“Sen Şarkı Söylediğin Zaman, yasakları yasaklasak…”

İzmir’e yaz, festivalle geliyor ! Bir başka deyişle “Festival” İzmir’e “yaz”ı getiriyor.

Haberin Devamı

Gerek nitelikli programları, gerekse tarihi mekânları sanatla buluşturmadaki çabalarıyla, dünyadaki benzerleri arasından sıyrılarak, adını ilk sıralara yükselten “Uluslararası İzmir Festivali”, “sanatı yaşamın odak noktası kabul eden, sosyal sorumluluk sahibi kişi ve kurumların ve İzmirli sanatseverlerin ilgi ve desteğiyle” bu yıl da dolu, özgün ve nitelikli bir programla karşımızda olacak. Önümüzdeki haftalarda, “İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı”nın (İKSEV) düzenlediği 31. Uluslararası İzmir Festivali’ni, bu köşeye, yine günbegün taşımaya çalışacağız. Şimdilik, biletlerin bugün itibariyle Biletix’de satışa sunulduğunu hatırlatmakla yetinelim.

“Sen Şarkı Söylediğin Zaman, yasakları yasaklasak…”

 

Haberin Devamı

İKSEV İzmir için, sadece “festivaller”den, beste ve afiş yarışmalarından, ustalık sınıflarından ibaret değil ! Biliyorsunuz, bir de, “kentin orta yerinde, eski bir Alsancak evini hayata döndürerek”, yine kentlinin desteğiyle somutlaştırdığı bir “MÜZİKSEV” projesi var. Sorulduğunda, kısaca, “Müzik Müzesi ve Ses Kütüphanesi” diye anlatılsa da, “geleneksel Türk sazları koleksiyonu”nun yer aldığı sürekli sergi yanında, “misyon cümlesi” bağlamında tanımlanmış niyetine, her geçen gün, adım adım yaklaştığını görmek de mutluluk veriyor kentliye… Web sitesinden alıntılanmış şu cümlenin, yani, “…öncelikli hedefinin ülkemizin ve kentimizin zengin müzik geçmişini yansıtmak...” denilen idealin şekil aldığını görmek, bu mutluluğa heyecan da katıyor. Belki de bu heyecanla, “kentin önemli müzik ve sanat merkezlerinden biri olmayı hedefleyen, sanatsevere dokunmayı başaran, sanatseverlerin de kendisine dokunmasına fırsat veren ve giderek, ‘hayatın içinden’ bir mekân”a dönüşüyor burası… 

 

MÜZİKSEV’in butik salonundaki buluşmalarımız, geleneksel müziğimize dair paylaşımlar adına, “Mayıs aylarının nazlı esintisi” oldu; hem de beş yıldır…  2013’ün  baharında, “Feyzi Aslangil’e Mektuplar…” ile başlamıştı beraberliğimiz.  2014’te,“Tanburi Cemil Bey’e Mektuplar” yollamıştık. 2015’te ,“Semt-i Nihavend”te  gezinmiştik misafirlerimizle birlikte… Geçen yılki  “sohbet ve dinleti”de  ise, “Hicazdır aslında Ferah Kahvesi” fikriyle tanıştırmıştık sanatseverleri.

 

Haberin Devamı

Bu yılki dinleti özel bir akşama rastladı; Çünkü 25 Mayıs, “MÜZİKSEV’in doğum günü !” Bu, buluşmamızı daha da anlamlı kılan “hoş tesadüf“ için, Sultanîyegâh makamında çeşitlemeler, doğaçlama ve terennümler hazırladık.  Konserlerine, son yıllarda, saz eserleri yanında “güftelerindeki söz ustalığı ve mânâ derinliği ile iz bırakmış eserler”i de dahil eden ve bunları sözler olmaksızın seslendiren topluluğumuz“bna yorumcuları”nın (Bir Nefes Alaturka) repertuvarından, küçük bir bölümü ödünç alacağım Perşembe gecesi…

 

80’li yıllarda, alaturka’ya uzak duranları bile içine çekivermişti Ergüder Yoldaş’ın popüler bestesi... Hatırlarsınız; “Şamdanları donanınca eski zaman sevdalarının / Başlar ay doğarken saltanatı Sultan-ı yegâhın…” diye başlardı da, “ismi tartışmalara konu olmuş ve bir süre yasaklanmasıyla gündeme oturmuştu.  İsmet Bozdağ’ın, “Sen Şarkı Söylediğin Zaman / Mevsimler değişir gibi kımıldardı içim…”  dizeleriyle çıktık yola. Ama, ünlü Attilâ İlhan şiirinin, bestelenmeyen kısmı da (sanat ve sanatçılar adına) gözlerden kaçsın istemeyiz ; “…Bir başkasının yaşantısıdır dönüp arkamıza baksak / Çünkü yaşadıklarımız başkasının yargısına tutsak / Su yasak rüzgâr yasak açık kapılar yasak / Belki bu karanlıkta yasakları yasaklasak / Başlar ay doğarken saltanatı Sultan-ı yegâhın…”

 

Haberin Devamı

Bu yıl da, “geleneksel mûsikîmiz için bir saygı duruşu”yla, İzmir’den bir vefâ seslenişi olabilmekten ibarettir maksadımız. MÜZİKSEV’in bu ayrıcalığa fırsat veren farkındalığını ayakta alkışlamak lâzım. Ben, piyanom ve “Sultanîyegâh”, Alsancak Garı Karşısı No: 458 adresindeki butik konser salonunda, saat 20.30’da meraklısını bekliyor olacağız.

Yazarın Tüm Yazıları