PKK elebaşı Öcalan ‘İsrail’in kontrolünde’ dediği PKK/PYD için neden çağrı yapmıyor?

TERÖR örgütü PKK’nın Irak’ın Süleymaniye kentinde silah yaktığı 11 Temmuz günü, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, hiç beklenmeyen şu açıklamayı yaptı: “SDG, YPG’dir. YPG, PKK’nın bir türevidir. PKK, bugün silah bırakmaya başladı. Bu, Türkiye açısından çok büyük bir gelişme. YPG’ye bir devlet borcumuz yok. Onlarla birlikte DEAŞ’a karşı savaştık: bu nedenle bir vefa borcumuz var ama devlet içinde bir başka devleti de kabul etmeyiz. Suriye’nin kendi anayasası ve parlamentosu olacak. Suriye’de tek devlet tek bayrak olmalı”

Haberin Devamı

ABD’NİN PATRONU İSRAİL

Tom Barrack’ın PYD/YPG’nin PKK’nın bir kolu olduğunu söylemesi ve Suriye’de federal bir yapıya karşı olduklarını açıklaması bölgeye yönelik radikal politika değişikliğini ortaya koyuyordu. Ancak Barrack, ABD’nin Ortadoğu politikasının belirleyicisinin ABD yönetimi değil İsrail olduğu gerçeğini unutuyordu. ABD, Türkiye’yi karşısına alarak PKK’nın Suriye kolu PYD/YPG’nin hayalini kurduğu özerk bir yapı ile bölgede yaratacağı istikrarsızlığı, yine Türkiye üzerinden Suriye yönetimi ile kurduğu ilişkiden beklediği büyük çıkarlara tercih etmiş görünüyordu. Ama İsrail önceki gün Şam’ı bombalayarak, gerçek patronun ABD değil kendisi olduğunu gösterdi. Tıpkı İran’da olduğu gibi ABD’yi çatışmanın parçası haline getirecek bir provokasyonla “Suriye’de tek devlet, tek bayrak” politikasına karşı olduğunu ortaya koydu.

Haberin Devamı

İsrail bu saldırıları ile Dürziler ve ABD’nin Suriye yönetimine entegre olmasını istediği PKK/PYD’liler ile nasıl işbirliği yapabileceğini ortaya koydu. İsrail’in desteklediği Dürzi liderlerinden Şeyh Hikmet el-Hicri’nin, Suriye’nin güneyinde yaşadıkları Süveyda ile PKK/PYD’nin bulunduğu kuzeydeki bölgenin koridor biçimde açılması talebi bunun işaretiydi. Böylece İsrail’in Gazze soykırımından beri gündeme getirilen Suriye’nin güneyinden Türkiye sınırında bulunan PKK/PYD bölgesine bağlanacağı “Davud Koridoru” da hayata geçmiş olacak.

İsrail’in bu tutumu kendisine uşaklık yapmaya hazır PKK/PYD’nin, ABD açıklamasıyla yıkılan hayallerini diriltti. İsrailliler PKK/PYD’nin, PKK/PYD’liler Siyonist İsrail’in yanında olduklarını gösterdi.

İSRAİL PROVOKASYONU BEKLENİYORDU

PKK’nın silah bırakmasına karşı olan İsrail’in bu saldırısı hiç kuşkusuz ki “terörsüz Türkiye” amacıyla çalışan ülkemize bir mesaj. PKK elebaşının çağrısı sonrası örgütün fesih kararı ve silah yakmaya başlamasıyla yürüyen sürecin, İsrail’in provokasyonuyla kaçınılmaz bir şekilde bu noktaya geleceği tahmin ediliyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, en son AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik tarafından, PKK’nın İran, Irak ve Suriye’deki tüm yapılanmalarının silah bırakması ısrarı da bundan kaynaklanıyordu.

Haberin Devamı

Trump yönetimi ile birlikte Suriye’den asker çekme, ABD Büyükelçisi Barrack’ın yaklaşımına rağmen bir gün gelecek PKK/PYD’nin soykırımcı İsrail’e uşaklık yapacağını tahmin etmek hiç zor değildi. Bu konuda yazdığım her yazıda “terörsüz Türkiye” sürecinin bu yolla provokasyona kurban gidebileceğini ifade etmiştim.

İMRALI HEYETİ NOTLARI

Kurduğu terör örgütü PKK’ya fesih ve silah bırakma çağrısı yapan Abdullah Öcalan, DEM Partili İmralı heyeti ile 21 Nisan 2025 tarihinde yapılan ve basına sızan görüşme tutanaklarında buna dair geniş bir değerlendirme yapmıştı.

