Nilgün Tekfidan Gümüş

Dünya Ömer’e Suzi’ye borçlu

21 Mayıs 2021
ŞEYH CERRAH... Doğu Kudüs’te Filistinlilerin çoğunlukta olduğu tarihi bir mahalle. Adını Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyübi’nin cerrahından alıyor. İsrail’in bağımsızlık ilan ettiği 1948 yılında göç etmek zorunda kalan Filistinlilerin bir kısmı bu mahalleye yerleştirilmiş.

Şimdi bir grup İsrailli, “Osmanlı döneminde orası bizimdi” diye mahkemeye başvurup Filistinlileri evlerinden çıkarmaya kalkınca Şeyh Cerrah, son krizin ana unsurlarından biri haline geldi.

*

‘BİBİ’ (Binyamin Netanyahu.)...

Şeyh Cerrah krizi tam da İsrail’de hükümet kurmada zorluk yaşandığı bir döneme geldi. Şeyh Cerrah gerilimi ramazan ayında İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik de kısıtlamalarıyla birlikte Filistin toplumunda tansiyonu yükseltti.

İsrail’de mart ayında iki yıl içindeki dördüncü seçim yapılmış, hükümet kurma görevi yine Başbakan Netanyahu’ya verilmiş ama çoğunluğu sağlayamayınca görevi iade etmişti. Sonrasında da Kudüs’te Filistinlilere yönelik şiddet giderek tırmandı.

*

MAHMUD Abbas... Filistin çoktandır ikiye bölünmüştü. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Batı Şeria’yı kontrol ediyor. Gazze’de ise kontrol 2006’dan bu yana Hamas’ta. 15 yıl sonra 22 Mayıs’ta seçimler yapılsın diye uzlaşmaya varmışlardı ki mayıs başında Abbas, İsrail’in Doğu Kudüs’te seçim yapmasına izin vermediği bahanesiyle seçimleri erteledi.

 85 yaşındaki

Yazının Devamını Oku

Salgında sihirli formül bulundu mu

7 Mayıs 2021
ABD Başkanı Joe Biden’ın, koronavirüs aşılarının formüllerinin açıklanıp patent haklarının askıya alınması önerilerine destek vermesi tüm dünyada ‘salgına karşı sihirli formül’ bulunmuş gibi bir heyecan yarattı.

İşte sorularla o büyük tartışma:

ABD’nin hamlesi ne anlama geliyor?

ABD Ticaret Temsilcisi Katherine Tai, salgını sona erdirmek adına üretim kapasitesini artırmak için fikri mülkiyet haklarının askıya alınmasını desteklediklerini açıkladı. Bu ABD açısından bir politika değişikliği anlamına gelirken Dünya Ticaret Örgütü bünyesindeki müzakerelerin seyrini de değiştirebilir. Olumlu bir yönde karar çıkarsa formüller paylaşılarak birçok ülkede aşı üretiminin önü açılabilir.

ABD’nin adımı nasıl yankılandı?

Biden yönetiminin ‘cesur’ diye anılan bu adımı dünyayı böldü. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, öncelikle aşı ihracatı önündeki engellerin aşılmasını gündeme getirse de patent muafiyetini görüşmeye hazır oldukları sinyalini verdi. Fransa ve Almanya’dan da ılımlı açıklamaların gelmesi umutları arttırdı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, “Zor bir zamanda tüm insanların esenliğini önceleyen tarihi bir karar” yorumunda bulundu.

ilaç şirketleri tepkili

Karara kimler karşı çıktı?

Uluslararası Farmakoloji Üreticileri ve Dernekleri,

Yazının Devamını Oku

ABD ile ilişkiler büyük darbe alır

23 Nisan 2021
ABD yönetimlerinde âdettendir. 24 Nisan tarihi gelince, 1915 olaylarını anma günü çerçevesinde Ermeni halkına yönelik mesaj yayınlarlar.

Şimdiye kadar Ronald Reagan dışında ABD başkanları yaptıkları açıklamalarda Ermeni lobisi ve Erivan’ın baskılarına rağmen ‘soykırım’ yerine Ermenistan’ın kullandığı ‘Meds Yeghern’ yani ‘Büyük Felaket’ ifadesini kullanmayı tercih ettiler.

