PKK vesayetinden çıkamayan DEM Parti, Öcalan üzerinden ‘Terörsüz Türkiye’ çalışmasını sabote ediyor

TERÖR örgütü elebaşı Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli çağırısı üzerine 12 Mayıs 2025 fesih kararı alan ve 11 Temmuz 2025 günü de sözde silah bırakma gösterisi yapan PKK, DEM Parti üzerinden “Terörsüz Türkiye” girişimini sabote etmek için elinden geleni yapıyor.

Haberin Devamı

Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” yaklaşımı ile yalnız Irak topraklarında değil, PKK’nın Suriye kolu SDG/PYD-YPG terör örgütünün de tasfiyesi konusundaki kararlılığı, Suriye’de İsrail ve ABD desteğiyle “Teröristan” hayali kuran terör örgütünün oyunlarını da bozuyor. Türkiye’nin Suriye yönetimi ile geliştirdiği işbirliği sonucu ortaya koyduğu tutarlı ve kararlı tutum karşısında PKK yönetimi, DEM Parti’yi yeniden provokasyon için kullanmaya başladı.

İŞARETİ PKK’LI KALKAN VERDİ

1 Ekim 2024 günü, TBMM açılışında DEM Partililerin elini sıkarak “Terörsüz Türkiye” girişimi başlatan ve TBMM’de komisyon kurulması dahil sürece pozitif açıklamalarıyla destek veren MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin PKK yöneticisi Duran Kalkan tarafından “Sadece bir ‘kurucu önder’ diyerek bizi kandıracağını sanıyor” sözleriyle hedef alması sonrası DEM Partililerde de ciddi bir tutum değişikliği gözleniyor.

Haberin Devamı

TBMM’DE SLOGANLI PROVOKASYON

1 Ekim 2025 günü, TBMM açılışında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile samimi fotoğraf veren DEM Parti’nin 7 Ekim 2025 günü TBMM’deki grup toplantısında PKK elebaşı Öcalan lehine slogan attırılırken Grup Başkan Vekili Gülistan Koçyiğit’in şehitlerimiz için “genç cesetler” sözleri ile provokasyonun düğmesine basıldı.

“Suriye, Kürtler için kırmızı çizgi” diyen DEM Partili Ahmet Türk’ün “HTŞ, Türkiye’ye komşu olacağına Kürtler olsun” diyerek Suriye yönetimi yerine PKK’nın Suriye kolu SDG/PYD-YPG ile komşu olunmasına yönelik sözleri da tam bir provokasyon içeriyordu.

Bu da yetmezmiş gibi DEM’in Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, Anayasa’daki Türk vatandaşlığı tanımını hedef alarak “Anayasal yurttaşlık”, bölünmeyi amaçlayan “ana dilde eğitim”, özerklik amaçlayan “yerel demokrasi”, “TCK’da değişiklik” diyerek PKK’lıların serbest kalmasını, “Sürgünde” dediği terör örgütü mensuplarına geri dönüş hakkı gibi talepleri tek tek sıraladı.

DEM’İN AKLI 2015’TE KALMIŞ

Bu konular, DEM Parti’nin de içinde yer aldığı TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda tartışılıp öneri haline getirilerek TBMM çatısı altında karara bağlanacak iken Bakırhan tarafından 10 madde halinde grup konuşmasında tartışmaya yol açacak şekilde ilan edildi. Bakırhan’ın 10 başlıkta ifade ettiği konuların 28 Şubat 2015’te Dolmabahçe görüşmesinde gündeme getirilen taleplerle benzer olduğu görülecektir.

Haberin Devamı

Yani Bakırhan’ın ve partisinin aklı hâlâ 2013-2015 açılım sürecinde kalmış gibi görünüyor.

TÜRKİYE’NİN MÜCADELESİ

Oysa 10 yılda köprünün altından çok sular aktı...

