MHP Lideri Devlet Bahçeli: Öcalan, bir kez de PKK’nın Suriye ve Avrupa yapılanmasına çağrı yapmalı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ile uzun zaman önce sözleştiğimiz görüşmeyi nihayet cuma günü gerçekleştirdik.

Haberin Devamı

MHP Genel Merkezi’nde 1.5 saat süren görüşmemizin ana konusu doğal olarak “Terörsüz Türkiye” oldu. 1 Ekim’de DEM Partililerin elini sıkmasıyla başlayıp bugüne kadar gelen süreci safha safha anlatan Bahçeli, bundan sonrası için de umudunu koruyor.

PKK’nın 1979 yılında kuruluşunu ilan ettiği 1. Kongresi’nde “Bağımsız ve birleşik Kürdistan” hedefinden Öcalan’ın kurucusu olduğu terör örgütü PKK’nın fesih kararının, 27 Şubat 2025’te ayrı bir ulus devlet, federasyon, özerlik hatta kültüralist talepleri reddeden çağrısının çok önemli olduğunu söyleyen Bahçeli, Öcalan’ın hâlâ aynı noktada olmasını da önemli buluyor.

Terörün her zaman dua ve minnetle andığımız şehitlerimizin ve gazilerimizin kahramanlığı ile önlendiğini ve Türkiye’ye 40 yılda 2 trilyon dolardan fazla ekonomik kayıp yaşattığını anlatan Bahçeli, “Türkiye bundan sonra terör sorunu ile yaşayamaz, bunun mutlaka sonlandırılması lazım ve bu konuda da hepimize de görevler düşüyor” dedi.

Haberin Devamı

Konuyla ilgili şu soruyu kendisine yönelttim: “Terörsüz Türkiye aslında 1 Ekim’den önce devletin başlattığı sonradan kendisinin DEM Partililerin elini sıkarak kamuoyuna yansıtılan bir süreç midir?”

Sayın Bahçeli, 1 Ekim’de DEM partililerin elini sıkmasını da tamamen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açış konuşmasından etkilenerek kendi kararı olduğunu, 15 Ekim ve 22 Ekim’de PKK’nın kendini feshetmesi konusundaki çağrısının karşılık görmesinden sonra devlet kurumlarının dikkatini çekerek sürece dahil olduklarını söyledi.

KEŞKE KADINLAR DAĞDAN EVİNE DÖNSE

11 Temmuz’da PKK’lıların silah yakmasının silah gömülmesinden daha anlamlı olduğunu belirten Bahçeli, “Silah gömmek daha sonra çıkartılacağı anlamını taşır, ama silah yakmak artık geri dönüşü olmayan bir yoldur ve bu da çok anlamlıdır” dedi.

PKK’lıların silah yakmasını TV’den izlediğini anlatan Bahçeli, ilginç bir yorumda bulundu: “Dağdan gelen 15’i erkek 15’i kadın teröristlerin silah yakmasını televizyondan izlerken bir tek şeyin eksik olduğunu düşündüm. Silahları yakılması için kazana bırakan ve tekrar geldikleri gibi dağa dönen grup içindeki kadınları ayırmalı ve ailelerine kavuşmaları sağlanmalıydı. Çünkü eğer silah bırakacaklarsa, elbette hiçbir teröristin dağda yapacağı bir şey yoktur, ama silah bıraktıktan sonra kadınlar dağda ne yapacak? Onların mutlaka ailelerine kavuşması lazım, bu konuya özel önem vermek gerekir. Ben bunu DEM heyetine de anlattım, çok şaşırdılar ve etkilendiler.” 

Haberin Devamı

HİÇBİR PAZARLIK YOK

Başından beri kafalardaki o soruyu ben de sordum: “Herhangi bir pazarlık yapıldı mı?”

Sayın Bahçeli, “Hiç kimse ile bir pazarlık söz konusu değil. Öcalan ve DEM Partililere ne bir teklif yapıldı ne de onlar bir talepte bulundu. Hiçbir söz verilmedi. Komisyon teklifini de böyle yaptık. Kabul gördü ve bu anlayışla da görevini yapıyor” dedi.