Öcalan, DEM Partili İmralı heyetindekilere, Suriye’dekilerin İsrail’in “devlet vaadiyle” yıllardır kendilerini kullanmak istediğini söylerken, PKK’nın Kandil grubunun İran, Suriye’de PKK/PYD-YPG’nin oluşturduğu SDG’nin de İsrail’in kontrolünde olduğunu şöyle anlatmış: “İşte devlet nezdinde stratejik güç yakalamışlar, Karayılan da dedi, füzeler bilmem neler verilmiş. Bu görmezden gelinirse Süleymaniye’den Afrin’e kadar bir Gazzeleştirme planı devrede. İsrail bunun bütün alt yapısını hazırlamış. Her gün Gazze Gazze diyorlar ama Gazze bitti. İsrail, patlayıcı değeri çok yüksek bir maddedir. İsrail, bu Gazzeleştirme sürecine Kürtleri de dahil etmek istiyor. Bunun önünde tek engel benim.

Haberin Devamı

Diyorlar ki ‘Bitmiş tükenmiş adamı niye karşımıza çıkarıyorlar?’ Sen böyle devam edersen, bu kafa ile devam edersen... PKK hazır hatta bazıları öfkeliymiş. Ben aradan çıksam, asıl savaşı şimdi başlatmaya hazırdık demişler işte. Bu felaket olur. Gazzeleşme dediğim bu. Netanyahu ve Trump yeni anlaşma yaptılar, planlar yapıyorlar.

Bunu engellemeye hazırım diyorum. Bunun teslimiyetle, güçsüzlükle ilgisi yok. Sonuçta diyelim ki biz devlet kurma imkânı bulduk. Bu Pirus zaferi olur. Bir puttur devlet, bütün Kürtleri bu puta taptıracaklar. Bak devlet olmanın eşiğindeyken bizi devlet olmaktan alıkoyuyor diyecekler. Başta Barzani der. Bu devrede. İkinci İsrail diyorlar ya, var zaten. Benimki değil, senin desteklediklerindir ikinci İsrail. Post-İsrail yani. Nedir?

Haberin Devamı

PKK/PYD-SDG İSRAİL’İN HAŞDİ ŞABİ’Sİ

İsrail’i Ortadoğu’da stratejiyi kuran hegemon güç olarak inşa etmek istiyorlar. Netanyahu-Trump gidiş gelişleri bunun içindir. Beş aşamalı bir stratejidir. İlk üç aşama olarak Gazze, Lübnan, Suriye bitti. Geriye iki aşama, İran ve Türkiye kaldı. Bu stratejinin olmazsa olmazı Kürtlerdir. Bu ilişkiyi İsrail nasıl ele geçiriyor, nasıl kullanmak istiyor? Şu an İsrail’in tek derdi beni ortadan kaldırmak. Kandil’in aklı yerinde değil ki bunu engelleyebilsin. Yerleşim itibariyle böyledir, Kandil İran’ın, SDG ise İsrail’in etkisindedir. Bunu ancak ben engelleyebilirim...

Biz kirli iş yapmıyoruz, Kürtleri satmıyoruz. Ben kendimi savunma ustasıyım. Ama şimdi ihanet etti, Kürtlere statü dayattı, hayır! Müzakere edilir, ona göre durum konuşulur. Olmazsa işte İsrail devrededir.

Haberin Devamı

(Yetkiliye doğru) İşte senin gibi bir arkadaşın oturuyordu orada. Ben SDG yüz binlik olur dedim, o bozuluyordu, sen bozulmuyorsun, ama oldu. İsrail kendi Haşdi Şabi’sini yaratmış. Karayılan demiş, 800 km’den kendimizi savunabilecek tekniğimiz var demiş. Nereden bulurlar bunu? Ya İran vermiştir ya İsrail. Evet ucunda devlet olabilir ama Pirus zaferidir. Şu an öyle işbirlikçi bir Kürt kesimi var. Bugün sizinle yarın İsrail ile işbirliği yapar.”

PKK/PYD’YE ÇAĞRI YAPMALI

İmralı heyetine bunları söyleyen Öcalan, MİT mensuplarının katıldığı görüşmede PKK/PYD-YPG’yi İsrail’in kullanmasını önlemek için kendisinin rol oynayabileceğinin işaretlerini verirken aslında bunun üzerinden bir süreç yürütmek istediğini belli ediyor. Hatta onu koz olarak kullanıyor. Öcalan, 27 Mart tarihli çağrısında samimiyse PKK’ya; tüm gruplarıyla silah bırakma çağrısı yaptığı gibi, talimatıyla kurulan PKK/PYD-YPG’ye ve başındaki kendisine çok yakın olan “Mazlum Kobani” kod adlı Ferhat Abdi Şahin’e aynı netlikte bir çağrı yapmalı.

Yazarın Tüm Yazıları