Paylaş
BAE’nin bu adımı sadece ekonomik değil siyasi izdüşümleri de olabilecek dikkat çekici bir hamledir.
GÖRÜŞ AYRILIKLARI
OPEC, Batılı şirketlerin hegemonyasına karşı petrol üreten ülkelerin fiyat belirlenmesinde söz sahibi olmak için kurduğu bir örgüttür. 1967’den beri OPEC üyesi olan BAE, çoktandır Suudi Arabistan’ın başı çektiği grupta petrol üretim kotalarından rahatsızdı. BAE günlük 5 milyon varillik petrol çıkarma kapasitesine sahipken en çok 3 ile 3.5 milyon varil petrol üretimi yapabiliyordu. Suudi Arabistan, önemli gelir kaynağı olan petrolün gelecek on yıllara da saklanması için üretimin sınırlı tutulması taraftarıyken BAE çeşitlenen enerji kaynaklarıyla birlikte petrolün önemini kaybedeceği ve değersizleşeceği görüşünde. Bu nedenle petrole talep azalmadan mümkün olduğu kadar bunu paraya çevirme derdinde.
İRAN KRİZİNİN ETKİSİ
BAE, İran savaşı nedeniyle yaşanan petrol krizini de fırsat bilerek çoktandır değerlendirdiği bu adımı attı. ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşta BAE, aynı zamanda bölgede en çok hasar alan ülkelerden biri oldu. İran, öfkesini BAE’den çıkardı.
Bu ülkeye 2200’den fazla dron ve füze saldırısı düzenledi. BAE ise Arap ortaklarını İran’a karşı misillemeye ikna edemezken Suudi Arabistan’ın Pakistan liderliğinde Türkiye’nin de desteğiyle sürdürülen arabuluculuk girişimlerine destek vermesi Körfez’de ipleri daha da gerdi.
İSRAİL-BAE ORTAKLIĞI
BAE, 2020’de İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesi için yapılan Abraham (İbrahim) Antlaşmaları’na Bahreyn ile ilk imza atan Arap ülkelerinden biriydi. İşte bu son savaşta İsrail’in İran misillemelerine önleme için BAE’ye Demir Kubbe füze savunma sistemi ile askeri personel konuşlandırdığı da iddialar arasında. BAE’den uzmanlar, İran savaşında kimin dost, kimin düşman olduğunu gördüklerini de söylüyorlar.
VEKALET SAVAŞLARI
BİRLEŞİK Arap Emirlikleri, sahip olduğu zenginliğiyle siyasi bir nüfuz alanı yaratmaya da çalışan bir ülke. Özellikle Müslüman Kardeşler destekli İslami eğilimli siyasi akımları koltuklarına rakip gören BAE liderliği Arap Baharı’nı muhalifleri baskı altına alarak atlatırken, dış politikada da benzer bir tavır aldı.
Mısır’da 2013’te Abdülfettah el Sisi’nin Müslüman Kardeşler iktidarına karşı düzenlediği darbeye arka çıktı. 2019’daki Libya savaşında Türkiye, Birleşmiş Milletler’in tanıdığı Trablus hükümetine destek verirken BAE, Libya’nın doğusundaki Halife Hafter’in yanında yer aldı.
Türkiye, 2010’lardan itibaren Somali’nin ayağa kalkmasına yardımcı olurken BAE, Somali’den tek taraflı ayrılma kararı alan Somaliland’i destekleyici tavır içinde oldu.
Keza İsrail’in geçtiğimiz aylarda Somaliland’i tanıyan ilk devlet olmasıyla ilgili hamlede yine BAE’nin etkisi olduğu iddia edildi.
EKONOMİK İŞBİRLİĞİ
MAĞRİP ve Afrika Boynuzu’ndaki rekabete rağmen Türkiye ve BAE özellikle güçlü ticari bağlarla işbirliğini geliştirmeyi de bildi. 2023 yılında Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey’in kurulması, 2025 Temmuz ayında BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid el Nahyan’ın Türkiye ziyareti ilişkileri daha geliştirdi. Gelinen noktada BAE, Türkiye’nin ihracat listesinde 4’üncü sırada. BAE, 2025’te Türkiye’ye en çok yatırım yapan 7’nci ülke oldu.
OPEC HAMLESİNİN ETKİSİ
ŞİMDİ İran ve Hürmüz krizinin bitmesiyle BAE’nin üretimine hız vererek petrolü 50 dolara kadar düşürebileceği iddiaları da gündemde. Bu da petrol üreticisi Suudi Arabistan, Irak ve Rusya gibi ülkelerle yeni bir bilek güreşi anlamına gelir. ABD Başkanı Donald Trump, OPEC ve OPEC (+) oluşumlarını Rusya’nın çıkarlarına hizmet eden bir yapılanma olarak görüyor.
Kaya gazı ve petrolü sayesinde enerji devrimi yaşayan ABD hali hazırda en büyük petrol üreticisi. Dolayısıyla fiyat belirleme konusunda etkili olan OPEC gibi bir yapılanmadan da hoşnut değil. BAE’nin bu örgütten çıkmasını Trump ‘harika’ olarak nitelerken Abu Dabi’nin özellikle de İsrail üzerinden Washington ile ilişkilerini geliştirmeyi hedeflediği değerlendiriliyor.
KÖRFEZ’E CİDDİ REST
NİTEKİM BAE’nin OPEC kararının ABD ve İsrail’in güvenlik desteğine karşılık müzakere edilip atılmış olabileceğine dair de şüpheler sözkonusu.
Her halükarda İran krizi, Arap dayanışmasında büyük bir gedik açıyor. Ve bu gelişmenin ciddi ekonomik ve jeopolitik etkilerinin olacağını da öngörmek mümkün.
Paylaş