Bahçeli, TBMM’deki komisyon çalışmalarını da şöyle değerlendirdi:

“Ben önce 100 üyeli olsun dedim ama sonra mevcut durum ortaya çıktı. Önemli olan sayı değil, komisyonun yapacağı çalışmalar. Terör konusundaki tüm tarafların komisyona çağrılmasını, bu konuda düşüncesi olan herkesin dinlenmesini adeta ‘petekten süzülen bal’ gibi ortaya çıkacak yapıcı önerilerin TBMM’ye teklif olarak sunulması Terörsüz Türkiye için, geleceğimiz için çok önemli. Bu konuda PKK’nın kurucusu tek inisiyatif sahibi ve çağrısıyla örgütün fesih kararını sağladı, silah bırakılmasında rol oynadı. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte de görüşleriyle katkı yapacağına inanıyorum. Asıl önemlisi ben 27 Şubat çağırısı dahil görüşlerinde samimi olduğuna inanıyorum. Şu ana kadar buna ters hiçbir sözü de olmadı” dedi.

Haberin Devamı

Bahçeli’nin bu konudaki yaklaşımı görüşmemizden bir gün sonra Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın, “Komisyondan bir grup Öcalan’ı dinleyebilir” önerisiyle kendini gösterdi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli: Öcalan, bir kez de PKK’nın Suriye ve Avrupa yapılanmasına çağrı yapmalı
MHP lideri Devlet Bahçeli ile görüşen Nedim Şener, 'MİT MAHREM YAPILANMASI' kitabını takdim ederken, Bahçeli Nedim Şener’e özel olarak hazırlanmış üzerinde 'MİLLİ KALEM NEDİM ŞENER' yazan dolma kalem hediye etti.

ÖCALAN’IN ÇAĞRISI YPG’Yİ DE KAPSIYOR

Sayın Bahçeli’ye hem Pervin Buldan’ın “Rojava, Öcalan’ın kırmızı çizgisidir” sözünü hem de DEM Partililerin Türkiye’nin Suriye’deki PKK/PYD-SDG terör örgütünün işgal ettiği alanlara yönelik operasyon düşüncesine karşı çıktıklarını, hatta “Terörsüz Türkiye” çalışmalarını buna bağlamaya çalıştıklarını hatırlattım. Hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de Bahçeli, özellikle PKK’nın Suriye kolu üzerinden sürecin baltalanmaya çalışıldığının da farkında. Bu durum Türkiye’nin Suriye’deki terör unsurlarına yönelik operasyon ihtimalini güçlendiriyor.

Haberin Devamı

Nitekim Bahçeli 2 Eylül’de yaptığı şu açıklamayı hatırlattı: “PKK’nın kongresini toplayarak fesih işlemini tamamlaması, bir grup PKK’lının da 11 Temmuz’da silahlarını yakması temkinli iyimserliğimizi güçlendirmiştir. Fakat o günden bugüne bir durgunluğun, bir ayak sürümenin, zamana karşı oynamanın, ısrarla top çevirmenin kimi hallerde telaşı kimi hallerde de kurnazlığı gözlerden kaçmamıştır. Lağvedilen PKK terör örgütüne mensup terörist unsurlarının kademe kademe SDG/YPG’ye katılıp katılmadığı henüz tam berraklaşmayan bir muamma olarak önümüzdedir. 27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderi tarafından yapılan “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısı bölücü terör örgütünün bütün bileşenleri için bağlayıcı mahiyettedir. SDG/YPG bu çağrıdan muaf ve istisna değildir. Bölücü terör örgütü türevlerinin bütünüyle önderleri nezdinde sadakat ve samimiyet testinden geçtiği, Siyonist alçaklığın mı yoksa İmralı’nın mı belirleyeceği olacağı yakında iyice anlaşılacaktır. Terör devleti İsrail, Suriye’nin bölünmesi ve parçalanması hususunda devamlı el yükseltmektedir. Görünen odur ki SDG/YPG İsrail’in yörüngesindedir. Soykırımcı İsrail örtülü operasyonlarla, silahlı ve zora dayalı şekilde Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğüne alenen kastetmektedir.

