Dink, Yazıcıoğlu ve Hablemitoğlu: Delilleri karartıp ‘fail’ yaratan faildir

19 Ocak 2007’de suikast sonucu öldürülen gazeteci Hrant Dink cinayetiyle ilgili araştırmalarım Mahir Kaynak’ın, “Bir olay olduğunda faili kim olduğunu bulmak istiyorsanız, ‘olayın sonucu kimin işini yarıyor’ diye bakın. Kimin işine yarıyorsa fail odur” sözü yanında, “Kim delil karartıyor, sahte delil üreterek fail yaratıyorsa gerçek fail odur” sonucunu çıkarmama sebep olmuştu.

Haberin Devamı

Hrant Dink bir suikast sonucu öldürülmüş, katil ve azmettirenler yakalanmış, devreye giren istihbaratçılar kamera kayıtları dahil delilleri karartmış, kurbanın çevresine girmiş, tutanaklar, ifadeler, raporlarla “olağan şüpheliler” anlatılmış, ellerine de “Ergenekon” diye bir örgüt şeması verilmiş ve ortalığa bırakılmıştı.

Hrant Dink’in hakkını savunduğunu söyleyen sözde gazeteciler dosyayı okuyup gerçeği yazmak yerine “ön yargılarını, ideoloji ve egolarını” okşayan istihbaratçıların oyuncağı olmuştu. İstihbaratçılar onlara “dünyanın en akıllı adamları” olduğunu hissettirdikçe gerçeklerden uzaklaştılar.

Oysa sadece basit bir gazetecilik merakı gerçeği ortaya çıkarmaya yeterdi.

DİNK VE YAZICIOĞLU DOSYASI

2007 yılından itibaren, suikastçıların yakalanmış olmasına rağmen bu cinayetin arkasında soruşturmayı yürüten FETÖ’cü istihbaratçıların olduğunu yazıp çizdim. Başıma ne geldiyse bundan sonra geldi. Ama zamanla yalanlar savrulup gitti, 15 yıl sonra bugün de kendini koruyan gerçek ortaya çıktı. Ve vardığım sonuç şu oldu: Suikast dosyasında kim delilleri karartıyor, yok ediyor ve değiştirip fail yaratıyorsa aslında gerçek fail odur.

Haberin Devamı

FETÖ’cü istihbaratçılar faili oldukları dosyada delil karartıp fail yaratmıştı. Daha sonra Muhsin Yazıcıoğlu suikastı dosyasında da aynı durum ortaya çıktı.

Fail, soruşturmayı yürütürken delil karartan ve fail yaratan suikastları kamuoyu oluşturmak için Ergenekon dosyasına alıp sonra da çıkartan FETÖ mensubu yargı ve istihbarat personeliydi.

DELİL KARARTMA SORUŞTURMASI ÖNEMLİ

ŞİMDİ 20 yıl önce işlenmiş Necip Hablemitoğlu suikastı dosyası gündemde. T24’ten Asuman Aranca, Ukrayna’da yakalanarak Türkiye’ye getirilen, Gökhan Nuri Bozkır’ın savcılık ifadesine ulaşmış. Bozkır, o dönem üst düzey rütbede bulunan bir ismin 2002 Kasım ayı ortalarında kendisini çağırarak, örtülü bir görev verdiğini ve hedefin Hablemitoğlu olduğunu söylemiş. O kişi, Bozkır’a, Portakal Çiçeği Sokağı’nda keşif yapmasını ve ismini verdiği bir başka üst rütbede bir isim ile gerekli koordinasyonu sağlamasını istemiş.

Haberin Devamı

Dink, Yazıcıoğlu ve Hablemitoğlu: Delilleri karartıp ‘fail’ yaratan faildir

‘TETİKÇİYİ BEN GÖTÜRDÜM’

Kendisine bu görevde kullanması için bir operasyonel hat verildiğini anlatan Bozkır, suikast günü mesai sonrası cep telefonunu kapatıp evde bırakmış, verilen operasyonel hattı daha önce satın aldığı telefona takmış.

Bir süre sonra da tetikçi olduğunu iddia ettiği kişi bu hattan Bozkır’ı aramış. Bozkır ifadesinde cinayet saatlerini şöyle detaylandırmış: “Bana kendisini evinin bulunduğu yerden almamı söyledi. Mesai bitmeden önce bir arkadaştan arabasını almıştım. Tetikçiyi söylediği yerden bu arabayla aldım. Evin yakınındaki boş arazide indirdim. ‘Beni bu sokaktan (Portakal Çiçeği) alırsın’ dedi. Sokağa çıkan ara sokaklardan birinde beklemeye başladım. 5-10 dakika sonra silah sesi duydum. Sokağa girerek tetikçiyi aldım ve evine bıraktım...”

Haberin Devamı

Elbette, soruşturma birimleri tarafından ifadede geçen isim, yer, mekân ön yargısız biçimde teyit edilerek gerçek ortaya çıkarılacaktır. Hablemitoğlu suikastı ile tüm hakikat, hem bu soruşturma hem de dosya üzerinde karartma ve fail yaratmaya çalışanlarla ilgili yürütülen soruşturma tamamlandığında ortaya çıkacaktır. Çünkü delil karartan ve fail yaratan gerçek faildir.

Yazarın Tüm Yazıları