Paylaş
İKİSİNİN HEDEFİ FARKLI
SAVAŞ öncesi defalarca Beyaz Saray’a giden, saldırı olursa İran rejiminin devrilmesinin an meselesi olduğunu iddia eden Netanyahu, bu kez ‘yarım kalan işin’ bitirilmesi için üsteliyor. ABD, esas olarak İran’ın nükleer meselesiyle ilgili bir çözüm üretme peşinde. Netanyahu’nun derdi ise sadece nükleer değil, İran rejiminin de gitmesini istiyor.
2 TELEFON GÖRÜŞMESİ
TRUMP-Netanyahu geçen pazar günü 30 dakikalık bir görüşme yapıyor. Tam da ABD Başkanı’nın yeniden saldırıları başlatmaya hazırlandığının söylendiği sırada. Ancak Trump, ertesi gün yaptığı açıklamada Körfez ülkelerinin diplomasiye şans tanınması için biraz daha süre istediklerini söyleyerek ateşkesi uzatıyor.
İşte bu savaşı öteleme kararı sonrasında 19 Mayıs’ta Netanyahu ile Trump yeniden görüşüyor. ABD basınındaki anlatılardan anlaşılan Netanyahu ‘savaş’ dedikçe, Trump frene basıyor. Axios’a konuşan bir kaynak görüşmenin hararetini anlatmak için Netanyahu’nun saçlarının neredeyse alev alacağını anlatıyor.
ERDOĞAN’A ÖVGÜLER
TRUMP’ın görüşme sonrasında yaptığı açıklama da dikkat çekiciydi. Netanyahu için “O ben ne istiyorsam onu yapacak” dedi. Çarşamba günü ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başkan Trump ile bir telefon görüşmesi yaptı. Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinin sorulması üzerine “Aramızda çok iyi bir ilişki var” diyerek, “Bence kendisi çok iyi bir müttefik oldu. Bazıları bundan şüphe duyabilir, ama bence harika bir müttefik oldu, halkı ona saygı duyuyor” diyordu. Netanyahu, savaşın yeniden başlaması için bastırırken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile görüşmesinde çözümün mümkün olduğuna dair inancını yinelemişti.
PAZARLIK SÜRÜYOR
TRUMP, İran için müzakerelere 2-3 gün belki hafta başına kadar süre verdiğini söylerken krizin nereye evrilebileceğine dair kritik bir dönemden geçiyoruz. Taraflar açısından önemli başlıklar olan nükleer program, Hürmüz Boğazı’nın açılması, İran’ın istediği savaş tazminatı konusunda belirsizliklerin sürdüğü görülüyor. Öte yandan ABD, artık kasım ayındaki ara seçim rotasına giriyor. Donald Trump da Amerikan kamuoyunda destek bulmayan bu savaşı bitirmek istiyor. Ancak hem ABD, hem de İran mümkün olan en fazla tavizi kopararak bunu yapmanın peşinde.
PAKİSTAN DEVREDE
ARABULUCU Pakistan yoğun bir mekik diplomasisi uyguluyor. Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi’den sonra İslamabad’ın en güçlü isimlerinden Genelkurmay Başkanı Asım Münir de dün Tahran’daydı. Trump, 2015’te Başkan Barack Obama döneminde yapılan ve çokça eleştirdiği İran nükleer anlaşmasından çok daha iyi olduğunu savunabileceği bir uzlaşmayla sahadan ayrılmak istiyor.
Tahran’dan gelen haberlerden ise orada da bir bütünlük olmadığı, İran dini lideri Mücteba Hamaney ile doğrudan teması olan İran Devrim Muhafızları komutanlarının katı tutumlarından taviz verme taraftarı olmadıkları görülüyor. Ancak olası bir saldırıda rejimin geleceğine dair riskler Tahran’ı da bir yerde uzlaşma noktasına getirebilir. Lakin şunu da not etmek lazım, Tahran ile bir çözüm bulunsa bile İsrail, İran rejimini devirmeye yönelik planlarından vazgeçmeyecektir.
SUMUD FİLOSU HEDEFE ULAŞTI
DÜNYA İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in videosunu yayınladığı provokasyonunu konuşuyor. Gazze ablukasını kırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu’nun üyeleri İsrail’in Aşdod Limanında diz çöktürülmüş, elleri arkadan bağlanmış. Bir kadın aktivist ‘Özgür Filistin’ diye slogan atmak istiyor, kadın saçından tutulup yere yatırılıyor. İsrailli aşırıcı ‘İşte böyle yapmak gerekiyor’ diyor. Aktivistlere doğru İsrail bayrağı sallıyor, slogan atıyor.

İsrail ordusu, 44 ülkeden 428 aktivistin yer aldığı 50 teknelik Sumud Filosu’na 18 Mayıs’ta uluslarararası sularda müdahale etmişti. Filoda 78 Türk aktivist de bulunuyor. İktidarda kalabilmek için Ben Gvir’in desteğine mecbur olan İsrail Başbakanı Netanyahu bile bu tavra tepki gösterdi. Aktivistler belki ablukayı kıramadı ama, Ben Gvir’in provokasyonuyla Sumud Filosu, soykırımcı İsrail’in Gazze ablukasını uluslararası gündemin bir numarasına taşıdı.
Paylaş