Paylaş
“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Bu milletin geleceği için arkamızdan sinsice sızan FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum’ deyince herkes partiye sızan FETÖ ajanlarının peşine düştü. Tarif ettiklerinin eşkâli, kendisini kongre ve kurultay sürecinde arkadan ‘hançerleyen’ Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na uyuyordu...
Kılıçdaroğlu’nun sözlerinden sonra besleme ve yandaş medyası, bazıları FETÖ kumpasına uğramış eski askerler, İmamoğlu’nun sosyal medyada oluşturduğu trol ordusu ve elbette firari FETÖ’cüler ile FETÖ hesapları hep beraber Özgür Özel’i korumaya aldı. Özellikle mahkemenin Özgür Özel ve İmamoğlu yönetiminin Kasım 2023 Kurultayı’na şaibe karıştırıldığına dair ‘mutlak butlan’ kararı sonrası, Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı’na geri dönmesi sonrası FETÖ’cüler sosyal medyada ‘hain Kemal’ başlığı altında yeni bir kampanya başlattılar.
Bilinen FETÖ’cüler ile CHP’li kimliğine bürünerek ‘renklendirilmiş’ örgüt üyeleri yanında İmamoğlu’nun medya operasyonu tarafından organize edilen trol ekibi, bir yandan butlan kararı yanında doğrudan Kılıçdaroğlu’na hakaret içeren paylaşımları organize ediyorlar.
Firari FETÖ’cü Emre Uslu yıllar sonra, tam bu sırada Kılıçdaroğlu ile görüştüğünü açıklayarak kendisine duyulan nefretin Kılıçdaroğlu’na yönelmesini ve Özgür Özel üzerindeki FETÖ tartışmasını hafifletmeyi amaçlıyordu.
FETÖ’nün organize ettiği ve yönlendirdiği hesaplar, ‘hain Kemal’ şeklindeki X hashtag’i üzerinden örgütlenirken, mutlak butlanın iptali üzerinden genel seçimlerin de iptal edilebileceğine dair teoriyi bu hesaplar servis ediyorlar.
FETÖ’cü hesaplar, mutlak butlan kararı üzerinden Kılıçdaroğlu ve AK Parti eleştirisi yaparak Özgür Özel’i örtülü bir şekilde destekliyorlar. Öte yandan genel seçimlerin meşruiyetini sorgulatmak, seçimde görevli kamu kurumlarını (YSK, hukuk mahkemeleri) yıpratmak, ana muhalefet partisinin içindeki çekişmeyi kasıtlı olarak AK Parti/hükümetin bir operasyonu olarak göstermeye çalışıyorlar.
FETÖ’cü hesaplar dolaylı olarak CHP’nin içindeki bölünmeyi kışkırtırken, Kılıçdaroğlu-Özel çekişmesini derinleştirmeyi ve yeni bir siyasi oluşumun ortaya çıkması halinde Özel’in başında olacağı siyasi partiyi destekleyeceğine dair işaret veriyorlar.”
ARTIK DESTEK AÇIKTAN VERİLİYOR
Kılıçdaroğlu’nu yıpratma ve CHP’yi bölme stratejileri hayata geçen FETÖ’cüler, 24 Temmuz’da CHP’den ayrılıp Yeni Parti’yi kurduğunda ise desteği açıktan vermeye başladılar. Örneğin firari FETÖ’cülerden Cevheri Güven şunları söyledi: “Özgür Özeller için artık CHP, ana muhalefet özelliğini kaybetmiş, Kemal Kılıçdaroğlu’yla yok olup gidecek bir partidir. Artık CHP kadrosu bütün gündemlerinden çıkmalı, adlarını bile anmamalılar. Odaklanmaları gereken şey ne? İktidar. Odaklanmaları gereken şey halk. Artık CHP defteri tamamen kapanmış olmalı. CHP unutulup yok edilip gidecek partilerden biri olmalı. Tıpkı ANAP gibi, tıpkı Doğru Yol Partisi gibi...”
FETÖ’CÜ TOROS: ANA MUHALEFET OLDUK
FETÖ’nün askeri mahrem yapılanmasındaki mahrem imamlardan birisi olan ve uzun yıllar gazetecilik görüntüsü altında faaliyet gösteren örgüt mensubu Tarık Toros, “Ana muhalefet olduk” diyecek kadar ileri giderek şunları söyledi: “Şimdi 91 milletvekili geçti. Bu rakam birkaç kişi artabilir. Yeni Parti’nin ilk Meclis grup toplantısıydı. Bunu bir şova dönüştürebilirlerdi. Birkaç yüz kişiyi çağırıp alkışlar, sloganlar eşliğinde bir nutuk atabilirdi. Özgür Özel geçtiğimiz hafta CHP grubuna veda etti, bu hafta yeni partinin ilk grubunu yaptı. Her şey planlandığı gibi yürüyor. Herhangi bir yol kazası olmadı. Parti onaylandı, kuruldu, her şey Meclis’te onaylandı. Ana muhalefet olduk. Ana muhalefet diye bir şey yok mevcut sistemde de öyle diyelim, dilimiz alışmış”.
FETÖ’nün en bilinen isimlerinden olan eski polis Emre Uslu ileriye dönük olarak Yeni Parti’ye biçtiği misyonu şu sözlerle ilan etti: “Özgür Özel’in partisini de bu nedenle alkışlıyorum. Seçimi kazanma ihtimali olmasa bile Erdoğan’ın karşısında olası şartlar olgunlaştığında o iktidara talip olabilecek bir sivil yapının olması değerli. Bunun için destekliyorum.”
FETÖ’CÜNÜN PROVOKATİF DESTEĞİ
Bunların arasında Emre Uslu’nun sözleri çok daha tehlikeli bir projeksiyonu işaret ediyor.
Aslında 2010’den beri AK Parti hükümetine karşı muhalefeti destekleyen FETÖ ile Kılıçdaroğlu CHP’si, 17/25 Aralık 2013’ten başlayarak 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra da “kontrollü darbe” söyleminde ortak hareket ettiler. FETÖ’nün Kılıçdaroğlu CHP’sine desteği 2023 seçimlerinde de devam etti. İmamoğlu’nun 29 Mayıs 2023’te başlattığı “değişim” süreciyle FETÖ’nün CHP içindeki desteği de yön değiştirdi.
2023’te kaybettiği seçimlere kadar Kılıçdaroğlu’nun destekçisi olan FETÖ’cüler İmamoğlu ve Özgür Özel yönetimindeki CHP destekçisi haline dönüştü. Bu ekibin Yeni Parti’yi kurmasıyla CHP destekçisi olan FETÖ’cüler bir anda Yeni Partili oldular.
Çünkü onlar için kullandığı siyasi partinin ve başında kimin olduğunun önemi yoktur. Eğer çıkarlarını CHP çatısı altında savunabileceklerse CHP’li, Yeni Parti’de savunabileceklerle Yeni Partili olurlar.
FETÖ TAKTİĞİ: ÇOĞUN İÇİNDE AZI KAYBETTİRMEK
FETÖ’nün “Çoğun içinde azı kaybettirmek”, “Çoğunluğun arasında azları kaybettirmek” taktiği vardır. Yani kitle neredeyse araya karışan FETÖ’cüler oradadır.
Eminim akla şu soru geliyordur: Peki bu desteğin Yeni Parti’ye zarar vereceğini düşünmüyorlar mı, neden desteği açıktan veriyorlar?
Çünkü artık Yeni Parti arkasına takılan kitle, CHP’liyken olduğu gibi FETÖ’cülerin desteğini sorun olarak görmediği gibi, iktidarı devirmek için ortaklık olarak bakıyor.
Yani o kitle için FETÖ’cülerin desteği artık sorun değil, hatta yararlı...
FETÖ’cülerin bir yandan dezenformasyon ve yalanlarla hükümeti yıpratmakta faydalı olduğunu diğer yandan da 400 bin dolayında hesaplanan oyun seçimde yararlı olacağını düşünüyorlar. Yeni Parti yönetimi de karşısına almak yerine FETÖ’cülerin kendisi hakkında ABD ve Avrupa’da lobi yapacağını da düşünerek fazla ses çıkarmıyor. FETÖ’cüler de Yeni Parti’ye “Biz de varız” mesajı verip kurduğu baskı ile kendi çıkarlarına göre politika üretmesi için desteğini açıktan verirken, Türkiye içinde oy verecek örgüt yapılanmasını da Kılıçdaroğlu CHP’sinden Yeni Parti’ye yönlendirmiş oluyor.
FETÖ’nün 2010’dan beri temel stratejisi “AK Parti karşında hangi parti güçlü ise onu destekleme” yönündedir. Yerel seçimlerde il ve ilçe bazında AK Parti karşısında hangi parti güçlü ise ona oy verdiler. Genel seçimde ise Cumhur İttifakı karşısında muhalefeti desteklediler. Bugün de stratejileri aynı.
Her zaman söylediğimi tekrar edeyim: Yalancı, inkârcı, iftiracı, kumpasçı, darbeci, ilkesi olmayan şeref yoksunu FETÖ’nün siyasi ayağı yoktur, kullandığı siyasetçi vardır.
Paylaş