O süreçte PKK’lı teröristlerin talimatıyla DBP/HDP’liler, 8 Ağustos 2015 ve 10 Ekim 2015 arasında 5 il merkezinde ve 11 ile bağlı 21 ilçede özerlik ilan ederken; 800 şehidimiz ve binlerce gazimizin fedakârlığı ile PKK’lı teröristler kazdıkları hendek-çukur ve barikatlara gömüldüler. 2016 Ağustos ayından itibaren Suriye’de teröre karşı yürütülen operasyonlarda güvenli bölgeler oluşturuldu. Bu sürede Türkiye içinde PKK saldırıları gibi varlığı da sıfırlandı. 2019’dan itibaren Pençe Operasyonları’yla Kuzey Irak’ta PKK terör örgütünün nefesi kesildi. Sıra, PKK’nın Suriye kolu SDG/PYD-YPG terör örgütünün tasfiyesine geldi.

Haberin Devamı

SDG TERÖR ÖRGÜTÜ UYMUYOR

 Suriye yönetimi ile 10 Mart 2025 günü entegrasyon konusunda bir mutabakat imzalamasına rağmen, SDG terör örgütü ne buna uyuyor ne de PKK elebaşının fesih çağrısına uyuyor.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “PKK’nın kurucu önderliği SDG/YPG’ye direkt aynı mahiyet ve muhtevada bir çağrıda bulunarak, Şam yönetimiyle imzalanan 10 Mart tarihli mutabakata uyulmasını istemelidir” beklentisine ne SDG uyuyor, ne de PKK elebaşı Öcalan cevap veriyor.

Öcalan her zaman olduğu gibi ikili oynuyor; bir yandan PKK’ya tüm bağlı gruplarıyla “anlam yoksunusunuz kendisini feshedin” diyor diğer yandan İsrail’in etkisinde dediği SDG/PYD-YPG’ye çağrıda bulunmayarak hele Suriye’de bir statü elde edebileceğini düşünüyor.

Haberin Devamı

PKK, ÖCALAN’I DİNLEMİYOR

Suriye’deki SDG terör örgütünü de yöneten PKK yöneticilerinden Duran Kalkan, Bahçeli’nin Öcalan’ın SDG’ye yönelik çağrı yapması şeklindeki sözlerine “Şimdi diyor; ‘İmralı’dan süreci yönetsin, rehine koşullarında Rojava’ya çağrı yapsın! Rehine koşullarında ne yapabilir bir kişi? İmralı işkence tecrit sisteminde ne yapılabilir?” diyerek, “rehin” dediği Öcalan çağrı yapsa bile uymayacaklarını ifade ediyor. İşte tam bu süreçte, 7 Ekim’den itibaren DEM Parti yönetimi PKK “Terörsüz Türkiye” girişimini bitirmek için, toplumsal infiale yol açacak provokasyon ve sabotaja başladı.

PKK’LILAR POLİSE “DÜŞMAN” DİYOR

“Terörsüz Türkiye” sürecine nasıl zarar verdiği görüldüğü halde DEM Parti, 18 Ekim 2025 günü Diyarbakır’da PKK elebaşı için bir yürüyüş düzenledi. DEM Parti tarafından organize edilen yürüyüşte görevini yapan Türk polisine, PKK’lı terörist ağzıyla “düşman” diye hitap edildi. “Terörsüz Türkiye” girişiminden beklenen iki sonuç PKK terör örgütünün tamamının tasfiye edilmesi ve DEM Parti’nin PKK vesayetinden kurtulup Türkiye partisi olmasıydı. Ancak Siyonist İsrail’in Suriye’yi bölmeye yönelik planlarının aparatı olan SDG’nin ABD desteği ile özerklik ya da federasyon gibi bir siyasi statüye sahip olacağına yönelik beklentileri hem PKK’nın tamamen tasfiye olmasını hem de DEM Parti’nin PKK vesayetinden kurtulup Türkiye partisi olmasını engelliyor.

Haberin Devamı

Kısacası PKK’nın Suriye kolu SDG/PYD-YPG yönetim ile entegre olmaz, örgüt yönetimi tasfiye edilmezse DEM Parti terör örgütünün vesayetinden kurtulamaz.

Öcalan da sadece sembolik bir isim olarak kullanılmaktan öteye geçemezken; PKK ve Suriye kolu SDG/PYD-YPG gibi DEM de sadece Siyonist İsrail’in amaçları için kullanılan bir aparat olmaktan öteye gidemez.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları