, Lübnan cephesini alevlendirmeyi seçti. İsrail’in ‘Sonsuz karanlık’ adını taktığı operasyon müttefiklerini bile dehşete düşürdü. AB, Fransa, İngiltere gibi ülkeler ‘Ateşkes Lübnan’ı da kapsamalı’ dediler. Netanyahu ise kendini haklı çıkarmaya çalışarak Hizbullah liderinin sekreterinin öldürüldüğünü, tehdit sürdükçe operasyonların da süreceğini savundu. Baskı artınca ise Beyrut ile müzakerelere hazır olduğunu duyurdu.

GÖRÜŞ AYRILIĞI SÜRÜYOR

İRAN, ‘ateşkes Lübnan’ı da kapsıyor’ diye ısrar ederken ABD ve İsrail kapsamadığı görüşünde. Bugün ilk kez arabulucu ülkelerden Pakistan’ın başkenti İslamabad’da ABD ve İran’dan heyetlerin müzakereye başlaması bekleniyor. Ancak Lübnan krizinin ateşkesi raydan çıkarma riski söz konusu.

Haberin Devamı

Ayrıca İran’ın nükleer zenginleştirme programının akibeti, Hürmüz Boğazı’nın kontrolü, yaptırımların kaldırılması gibi başlıklarda da görüş ayrılıkları aşılabilmiş değil.

Öte yandan ABD’de yaklaşan ara seçimlerin Trump yönetimi üzerinde artan baskısı, küresel darboğazdan çıkma arayışı, İran’ın da her şeye rağmen rejimi kurtarma hedefi görüşmelerde ilerlemeye katkı sağlayabilir.

Yazarın Tüm Yazıları