Haberin Devamı

Bu durum sadece Suriye için değil Türkiye’yi de çok sıcak ve birebir ilgilendiren aşırı güvenlik tehdididir. Aynı zamanda ‘Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge’ hedeflerini bozma ve bitirme gayesiyle ilişkili mütecaviz hamleler sert adımlardır. SDG/YPG’nin sürekli yeni dayatmalarla gündemi meşgul etmesi, özerklikten bağımsızlığa varıncaya kadar sıralı talep listelerini paylaşması, nitekim ABD-İsrail’in oyuncağına dönüşmesi vahim bir karmaşanın ön habercisidir. SDG/YPG’nin Suriye yönetimi ile 10 Mart 2025 tarihinde imzaladığı mutabakat zaptına riayet ve gereğini harfiyen yapması, aksi halde Ankara ile Şam’ın ortak iradesiyle askeri müdahalenin kaçınılmaz hale geleceği herkesçe bilinmelidir.”

OPERASYON KARARI CUMHURBAŞKANIMIZINDIR

Bu açıklamasının “Suriye’deki terör unsurlarına operasyon mesajı mı?” diye sorduğumda “Elbette bu konuda son karar verici Sayın Cumhurbaşkanımız ve hükümetimizdir, bu konu tabii ki Erdoğan’ın kararına bağlıdır” diyen Bahçeli, Öcalan’ın bu konuda yeni bir çağrı yapmasının yerinde olacağını belirterek şunları söyledi:

“PKK örgütü kongresini toplayıp Öcalan’ın çağrısı üzerine fesih kararı almışken, hatta Süleymaniye’de silah yakma gösterisi yapmışken, Suriye’deki kolunun İsrail ve ABD’yi arkasına alıp Türkiye için bir güvenlik sorunu halinde kalmasına izin veremeyiz. Elbette Öcalan’ın 27 Şubat çağrısı PKK’nın tüm unsurlarını ve gruplarını kapsıyor. Öcalan da bundan geri adım atmış değil ve hâlâ aynı noktada. Buna rağmen çağrının YPG’yi kapsamadığı, hatta Türkiye’nin Suriye’deki yapılanmasına göz yummasını bekleyenler var. Bu mümkün değil. PKK’nın kurucusu ve fesih kararı alan ve bunu örgütüne yaptıran tek inisiyatif sahibi kişi olarak Öcalan’ın yeni bir açıklamayla 27 Şubat çağrısının örgütün Suriye’deki kolu ve Avrupa’daki yapılanmasını da kapsadığını hatırlatması, bu çağrının yerine getirilmesi bu konudaki tartışmayı da bitirecektir.”

“Buna da uymazlarsa?” sorusunun cevabını Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt’ten “Kılıç kınından çıkarsa kaleme de kelama da yer kalmaz”, Çin  seyahati dönüşü “Her kim bu süreci baltalamaya çalışırsa bunun faturasını öder” dün de Malatya’dan “Ama bu sefer bilmedikleri bir şey var. Biz bu sefer çok ama çok idmanlıyız. Her türlü karanlık senaryoya karşı hazırlıklıyız” diyerek verdi.

ÖZEL VE CHP YORUMU: SONU FELAKET OLACAK

Sayın Bahçeli ile sohbette elbette güncel siyasi gelişmelerden biri olarak CHP’nin durumunu sormazsam olmazdı. Ben “CHP nereye gidiyor?” diye sorunca Sayın Bahçeli, “CHP felakete doğru gidiyor” diyerek başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü: “İstanbul İl kongresi ile ilgili mahkemenin verdiği kararın Ankara’da kurultayla ilgili görülen davayı da etkilemesi ve benzer bir sonuca yol açması lazım. Bu, yolsuzluk tartışmasının CHP’yi yıpratmasını da engelleyebilir. Çünkü İmamoğlu ve suç yapılanmasının yaptıkları CHP’ye mal edilmemeli. Ama Özgür Özel 50 tane miting yaptı, 50’sinde de İmamoğlu’ndan başka bir şey konuşmuyor, savcılara hakaret etmekten ve onları tehdit etmekten başka bir şey yapmıyor. Özgür Özel’in yüzüne gözüne, suratına bakın, kullandığı kelimelerin, davranışları ruh sağlığının bozulduğunu ortaya koyuyor. Bu durum devam ederse hem CHP hem de kişisel olarak Özgür Özel için sonu felaket olacak.” 

Yazarın Tüm Yazıları