Nilgün Tekfidan Gümüş

Nilgün Tekfidan Gümüş

ngumus@hurriyet.com.tr

Avrupa’nın gündemi ‘hibrit savaş’

Rusya-Ukrayna savaşının gölgesinde Avrupa ülkelerinde kritik altyapılara düzenlenen sabotajlar giderek artarken Avrupalı liderler yükselen tehdidin adını koydu: ‘Hibrit savaş.’

Haberin Devamı

 

Aslında hibrit savaş lügata yeni giren bir durum değil. Uzun yıllardır devlet ya da devlet dışı aktörlerin hedef ülkeyi sabotaj, siber saldırı, dezenformasyon kampanyası, seçimlere müdahale, casusluk ve vandalizm gibi yöntemler kullanarak yıpratmayı hedeflediği bir strateji modeli.

Konvansiyonel ve asimetrik savaşla birlikte kullanıldığı gibi tek başına bir yıpratma kampanyası olarak da ortaya çıkabilir.

BERLİN RUSYA’YI SUÇLADI

SON tartışma 4 Ağustos’ta Almanya’nın Leipzig havalimanında Ukrayna’ya ait bir Antonov An-124 kargo uçağının yakınında patlamamış bir dron bulunmasıyla alevlendi. Anlatılara göre dron uçağın kanat bölgesine düşmüş halde bulundu, ancak askeri tip patlayıcı infilak etmemişti. Yine olay yeri yakınlarında iki dron daha bulunuyor.

Haberin Devamı

İşte salı günü Almanya, bu saldırı girişiminden direkt olarak Rusya’yı suçladı.

Dronun üzerinde bulunan DNA izlerinden Rusya ile bağlantılı ‘düşük profilli iki ajanın’ kimliğinin tespit edildiği, ancak saldırı girişiminden sonra bu kişilerin ülkeden kaçtıkları açıklandı.

Almanya ve Rusya bu iddialar üzerine karşılıklı olarak bazı yaptırımlar da açıkladı.

NE SAVAŞ NE BARIŞ

ALMAN İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, “Biz savaşın tarafı değiliz ama her gün hibrit savaş yönetiminin hedefi oluyoruz” dedi. Alman Başbakanı Friedrich Merz de geçen yıl yaptığı bir açıklamada Rusya’nın adını vermeden “Savaşta değiliz, ama artık barışta da değiliz” ifadesini kullamıştı.

Avrupa giderek ‘Ne savaş, ne barış’ halinden bahsetmeye başlarken hibrit savaşın yeni normal olduğu yorumları yapılıyor.

Önceki gün AB dışişleri bakanları toplantısı için İrlanda’da toplanan AB yetkilileri de bunun bir ‘hibrit savaş’ olduğunu vurgulayarak Rusya’yı hedef alan açıklamalar yaptılar ve gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini konuştular.

Hatta, Rusya’nın Avrupa bankalarında dondurulmuş 200 milyar Euro’luk varlığının Ukrayna’ya aktarılması tartışması da yeniden alevlendi. AB, ayrıca Rusya’ya yeni bir yaptırım paketi de hazırlıyor.

Haberin Devamı

PUTİN: KANIT VAR MI

RUSYA Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Avrupa’dan gelen suçlamalara sert tepki verdi. Salı günü Bişkek’te düzenlenen basın toplantısında Putin, Berlin’in suçlamalarıyla ilgili ‘Kanıt var mı’ diyerek Alman yetkilileri delil uydurmakla suçladı.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in iç politikada sıkıştığını söyleyen Putin, Rusya’ya yönelik suçlamaların Almanya’da yaklaşan eyalet seçimleriyle ilgili olduğunu da öne sürdü.

ARTAN BİR EĞİLİM

ABD merkezli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin geçen ay yayınladığı bir rapora göre 13 Avrupa ülkesinde iki yıldan az bir sürede 144 dron olayı tespit edilmiş, baş şüpheli ise yine Rusya.

Haberin Devamı

Baltık ülkelerine yönelik dron ihlalleri, Polonya’dan Ukrayna’ya yardımın gittiği tren raylarına yönelik sabotaj, yine Polonya’da bir İHA fabrikasına kundaklama hibrit saldırılar olarak olarak değerlendiriliyor.

Tabi hibrit eylemler, faili kolay tespit edilen saldırılar olmadığı gibi iki farklı aktörü birbirine düşürmeyi hedefleyen sahte bayrak operasyonu olma ihtimali nedeniyle de çok taraflı analiz edilmesi gereken durumlar olarak öne çıkıyor. İki artı iki her zaman dört etmeyebiliyor. Maalesef savaşlara çözüm üretilememesi ise güç mücadelesi içindeki devlet ya da devlet dışı aktörlere ‘gri bölgeler’ diye adlandırılan bu savaş yöntemlerine başvurmak için giderek daha fazla alan açacağa benziyor.

ALMANYA’DA KRİTİK HAFTA SONU

ALMANYA’da merakla beklenen hafta sonu geldi. Pazar günü eski Doğu Almanya eyaletlerinden Saksonya Anhalt’te eyalet seçimleri var. Anketlerde Schengen’den Euro’dan çıkmayı tartışmaya açan, İslam karşıtı, göç karşıtı, aşırı sağcı ‘Almanya için Alternatif Partisi’ yüzde 40’ın üzerinde bir oyla açık ara önde gidiyor.

Haberin Devamı

NAZİLERDEN BERİ İLK

Bir partinin tek başına iktidar olması için yerel parlamentoda yarıdan fazla sandalye alması gerekiyor. AfD’nin ne kadar oy alacağını FDP, Yeşiller, Sol Parti gibi küçük partilerin yüzde 5’lik seçim barajını geçip geçmeyeceği belirleyecek. AfD bu partilerin parlamentoya girememesi halinde yüzde 40’ın biraz üzerinde bir oyla tek başına iktidar olma fırsatını yakalayabilir. Eğer bu olursa Nazi Almanyası’ndan bu yana ilk kez bir eyalet yönetimi faşist eğilimleri olan bir partinin kontrolüne geçmiş olacak. AfD’nin eyalet düzeyinde de olsa olası bir iktidarının Avrupa’daki diğer aşırı sağcı partilere de cesaret vereceği yorumları yapılıyor. Bu nedenle küçük bir Alman eyaletindeki bir seçim dünyada dikkatle izleniyor.

 

Yazarın Tüm Yazıları