Paylaş
KARŞIT OYLAR ARTTI
GAZZE’yi harabeye çeviren, Batı Şeria’da işgali genişleten, ABD Başkanı Donald Trump’ı İran’a saldırmaya ikna eden Netanyahu’nun son olarak Lübnan’ın güneyini işgal harekâtı müttefikleri arasında bile iyice sinirleri germiş durumda.
ABD Kongresi’nde önceki gün İsrail’i yakından ilgilendiren oylamalar vardı. Her ne kadar bu oylamalar İsrail lehine sonuçlansa da özellikle muhalefetteki Demokrat senatörler arasında İsrail aleyhine değişen eğilim dikkat çekici oldu.
BERNIE İŞ BAŞINDA
100 üyeli ABD Senatosu, hali hazırda 53 Cumhuriyetçi, 45 Demokrat ve Demokratlarla birlikte hareket eden 2 senatörden oluşuyor. Bağımsız olan ancak Demokratların sol kanadına yakın Bernie Sanders, dördüncü kez İsrail’e buldozer ile yüksek infilaklı bomba satışını durdurmak için tasarı sundu. Demokrat Parti’den 40 senatör, buldozer tasarısında İsrail aleyhine oy kullandı. İsrail’e 12 bin adet 450 kg’lık bomba satışıyla ilgili tasarıda ise 36 Demokrat Senatör, İsrail aleyhine el kaldırdı. Demokratların itirazına rağmen Senato, İsrail’e 151.8 milyon dolarlık bomba ile bombaladığı yerleri dümdüz edebilmesi için 295 milyon dolarlık zırhlı buldozer satışına yeşil ışık yaktı.
11’DEN 40’A ÇIKTI
ANCAK burada dikkat çekici olan giderek daha fazla Demokrat senatörün İsrail aleyhine oy vermeye başlaması oldu. Sanders (84), sosyal medyadan yaptığı paylaşımda “İlerleme sağlıyoruz, Demokratların yüzde 80’inden fazlası İsrail Başbakanı Netanyahu’ya yardımı bloke etme için oy kullandı. Bu girişimi başlattığımızda 11 oyumuz vardı. Şimdi ise 40” yorumunda bulundu.
‘SADIK DOSTLAR’ DA KARŞI
KONGRE’deki bu oylamada belli ki, Netanyahu yönetiminin saldırgan politikalarına yönelik hoşnutsuzluk kadar, yaklaşan kasım ayındaki ara seçimlerin de etkisi var.
Çünkü kendilerini ‘İsrail’in sadık dostları’ sayan bazı senatörler bile İsrail aleyhine tavır aldı. Pew Araştırma Merkezi’nin geçen ay yaptığı bir yoklamaya göre Demokrat seçmenin yüzde 80’i ve Cumhuriyetçilerin yüzde 41’i İsrail’e karşı olumsuz bir bakışa sahip.
Sanders, Senato’da oylama öncesinde yaptığı konuşmada kendi desteklediği adayları fonlayan İsrail yanlısı lobisi AIPAC’a dikkat çekti. Senatör, “Belki de Senato sadece AIPAC’ı fonlayan zenginleri değil, kendi seçim bölgelerini dinlemeli” diyerek söz konusu lobi kuruluşlarının siyaset üzerindeki etkisine de işaret etti.
SEÇİM PROJEKSİYONLARI
SEÇİMLERDE Temsilciler Meclisi’ni geri almada Demokratlar, Senato’da dar da olsa çoğunluğu korumada Cumhuriyetçiler daha şanslı gibi duruyor. ABD Kongreleri genelde İsrail’e destek verse de Amerikan vergi mükelleflerinin paralarının İsrail’in savaşları için harcanmasına karşı belirgin bir tavır değişikliği de söz konusu.
İran savaşı yüzünden istifa eden eski Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, “Müzakereler, İsraillileri dizginlemez ve karar alma süreçlerimize erişimlerini durdurmazsak başarısız olacak” diyor.
Asıl mesele sanki ABD Yönetimi’nin İsrail’i dizginleme konusunda ne kadar istekli olup olmayacağı. Ortadoğu’da istikrar isteniyorsa bunun önemli ayaklarından biri de İsrail’in normalleşmeye ikna edilmesi ki, bu konuda ABD’nin elinde yeterli de enstrümanı mevcut. Kasım seçimleri bu anlamda ABD’li karar vericiler için bir uyarı fişeği olur mu, göreceğiz...
HÜRMÜZ KRİZİ GARİBANI VURACAK
BASRA Körfezi’ni dünyaya bağlayan Hürmüz Boğazı’nda bilindiği gibi çifte abluka sürüyor. İran, Arap limanlarından kalkan gemilere, ABD donanması da İran limanlarından kalkan gemilere abluka uyguluyor.
Dünya Bankası Baş Ekonomisti Indermit Gill, AFP Ajansı’na yaptığı açıklamada alarm veriyor. Çünkü Hürmüz, sadece önemli bir petrol rotası değil, aynı zamanda yapay gübrenin yaklaşık yüzde 20 ile 30’u buradan geçiyor. Artan gübre fiyatları, Asya’da Afrika’da daha az tarım alanının ekileceği, daha az hasadın olacağı anlamına geliyor. Gill, “Dünya genelinde 300 milyon akut gıda güvensizliği yaşayan insan var. Bu yüzde 20 artacak” diye uyarıyor. Gill, özellikle kuzey yarımkürede yeni hasadın çıkmasının beklendiği ağustos ayına işaret ederek etkinin o zaman anlaşılacağını ve her geçen gün kötü senaryoya daha yaklaşıldığı uyarısı yapıyor.
Hürmüz’deki saatli bombalardan biri açlık. Hürmüz açılmazsa dünyada açlık riski taşıyan insanların sayısı da artacak. Dolayısıyla nisan, mayıs çiftçinin ekim ayı. O gübrenin bir an önce oradan çıkması çok önemli.
Paylaş