Paylaş
Önceki gün İngiliz Telegraph gazetesinde yayınlanan röportajı işte tam da bu ruh halini yansıtıyor. ‘ABD’yi NATO’dan çıkarmayı ciddi ciddi düşünüyorum’ diyor, Avrupalı müttefikleri ‘kağıttan kaplana’ benzeterek Rusya lideri için ‘Putin de bunu biliyor’ diye devam ediyor.
NATO’YU HİÇ ANMADI
AVRUPA’da bir telaş. Birkaç saat sonra da Trump’ın televizyondan halka seslenmesi bekleniyor. Yoksa NATO’dan çıkmaya hazırlandıklarını mı ilan edecek derken Trump dün sabaha karşı merakla beklenen konuşmasını yapıyor. “İran ile anlaşma olmazsa onları taş devrine çevireceğiz” diye tehdit ediyor, NATO’nun adını bile anmıyor. “Hürmüz’den biz petrol almıyoruz, kim alıyorsa onlar baksın” demeye getiriyor.
TRUMP ÇARK MI ETTİ
BELLİ ki birileri yatıştırmış onu. Ulusa sesleniş öncesinde Trump, Avrupa’dan haz ettiği isimlerden Finlandiya Başbakanı Alexander Stubb ile görüşüyor. Haftaya da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile de Washington’da görüşecek. Avrupa’nın transatlantik ittifakın sürmesini istediği bir ortamda Rutte’nin de Trump’ı ikna edici bir tavır içinde olması muhtemeldir.
RUSYA’NIN İŞİNE YARAR
TABİİ Trump’ın konuşmasında NATO’dan söz etmemesi, krizin bittiği anlamına gelmiyor. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa güvenlik mimarisi büyük ölçüde Amerikan savaş altyapısı ve askeri desteğine bağlı olarak şekillenmiş durumda. Avrupa’nın Ukrayna gibi bir krizle karşı karşıya olduğu bir dönemde Trump’ın ‘Hadi biz gidiyoruz’ demesi yaşlı kıtanın üzerindeki Rusya baskısını daha da arttıracağı anlamına gelir.
ABD GERÇEKTEN ÇIKAR MI
ÖTE yandan ABD’de NATO’dan çıkarılması için bir hukuki süreç başlatılmış değil. 2023’te kabul edilen 2024 savunma bütçe yasasında NATO’dan çıkmayı zorlaştıran ekler yapılmıştı. NATO’dan çıkma kararı için Senato’nun üçte ikilik onayı ya da yeni bir yasanın çıkarılması gerekiyor. Yasaya bu değişikliği ekleten ise o zamanki Senatör, şimdiki ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio. Trump’ın gerekirse tek başına başkanlık yetkisini kullanarak NATO’dan ayrılma kararı alabileceği iddiaları da var. Kimileri ise NATO’dan çıkma hamlesinin Yüksek Mahkemeye kadar gidebileceği, yargıçların dış politikada başkandan yana tavır aldığını hatırlatıyor.
AVRUPA’NIN DURUMU NE
ABD bugünden yarına NATO’dan çıkacak olmasa da Avrupa başkentleri senaryoları gözden geçiriyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer önceki gün yaptığı açıklamada Brexit’in (AB’den ayrılmanın) ülke ekonomisine büyük zarar verdiğini söyleyerek Avrupa ile daha fazla ekonomik ve güvenlik işbirliği istediklerini söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron baştan beri ‘stratejik özerklik’ diyerek Avrupa’nın kendi savunma mimarisini kurması gerektiğini savunuyor. Rusya’ya yakın Baltık ve İskandinav ülkeleri, ABD desteğinin kesilmesi karşısında Moskova’ya karşı daha savunmasız kalmanın endişesini yaşıyor.
TÜRKİYE’NİN DURUMU NE
TÜRKİYE, ABD’den sonra NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip. Savaş boyunca İran’dan Türkiye’ye doğru atılan dört füze NATO imkânlarıyla bertaraf edildi. ABD’nin ittifaktan çıkma durumuna geldiği bir noktada Avrupa açısından Türkiye’nin askeri gücü ve savunma sanayisindeki hamlelerinin öneminin artma potansiyeli bulunuyor. Türkiye bir yandan büyüyen Avrupa ilgisi, öte yandan artan Rusya, Çin ve bölgesel aktörlerin baskıları arasında bir süredir olduğu gibi denge politikası arayışını sürdürebilir.
Her halükârda ABD Başkanı ilk döneminde olduğu gibi Avrupa’yı örgütün geleceğiyle ilgili bir beyin fırtınasıyla karşı karşıya bırakıyor. ABD’den NATO’dan ayrılma konusunda güçlü bir adımın atılmamış olmadığı bir ortamda Trump, Avrupa’yı askeri anlamda daha fazla sorumluluk alma, belki de Grönland’da istediği tavizleri koparmak için retoriği yükseltiyor olabilir.
ANKARA BULUŞMASI KRİTİK
İŞTE bu noktada 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da yapılacak NATO liderler toplantısı ittifakın geleceği açısından ayrı bir önem kazanıyor. Bu arada Avrupa’dan ittifakın aynı zamanda ABD’nin ulusal güvenliği için de bir ön karakol vazifesi gördüğü konusunda Trump’ı ikna etme çabaları sürecektir. Transatlantik satranç devam ediyor.
Bu arada 17 yıldır sürdürdüğüm Dış Haberler Müdürlüğü görevinden 1 Nisan itibariyle kendi isteğimle ayrılma kararı aldım. Arkamda pırıl pırıl da bir ekip bıraktım. Gürkan müdür, Necdet şef, editörlerimiz Zeynep, Merve ve Çisem. Yolları açık olsun. Öte yandan yazı günüm ikiye çıktı. Salı ve cuma yazılarıma devam edeceğim.
Paylaş