Paylaş
Öyle ki Harvard Üniversitesi Amerikan Siyasal Çalışmalar Merkezi ve The Harris Poll anket şirketi, 20-21 Ağustos’ta 2025 anketinde 18-24 yaş aralığındaki Z kuşağı seçmenin yüzde 60’ının Hamas’ı desteklediğini ifade etti.
ABD’deki Yahudi lobisi ADL CEO’su Jonathan Greenblatt, dünya nüfusunun yüzde 46’sının yani 2.2 milyar insanın kendilerinden nefret ettiğini, gençlerde bu oranın daha da yüksek olduğunu açıkladı. Greenblat, hep yaptıkları gibi bunu “anti-semitzme” bağlasa da nefretin büyümesinde en büyük sebep 7 Ekim 2023’ten itibaren İsrail’in giriştiği soykırımdır.
ADL’nın anketine göre dünya nüfusunda 35 yaşın altındakilerin yüzde 40’ı “Yahudilerin dünyadaki savaşların çoğundan sorumlu olduğunu” söylerken, dünya genelinde katılımcıların yüzde 23’ü Hamas’a olumlu bakıyor. Hatta bu oran 35 yaşın altındaki katılımcılarda yüzde 29’a kadar çıkıyor. Bu rakamlar, soykırımcı İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana yalanlarla yürüttüğü propaganda savaşını kaybettiği anlamına geliyor.
ABD ve Avrupa’daki ana akım medyayı kontrolünde tutmasına, Facebook, Instagram, Google, Wikipedia sosyal medya ağlarının Filistin’e destek ve İsrail eleştirilerini sansürlemesine rağmen özellikle Çin’in sahip olduğu TikTok ile kısmen ABD’li yatırımcı Elon Musk’ın sahip olduğu X sosyal medya ağları, Filistin hakkındaki gerçeklerin yayılarak İsrail’e duyulan nefretin büyümesinde rol oynadı.
TikTok ve X üzerinden haberler ve yarattığı etkileşim tüm dünyada büyük bir kamuoyu oluşmasına yol açarken, her ülkede hükümetlerin konuyla ilgili adımlar atmasını sağladı. Geç de olsa Filistin’i tanıyan ülkelerin sayısının artması, hatta Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler salonunda boş sandalyelere karşı konuşması bunun sonucudur.
İsrail’in yaptıklarını başından beri destekleyen Avrupa ülkelerinin tutum değiştirmesi de Trump yönetiminin hâlâ kayıtsız şartsız desteklemesine rağmen Amerikan kamuoyunda İsrail ve buna bağlı Yahudi karşıtlığının artmasında da özellikle TikTok ve X sosyal medya ağlarının etkisi büyük oldu.
CHARLIE KIRK SUİKASTI
Temelinde İsrail’in soykırımı olan katliamlarının TikTok ve X üzerinden Avrupa ve ABD dahil dünya gündemine yerleşmesiyle artan İsrail nefreti, ABD’de de geniş kitleleri etkileyen “Influencer” denilen sosyal medya figürlerini etkiledi.
Nitekim bunların ABD’deki en önemlilerinden olan ve geçmişte sıkı bir İsrail destekçisiyken, Epstein’ın pedofili dosyası üzerinden Mossad/İsrail’in ABD siyasetçilerine şantaj ve baskı yaptığını söyleyen, Gazze’de yaşananları “etnik temizlik” diye adlandırdıktan sonra sponsorlukları kesilen, Netanyahu’nun İsrail davetini ve 150 milyon dolar desteğini reddeden, Trump’a çok yakın olan Charlie Kirk’ün aldığı tehditlerden kısa süre sonra boynundan vurularak öldürülmesi önemli bir kırılma noktası oldu. Özellikle ABD’de gençlerin büyük bölümü, Netahyahu ve İsrail’den korkusunu yakın çevresine dile getiren Kirk suikastının arkasında Mossad ve İsrail olduğuna inanıyor.
Trump’a çok yakın bir başka isim olan, ünlü siyasi liderlerle yaptığı söyleşileriyle bilinen Tucker Carlson’un, Kirk için yapılan törende, onun da tıpkı hakikati dile getiren Hazreti İsa gibi Yahudiler tarafından öldürüldüğünü ima etmesi geniş etki yarattı.
YENİ SİLAH SOSYAL MEDYA
Nitekim üst üste ABD medyasına bağlanan Netanyahu, suikastın arkasında İsrail ya da Mossad’ın olmadığını söylese de kimseyi inandıramadı. Dediğim gibi bunda özellikle TikTok ve X üzerinden yapılan yayınların etkisi çok büyük oldu.
