Paylaş
KİM BU KORKULAN ADAM
ALMANYA şu günlerde ülkenin saygın dergilerinden Der Spiegel’in son kapağını tartışıyor. Dergi ‘Almanya’nın en tehlikeli adamı’ kapağıyla kiosklardaki yerini aldı. Manşet büyük tartışma yaratıyor. Hedef gösterilen kişi ise Almanya’nın aşırı sağcı ‘Almanya için Alternatif Partisi’nin (AfD) yıldız isimlerinden Ulrich Siegmund.
SPIEGEL NİYE YAFTALADI
ALMANYA’nın eski Doğu Almanya eyaletlerinde sonbaharda yerel seçimler var. İlk eyalet seçimleri Saksonya Anhalt’te, 6 Eylül’de. Ulrich Siegmund bu eyaletten başbakan adayı. Anketlerde AfD açık ara önde. Yüzde 40’lık bir oy oranından bahsediliyor, hatta tek başına iktidar olma ihtimali bile var. Bu da 2’nci Dünya Savaşı sonrasında Almanya’da ilk kez aşırı sağcı bir partinin eyalet bazında da olsa zaferi anlamına gelecek.
Aşırı sağın iktidar olma fikri liberal çevrelerde Almanya’nın Nazi geçmişini çağrıştırdığı için büyük rahatsızlık yaratıyor. Siegmund’un olası bir zaferinin domino etkisi yapıp diğer doğu eyaletleri, hatta 2029 seçimlerinde ülke çapında bir AfD iktidarını tetikleyebileceği endişesi yaşanıyor.
TERSİNE GÖÇ VAADİ
BİR yandan AfD’nin yasaklanmasına yönelik hukuki ve siyasi tartışmalar sürerken öte yanda partinin tepki çeken vaatleri söz konusu. Göçmenleri kitlesel olarak geri yollama sözü veriyor. Alman vatandaşı olan yabancı kökenlilerin bile uyum sağlayamaması halinde geri gönderileceğini söylüyor. Oysa yabancı kökenliler başta Türkler olmak üzere, hem iş gücü hem yatırımcı olarak Alman ekonomisinde kritik rol oynuyor. Yabancılar hem kalifiye işlerde hem de Almanların yapmak istemediği işlerde önemli bir açığı kapatıyor.
Dış politikaya gelince AfD, NATO’yu güvenlik mimarisinin bir parçası olarak görse de Rusya ile de iyi ilişkiler öngörüyor. Avrupa Birliği’nin egemen yapısı yerine ulus devletlerin öne çıktığı bir Avrupa reformu isterken parti içinde Avrupa Birliği’nden çıkma ‘Dexit’ ve Alman Markı’na dönüş gibi fikirleri savunanlar da söz konusu.

NİYE KORKUTUYOR
- KORKULAN adam Ulrich Siegmund, Berlin Duvarı’nın yıkılıp iki Almanya’nın birleşmesinden yaklaşık bir yıl sonra 1990 yılında Doğu Almanya’da küçük bir kasabada doğuyor. İşletme ve iş psikolojisi eğitimi alıyor. Siyasette şansını muhafazakâr Hıristiyan Demokrat Parti’de (CDU) arıyor, ancak umduğunu bulamıyor. AfD’ye üye oluyor. Salgın sırasında AfD’nin sağlık sözcüsü olarak federal hükümeti korona paniği yapmakla suçlayan videolarıyla sosyal medyada milyonlarca takipçisi olan bir fenomene dönüşüyor.
AFD GİDEREK GÜÇLENEBİLİR
Gelinen noktada ise seçmenin ‘Ulli’ diye tezahüratta bulunduğu Siegmund, Saksonya Anhalt’in en genç başbakan adayı. Popülist ve iyi bir konuşmacı. İsim hafızası çok gelişmiş. Bu da seçmenle rahat iletişim kurmasını sağlıyor.
Her ne kadar iki Almanya’nın birleşmesinin üzerinden 35 yıldan fazla geçmiş olsa da, ülkenin doğusu hâlâ kendini ihmal edilmiş hissediyor. AfD’nin seçmen tabanını daha çok geçmişe özlem duyan yaşlılar ve gelecek umutsuzluğu yaşayan gençler oluşturuyor. Spiegel’e göre ise Siegmund, liberal demokrasi için bir tehdit. Çünkü Ulli’nin arkasında Neo-Nazi fikirleri savunan ciddi bir kadrolaşma söz konusu. Radikal sağın Saksonya Anhalt’e iktidar olması halinde AfD, eyalet temsilcilerinin yer aldığı bir meclis olan Bundesrad’da söz sahibi olacak. Bu da Berlin’deki federal hükümetin eyalet politikalarını veto etme yetkisi anlamına gelecek. Bu da AfD’nin giderek nüfuz kazanması anlamına gelecek.
O KAPAĞI İMZALIYOR
- TARTIŞMANIN bir diğer boyutu ise Spiegel’in Ulrich Siegmund’u kapak yapması. Her ne kadar dergi habercilik adına bunu yaptığını savunsa da Siegmund’un ekmeğine yağ sürmekle suçlayanlar da var. Siegmund ise ‘reklamın iyisi kötüsü olmaz’ diyerek Spiegel’in tartışmalı kapağını imzalayarak hayranlarına dağıtıyor. Almanya’da seçim takvimi yaklaştıkça AfD tehdidi giderek daha çok tartışılacak gibi.
Paylaş