Nilgün Tekfidan Gümüş
Nilgün Tekfidan Gümüş
Nilgün Tekfidan GümüşYazarın Tüm Yazıları

Bosna Hersek’te neler oluyor

Dünya Rusya ile Ukrayna krizine odaklanmışken bir yandan da Bosna Hersek’te tansiyon tedirgin edici bir şekilde yükseliyor.

Haberin Devamı

Bölge 1995 yılındaki Dayton Anlaşması’ndan bu yana en gerilimli günlerini yaşarken Türkiye ise krizin çözümü için arabuluculuğa hazır olduğu mesajı veriyor.

bu noktaya nasıl gelindi

İYİ de bu kriz nereden çıktı? 1990’lı yılların başında yaşanan Bosna iç savaşında 100 binden fazla insan can verdi, 2 milyona yakın insan ise evinden yurdundan oldu.

Dayton Anlaşması ile birlikte Boşnak, Hırvat ve Bosnalı Sırplar barış yaptı.

Ülke Bosna Hersek, Sırp Cumhuriyeti ve özel statüdeki Brocko bölgesinden oluştu. Devletin en üst makamı ise Boşnak, Hırvat ve Sırp üyeden oluşan Devlet Konseyi oldu. Konsey başkanlığı 8 ayda bir bu üç üye arasında değişiyor. Bosna Hersek de 10 ayrı kantona bölünürken, her kanton için ayrı meclis ve yönetim oluştu.

Sonuçta yönetmesi, karar alması zor, hantal bir yapı çıktı ortaya.

Haberin Devamı

NE TÜR ZORLUKLAR VAR

BOSNA’yı anlamaya çalışırken bir de Boşnakların Müslüman, Hırvatların Katolik ve Sırpların Ortodoks Hıristiyan olduğu gerçeğini de göz önünde bulundurmak lazım. Ayrıca Dayton Anlaşması, tüm bu karmaşık yönetim sistemi üzerine Bosna Hersek Yüksek Temsilciliği diye de bir yetkili getirmiş durumda.

Uluslararası toplumun valisi gibi olan bu kişi geniş yetkilere sahip; atama yapabiliyor, görevden alabiliyor. Bu yerelde de rahatsızlık yaratan bir makam. Dayton Anlaşması’nın bölgeye nihai barışı getiremediği, güncellenmesi gerektiği tartışmaları sürüp giderken yakın dönemde yaşanan bazı gelişmeler akıl karışıklığını daha da arttırdı.

GERİLİM NİYE YÜKSELDİ

ESKİ Yugoslavya’nın dağılması sonrasında Hırvatistan, Slovenya gibi ülkeleri tam üyeliğe alan Avrupa Birliği’nin Güney Balkanları Rusya, Çin, Körfez ülkeleri ve Türkiye’nin etkisine bıraktığı eleştirileri yükselmeye başladı.

İşte 2021 ilkbaharında AB dönem başkanlığına hazırlanan Slovenya’nın Bosna Hersek’in parçalanmasına yönelik resmi olmayan bir belge hazırladığı iddia edildi.

Buna göre ülke Hırvatistan, Arnavutluk ve Sırbistan arasında üçe bölünecekti. Her ne kadar bu belge AB tarafından teyit edilmese de bir tartışma zemini açmış oldu.

Haberin Devamı

SREBRENİCA KARARI NE

BİRKAÇ ay sonra ise Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi olan Avusturyalı diplomat Valentin Inzko, 1995 yılında 8 binden fazla Boşnak erkeğin öldürüldüğü Srebrenica katliamını ‘soykırım’ olarak tanıyan ve inkârını suç sayan bir karar aldı. Özellikle Sırp Cumhuriyeti’nin tepkisini çeken karar bir anda ipleri görülmedik bir şekilde gerdi.

Srebrenica katliamını baştan beri reddeden Devlet Konseyi’nin Sırp üyesi Milorad Dodik, kararı tüm Sırp Cumhuriyeti’ne karşı alınmış bir karar gibi algılayıp milliyetçi karta oynamaya başladı.

Kimine göre yolsuzluk iddialarıyla karşı karşıya olan Sırp lider, ekim ayındaki seçimler öncesinde seçmen tabanına oynuyordu. Aralık ayında ise Sırp yerel parlamentosu, vergi, yargı ve silahlı kuvvetler gibi federal yapılardan çekilme kararı aldı.

Haberin Devamı

DODİK NE İSTİYOR

ŞİMDİ Bosna Hersek’in ‘varoluşsal bir tehdit’ ile karşı karşıya olduğu konuşulurken bunun baş sorumlusu olarak da Milorad Dodik gösteriliyor. Nitekim Dodik’in yasak olmasına rağmen 9 Ocak’ta Banja Luka’da Sırp günü kutlamaları yapması gerilimi daha da yükseltti.

Avrupa Birliği ülkeleri Dodik’in ayrılıkçı adımları konusunda bölünmüş gibi duruyor. NATO’nun güney Balkanlar’da da nüfuzunu arttırmasını istemeyen Rusya iseDodik’ten yana tavır alıyor.

TÜRKİYE’NİN TAVRI NE

BÖLGENİN önemli aktörlerinden olan Türkiye arayı bulmaya çalışıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Arnavutluk ziyareti ve sonrasında Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in Ankara’ya gelmesi Bosna Hersek’teki krizle de doğrudan ilgili.

Haberin Devamı

Erdoğan-Vucic görüşmesi sonrasında Sırbistan’da nisan ayındaki seçimler akabinde Bosna üçlüsünün Belgrad ya da İstanbul’da bir araya getirilebileceği fikri ortaya atılırken Dodik’ten de ılımlı yanıt geldi. Sırp lider, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vucic ve Hırvatistan Cumhurbaşkanı Milanovic’in diyolog için desteğinin gerekli olduğunu belirtti.

Gelişmelere bakıldığında, belli ki Bosna’da müzakere için bir zemin oluşuyor, ancak Ukrayna’daki krizin sıcak bir çatışmaya dönüşmemesi için yoğun çaba harcayan uluslararası toplumun benzer bir hassasiyeti Bosna için de göstermesi gerektiği anlaşılıyor.

 

Yazarın Tüm Yazıları