BIDEN’IN SEÇİM VAADİ

2019 yılında ise ABD Kongresi’nin her iki kanadı da 1915 olaylarını ‘Ermeni soykırımı’ olarak tanıyan bağlayıcı olmayan kararlar aldılar. O dönemde senatör olan şimdiki Başkan Yardımcısı Kamala Harris, bizzat o tasarıya destek olan siyasetçiler arasında yer aldı.

Biden ise geçen yıl 24 Nisan’da Twitter’dan yaptığı paylaşımda “Seçilirsem, Ermeni soykırımını tanıyan bir kararı desteklemeyi taahhüt ediyorum, insan haklarını başlıca evrensel önceliğim yapacağım” dedi.

Biden-Harris ikilisinin iktidara gelmesiyle Ermeni lobisinin beklentisi yükseldi. Son birkaç aydır söylentiler kuvvetlenirken, son olarak da önceki gün Amerikan New York Times ve Wall Street Journal gazetesine konuşan ABD’li yetkililer, Biden’ın bu kez ‘Ermeni soykırımı’ diyebileceğini sızdırdılar.

İYİ DE NİYE ŞİMDİ

ABD-Türkiye ilişkilerinin son birkaç yıldır çok güllük gülistanlık olduğunu söylemek mümkün değil.

Her ne kadar

Yazının Devamını Oku

ABD’den Rusya’ya ekonomik savaş

16 Nisan 2021
Ukrayna ile Rusya’nın savaşın eşiğine geldiği bir dönemde ABD yönetimi, Rusya yönetimine karşı çok sert yaptırımlar açıkladı. ABD, savaş gemilerini Karadeniz’e geçirmedi ama açıkladığı yaptırım kararlarıyla Moskova’ya bir nevi ekonomik savaş ilan etti.

KARADENİZ’DE RESTLEŞME

SON haftalarda Rusya’nın Ukrayna’nın Moskova yanlısı ayrılıkçıların kontrolündeki sınırına ve 2014’te ilhak ettiği Kırım’a asker yığdığı haberleri tansiyonu yükseltmişti.

ABD ve NATO, Ukrayna’ya tam destek açıklamalarında bulunmuştu. Kiev ve Batı, Kırım’ın aksine bu kez ‘Hazırlıklıyız’ mesajı vermeye başlamıştı.

Yine bu dönemde ABD’nin iki savaş gemisini 14-15 Nisan’da Türkiye Boğazları’ndan Karadeniz’e geçireceği haberleri geldi. Buna göre ABD, Montrö Anlaşması uyarınca 15 gün önceden Türkiye’ye bildirim yapmıştı.

Rusya da aynı günlerde Hazar Filosu’ndan irili ufaklı 15 savaş gemisini Volga ve Don Nehri’ni bağlayan kanal üzerinden Karadeniz’e indirmeye başladı.

GEMİ YOLLAMAMA KARARI

GERİLİM üst perdeden devam ederken ABD Başkanı Joe Biden, verdiği bir röportajda ‘katil’ diye tanımladığı Rus mevkidaşı Vladimir Putin’i aradı.

Biden

Yazının Devamını Oku

Türkiye bu dengenin neresinde?

2 Nisan 2021
Dünya halkı koronavirüs salgını ve yarattığı ekonomik zorluklara odaklanmışken arka planda uluslararası dengeler yeniden şekilleniyor.

ABD’de Joe Biden yönetiminin iktidara gelmesi, Çin ve Rusya’ya sert çıkması, Çin’in İran ile 400 milyar dolarlık devasa bir anlaşma yapması, Çin-Rusya flörtü, geçtiğimiz günlerde havada Rusya ile NATO arasında yaşanan en büyük it dalaşı hep bu nüfuz kavgasının iz düşümleri.

