Nilgün Tekfidan Gümüş

Nilgün Tekfidan Gümüş

ngumus@hurriyet.com.tr

‘Barış’ derken savaşa gitmek

ABD Başkanı Donald Trump’ın dünkü Gazze Barış Kurulu’nun ilk toplantısı öncesinde dünya tansiyonun giderek yükseldiği İran krizine odaklandı.

Haberin Devamı

Hafta içi Cenevre’de yapılan nükleer müzakereler sonrasında İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, pazarlık için genel ilkelerin belirlendiği yönünde açıklama yaptı. Ancak ABD’den gelen haberler aynı iyimserlikte değildi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Cenevre’deki müzakerelerde ABD’nin ‘kırmızı çizgileri’nin karşılanmadığını söylemesi kafaları karıştırdı. Piyasalar bunu ‘bir şeyler yolunda gitmiyor’ diye algıladı.

Üstüne İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in Amerikan uçak gemisi USS Gerald R.Ford’u denizin dibinde dev bir ‘tabut’ şeklinde resmeden paylaşımı, ABD Başkanı Trump’ın ‘Diego Garcia’dan vurabiliriz, ama henüz karar vermedim’ minvalindeki açıklamasıyla İran tansiyonu son haftaların en yüksek seviyesine çıktı.

TEZAT DEĞİL Mİ

TRUMP malûm kendini barış başkanı olarak tanımlayan bir lider. Göreve geldiğinden bu yana 8 krizi bitirdiğiyle övünen ABD Başkanı, Nobel Barış Ödülü’nde hakkının yendiğini de söyler.

Haberin Devamı

Mesela Gazze’de savaşı tamamen sona erdirecek bir uzlaşma sağlaması Ortadoğu açısından son derece önemlidir. Nitekim dün Gazze barışını sürdürmek için kurulan Barış Kurulu’nun ABD başkenti Washington’da ilk toplantısı vardı. Barış Kurulu’nun Gazze dışında da kriz bölgelerinde çözüm üretici bir yapıya dönüşebileceği konuşulurken, önde gelen AB ülkeleri, Rusya ve Çin gibi ülkelerin başını çektiği çoğunluk, “Birleşmiş Milletlere alternatif bir yapıya gerek yok, zaten BM var” diyerek yeni oluşuma uzak durmayı tercih ediyor.

Türkiye ise ‘Gazze’ odaklı bir yaklaşımla Barış Kurulu’na destek verirken dünkü toplantıya Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı temsilen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan katıldı.

Trump kendini ‘barış başkanı’ olarak lanse ederken öte tarafta İran’a karşı olası bir saldırı için devasa bir askeri yığınak yapılması büyük bir tezat gibi duruyor.

SAVAŞ YAKIN MI

TOPLANTI öncesinde ABD basınında çeşitli iddialar ortaya atıldı. Buna göre haftasonu, belki cumartesi günü İran’a yönelik askeri bir müdahale gelebilir. Haftalardır bölgeye savaş gemileri, savaş uçakları ve mühimmat yığınağı yapan Pentagon, Trump’ın ağzından çıkacak emri bekliyor. Başkan henüz kararını vermiş değil. Etrafındakilere konuyla ilgili anket yaptığı bile iddialar arasında. Axios haber sitesine göre bu defa rejim değişikliği hedefleyen daha geniş bir operasyon söz konusu olabilir. Haziran ayındaki 12 gün savaşını daha çok İran’ın hava savunma sistemleri ve nükleer tesislerle sınırlı kalmış, devlet kurumları ya da kritik petrol altyapısı hedef alınmamıştı. Wall Street Journal’a göre ise bu kez İran’ın siyasi ve askeri liderleri de hedef alınabilir.

Haberin Devamı

İSRAİL FAKTÖRÜ

HAMAS’ın Gazze saldırısı sonrasında İran’ın Suriye, Lübnan, Irak gibi ülkelerdeki vekil güçlerine önemli darbe indiren İsrail’in İran’da rejim değişikliği istediği sır değil. Tahran nükleer zenginleştirme konusunda tavize hazır olduğu sinyalini verirken Binyamin Netanyahu hükümeti, İran’ın balistik füze programının sınırlanması, bölgedeki vekil güçlere karşı desteğini çekmesi gibi rejimin kolaylıkla olur veremeyeceği taleplerle Trump yönetimine baskı yapıyor.

SEÇİM SINAVI KAPIDA

ABD Başkanı’na gelince kasım ayında Kongre ara seçimleri var. Hali hazırda Trump’ın Cumhuriyetçi Partisi Kongre’nin iki kanadı olan Senato ve Temsilciler Meclisi’nde çoğunlukta.

Haberin Devamı

Maryland Üniversitesi’nin son anketine göre Amerikalıların yüzde 49’u olası bir saldırıyı desteklemiyor, yüzde 21 desteklediğini söylerken yüzde 30’u kararsız. Cumhuriyetçi Parti tabanında da savaş isteyen bir çoğunluk söz konusu değil. Dolayısıyla İran’a yönelik hedefi belirsiz, uzama ihtimali bulunan pahalı bir askeri maceranın Trump’a siyasi açıdan fatura çıkarma riski yüksek olabilir.

MÜBAREK RAMAZAN AYI

MÜSLÜMAN aleminin mübarek ramazan ayını idrak ettiği şu günlerde ABD’nin askeri müdahaleyle Ortadoğu’yu yeni bir belirsizliğe sürüklemesi bölgedeki müttefikleri tarafından da hoş karşılanacak bir şey olmaz.

Haziran ayında İsrail ve ABD, 12 Gün Savaşı’nda İran’a saldırdığında İran halkı rejimin arkasında durmuştu. Ancak aralık ayı sonunda İran’da patlak veren gösterilerde binlerce kişinin hayatını kaybetmesi sonrasında halk yine rejimin arkasında durur mu?

Haberin Devamı

Ez cümle, bu defa hem ABD açısından, hem de İran açısından çok daha farklı bir durum ve hazırlık söz konusu. Umalım ki tüm bu askeri yığınak Tahran’ı müzakereye zorlamak için olsun, İran halkı özlediği o barış ve huzur ortamına kan dökülmeden ulaşmanın yolunu bulsun.

Yazarın Tüm Yazıları