"Nilgün Tekfidan Gümüş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nilgün Tekfidan Gümüş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nilgün Tekfidan Gümüş

‘Batı’nın iflası’ İdlib ve Rusya

BATISIZLIK

Siyaset ve güvenlik konularının Davos’u diye anılan Münih Güvenlik Konferansı bugün başlıyor. 40 devlet ya da hükümet başkanı, 70 kadar bakan, ayrıca akademisyen ve iş insanları dünyanın geleceğine dair konuları ele alacak. Bu yıl ilginç de bir konu seçilmiş ‘Batısızlık’. Özetle demokrasi, yargı bağımsızlığı, hukuk devleti gibi Batılı sayılan ilkelerin erozyona uğraması, ayrıca başta Avrupa olmak üzere Batı’nın Suriye gibi önemli bir konuda krizin çözümü için inisyatif almaması ya da alamaması.

KİFAYETSİZLİK

Münih Güvenlik Konferansı Başkanı Wolfgang Ischinger, Batı’nın kendi içine kapanmasını eleştirerek “Avrupa Birliği, 500 milyon kişiyi temsil ediyor, dünyanın en büyük ticaret bloğu. Peki niye dokuz yıldır Suriye’de çözüme tek bir katkıda bile bulunamadı, niye bu kadar kifayetsiz? Bunu kesinlikle kabul edilemez olarak görüyorum” diyor. İşte dünyanın çeşitli yerlerinden 27 münferit krizin masaya yatırılacağı Münih’te Batı’nın niye krizler karşısında sessiz kaldığı sorgulanan konulardan biri olacak.

AB KENDİ DERDİNDE

Aslında Avrupa’nın krizlerde inisyatif alamaması çok da yeni bir şey değil. Ancak ABD’nin Donald Trump yönetiminde ‘Önce Amerika’ sloganını düstur benimsemesiyle krizlerde Washington ile birlikte yol almaya alışık Avrupa’nın bu yetersizliği daha bir gün yüzüne çıkıyor. Ayrıca krizlerin tetiklediği mülteci akını karşısında artan milliyetçilik, yabancı düşmanlığı gibi olguların aşırı sağcılara zemin hazırlamasıyla Avrupa’nın eli kolu daha da bağlanıyor. İşte bu durum da ‘Westlessness’, yani Batısızlık ya da Batı’nın değer kaybı gibi bir tartışmayı gündeme getiriyor.

FIRAT’IN DOĞUSU BATISI

Münih Konferansı için hazırlanan raporda ABD’nin Ortadoğu’daki olayları şekillendirme yeteneği ve istekliliğinde azalmaya dikkat çekilerek bu boşluğu Rusya, İran ve Türkiye’nin doldurduğu belirtiliyor. Trump malum, Ortadoğu’daki savaşlara daha fazla para harcamak istemediğini defalarca söyleyen bir lider. Fırat’ın doğusunda terör örgütü YPG/PKK ile işbirliğine devam etme kararlılığında olan ABD, İdlib’de Türk askerlerinin şehit edilmesi üzerine taziye ve destek mesajlarıyla dikkat çekiyor.

WASHINGTON’IN ÖZETİ

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’nin salı akşamı Ankara’ya geldiği saatlerde Washington’dan Suriye ile ilgili ilginç bir açıklama vardı. Jeffrey, İdlib’de Türkiye’yi destekleyen açıklamalar yaparken esas açıklama Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien’dan geldi. “Suriye’deki sivil katliamlarının durdurulması gerektiğini yüksek sesle söylemeye devam edeceğiz, fakat İdlib’e askeri olarak müdahale edeceğimizi sanmıyorum” diyen O’Brien krizi bitirecek ‘sihirli bir şeylerinin’ olmadığını da söylüyor.

RUSYA’NIN TAVRI

Türkiye, Esad rejimine Soçi mutabakatındaki sınırlara geri dönmesi için ay sonuna kadar süre tanırken aslında burada anahtar Rusya’da bulunuyor. Moskova ise Türkiye’den Soçi anlaşması çerçevesinde Heyet Tahrir eş Şam gibi terörist sayılan grupların etkisizleştirilmesini bekliyor. Dün Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın bu bağlamda yaptığı Türkiye’nin İdlib’de radikallere karşı da tedbir almaya hazır olduğuna dair açıklaması dikkat çekiciydi. Türkiye’nin Soçi taahhütlerini yerine getirmesi halinde Moskova da kendi yükümlülüklerini yerine getirir mi? İdlib krizinin seyrinde belirleyici de bu olacak gibi duruyor.

X