Biden, Rusya’yı en büyük tehdit, Çin’i ise en büyük rakip olarak değerlendiriyor. Biden yönetimi aynı zamanda kendini otokratik yönetimlere karşı demokrasinin savunucusu olarak konumlandırıyor. Ve dünyanın önümüzdeki yıllarda bu eksenler üzerinden bir çekişmeye sahne olacağına dair işaretler artıyor.

ÇİN’İN DEV ADIMI

Türkiye ziyareti sonrasında İran’a geçen Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, cumartesi günü İranlı mevkidaşı Cevad Zarif ile 25 yıl süreli 400 milyar dolar anlaşma imzaladı. İki ülke dünyaya ‘stratejik ortak’ olduklarını ilan etti. İran’ın petrol satışına karşılık Çin, bu ülkeye yatırım yapacak. Malûm, Çin yürüttüğü ‘Kuşak ve Yol’ isimli altyapı projesiyle ülkeyi bir süredir dünyaya entegre edip etki alanını arttırmaya çalışıyor.

Yaptırımlar nedeniyle köşeye sıkışan İran ise Çin ile yaptığı bu anlaşmayla nefes alma fırsatı buluyor. Eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde İran’a yönelik yaptırımlar geri gelmiş, Biden döneminde de nükleer anlaşmaya geri dönülmesi konusunda somut bir adım atılmamıştı.

Anlaşma, bölgedeki varlığını terör örgütü PKK/YPG ile işbirliğine indirgeyen ABD için önemli bir uyarı aslında. Batı’nın çözüm üretememesi, tıpkı Suriye’de Rusya’ya yer açması gibi bu defa İran üzerinden Çin’e Ortadoğu’da güçlenme fırsatı aralanmış oluyor.

RUSYA İLE DALAŞ

ABD Başkanı

Yazının Devamını Oku

10 maddede Libya’da neler oluyor?

12 Mart 2021
1) Birleşmiş Milletler’in öncülüğünde yürütülen arabuluculuk sonrasında Libya’da yeni bir sayfa açılıyor. Libya lideri Muammer Kaddafi’nin 2011’de devrilmesi ve 2014’te ülkenin siyaseten ikiye bölünmesi sonrasında ilk kez uzlaşmaya yönelik somut bir adım atıldı.

2) BM’nin girişimiyle oluşturulan Libya Siyasi Diyalog Forumu, şubat ayında Cenevre’de yaptığı toplantıda milyarder iş adamı Abdulhamid Dibeybe’yi başbakan, eski Büyükelçi Muhammed Menfi’yi ise Başkanlık Konseyi Başkanlığı’na seçmişti.

3) İşte Trablus ve Tomruk diye iki kanada bölünmüş Temsilciler Meclisi yıllar sonra ilk kez hafta başı Sirte’de toplanarak önceki günkü oturumda Dibeybe’nin 26 bakandan oluşan kabinesini onayladı. Geçiş hükümetinin en önemli görevi ülkeyi 24 Aralık’ta yapılması öngörülen seçimlere hazırlamak.

4) Şubat ayındaki seçimlerde Dibeybe’nin favori adayları geçip seçilmesi sürpriz olmuştu. Misratalı bir aileden olan Dibeybe, Kanada’da mühendislik eğitimi almış, Muammer Kaddafi döneminde toplu konut projeleri de geliştiren devlete ait Libya Yatırım ve Kalkınma Şirketi’nin başındaydı.

BİRLİK SAĞLANABİLECEK Mİ?

5) Güçlü isimleri bertaraf ederek zorlu bir göreve soyunan Abdulhamid Dibeybe ve Menfi’nin ülkeyi düzlüğe çıkarabilecek sağlam bir siyasi desteği olmadığı eleştirilerin başında geliyor. Ayrıca, şubat ayında Diyalog Forumu’nda birkaç oy fazlayla seçilen Dibeybe’nin yakınlarının oy satın aldığı iddiaları da söz konusu. 

6) Petrol zengini Libya hali hazırda ordusundan, coğrafi yapısına, hükümet kurumlarından kaynaklarına kadar bölünmüş bir ülke. Bu nedenle Başbakan Dibeybe’nin devlet kurumlarını birleştirme, toplumsal barışı sağlamada ne kadar etkili olacağı, terör tehdidiyle, muhalifleriyle nasıl baş edebileceği merak ediliyor. 

