"Nedim Bubik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nedim Bubik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nedim Bubik

Tatil yerlerinde gürültü kabusu

RAHMETLİ Leyla Figen’in Alaçatı’sını yazdı Deniz Sipahi geçenlerde, “Benim evim Alaçatı’da... Leyla Figen’in Alaçatı’sında... Ben de onun gibi burayı çok seviyorum. Özellikle de baharlarına bayılıyorum” dedi. Sonra Alaçatı’nın yazlarına değindi:



BU DENETİMLERİ YAPIN
“Ama yazları Alaçatı bir kabusa çevriliyor. Biliyorum Ege’nin bütün kıyıları da böyle... Güya pandemi var, düne kadar da saat kısıtlaması vardı. Ama geçen yıldan hiçbir farkı yok. Gece 2’de bile müzikler kesilmiyor. Oysa ben ertesi gün işe gideceğim, uyu uyuyabilirsen. Müziğin sesi sonuna kadar açık; ‘Gecenin bir vakti ayıp olur’ diyen yok. Üstelik denetim de yok. Ya bu denetimleri yapın, ya da yapacak mekanizmayı kurun. Bu iş böyle olmaz. Bazı yerlerde yetki çevre müdürlüklerinde, bazılarında belediyelerde... Bu bir sorun ve tatil beldelerini aşağıya çeken bir durum.”

ALAÇATI YİNE GÜNDEMDE
Evet, Alaçatı yine gürültüyle gündemde. Sipahi’nin görüşlerine katılmamak mümkün değil. Geçen yıl, önceki yıl, daha önceki yıl hep gürültüyle anıldı Alaçatı. Aklıma Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran’ın geçen yılkı sözleri geldi. “Doğası, kültürü, gelenekleri, insanları ile dünya çapında güzelliklere sahip olan Alaçatı’nın, sadece bir eğlence merkezi olmadığını” vurgulamış, şöyle demişti:

KİMSE KUSURA BAKMASIN
“Alaçatı’nın gelenek ve göreneklerini koruyacak, bilinçli ve iyi niyetli işletmecilerini mağdur etmeyecek, değerli Alaçatılı hemşehrilerimizin sıkıntılarını sona erdirecek bir ‘Alaçatı Manifestosu’ açıklayacağım. Alaçatı’yı birilerinin, birkaç sezonluk kar hevesine teslim etmeyeceğiz. Kimse kusura bakmasın, Alaçatı’nın değerlerini koruyan, Alaçatılılar’ın istek ve beklentilerini karşılayacak olan bu manifestonun gereklerini taviz vermeden uygulayacağız.”

ÇOK BÜYÜK ADIM OLURDU
Ben de Oran’ın bu sözlerine yer vermiş, “Umarım Başkan Oran’ın anayasası 365/24 Alaçatı’da yaşayan iletişimci, gazeteci, mimar, doktor gibi her meslekten insanın görüşleri alınarak, beklentileri yanıtlayacak şekilde hazırlanmıştır. Böyle bir kurallar zinciri hazırlanır ve de uygulanabilirse, gerçekten çok büyük adım atılmış, belki de tüm benzeri yerler için örnek olur. Herkese kolay gelsin” demiştim.

DERNEĞİN DE GÜNDEMİ
Ancak araya salgın girdi, belediye ve Başkan Oran’ın gündemi doğal olarak değişti. Ve anımsamaya devam. Alaçatı Turizm Derneği’nin manifestosunun 10’ncu maddesi: “Gürültü ile mücadele etmekten kaçınmayız. Gürültüyü, huzuru kirleten en görünmez tehlike olarak kabul ediyoruz. Biz Alaçatı yaşam kültürünü korumak için gürültü ile mücadele ediyoruz. Sizlerin de bu konuda hassas davranmasını ve buna dikkat edilmeyen ortamlarda ‘uyarıcı güç’ olmanızı isteriz.”

DİLERİM ÖNLEM VARDIR
Dernek de salgın yüzünden uzun süre kapalı kalan işletmelere gürültü açısından etkili olabiliyor mu, bilemem. Ama bir gerçek var ki, gürültü tatil bölgelerinin sorunu olmayı sürdürüyor. Sosyal medyada da herkes veryansın ediyor, protestoya çağıranlar bile var. Bodrum’da sanatçı Müjde Ar’ın gürültüyle ilgili dava açacağı haberleri vardı yine geçenlerde. Dilerim bu yazı okunurken, gürültü konusunda gerekli önlemler alınmıştır, yakınan herkes rahatlamıştır.

İNSAN NASIL KATLANABİLİR
SON SÖZ: Merak etmeden de duramıyorum. İşletmeler seslerini geç saatlere kadar neden yükseltir? Amaç birbirlerinin sesini bastırmak mıdır? O işletmelere eğlenmeye, yemeğe-içmeye giden insanlar gürültüden rahatsız olmaz mı? Daha doğrusu gürültüye nasıl katlanabiliyorlar?

-----

BİR ENDİŞE

Birinci dalga
sahile indi (mi)

DÖRT günlük Kurban Bayramı tatili dün sona erdi. Bugün işbaşı. Tatil süresinde tatil bölgelerinden gelen görüntüler ilginçti. Didim, Kuşadası, Çeşme, Güzelçamlı, Bodrum, Akyaka plajlarında salgından eser yok gibiydi. Sosyal mesafeye uymak ne demek? Herkes alt alta, üst üste sahilleri doldurmuştu. Maskeler kolda, bilekte bile yoktu.

GÖREVLİLER NE YAPSIN
Bazı yerlerde polis maske denetimi yapmış. Bazı yerlerde işletmeleri sosyal mesafe ve maske cezası kesilmiş. Görevliler ellerinden geleni elbette yapmıştır. Ama insanımız kendi önlemini almazsa onlar ne yapsın? Sağlık bakanı Fahrettin Koca bile, “Birinci dalga sahile indi” diye uyarma gereği duydu. Umarım dört günlük bayram tatili, salgın açısından tatsız sonuçlar getirmez. Herkese virüssüz, sağlıklı günler diliyorum. (Üç M’ye dikkat! Maske, Mesafe, Musluk...)

X