Bunun üzerine TikTok’un sahibi Çin’i hedef alarak İsrail karşıtı yayınlarla kamuoyunu etkilediklerini, hatta geleneksel medyadan da güçlü olduklarını söyledi.
BM toplantıları için ABD’ye giden Netahyahu, büyükelçilik binasına çağırdığı bazı İsrail destekçisi ABD’li influencerların önünde yeni stratejini açıkladı: “Şimdi yapmamız gereken şu; Amerika Birleşik Devletleri’ndeki destek tabanımızın sistematik olarak saldırıya uğrayan kısmını güvence altına almalıyız. Bunun çoğu para ile yapılıyor. STK’ların parası hükümetlerin devasa parası daha da büyük, buna karşılık vermeliyiz. Nasıl karşılık vereceğiz? Bizim influencerlarımızla, çok önemliler. İkincisi savaş araçlarını kullanmak zorundayız. Biliyorsunuz silahlar zamanla değişir. Sen bugün kılıçla savaşamazsın, pek işe yaramaz. Ya da süvariyle savaşamazsın, o da pek işe yaramaz. Biliyorsunuz dron gibi şeyler var; onlara girmeyeceğim. Ama içinde bulunduğumuz savaş alanlarına uygun silahlarla savaşmalıyız. Bu araçlardan ön önemlisi sosyal medya. Ve şu anda devam eden en önemli satın alma işlemi TikTok. TikTok bir numaralı ve umarım gerçekleşir. Çünkü sonuçları önemli olabilir. Ve en önemli diğeri X, Elon’la (Musk) konuşuyoruz; o bir düşman değil, bir dost. Şimdi onunla konuşmalıyız. Eğer bu iki şeyi elde edebilirsek diğer şeylerden bahsedebilirim. Almak için savaşı vermek zorundayız. Yahudi halkına yön vermek için, Yahudi olmayan dostlarımıza ya da dostumuz olabilecek kişilere yön vermek için.”
TRUMP, TİKTOK’U NETANYAHU’YA ALDI
Tıpkı kendisinden önceki ABD Başkanı Biden gibi İsrail’in Gazze’deki soykırımında ve diğer ülkelere yönelik saldırılarında her türlü silah yardımını yapan Donald Trump, Netanyahu’nun bu sözlerinden hemen önce Çin merkezli sosyal medya platformu TikTok’un ülkedeki operasyonlarının ABD’li yatırımcılara satılmasının önünü açan kararnameye imza attı.
Yani her şey Netanyahu’nun dediği gibi gelişti; TikTok’un alımında, Dell Technologies CEO’su Michael Dell, Fox yöneticisi Rupert Murdoch ve Oracle’ın kurucusu Larry Ellison gibi İsrail destekçisi ABD’li yatırımcılar rol oynayacak.
Buna göre, TikTok’un ülkedeki operasyonları ABD merkezli yeni bir ortak girişim tarafından yürütülecek. Ortak girişimin çoğunluğu Amerikalı yatırımcıların kontrolünde olacak, Çinli ByteDance ve bağlı şirketlerin payı yüzde 20’nin altında kalacak. Algoritmalar, veri depolama ve yazılım güncellemelerinin denetimi ABD’de kurulacak yeni yapının kontrolünde olacak. Amerikalı kullanıcı verileri yalnızca ABD’li bir şirketin bulut ortamında saklanacak ve güvenlik ortakları tarafından denetlenecek.
Amerikalı gazeteci Tucker Carlson, son olarak Netanyahu’nun birden fazla kişiye, “Amerika Birleşik Devletleri’ni ben kontrol ediyorum. Trump’ı ben kontrol ediyorum” dediğini açıklamıştı.
Evet şu bir gerçek; Siyonist İsrail ve soykırımcı Netanyahu ile Yahudi Lobisi, ABD Başkanı’nı, Kongre üyelerinin çoğunu, ana akım ve sosyal medyasını, sinemasını, üniversitelerini, CIA ve FBI’ı, Pentagon’u, ABD ordusunu, Dışişleri Bakanlığı’nı, teknoloji şirketlerini, bankacılık ve finans sisteminin kılcal damarlarına kadar sızmış tam kontrol altına almış durumda. Şimdi sıra sayıları gittikçe artan ve İsrail’in soykırımına karşı çıkan ABD halkının beyninin yıkanmasında, TikTok’un alımıyla o da tamamlanmak üzere...
Paylaş