7) BM’nin meşru saydığı, Türkiye’nin destek verdiği Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayiz es Serrac yetkiyi Dibeybe’nin Ulusal Birlik Hükümeti’ne devredecek. Keza gayri meşru silahlı güçlerin destekçisi Halife Hafter ve destek verdiği Tobruk’ta konuşlu Temsilciler Meclisi de hükümetin kontrolü altına girecek. Ülkedeki yeni meşru siyasi yapı bir aksilik olmazsa Dibeybe hükümeti olacak.

PARALI ASKERLER NE OLACAK?

Yazının Devamını Oku

Gözler Türkiye’de

5 Mart 2021
Türkiye, eskiden beri uluslararası siyasette konumuyla, nüfusuyla, politikalarıyla dikkat çeken bir ülke.

Son aylarda Doğu Akdeniz gerilimi, Libya krizi ve Azerbaycan’ın Karabağ’da aldığı zaferle sık sık dış gündemde öne çıktı. Şimdi ise Türkiye’nin tansiyonu düşürme ve insan haklarını genişletmeye yönelik adımları ilgi çekiyor.

Bu girişimler nispeten olumlu karşılık bulsa da yorumlardan bu adımların temkinli bir mesafeden izlendiği de anlaşılıyor.

AB İZLEMEDE

MALÛM, Türkiye’nin Oruç Reis sismik araştırma gemisini Doğu Akdeniz’de araştırma yapmaya yollaması nedeniyle Kardak krizinden (1996) bu yana Yunanistan ile tansiyon en yüksek seviyeye yükselmişti.

Hatta Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’nin ısrarıyla AB, Türkiye’ye karşı yaptırım kartını bile masaya getirmişti.

Ege ve Akdeniz’de kıta sahanlığının belirlenmesi konusunda haklı talepleri bulunan Türkiye, araştırma gemilerini çekerken bu gerilim Yunanistan ile istikşafi görüşmelerin beş yıl sonra yeniden başlamasının yolunu da açmıştı.

Akdeniz’de gerilimin azalması, 25-26 Mart tarihinde yapılacak AB zirvesine olumlu yansıyabilir. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in zirve için bir Türkiye raporu sunarak gelinen son noktayla ilgili liderleri bilgilendirmesi bekleniyor.

ALMANYA’NIN MESAJI

Yazının Devamını Oku

Kıbrıs’ta bir çözüm var mı

26 Şubat 2021
DOĞU Akdeniz’de yaşanan enerji krizinin en önemli ayaklarından biri olan Kıbrıs meselesi önümüzdeki günlerde gündemde üst sıralara çıkmaya hazırlanıyor.

ZEMİN YOKLAMASI İÇİN

BİRLEŞMİŞ Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in sözcüsü, 27-29 Nisan 2021 tarihleri arasında İsviçre’nin Cenevre kentinde Kıbrıs konusuyla ilgili 5+1 formatında gayri resmi bir toplantı düzenleneceğini açıkladı. Toplantı, Kıbrıs’ın iki tarafı ve garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’yi kapsayacak.

BM Sözcüsü’ne göre öngörülebilir bir gelecek için çözüm zemini olup olmadığı istişare edilecek.

NEREDE KALMIŞTIK

İKİ toplumlu, iki kesimli, iki kurucu devleti olan federal bir çözüme ulaşmayı hedefleyen görüşmeler en son 2017 yılında yine İsviçre’nin Crans Montana kentinde yine garantör ülkelerin katılımıyla yapılmıştı.

Ancak Rumların, adada Türk askeri ve garantörlük karşıtı tutumu görüşmeleri tıkayan unsurlardan olmuştu.

Görüşmelerde yer alan Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, daha sonra Kıbrıs Rum Lideri Nikos Anastasiadis’in “Türklerle herhangi bir yönetim dahil bir şey paylaşmak istemiyoruz, halkımız hastanelerini bile paylaşmak istemiyor” dediğini açıklamıştı.

İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM

Yazının Devamını Oku