Suç örgütü liderinin aracındaki Özgür Özel’in ’havuz problemi’

Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olduğu 2023 seçimleri öncesi son grup toplantısında gözyaşları içinde dinleyen, seçim sonrası parti içinde Kılıçdaroğlu’nun istifasını isteyenleri “Aktrol” olmakla suçlayan Özgür Özel daha sonra Ekrem İmamoğlu ile hareket ederek ikiyüzlü ve çıkarcı bir duruş sergilemişti.

Haberin Devamı

Çıkarcılığı öyle bir hal aldı ki Kılıçdaroğlu’na karşı tepkilerin yükselmesi ve İmamoğlu’nun “değişim” diye başlattığı kampanyanın büyümesi üzerine gözyaşları içinde savunduğu liderini ilk satanlardan birisi de o oldu. Kılıçdaroğlu’na en yakın isimlerle birlikte İmamoğlu’nun gizli Zoom toplantılarında görünmeye başlandı.

İmamoğlu, “Aramızda baba oğul ilişkisi var” dediği Kılıçdaroğlu ilişkisini, oğlu Brütüs tarafından sırtından hançerlenen Roma İmparatoru Sezar’ınkine benzer bir ihanet hikâyesine dönüştürecekti.

Kılıçdaroğlu “Sezar”, İmamoğlu “Brütüs”, Özgür Özel de Sezar’a sapladığı “hançer” olacaktı. Kılıçdaroğlu, sırtında hançerle kurultaya gidecekti.

Suç örgütü liderinin aracındaki Özgür Özel’in ’havuz problemi’

Haberin Devamı

Özgür Özel, İmamoğlu için öyle kullanışlı bir kişiydi ki hem Kılıçdaroğlu’na karşı hançer olarak görev yapacak hem de İBB Başkanı iken onun üzerinden CHP’yi yönetebilecekti. “Hançer Özel” sayesinde hem İBB Başkanlığı’nı elinde tutacak hem CHP’yi yönetecek hem de günü geldiğinde sorunsuz biçimde cumhurbaşkanlığı adayı ilan edilecekti. Kolayca Genel Başkanı’nı satan çıkarcı Özgür Özel’e hayalini bile kuramayacağı CHP Genel Başkanlığı koltuğunun yeteceğini biliyordu. 4 Kasım 2023 günü yapılan kurultayda CHP Genel Başkanı seçilmesi sürecini şöyle anlatmıştı: “Tek başıma uzun uzun düşünüp yüksekten boş bir havuza atladım. Ben düşene kadar havuz dolacak diye hesap ettim. Tam da öyle oldu...”

İşte o havuz, İBB’de yolsuzluk ve rüşvet çarkı kuran Ekrem İmamoğlu’nun sağladığı maddi imkânlarla doldurulmuştu. “Brütüs” Ekrem, “Sezar” Kılıçdaroğlu’na sapladığı hançer Özgür Özel’e ihanetinin karşılığını ödemişti. İmamoğlu, CHP il kongreleri ve kurultayında olduğu gibi 2024 yerel seçimlerinde de neredeyse tüm il, ilçe belediye başkan adaylarını ve belediye meclis üyelerini belirleyecek güce ulaştı.

Özgür Özel’e düşen tek şey ise İmamoğlu’na rakip olmasın diye Mansur Yavaş’ı oyalamak ve aday olma ihtimalini zayıflatmak, genel başkan rolü yapmak, “normalleşme” diye puan toplayıp VIP araçlarla gezilere çıkmaktan ibaretti.

Haberin Devamı

RÜŞVETİN NİMETİ

Elbette 19 Mart’ta başlayan İBB’ye yönelik operasyonlardan sonra bir başka rolü hatta görevi ortaya çıktı; yolsuzluk ve rüşveti savunmak. Doğrudan sorumluluğu yoksa, pay almamışsa; ortaya çıkan delillere, itirafçı olan 75 kişinin ifadelerindeki gerçeklere rağmen sadece “hançer” gibi kullanılan bir suç aleti olmaktan öteye rolü olmayan CHP Genel Başkanı bir belediye başkanını neden böylesine savunur?

Ortaya çıkan yeni bilgiler Özgür Özel’in “hançer” gibi suç aleti olmaktan öteye; sonuçlarından yararlandığı yolsuzluk ve rüşvet gibi suçları savunacak derecede suç ortağı olduğunu gösterir nitelikte.

İBB’ye yönelik yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda CHP’li belediyelere verdiği rüşvetleri belgeleriyle anlatan Aziz İhsan Aktaş isimli suç örgütü liderinin 2017 model lüks Mercedes minibüsü Özgür Özel’in altından çıktı. TYT televizyonunda gazeteci Nuray Başaran, CHP’li belediyeleri rüşvete boğan Aziz İhsan Aktaş’ın, İmamoğlu’na çok yakın isimlerden Erdoğan Toprak’ın isteği üzerine CHP Genel Merkezi’nin kullanımına lüks Mercedes minibüsü verdiğini açıkladı. 34 AKT 500 plakalı Mercedes minibüs, 4 Kasım 2023 kurultayından sonra içi yine Aktaş’a yeniletilerek Özgür Özel’in kullanımına verilmiş.

Suç örgütü liderinin aracındaki Özgür Özel’in ’havuz problemi’

Haberin Devamı

NEREDEN BİLSİN

Şimdi
Özgür Özel, “Ben kime ait olduğunu nereden bileyim?” diyecektir. Kurultaydan sonra iç döşemesi eski diye yenilemeyi Aziz İhsan Aktaş’a yaptırdıklarına göre aracın da kime ait olduğunu biliyor olmalılar. Ayrıca 2023 yılı Aralık ayından itibaren 1.5 yıl makam aracı olarak kullanılan minibüsü yolsuzluk operasyonları başlamadan üç ay önce getirip Aziz İhsan Aktaş’a teslim ettiklerine göre aracın kime ait olduğunu biliyor olmalılar. Zaten aracın ruhsatı üzerinde de sahip olarak Aktaş’ın sahibi olduğu “Elif LPG ve Akaryakıt A.Ş” diye yazıyor. Hibe olup ruhsatında CHP Genel Merkezi sahip olarak görünse böyle bir tartışma olmayacak belki.

Haberin Devamı

Nitekim aynı Aziz İhsan Aktaş, AK Partili Isparta Belediyesi’ne bir araç hibe etmiş. Özgür Özel, bunu gündeme getirmiş ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şöyle seslenmişti;

“Bakın Isparta Belediye Başkanı’nın kullandığı araba... Bu arabayı Aziz İhsan Aktaş ihale alma karşılığı belediye başkanına vermiş. Kendi de söylüyor, inkâr etmiyor, Isparta Belediye Başkanı da inkâr etmiyor. Tık yok... Erdoğan’a sesleniyorum. Şu kadar şerefin, namusun, haysiyetin varsa cevap ver!”

Isparta Belediyesi’ne verilen aracın hibe olduğu kayıtlarda belli, şimdi Özgür Özel’e şu çağrıyı yapalım: Yolsuzluk operasyonları öncesi alelacele Aziz İhsan Aktaş’a iade ettiğiniz lüks makam minibüsünü ne karşılığı aldınız şerefin, namusun, haysiyetin varsa cevap ver!

Haberin Devamı

YÜZDE 12 RÜŞVET HAVUZU

O değil biz cevap verelim. O minibüs de oturduğu CHP Genel Başkanlığı koltuğu da savunduğu Ekrem İmamoğlu’nun kurduğu yolsuzluk ve rüşvet havuzudur.

Aziz İhsan Aktaş’ın rolünü, İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı kampanyası için o havuzun ihalelerden alınan yüzde 12 rüşvetle nasıl doldurulduğunu itirafçı iş insanı Yusuf Yadoğlu şöyle anlattı: “31/03/2021’de İETT’nin Ayazağa garajı işine ilişkin sözleşmem bitiyordu. 09/02/2021 tarihinden önce Aziz İhsan Aktaş, beni arayıp görüşmek istediğini söyledi. Yaptığım görüşmede bana AK Parti döneminden gelenleri İmamoğlu ve ekibinin belediyede istemediğini, yeni yönetimle çalışmaya devam etmek istiyorsa havuza yüzde 12 pay vermem gerektiğini söyledi.  Bana İbrahim Bülbüllü’nün talimatı olduğunu belirtti. Bu görüşmeden sonra İbrahim Bülbüllü’nün belediyedeki makamına gittim. Bana artık bu işlerle Aziz İhsan Aktaş’ın ilgileneceğini, söylediklerinin doğru olduğunu ve kendi sözleri olduğunu belirtti. İhaleyi alan firmaların havuza yüzde 12 oranında para vermeleri gerektiğini belirtti. Teklifini kabul etmeyince ‘Zaten senin cebinden bir şey çıkmıyor ki’ şeklinde yanıt verdi. Burada havuza gidecek yüzde 12’lik oran ihalenin yaklaşık maliyeti üzerine ekleniyordu. İhaleler gerçek fiyatından yüksek tutarlarda ihaleye çıkarılıyordu.”

İşte Özgür Özel’i “suç aleti” olmaktan, savunduğu rüşvetlerden yararlanan “suç ortağı” olmaya götüren havuz problemi budur...

Yazarın Tüm Yazıları